<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460</id><updated>2011-11-27T16:46:32.103-08:00</updated><title type='text'>BARBAROS ŞANSAL</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>98</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-1412270099475893317</id><published>2011-02-16T08:05:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T09:04:58.369-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-YPBMUQLVDEQ/TVv1zOlR7rI/AAAAAAAAAHs/wrgJTHAxpxk/s1600/terzi.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="250" width="277" src="http://3.bp.blogspot.com/-YPBMUQLVDEQ/TVv1zOlR7rI/AAAAAAAAAHs/wrgJTHAxpxk/s320/terzi.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bir Yazı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun bir ceketi var.&lt;br /&gt;Sadece ona mahsus.&lt;br /&gt;O'nun bedeninde&lt;br /&gt;Modeli ona özel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kumaşı ağlayarak girilen&lt;br /&gt;Kah zorlanılan kah usanılan azda mutlanılan&lt;br /&gt;Hayat atölyesinin&lt;br /&gt;Yaşam tezgahında dokunmuş&lt;br /&gt;Büyük bir emekle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atkı çözgü ipleri insanlıkdan&lt;br /&gt;Yeryüzünden tutam tutam derlediği bilgiyle&lt;br /&gt;Menevişli rengini kumaşa kendi vermiş.&lt;br /&gt;Dört bir yanına da zeka pırıltıları serpiştirmiş.&lt;br /&gt;Ustaların Ustası bir usta tarafından&lt;br /&gt;Sevgi makasıyla tek biçilmiş.&lt;br /&gt;Telası tevazudan muhteva&lt;br /&gt;Mevlanadan Yunusdan hisselerle&lt;br /&gt;İnce ince kumaşa işlenmiş.&lt;br /&gt;Astarı hoşgörüden,&lt;br /&gt;Bütün eksikleri ve fazlalıkları gizlenmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sol tarafa tam punto cebin üzerine&lt;br /&gt;Çok güzel bir resim işlenmiş.&lt;br /&gt;Aplikasyon değil kumaş dokusundan.&lt;br /&gt;Kısrak başı bir harita.&lt;br /&gt;Delici mavi bakışlı bir silüet,&lt;br /&gt;Ve bir ay yıldız dalga dalga .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yan cepler düz ipliğe dosdoğru yerleştirilmiş.&lt;br /&gt;Biri anlayıştan,&lt;br /&gt;Biri merhametten.&lt;br /&gt;Çok kullanılmış olsalar da&lt;br /&gt;Hiç biri esnememiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hülasa ceket ihtimamla, saygıyla,&lt;br /&gt;Yedi renk iplik ve sanatla&lt;br /&gt;Günbegün elde dikilmiş.&lt;br /&gt;İki ilik ikide düğme eklenmiş.&lt;br /&gt;Cesaret ütüsüyle de bir güzel ütülenmiş.&lt;br /&gt;Delifişek duruşu ondan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırışmıyor, kirlenmiyor, ıslanmıyor,&lt;br /&gt;Üşütmüyor ve terletmiyor.&lt;br /&gt;Kurşun ve bıçak geçirmiyor.&lt;br /&gt;Kumaş %100 insanlık olunca&lt;br /&gt;Bütün hamleler sonuçsuz kalıyor.&lt;br /&gt;Onu kötülüklerden koruyor.&lt;br /&gt;Ara sıra bir kaç çamur parçası atılsa da&lt;br /&gt;Silkelenince hepsi düşüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O da ceketini hiç çıkarmıyor.&lt;br /&gt;Biliyor ki ; Ona çok yakışıyor.&lt;br /&gt;Çok kişi ''aynısı bende de var '' diyor .Ama&lt;br /&gt;Aslı onda !&lt;br /&gt;Ona mahsus,&lt;br /&gt;Onun bedeninde.&lt;br /&gt;Kumaşı, modeli Ona özel.&lt;br /&gt;Çok yakışıyor.&lt;br /&gt;O da onu&lt;br /&gt;onurla, sabırla, asaletle, başarıyla taşıyor !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FATMA YILMAZ - SAMSUN&lt;br /&gt;SÖZÜN BİTTİĞİ YERDE İPE SERİLMEZ Kİ UN ...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-1412270099475893317?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/1412270099475893317/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2011/02/bir-yaz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/1412270099475893317'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/1412270099475893317'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2011/02/bir-yaz.html' title=''/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-YPBMUQLVDEQ/TVv1zOlR7rI/AAAAAAAAAHs/wrgJTHAxpxk/s72-c/terzi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-6055049272977350669</id><published>2011-01-17T04:40:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T09:04:58.471-07:00</updated><title type='text'>UCUBE ABRAHAM VE SEVGİLİSİ SALAMON..</title><content type='html'>UCUBE ABRAHAM VE SEVGİLİSİ SALAMON&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu metinin, ne Varoluş ( Genesis) ne de Kanuni Sultan Süleyman ile ilgisi yoktur, Okuyacaklarınız tamamen kurgudur,&lt;br /&gt;Öyle kutsal kitaplardan ve kahramanlardan esinlenmez...&lt;br /&gt;Zaten böylesi kimlikler insanlık denen hayvanlarda asla var olamazlar,&lt;br /&gt;O yüzden, lütfen şikayetleriniz ile Alalet sistemini kasarak ve kaktırarak daha fazla meşgul etmeyiniz çünkü bu ara operatörleri yeteri kadar yoğun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efendim, yıllar yıllar önceymiş.&lt;br /&gt;Dedekorkut emri ile tüm kızanlar bile hamileymiş...&lt;br /&gt;Masal ya bu ;&lt;br /&gt;Gökten düşmeye hazır 3 elmayı da deccal, gümrüklerde kemirmekteymiş.&lt;br /&gt;Nasılsa veledi zinası kandil ihalesini alıp tüm hanedanlığın ana arterlerini şık şık lambalar ile bezemekteymiş hemde mektebi medreseden yeni mezun olduğu halde... Eh zaten medreseyi otel yapan dünür de o ihalede...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne olmuşsa olmuş kör tuttuğunu bulmuş.&lt;br /&gt;Meğerse ucubeler herşeyi kitabına uydurmuşmuş...&lt;br /&gt;Vezirin bıçkın delikanlıya aşkı da o arada konuşulurmuş..&lt;br /&gt;Halbu ki ;&lt;br /&gt;Abraham adlı yağız genç , Salamonun koynunda uyurmuş,&lt;br /&gt;Salamon ise karanlık köşe başlarında çakma polyester entarisi ve bol janjanlı nağmeler ile aradığını zor bulurmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O arada bardak bardak tarih içenler , eskiden cinsel uzuvlarını kımız tasında mı soğuturmuş? Altaylar’dan tepeden inip tahta çıkmış olanlar bulutlara tutunur ve de cübbelerden haber uçururmuş. Eşşeğe altın semer vuranların meşin suratları ise kaanın kredisi ile avunur sonra da el altından sümen altına hayasızların dosyalarını sokarak doğruları soğuturmuş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer derebeylikde ise durum dokuz doğururmuş,&lt;br /&gt;İki kısır tarla; ay ışığı, tatlı pınar, su kabağı ve yel aralığı kızlara peşkeş çekilmiş ve de gerisi satışa sunulmuşmuş.&lt;br /&gt;Zaten kötü kralı toprak dahi kabul etmemiş, cenazesi bile yolunmuşmuş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sakallı sokullu kılıklı yağcıbaşı nasılsa meddahlığa hak bulmuşmuş.&lt;br /&gt;Beygir dişli kapıkulu ve de içgüveysiden hallice komşusu zaten içip içip Cihanın giremediği her yerde kudururmuş. Sonra da beygirlerin, üst medresenin&lt;br /&gt;El aleminin hayal alemi kentine yerleşmiş leş karılar ise elçi kılığında roportajcı olurmuş.. Zaten doğru söyleyenler çokdan dokuz köyden de kovulmuşmuş. Özünde dil tostunda kaşar olan ise mertebe bile bulmuşmuş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çarıklı erkanı kilere el atıp zaten dünyalığı doğrulturmuş.&lt;br /&gt;Bu arada dünyanın arsası 2 kerre elif be olmuşmuş...&lt;br /&gt;Muş muş muş ,&lt;br /&gt;Aslında hayatın yolu yokmuşmuş,&lt;br /&gt;Ancak atı alan Üsküdar'ı geçerken mendilini sakalı şerifeye uydurmuşmuş...&lt;br /&gt;İki üçgeni üstüne koyup, albayrağı ak edip, kaka işlerinde derman sunulurmuyumuş ? Sonrada paçavra sahte bezi kafalarında burulurmuymuş?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anladınızmı nasıl analtıldığınızı ?&lt;br /&gt;Ben de anlamdım zaten ne yazdığımı ☺&lt;br /&gt;Yaza kaza bitmedi, durun bakalım alaleten kaktıranlar daha ne dilendi ?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-6055049272977350669?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/6055049272977350669/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2011/01/ucube-abraham-ve-sevgilisi-salamon.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6055049272977350669'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6055049272977350669'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2011/01/ucube-abraham-ve-sevgilisi-salamon.html' title='UCUBE ABRAHAM VE SEVGİLİSİ SALAMON..'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-2315316614829483453</id><published>2011-01-03T11:55:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T09:04:58.566-07:00</updated><title type='text'>002 DEN BERİ YILLAR YILLARI BECERDİ  2011 VELEDİ ZİNA OLARAK KAPIMIZA GELDİ...</title><content type='html'>002 DEN BERİ YILLAR YILLARI BECERDİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2011 VELEDİ ZİNA OLARAK KAPIMIZA GELDİ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne günlere kaldık değil mi ?&lt;br /&gt;21. Asırın ilk on yılı bitti bile...&lt;br /&gt;Hoş,bu yeni yıl meselesi kime ve neye göre ?&lt;br /&gt;Hani desek ki cemre düştü, tohum çatladı ve yepyeni bir yaşam başladı ya neyse!&lt;br /&gt;Belki de hazan sundu, yaprak dalda mı durdu, doğa uykuya mı soyundu olsaydı elde !&lt;br /&gt;En uzun gece olsa idi 21 Aralık, olur muydu Hz. İsa 24 ü gecesi eksik babalık !&lt;br /&gt;Mısır, Sümer, Aztek takvimleri kalmamış baktık,&lt;br /&gt;Oysa şimdi ajandalar faizci bankalardan satılık.&lt;br /&gt;Bakarız alık alık.&lt;br /&gt;Eli cebe atan adam misali madam, para değil tutar adeta kofana misali balık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçelim hanımlar beyler geçelim.&lt;br /&gt;Yeni yıl diye kredi kartı transaksiyonuna dakikada bir milyon beşyüzbin dolar mı verelim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keriz den kerkenez kerevizden çerez bir yıla hadi merhaba diyelim..&lt;br /&gt;Bakalım neler var falımızda telveden seslenelim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ocağı söndüren ocak ayı, hızla Golfstream akıntısını eriyen buzulların altına doğru iter...&lt;br /&gt;Küresel ısınma yalanı Kyoto protokolüne güler geçer...&lt;br /&gt;Hayfa açıklarında İsrail son 10 yılın en büyük doğalgaz rezervini bulduğunu açıklar.&lt;br /&gt;Brezilya’da Filistin elçiliği açılır ve eski bir yükümlü kadın Devletbaşkanı olur.&lt;br /&gt;Ortadoğu sonsuza dek değişecekdir...&lt;br /&gt;Fildişi sahili ise artık birleşmiş milletler leşidir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarım ve hayvancılık DMO, TMO yerine GDO ile nüfusumuzu çiğ çiğ yer geçer... Takunyalı TOKİ ‘nin el altından verilen milyarlaraca dolar keredisi bakalım kimlerin başını yer...&lt;br /&gt;Vatan caddesine 3. Anıtmezar yeri aranır, deli gömleği giymiş leş başkanlar koruma ordusundan daralır...&lt;br /&gt;Geçime düşmüşlere ha bire seçim sunulur.&lt;br /&gt;Bu arada kazığı fakire geçirenler köprüden geçmiş ayı kılığında salınır durur...&lt;br /&gt;3. köprünün ağaçları ise kömürhavzalarına taşınacak yalanı ile sunulur...&lt;br /&gt;100 dolarlık tepegözünde allahın adı olan Musa doları yeşili dolar 20 cent den cepleri tıkır tıkır doldurur...&lt;br /&gt;Dünya sel suları, kar çığları, fırtınalr ve yangınlarla boğuşur.&lt;br /&gt;Tabi ki, 2012 safsatası falcılarla sürekli tüm ekranlarda bulunur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GEL 2011 GEL.&lt;br /&gt;HERGELE KILIKLI DÜNYAYA SEN HAL EL VER...&lt;br /&gt;Değişim devşiriyor, debinim geviş getiriyor,..&lt;br /&gt;Devrim evrim karışıyor.&lt;br /&gt;Gel bakalım Davud’un kahpe yıldızından ne filizleniyor ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmralı’dan çıkan ses artık ahkam kesiyor.&lt;br /&gt;Biri bozup bir düzüp dürzülükden ses veriyor.&lt;br /&gt;Adı siyasi parti sanılan holdingler, al takke ver külah el ele, toprakları çimento ile çer çöp edip üzerlerinde hayasızca eşeleniyor.&lt;br /&gt;450 milyon insan artık açlığın eşiğinde,&lt;br /&gt;Dünyanın %12 si tatlı su peşinde.&lt;br /&gt;Diğer yanda;&lt;br /&gt;Vekil vukela aşure dağıtmakda siyah Cübbe eteğinde.&lt;br /&gt;Medyada tarikat, ticarette cemaat, heyhat, oh ne güzelmiş hayat.&lt;br /&gt;Öğrenci kafadan sömürülecek işçi, hasta ise zaten ağzında kalmamış tek dişi.&lt;br /&gt;Birde müşteki listeye girdi mi,&lt;br /&gt;Gel bakalım yeni yıl piçi, bacandaki pis kurum bize ne getirmekteydi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barbaros Şansal&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-2315316614829483453?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/2315316614829483453/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2011/01/002-den-beri-yillar-yillari-becerdi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/2315316614829483453'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/2315316614829483453'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2011/01/002-den-beri-yillar-yillari-becerdi.html' title='002 DEN BERİ YILLAR YILLARI BECERDİ  2011 VELEDİ ZİNA OLARAK KAPIMIZA GELDİ...'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-6408226762584754056</id><published>2010-12-30T03:37:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T09:04:58.658-07:00</updated><title type='text'>Hayde Mahallebi Oğlanı, Biraz da Yumurtanın Yordamı,  Birde Muhallebiden Memleketi Soyanı;  Peki Ya Var mı Bunun Benden Başka Soranı ?</title><content type='html'>Hayde Mahallebi Oğlanı, Biraz da Yumurtanın Yordamı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birde Muhallebiden Memleketi Soyanı;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki Ya Var mı Bunun Benden Başka Soranı ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstiklal caddesindeyiz,&lt;br /&gt;İstikbal henüz yaylı yatak olmamış uyum adına kilerler boşalmamış...&lt;br /&gt;80’li yıllar şiddetini hala vatandaşın sırtına kambur olarak yüklemekte.&lt;br /&gt;Bu arada T.C. 780 milyar dolarlık borç enkazı altına girmemekde...&lt;br /&gt;70 cente muhtaç bir günden bol yıldızlı apoletlerde hüküm sürmekde...&lt;br /&gt;01 den sonra sokağa çıkma yasağı ise hala var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O gece, yapışkan çamurlu ve sahte parketaşı desenli caddeden, çakır keyif bir durumda meydana doğru akmaktayım...&lt;br /&gt;Kimi köşede kararmış vitrinlerin dibine çökmüş ayyaşlar veya nameli turlar atan birkaç travesti kentin dekoru olarak göze sıra dışı çarpmaktalar.&lt;br /&gt;En saklı gri gölgelerde ise torbacılar polis gözetiminde uyuşturucu pazarlamaktalar. Çisil çisil yağan yağmur ufak darbelerini yanaklarıma dokundurmakda. Fransız Konsolosluğu önünde çek yapısı tüfekler ile askerler durmakta... Sert ayazın gücü göz pınarlarıma birkaç damla üşüme yaşını da istemdışı oturtmakta...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Işıltılı tekfen ampullü çakma saray avizesini çoktan kapatmış muhallebicinin içerisindeki loş floresana takılmamadan geçilmiyor... Yağ bağlamış camların ardında lağım faresi boyundaki canlıların fingirdediği börekçi vitrinin önündeki bodrum ızgarasının üzreinde üç beş sokak çocuğu birbirine sokulmuş ısınmaya ve uyumaya çalışmakta...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Henüz İstanbul defterdarı olmamış bir zatın silüeti ise, birkaç gün önce babaannem ile yemek yediğim o mekanın içerisinde sanki hala sahanda yumurta ile tıkınmakda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Parkadan bozma kabanı ile babasını Cinderesi’nden tanıdığım bıçkın delikanlı beni görmezden gelip yönünü değiştirierek Büyükparmakkapıya dalıyor... Oysa kendisi alışın verişin merkezlerinde valet servis değil Sıraselvilerdeki marjinal kulüplerde o yıllarda ototpark görevlisi olarak hafızamda zaten yer almakta...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar yılları, durumlar kurumları kovaladıktan sonra yeniden aynı coğrafyadayım. Bu kez kafam çakır değil ancak gönlümde dalga geçen ritim dol karabakır İstiklal’de bir kez daha hayatın tozunu attırmaktayım. Atı alan Üsküdar’ı geçip havuzlu villaya yerleşmiş. İpe un serene iğne batmış, ipliği pazara çıkmış, unu eleyip eleyip duvara astığında ise oğlu postarize pastorize siyasetten yararlanıp Bandırma ve Balıkesir arasındaki arsaların tamamını meğerse çoktan kapmış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mahallevi muhalaebici dünyalığını yapmış,&lt;br /&gt;Bu arada Tüpçü sarayları şuursuzca hüplemiş.&lt;br /&gt;Alışın -Verişin Merkezi diye bir perefabrikeye daha temel atmış...&lt;br /&gt;Bıçkın delikanlıya gelince:&lt;br /&gt;O’nun zaten anası malum zatmış. Meğerse avradında da korumalar korumasız yaklaşırmış...&lt;br /&gt;EŞ, MEŞ, KEŞ DERKEN BAŞKANLIKLAR ARTIK KEŞMEKEŞ BİR LEŞMİŞ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhallebi yememiş ama ilim yaymada takunya kemirmiş velet artık zenginmiş,&lt;br /&gt;Mahallevi itin kursağı eğrisi ise şimdi siyonistin köpeğiymiş.&lt;br /&gt;Beyaz Ev, Beyaz Saray olmuş,&lt;br /&gt;Simitçi ise köşede altın bulmuş.&lt;br /&gt;Düğün Sarayı gecekondudan doğmuş, alkolü yasaklamış durmuş.&lt;br /&gt;Aslında Belediye Sarayları bütçeleri lop lop yutmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sırada Adalet Sarayı var&lt;br /&gt;Bu ülkede utanılacak en son radde bence bu kadar !&lt;br /&gt;Varsın Yapsınlar, Yaysın satsınlar, Yapsın da satsınlar...&lt;br /&gt;Cürümden Saray yapıp çimentoya ekmek bansınlar.&lt;br /&gt;Balıkesir Bandırma boşver gerisine daldırma ,&lt;br /&gt;Gün gelir devran döner keserin sapı olacakları bu günden beller...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barbaros Şansal&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-6408226762584754056?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/6408226762584754056/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/12/hayde-mahallebi-oglan-biraz-da.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6408226762584754056'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6408226762584754056'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/12/hayde-mahallebi-oglan-biraz-da.html' title='Hayde Mahallebi Oğlanı, Biraz da Yumurtanın Yordamı,  Birde Muhallebiden Memleketi Soyanı;  Peki Ya Var mı Bunun Benden Başka Soranı ?'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-7150276160859489216</id><published>2010-12-23T02:27:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T09:04:58.755-07:00</updated><title type='text'>KİMİ DER: ANA DİLİ,  OYSA ASLI BABA DİLİ.. BENİMKİSİ İSE EKMEK ARASI DİLLİ Mİ?</title><content type='html'>Bir milleti illet etmenin yolu dilini tamamen yok etmekten geçer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kez kendimi tekrar olsa da, 2 yıldır yazdığım,söylediğim ve anlattığım gerçekler belki bir anlam ifade eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’ Düşündüğün dilde seviş ; Düşmanının dilinde savaş ‘’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbetde bazılarınca ve karınca kararınca sansürcü zihniyetlerin makasının darbesini yer.&lt;br /&gt;Sev ve sav yapılır; tanıtımlardan ve ifadelerimden kesilerek atılan ‘’AŞ ‘’ ve ‘’ İŞ ‘’ e şaşırarak naılır ve ağzı kıçı açıkda kalınır.&lt;br /&gt;İşte bu yüzden insan denen hayvan iki delikli bir silindir olarak anılır.&lt;br /&gt;Bazen ağzından laf yerine ne çıkacak diye bakılırken aslında ardından laf yerine ne çıktığına şaşırılır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakan aniden Frankofon olur...&lt;br /&gt;‘’savunmaya’’ Rasmuusen (!) misali ‘’ defans’’ der.&lt;br /&gt;Oysa yurda hasta ve fakir gelmiştir milli futbolcu ‘’lefter’’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra çekirdek aile yapısına sıra gelir...&lt;br /&gt;Nasıl çiftleşileceğini sabah vaazında sunan Star tv hatipi Sn,.Hatipoğlu; bu sefer çıtayı bir kez daha yukarı çeker ve ‘’tartışma’’ya ‘’argüman’’ der...&lt;br /&gt;Aslında her hayır dan doğacakdır bir başka şer. Cuma hutbesinde cinsel organların nasıl yıkanacağını anlatan metinleri diyanet belirler!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sırada ekonomi vardır. Artık kültür bütçeleri yapay mantardır.&lt;br /&gt;Mezbahada defile, Haliç’de ise üniversite bilmem ki ne hanesidir?&lt;br /&gt;Uzmanlar Hiçtinyeah‘den canlı yayında ''gösterge''ye ''indikatör'' der, bu durumda bu iş, burda bana da bir olanak sunar ey Hanımlar ve Beyler !!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-CE VE –CA:&lt;br /&gt;Türkçe, İbranice, Arapca, hatta Amerikanca;&lt;br /&gt;Oysa depremde kimbilir ne kaldı su altında Sapanca’da?&lt;br /&gt;İngilizce, Kürtce, Almanca, Fransızca;&lt;br /&gt;Halbuki ar namus değil aruz bile kalmadı cürüm yüzünden Çukurca’da...&lt;br /&gt;Nasıl bakmalı peki kale alınası Çankaya’ya ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-CI VE –Cİ:&lt;br /&gt;Siyaesetçi, Kerhaneci, Lağamcı, Bozacı;&lt;br /&gt;şimdi hepsinin şıracı sıralı şahitleri tesettürlü Modacı.&lt;br /&gt;Politikacı, Arzuhalci, Güvenlikçi, Temizlikçi&lt;br /&gt;Aslında yumurta rafadan değil Menemen de ki meymenetsizdendi.&lt;br /&gt;Hedefleri belli ki; masum ve idealist öğrenci...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-IMSI VE –IMTRAK:&lt;br /&gt;Liboşu olur mu olur ‘’Laikimsi Liberalimtrak’’,&lt;br /&gt;Sabıkalı gazeteci köşe ise ihaleden naifimsi kadınımtrak.&lt;br /&gt;Kimi ahmağımsı ermenimtrak,&lt;br /&gt;Kiminin ise karısı bulmuş bir müstahdem, artık evlilikler nerede trak orada bırak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-İST VE –İZM:&lt;br /&gt;Faşist Siyonizm, Komünist İslamizm, Evangelist Pesimizm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meclis-i  Mebusan da hepsine gerek sanırım birer Maskülist Feminizm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-ER VE - ÖR:&lt;br /&gt;Proleter olmuş ki ne olmuş her elde al bayrak paçavradan polyester,&lt;br /&gt;Naylon eşarplı çoraplı karıları olan finiküler erler ise iktidarı dardan biraz da avantadan avatardan ihale bekler,&lt;br /&gt;Moderatörün yeni trendi vibratör heyhat kalmadı ki üretici fabrikatör...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne yapmalı, ne yazmalı ki nasıl dili kaale almalı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dil yarası zor geçer.&lt;br /&gt;Keskin dil küpüne zarar derler.&lt;br /&gt;Sivri dil deler geçerse eğer.&lt;br /&gt;Yamak’dan çatallı dil çıtayı bakın nasıl yukarı çeker!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yabancı, ya da ana, hatta baba dilinde değil, kendi dilimde es de semir.&lt;br /&gt;Yoksa adama, ''Ananı al git len'' diyenler anasını satmakla itham edilir.&lt;br /&gt;Babayı gösterip de el altından dili sömürenler ise gün gelir ipliği pazarda gezdirilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dil izidir canlıları hem genetik hem fiziksel hem kültürel belirleyen kayıtsız şatrsız hemde.&lt;br /&gt;O zaman onların analayacağı dilden ‘digince’den eğitim isterim bende ☺&lt;br /&gt;Nasılsa mentaliteleri kınadıklarından da beterdir. Eşşeğe altın semer vursan eşşek yine eşşekdir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önerilen digince aslında gerçek bir dil değil, ama esperanto’ya esparanza eder nazire !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PS: Alıktırmayın, maydonozları boyalı fönlü saçlı puri balamozları ey Lübinyalar! .Nasılsa budlar budu denyo meclislerinde nakintadan birer madi smilyalar,&lt;br /&gt;Gacıları olmasaydı trışkadan kevaşe, mıncalarından naşlatılırmıydı cıvır mantilerle yasadışı koliler üstelik ceplerde çornavskyhemde madi berde !!!&lt;br /&gt;Zamilyalara naş, Göz üstünde var derler bunlar adları olunca faraş kaş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barbaros ŞANSAL&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-7150276160859489216?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/7150276160859489216/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/12/kimi-der-ana-dili-oysa-asli-baba-dili.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7150276160859489216'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7150276160859489216'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/12/kimi-der-ana-dili-oysa-asli-baba-dili.html' title='KİMİ DER: ANA DİLİ,  OYSA ASLI BABA DİLİ.. BENİMKİSİ İSE EKMEK ARASI DİLLİ Mİ?'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-8559332703183769496</id><published>2010-12-15T09:48:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T09:04:58.859-07:00</updated><title type='text'>ÖDENECEK BEDEL VAR ! Haydi beyler size de hayirlı Bayramlar !</title><content type='html'>İlk kez dünyada ve Türkiye Cumhuriyeti’nde benden duyulacak bu konu bazılarinı rahatsız edecek olsa da, günü gelince durum açıkca ortaya dökülecekdir nasılsa!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konun ne alaksı var demeyin bakın nasıl aile şirketleri ile sömürülüyormuş meğerse Magna Carta kisvesi ile bu dünya !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte ve ihalede her köşeyi köşegen olarak tutumuş çok değerli bazı köşe yazarlarımz da, bakalım nasıl ötecekler o gün bas bas paraları Leyla’ya misali kendi sütunlarında?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük bir ihtimal ile, Oprah Winfre’ in tanıtacağı ve henüz yazılmakda olan bir belgeselden kimsenin haberi yok … Nedense bizim ülkemizdeki haberler hep  cinselllik , cinayet, hırsızlık , koca bulma, yemek yeme vs vs üzerine ama artık karnımız bu savsatalara gerçekden tok  ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adana’da döner bıçaklı kavga, Tarsus’da otoyolda canpazarı ve patlayan silikonlar… Günde 30 tane perakende haber adına medyamızda servis edilir hala, Oysa, oh ne ala Mualla çokdan tarih oldu moda dünyasında..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakında tüm milletlerin tartışacağı bu eser, aslında İranlı bir işkadının kaleminden dökülecek. Kaleminden meni damlayan ahlak zabıtalarına inat yeri göğü inletecek ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amcandan çocuk yapma klavuzu,, ensestinin dine uydurulma kurgusu gibi ahlaksızlıkların nasıl İran’da yasallaşarak Türkiye Cumhuriyeti’nin dibine dinamit konduğu gözler önüne serilecek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerden mi biliyorum ?&lt;br /&gt;Çünü bir ülkenin kaderini, o ülkenin en meşhur kuaförlerinde vesikalık resim alarak belgelemek mümkün. Ama en güçlü terzilerinin boy aynasında ise, o güçlü zannedilen adamların boş boğaz karılarının karın yağlarını kapatmaya çalıştığı ve avanta elbise peşinde koştuğu prova odasında ise kaydetmek hem kolay hem de düzgün…&lt;br /&gt;İşte bende bu İran’lı hanımı bu aynalar vasıtası ile tanıdığıma artık değilim  pek üzgün..Şimdi bilgim var ancak söyeleyem erkenden ki olmasın bazıları süzgün…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dubai’den Marbella’ya, Gstaad,dan Londra’ya hatta İstanbul’dan Urumiye’ye uzanan uzun yılların hikayesi geliyor … Öyle ki, keklik çukurovada avlanıp soğan düz ovada terletiliyor.. Damatların yüzbinlerce dolarlık ipek halıları uçup, Amerika’daki abilere bile uçanhalı olarak servis edilebiliniyor…İpliği pazara çıkmak üzere olan mecra ununu eleğip duvara astığı eleğini tef ve def olarak yeniden eline almaya çalışıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5 kopek aile ve 25 çöpçü balık kılıklı maaile bu ülkede yakında ipe un sermeye ise sanki meğil veriyor.. Dünyanın binde beşi lop lop yutarken, kalanı nedense hep yanlış kıblelere secd ettiriliyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce İngilize daha sonra da Türkçe yayınlanacak bu esere hazır olmalı mı, yoksa hazıra konmalı mı bilinmez ama nice güçlü o adamlar;  kendileri dikemedikleri için dikişlerini diktirtmek üzere karılarını terzilerine yollayıp, sonra da, o terziyi arayıp : ‘’ Ellerine sağlık çok güzel dikmişsin ‘’ dekilerine millet işin aslını anlayıp kıs kıs gülmeye hazırlanıyor.. Aile arası evlilikler ile içeride kalan servetlerin özürlü bebeleri ise artık pek miras yedi olamayacak gibi darlanıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumda bayramlık ağzıma biber yerine Monsanto’nun güçlü salçasını sunan delikanlılar kaçacak delik arar gibi szılanıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatasız kul olmazmış ama hayasız kurbanlıklar ile ibadet hivabet ile hitabete dönüştürülürken , bir kez daha yamak kol geziyor …&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-8559332703183769496?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/8559332703183769496/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/12/odenecek-bedel-var-haydi-beyler-size-de.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8559332703183769496'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8559332703183769496'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/12/odenecek-bedel-var-haydi-beyler-size-de.html' title='ÖDENECEK BEDEL VAR ! Haydi beyler size de hayirlı Bayramlar !'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-7698053902324181198</id><published>2010-12-15T09:47:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T09:04:58.955-07:00</updated><title type='text'>FARKINDA MIYIZ ? YOKSA İŞİN FARKLILIĞINDA MIYIZ?..</title><content type='html'>İnsanlar doğarken adlarını, dillerini, dinlerini, cinslerini ailelerini ve isimlerini ve de tabi ki genetiklerini maalesef seçemiyor, ömür boyu bunu değiştirmeye çalışınca da rezil olup devşiriliveriyor.. Oysa işin diğer yanından bakınca bambaşka bir tablo günümüzde  tokat gibi göze çarpıyor… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl, Hülya Avşar Show’da ‘’Kamburlarınızı donanım yapın! ‘’ dediğimde, hanımefendi, aylık binlerce lira olan kazancının etkisinden olsa gerek; stüdyodaki kameramana dönüp ‘’ Buyrun bakalım. Biri bana bunu açıklasın , Kameraman arkadaşım sen söyle . Ne demek şimdi bu ? Barbaros beyin dedikleri için alt yazı alalım lütfen !’’ demiş ,Sonra tv eleştirmenleri ‘Konuğu soruyor, Hülya Avşar dinliyor’  yazarak dalga geçmiş idi .. Günümüzde ise zaten Hülya Avşar ve Gülben Ergen entellektüelizmi  alman yazar Geothe ‘ye denkleşdi..Yani ortalık artık leş gibi …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kez şaşkınlığınızı bir kenara bırakın ve ben Terzi Yamağı Barbaros Şansal’ın dünya görüşüne göz atarak hayata bir başka açıdan bakmaya başlayın ki ‘’Fark yaratın’’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaftalar ve korkular olmadan , önyargısız ve infazsız bir yaşama ‘’Hürriyetailem.com’’ ile kol açın ki sevgi, saygı ve güven üçgenine oturtulmuş bir sabit duruşu sıçrama tahtası yapabilelim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç işe yaramaz zannedilen, kum çölündeki kambur zannetdiğimiz devenin hörgücü karşımıza en kutsal sliah olarak çıkacağını bilerek korkulardan kurtulalım..&lt;br /&gt;Çünkü George Mac Donald’a göre korku en büyük düşmandır. Korkuları silah olarak kullanır ve en tehlikeli düşmana dönüşür. İnsanlığn ortak korkusu yokdur , Doğuşdan da gelmez korku . Sonradan kazanılır ve harcanması zordur . Mesela Sciofobi gibi ☺ (Gölgelerden Korkmak)…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir milleti imha etmenin yolu dilini imha etmekle başlar derler , Zat-ı muhteremler savunmaya defans der ise, ekonomi uzmanları göstergeyi indikatör diye söyler ise, &lt;br /&gt;dini alimler tartışmayı argüman olarak seslendirir ise de bu durumda ben neden ‘’Azimle defekasyon, mermerde perforasyon’ ‘demeyeceğim ki ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra sıra çekirdek aile yapısına gelir ki, jüri üyesi transeksüellere bakire raporu düzeriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra sıra kültüre gelir , enginar şenginara dönüşür, hopçu topçu, popçu türer ama BOP’çu gizlenir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonradan olunmaz ise öyşe doğulur zaten, Tercihler ve Yönelimler yönetimlerce ellenmediği müddetçe donanımdır beşeriyete..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yüzden bundan böyle sık sık sizlerle buralarda buluşacağız .. Sanal kanalı analiz edip kanalizasyona düşmeden hayatı yazacağız . Çünkü sözü süzmenin manası yok nasılsa özünde damıtılamıyor o yüzden süzünce daha da lezzetli damlıyor..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-7698053902324181198?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/7698053902324181198/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/12/farkinda-miyiz-yoksa-isin-farkliliginda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7698053902324181198'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7698053902324181198'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/12/farkinda-miyiz-yoksa-isin-farkliliginda.html' title='FARKINDA MIYIZ ? YOKSA İŞİN FARKLILIĞINDA MIYIZ?..'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-2106745320613297895</id><published>2010-12-09T14:26:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T09:04:59.052-07:00</updated><title type='text'>KARI TAVLAMANIN SONU TRİLYONLUK BOŞANMA TAV’IN 10. YILINDA KALKIŞ, KALMIŞ 10.SIRADA KALKMAYA VALLA !</title><content type='html'>Gecenin kabusuna dönüşen, divitin çizgili pijamalı ve atlet giymiş başbakan ile el ele yerdiğimiz halvetli döşeğimizdeki muhabbetimizin ardından sabaha karşı adeta zifaf gecesi sonunda şeytan bağlamış bir vaziyetde rüyamdan uyanıyorum,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ununu eleyip duvara asmış ipe un seren tavırlıların rüyamda son derece munis, davetkar ve ihtiras dolu sureti guya bir tv kameramanının bodrum katındaki rurtubetli evin camının önünde cereyan etmiş. Günümüzde, omlet olsa ancak siyasilerin üzüm kırmızısı boyalı kafasına yetmeyecek pastorize yumurta zaten postarize politikalarına halt etmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çamlıca sırtlarından doğan güneş ters ışıktan dolayı, kara görünen bulutlara ulaşmadan kor rengi ışığını geçici bir sure için duvarıma vurmuş bile.. &lt;br /&gt;Çapaklı gözlerimi ovuşturup , akşamdan traşladığım nasırımın acısına aldırmadan doğruluyorum. Kocaman, kırılmaz bavula son bir göz atıp, hızla duşa dalıp, sinekkaydıyı yarına bırakıp hemen giyinip asansörü çağırıyorum.. &lt;br /&gt;Kentin daha keşmekeşe dönmemiş sahil yolundan Atatürk Havalimanı ‘na doğru yol almak üzere geç kalmamak için yardımcımla arabaya atlıyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolculuk Afrikanın kuzeyi .Özel bir ziyaret sebeb i düzeyi…&lt;br /&gt;Samatya civarlarını henüz geçmişken Toki,Tobb ve hadi sende kop misali her yere yeni yeni iliştirilmiş ya da reklam panosu dikilmiş çakma Dubai binaları görüntüleri bir kez daha rahatsız ediyor mahmurluğumu.. &lt;br /&gt;Malumunuz Jeep li VİP arabaları, çakaralmaz kılıklı led ışıklı otoların eşliğinde bir bir gelmekteler tercihli yoldan. Kimbilir ? Belki iş takibine ya da malum işleri işbilici ile bitirmeye ….&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uçuş kartımı alıp, Özal’ın takunyalarına TOKİ için peşkeş çekilmiş yurtdışına çıkış kelle harcını ödeyip , sanki kaçakçı ya da teröristmişiz gibi suratı sorunlu gümrük memurlarının da süzmesinden geçip hemen gümrüklü alana ulaşıyorum. Tım tıs ,dım tık; D&amp;R gazinosundan hava limanının içine oynak bir göbek havası süzülüyor… Raflara dizili mastürbatif dergilerin tamamının kapağı ise E5 otoyolunda gece çalışan transseksüel kılıkli birbirinin benzeri bir çok kadın pazara konmuş.. Aklıma moda ikonları geliyor . Biricik Suden Paker umreye gidiyor..Yerli malı fıstıkçı, lokumcu dışında tek bir milli markanın olmadığı kapalı çarşı konseptli alanı geçip 308 nolu kapıya yöneliyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alan personeli ve yer ekibinin nezaketinin sebebini çok geçmeden ‘’Yemekteyiz’’ programına bağlı olduğunu anlıyorum, ‘’ ay barbunyanız harika, muhallebinin tarifini alabilirmiyim ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Heygidi şehri Ulan Batur!&lt;br /&gt;Mevhibe inönü , Toto Karaca, Hamiyet Yüceses, Müzeyyen Senar, Behiye Aksoy, Gönül Akkor’dan tut da , Özal , Yılmaz, Çiller, Erbakan, Yazıcı elbiselerini bu ülkeye sunmuşun 45 yıldır olmamış , şimdi meğerse şöhretin yolu zeytinyağlı dolmaymış…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anons üzerine önce otobüse oradan da apron üzerinden Kahire uçağına binmek üzere uçağıma ulaşıyourm.. Yerlerimize yerleştikden sonar her tür güvenlik bilgisi bize sayısal ekranlar aracılığı ile anlatılıyor.. &lt;br /&gt;Motor çalıştırıyor ve pistbaşı yapmak üzere geri geri titreyerek park yerinden ayrılıp taxi yapmaya başlıyoruz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözüm camdan dışarı dalmış, öğleye giri vuran bulanık günışığının altındaki etrafa göz atıyorum. Süleyman Demirel ‘in açılışını yaptığı mekan da dahil olmak üzere terminal binaları çokdan gözden ırakda.. &lt;br /&gt;Cat 3-4 ise üzeri kepçeler kamyonlar ile harıl harıl çalışmakta.. &lt;br /&gt;Henüz hangarların önüne geliyoruz ki uçağın artık yol almadığını görüyorum ., Ve olağan hale gelen bu ahmaklığa içimden okkalı bir küfür gönderiyorum .. &lt;br /&gt;Deve kervanına bile yetmeyecek çevre ve iniş kalkış düzenlenmelerinin muhlis ve müsrif kahramanlarını anıp zaten kurban niyetine deve kesen hicive pek şaşmıyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklıma birden aynı binada komşum olan bir avukata gelen hanımın beni görünce merdivenlerden koşarak nasıl kaçıp saklandığı geliyor .. Sosyal payalaşıma isim vermeden yazdığımda tüm günlük müstakil siyasi gezetelerin nasılda sayfalarına taşıdıkları hatırlanıyor.. Eee, Tezek kokan alanlar birilerini harmanlarken asıl temelli çoktan atılanlar nadasda yatıyor..Hemde epey ortak dostumuzun olduğu ve nice yıllardır büyükelçilikler vasıtası ile ne tarz çıkar ilişkilerini kurduğunu bildiğim halde ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken pilot beyin anonsu geliveriyor transistörlü hurda radyo kıvamındaki hoperlörlerden &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’KALKIŞDA 10. SIRADA OLDUĞUMUZDAN ……….. 1 SAAT 15 DAKİKA ’’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaha kalkışta bazılarının iddasına gore bu ülke nasılsa. &lt;br /&gt;Ama ha bire havaalanı inşa eden zihniyet nedense iniş kalkış apronunun tamirat inşaatında müteaahid şöförünün arabasıyla formula 1 denemesi yaptırtmakta …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakın 10 yılında bugün Tav.. &lt;br /&gt;Kimbilir etrafından şer sokan kötü herifler yeniden nelere tav ?&lt;br /&gt;Ama yolcu olmuş nasılsa kalkmaya 10 kala keklik gibi bir av..&lt;br /&gt;Alan razı, alan vergisi veren zaten kazı kazan kazığı …&lt;br /&gt;Şimdi ele almalı bam teliyle dalga geçmek için Aşık Veysel sazını.&lt;br /&gt;Nasılsa rüyamda boş boş bakanın tasviriydi zebani halindeki azmanı..&lt;br /&gt;Demk ki buna sebep olan aklı selim beylere de iyi uçuşlar demek hakkım var &lt;br /&gt;Ister kendilerine ister karılarına artık gönül rahatlığı ile güle oyanaya kullansınlar….&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uç uç böceğim annen sana peçe takunya alacak , &lt;br /&gt;Kıçı açık sermaye yakında kıçına teneke bağlayacak ….&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-2106745320613297895?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/2106745320613297895/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/12/kari-tavlamanin-sonu-trilyonluk-bosanma.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/2106745320613297895'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/2106745320613297895'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/12/kari-tavlamanin-sonu-trilyonluk-bosanma.html' title='KARI TAVLAMANIN SONU TRİLYONLUK BOŞANMA TAV’IN 10. YILINDA KALKIŞ, KALMIŞ 10.SIRADA KALKMAYA VALLA !'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-1901683022365552867</id><published>2010-12-07T01:18:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T09:04:59.153-07:00</updated><title type='text'>mısır mı kısır mı..</title><content type='html'>Eskiden (1. 12 Eylül) vergiler yol, su yerine elektrik ve cop olarak dönerdi size , değişim ise (2. 12 Eylül) o cobu armağan etmiş meğerse öğrenci karnındaki hamile bebeğe bile...Hadsizliğin kara lekesi ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mısır mı, kısır mı? Yoksa Tüp bebek meselesi bir başka nasır mı ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapalım elbet . &lt;br /&gt;Emir etsinler, 3 değil 5 tane,hatta 5 de yetmez 7 tane yapalım.&lt;br /&gt;Yedi kocalı Hürmüz’e sanırım pek erkek kalmadı, işi tüple idare edip sonra top kek kılıklı engelli geleceğimize ağlamayalım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç yıl önceydi. Bitişik binadaki büyük şirket kiraladığı mağazayı bırakıp henüz oradan ayrılmıştı. Kiralık levhası asıldıktan bir kaç gün sonra levhanın orada olmadığını, yerine dev bir reklam etiketi yapıştırıldığını fark ettim .&lt;br /&gt;Nerede ise hayır kurumu olarak çalışan anne ve çocuk sağlığı merkezini andıran bir de şefkat dolu logosu vardı..&lt;br /&gt;Kocaman afişte ise :‘’Tüp Bebek Merkezi’’ ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adeta, lüks bir havalimanı görüntüsündeki modern ve davetkar cephe biter bitmez servise açıldı ve çok geçmeden iş hanının üstkatlarında da aynı tarz dekorasyonun perdeleri belirmeye başladı . Perdesiz pencere, kiralık ya da satılık ev demekti hani ya, ama bu kez satılan yasadışı ahlaksızlıktı o tüllerin ardında belli ki birşeyler saklanmakdaydı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ünlü bir özel hastahanede görevli bir ve bay bir bayan hekim kurmuştu bu akıllı zihniyeti çakal olan tezgah şirketini..Çok geçmeden, giden gelen nüfusunun anlaşıldı ki, hepsi tesettürlü şahsiyetleri.. Demek ki neymiş emir ile değil, doğa zaten el verirmiş canı, eğer varsa ahlaklının doğacak bebeğini..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten ülkemizdeki tüp bebek merkezlerinin nerede ise tamamı yasalara aykırı inşa edilmiş ve ruhsst verilmişmiş.. Vakıf Gureba ya da Zeynep Kamil hatta Sülaymaniye doğum evinin modası geçmişmiş. Şimdilerde ise pahalı bir butik misali, anlaşılmaz latince adlı afişi ve kredi kartına taksitle ödeme imkanlı artık hepsinin ticarethaneleri imiş…Genel sermaye tüplerini bağlatmışlar ile zaten günümüzde bir yandan da kerhane işletmekteymiş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadede gelelim.&lt;br /&gt;Merakımı celbetti bir de ben araştırayım dedim..&lt;br /&gt;Meğerse eksi 140 derecede dondurulmuş sperm yada yumurtaların embriyoların gizeminde neler varmış neler . İnek döller gibi bizim insan koyun olur meler…&lt;br /&gt;% 17 sinde sizofreni, %66 sında kalıtımsal hastalık iddaları..&lt;br /&gt;%80 eksiklik ise erkeklik sperminden kaynaklı, bu durumda donor (bağışçı) menşeyi dosyalarda saklı . Hapishanelerden elde edilen sperm miktarı genelin % 50 sini çokdan aşdı. Zaten millet gelecekde açtı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanoğlu engellisini üreten ve doğduğunda yaşatan tek canlı .. Doğal seleksiyonun mükemmeliyetine hep karşı . Çünki aklındaki tek servet alışın verişin çarşılarında saklı …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadede devam edelim ,&lt;br /&gt;Kaçak hastahane döllemeye gizli gizli devam ediyor . Üst katalara açılmış hasta odaları tesbit durumunda 6 aylık cenine bile kürtaj uyagulayıp kamu çöpüne atmayı gayet iyi beceriyor . Tıbbi atık altında ise sadece yurtdışından ithal tıbbi techizat ve malzeme atığı bulunuyor…( aksini iddaa edene noter onaylı fotograflar sunulur ! ) Ama sağlık bakanlığı ve belediyte ile bunlar belli ki bir şekilde andlaşma ve paylaşma yolu bulunarak toplatılıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sababade de gelelim,&lt;br /&gt;Malum suni dölleme merkezinin arka sokağa bakan cephelerine dev komprosörler yerleştirilmiş…Sokak sakinlerinde uyku haram …&lt;br /&gt;Kent içinde 90 desibeli geçmiyecek ses sınırı, komprosörler ile zaten kara kent gecelerini haram aman aman edermiş .. &lt;br /&gt;Şikayetçi oluyoruz.. Çevre ve orman bakanlığı gelip ölçüm yapıyor.. 120 desibel sese hemen uyarı yazılıyor.. &lt;br /&gt;Bir kaç gün sonar iki patron al el usül bir pastahaneden aldıkları vakum naylunlu çikulata ile damlıyorlar özür dilemeye.. Hemen tedbir alacaklarını ses yalıtımı yapacaklarını onaylayıp ayrılıyorlar sahte bir gülümseme ile…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakkal brandası kılıklı kırmızı körüklü bir güneşlik yerleştiriliyor bir kaç güne kompresör canavarlarının üzerine.. Ses azalacağına, bir de pvc naylonun titreşimi ile artmış nedense.. Geceyi bekliyor ve aynı ekibi tekrar arıyoruz.. &lt;br /&gt;Bu kez gelen ekip, care yok binanın elektriğini kesmek zorunda kalıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamile öğrencinin karnındaki bebeği coplayan zihniyete inat bizde milyonlarca embriyoyu omlet yapıyoruz böylece . Ve zannımca SGK ya daha fazla doğacak engelli yükü koymuyoruz o gece …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karanlığa düşmek yada düşürülmek değil ki asıl mesele, onu akıl ışığı ile aydınlatmakdır kurtuluşun anahtarı en çaresiz anda bile !&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-1901683022365552867?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/1901683022365552867/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/12/msr-m-ksr-m.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/1901683022365552867'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/1901683022365552867'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/12/msr-m-ksr-m.html' title='mısır mı kısır mı..'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-3751337836210046204</id><published>2010-12-05T10:29:00.001-08:00</published><updated>2011-03-14T09:04:59.345-07:00</updated><title type='text'>MODİFİYE EDİLMİŞ ÜTÜ, SÖZÜN OLUR MU ÖZÜ ?</title><content type='html'>MODİFİYE EDİLMİŞ ÜTÜ, SÖZÜN OLUR MU ÖZÜ ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okumakta olduğunuz bu yazı aslında iki kere yazılmış ama hiç sansürlenmemiş olup, okuyanlar varacakları kanıdan kendilerini şimdiden sorumlu tutmayı onaylar ! Anlaştık mı ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efendim, bu kez nasıl kafa ütülemeden çocuk dürülür onu ele aldım . Ancak bazı şeyleri aklım almadı, O yüzden ortaya bir fikir sepeti atamaya karar vedim ve kararı size bırakıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bozkırdayım . &lt;br /&gt;Bozayıların, hamamda kocakarılarının nasıl bayıldığına şahit olmaktayım .. Türk çocuklarının, Ankara’da gözlemlediğim kadarı ile nasıl kanırtıldığına ise şaşıp, kalıp sabunu gibi olmaktayım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dev Yıldırım Mayruk Retrospektifi, 10. Yıl yerleştirmesi için Ankamall’da, el ( seyahat) ütüsü aramaktayım. Her markada 30 çeşit fön makinası, 50 çeşit elektrikli süpürge, 100 çeşit fritöz var.. Ancak minik bir seyahat ütüsü sanırım el altından yasadışı getirilmek zorunda. Kat kat, dükkan dükkan dolanıp yalvarmaktan yalpa vurmaktayım.. Hazineden hazneli sermaye, hala kredi kartına taksitle cebini doldurup ülkeyi makine ve elektrikli ev aleti çöplüğüne döndürmeye ise alanen yoğunlaşmakta..Zaten eğitimsiz satış elemanlarına aldırmamakta ve gazamın müberak olması için yalın kılıç yürüyenmerdivenlere tırmanmaktayım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne alaka demeyin sakın ? O arada, karnında veledi, elinde ite ite market sepeti , etrafında ise iki tane azgın yezidi ile , adeta mayın gibi gezinen insanlardan zor sakınmakdayım ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, ama 0-5 yaşa gurubunu eğitemeyen malum aile yapısına el atanlara sanırım ki hak verip, bu davranış ve eğitim karmaşasından dolayı mutluluk çubuğunu bazılarına da sunmakta sakınca bulmamaktayım.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl çocuk yetiştirmektir bu ? &lt;br /&gt;Neden Türk’ler artık evlatlarının ( ki çoğu, henüz nekahatini bile bilmediğimz tüp bebeklerini draje sanarak, everfesan hayatlarındaki fesat akılları ile; üstelik canavarlarını kristal çocuk zannederek, dumura uğratmak için her türlü şımarıklık, küstahlık ve hadsizliği erdem sayarlar ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısaca, benim babam senin babanı döver zihniyetli veletler neden canhıraş çığlıklı, arsız ailenin sessizliğine inat sesleri ile her yerde insanların canını sıkarlar ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden 10 yaşındaki oğlan anası ile hamama gider ?&lt;br /&gt;Neden 9 yaşındaki oğlanın teharatını umumi helada hala anası siler ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyarmak mı ? Küçük prens değil, herbiri el ütüsü yerine buharlı pres oluşturuluverir de yanarsınız alim allah!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lokantada oturmaz , çatal kaşık tutamaz bir nesil yetiştiriyoruz ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa İngilizler’de faktör anne ve baba değil, anneanne ve babaanne ! yani nineler ve dedelerin , gelenek ve göreneklerine ananeler de eklenip sosyal kurallar henüz küçükken işlenir..&lt;br /&gt;İki bucuk yaşındaki bir prenses, aslında mama sandalyesinde kendi kendine sessizce çatal kaşıkla beslenebilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araplar’da baba yok gibidir. Sadece o devletli kılıcının manevi gücü hissedilir.. Yağları ellerinden akıta akıta yeseler de aile sofrası hala biryerlerde el eledir...&lt;br /&gt;8- 10 yaşından önce erkek ve kız evlatlar eğtimlerinden ayrılmazlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afrika’da bile çocuk çocukdur . Fakirliği bile gururunda olsa da yaratıcılığını ve hiyerarşik yapıyı korur..&lt;br /&gt;Bizde ise çişi gelmiş olan çocuk değil inanın boğazı da ağzı da artık bozuktur. Lütfen çocuklarımızın çocukluklarını çalmayalım . Lütfen onlara kocaman bozkır ayıları gibi bir duruma sokup yanlış yol aldırmayalım.. Eğitim aile içinde tamamlanır bunu asla akıldan çıkarmayalım : derim ya , yoksa benim annem senin anneni genelevinde görmüş bir vıcık yaşamın kıyısından gelecek nesilleri uçurumlara yuvarlayacağız...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-3751337836210046204?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/3751337836210046204/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/12/modifiye-edilmis-utu-sozun-olur-mu-ozu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3751337836210046204'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3751337836210046204'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/12/modifiye-edilmis-utu-sozun-olur-mu-ozu.html' title='MODİFİYE EDİLMİŞ ÜTÜ, SÖZÜN OLUR MU ÖZÜ ?'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-3813635931823336084</id><published>2010-12-05T10:29:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T09:04:59.251-07:00</updated><title type='text'>MONİTÖRÜN YATAK ODASI ! VİBRATÖRÜN FABRIKASI OLURSA...</title><content type='html'>MONİTÖRÜN YATAK ODASI !&lt;br /&gt;VİBRATÖRÜN FABRIKASI OLURSA...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazi Mustafa Kemal Atatürk, yaşadığı dönemde, sinematografinin önemini defalarca dile getirmiş ve 20. yüzyılı bu silahın şekillendireceğini hep belirtmiş idi..Zaten sanata siyasetden daha da çok önem vermesi bilge kimliğinin en belirgin resmiydi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2006 yılında, Habertürk, henüz ‘’N’aber RTÜK’’ (‘’Nasılsınız Rize Trabzon Üzümleri Kurusu ?anlamında’’ ) olmadan önce, merhum Ufuk Güldemir dönemimde, Melih Meriç desteği ile yapmış olduğum TOP’LU İĞNE adındaki ilk tv belgeselimde, Ata’nın bu sözünün ne denli önemli bir teşhis olduğunu bir kez daha anlamışdım..Çünkü İsviçre ARTE kanalı menşeyli Atatürk belgeselini kanalda bulamamış ve maalesef İHA ‘dan araklamşdım... Daha sonra 2008 de Sky Türk’deki Ç’ENGELLİ İĞNE adlı ikinci Denememde ise, yine aynı belgeseli o kanalda da bulamamış ve kendi arşivimden çıkarmışdım.&lt;br /&gt;Hatırlayanlar biliriler. Yurdumuzun ilk kırmızı noktası içinde +12 ibaresit bulunan doğaçlama hazılanmış yapıtları idi bu programlar..&lt;br /&gt;Zaten hemen ardından ekranlara +7, +13 ve +18 gibi bir sürü ibare kondurdular,: &lt;br /&gt;Oysa Türk Hava Yollarında 13. Sırayı unuttular. &lt;br /&gt;Ve eskimiş Film yıldızları ve Futbol ile havada hepimizi konforları ile uyuttular..&lt;br /&gt;Yani, eninde sonunda adları Türk ama gerisi üfürük işlere şaşıp kalıveriyor bu durumda insan..Bol teşvik vaat etseler de ,Angut muyuz yoksa Angus’mu almıyor bazen dimam ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuyla başlığın ne alaksı var diyecelksiniz değil mi ?&lt;br /&gt;Var , hemde nasıl var .. Azzzz sonra , hemen reklamların ardından....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1905 de modanın yazılı resmi tarihi Doucet ve Worth adlı iki terzinin marka ve model tescili ile başlatmasından sonra yani 19. Yüzyıl sonunda artık opera, bale ve tiyatro imparatorluklarını sanayii devrimi ile hareketli resimlere (Sinema) kaptırıyordu..&lt;br /&gt;Görsel yanıltmaların önü sonsuza dek hayal gücü ile açılıyor ve çok daha fazla kütleleri kandırmaya silah olamak üzere Avrupa’dan artık Emperyalizmin kalesine, yani Amerika’ya geçiyordu.. Fransız kadınının yüksek dikişi ve İngiliz Erkeğinin zarif elbiseleri artık Los Angeles Ve New york gölgesinde ayakda durmakda zorlanıyordu..Oysa imgenin simgeye dönüşmesi için önce dilin var olması gerektiği ve bunun ürününün, ilk başta edebiyat olması gerektiği nedense unutturuluyordu.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devrinin şarkıcısı, oyuncusu, dansçısı ise o yılların aynı zmanda cinsellik ve magazin konusununda da epey malzeme oluyordu..&lt;br /&gt;Bu yüzden sahne sanatlarının dönemindeki Josephine Baker adlı Fransız ajanın Cumhuriyetimizin 50. yılında AKM de platin Chycas ile ödüllendirilişi hep ilgimi çekmişdir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken 60’lar ve 70’ler gelir. &lt;br /&gt;Etekeler kısalırken , etiketler tüm dünyada enflasyonla uzar ve nihayet TELEVİZYON devreye girer. Artık başkanların sevgilisi Marilyn Monroe ‘ler yokdur . Zaten Bily Wilder’ın Sunset Bulvarı’ndaki Norma Desmond’u izlemişçesine; Cahide Sonku , elinde ispirto şişesi lle Kazancı yokuşunda ölü bulunmuşdur..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Perdesi ipe çekilmiş sahnelerin ardındaki kulislerdeki kıpraşmalar ve kırıştırmalar , sinema setlerindeki klikker ( motor diyen ve kayıt bilgilerini bölümbaşlarında belirleyen siyah beyaz tabla )devamlılıklarına artık pek bulamaz hale sokulmuşdur .. Direkler arası tarih olmuş, Tepebaşı Sahnesi yanmış ve Cumhuriyet gazinosunda imamın karısı Sevtap Çetin kale mini eteği ile bayan bacak Serpil Örümcer’e rakip olarak sahne aldırılmışdır ....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sonunda Televizyon gelir.. Önce Bihter’in (Müjde Ar) gazozu ekranlara düşmeden ve eşi rahmetli Samim Değer ölmeden önce, Ustam Yıldırım Mayruk beyefendiin diktiği şifon elbise, Kilyos sahillerinde Fuar kolanyaları ile ıslanmaya ve ortalığı ıslatmaya başlar . Ardından erotizm rüzgarı Ali Poyrazoğlu, Aydemir Akbaş, Figen Han ve Feri Cansel’li filimler ile artık yatağa uzanmaya başlar ... İşsiz kalan Yıldızlar sahnelere dökülsede kendilerini toparlayamaz , Figüranlar kahvesindeki sümürülmüş emek ise bacakları kesik olarak artık İstiklal’de işporta ile hayatını kazanmakdadır. Oysa o devrin apımcı ve bazı yönetmenleri çokdan yalılarını alamış hatta ahlaklı yatırımları ve hayatları ile herkesie kendilerini örnek aldırmışdır Ve sonunda internetin gelişi ile Beyazcam’da kendini yanı ahlaksızlığın içinde bulmasının nedenini; tüm yaratıcılığının hala ereksiyonda olduğunu zanneden ahmaklığından soyutlayamaz ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canlı yayınlarda savaşlar arsızca çikulata ve sucuk tıkınılarak izlenerek kanıksattırlır.. o Arada beyaz eşya ,inşaat, faiz, ve lüks tüketim bir güzel halklara kaktırılır..&lt;br /&gt;Haberler: cinayet, tecavüz, hırsızlık ve ahlaksızlık ile taçlandırırlır..&lt;br /&gt;Magna Carta ise 800 yıl sonra hala sorgulanır.&lt;br /&gt;Mekke , Kudüs ve Vatikan kutsal üçgeni artık mutlak iktidardadır..&lt;br /&gt;Hamurabi’nin hamuru sonunda hamursuz çıkar ..&lt;br /&gt;Yarma şeftali değil kesme Gül artık suçludur..&lt;br /&gt;Yarmagül’ün ise suçu yokdur..&lt;br /&gt;Zaten Bursa şeftalisi de artık yokdur...&lt;br /&gt;Bu yüzden 45 yılda makas , iğne , iplik , bilgi, yatırım, ve istihdam ve de projje ile anlatamadıklarımı bir televizyon şovundaki, üzümlü Barbunya Ve Su muhallebisi ile nasılda dikkat çektirildiğime yanarım ..Bana yasak koymuş, koymakda olan ve koyacakların bu yüzden aklına hep şaşarım !! &lt;br /&gt;Çünkü bu saatden sonra secd edeceğim tek kıble ereksiyon halindeki bir ahlaklı zekadır . Zaten =O’da Tabiat Ana’dır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim artık şu işin sonuna ve oluruna :&lt;br /&gt;Bu yazıyı klavyeden ekrana, oradan da bilgisayarımın hafızasına sizlere yollanmak üzere 11 000 metrede döktüğüm ve içinde bulunduğum Çek hava yollarına ait ‘’ Uçurgaç’’ iniş takımlarını açacak ve ben Prag ‘da birkaç gün bırakacak ..&lt;br /&gt;Bu yolculukdan aklımda kalan en güzel anı belkide bu makale olacak, ancak;&lt;br /&gt;Elbetde kendime göre doğru olan sonucu aklıma kazır iken size mecburan sadece icivini sızdıracak.. çünkü bataryam bitmek üzere ☺&lt;br /&gt;Zaten hep bu yüzden ( Pil yetmeme durumu )&lt;br /&gt;Monitörün yatak odası reklamların vibratörü olmuşdur..&lt;br /&gt;Oysa ‘’Şeffaf gecelik yalnız kalbi arıyor.. break break’’ bir bir çıkış telsiz günlerinin yerini çokdan sosyal paylaşım siteleri doldurmuşdur...&lt;br /&gt;Artık fabrika çıkış ayarları zor bulunur ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son 200 yılın kısa özeti basitçe budur .&lt;br /&gt;Lütfen şarjlı pil bulundur ☺&lt;br /&gt;Çünkü bu gidişle sonun zaten hakkın değil helanın deliğinin yoludur ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kasım 2010 Avrupa semaları&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-3813635931823336084?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/3813635931823336084/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/12/monitorun-yatak-odasi-vibratorun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3813635931823336084'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3813635931823336084'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/12/monitorun-yatak-odasi-vibratorun.html' title='MONİTÖRÜN YATAK ODASI ! VİBRATÖRÜN FABRIKASI OLURSA...'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-7876415051791056730</id><published>2010-12-05T10:27:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T09:04:59.448-07:00</updated><title type='text'>MA AİLE AİLE DE HADİSE VAR !  KİME GELİR BU İŞİN LEZZETİ DAR…</title><content type='html'>MA AİLE AİLE DE HADİSE VAR ! &lt;br /&gt;KİME GELİR BU İŞİN LEZZETİ DAR…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hala, teyze, dayı hatta kuzen, biraz enişte, yanında bacanak, sonra da amca ve yeğen. Hadi basalım mı çamaşıra ortada yok iken evimizde lastik bir yuvarlak leğen ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet , Osman, Hakan, Ayşe, Elif, Sevgi…&lt;br /&gt;Oysa Dede Kortut zamanı isimler başka yolla karektere ve dileklere göre verilirdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asker, memur, polis, zabıta, müdür.. Her meslekde elbet vardır tercihi saklı olasada özeli paldır küldüre gümbür gümbür..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simitçi , siyasetçi, odacı, bozacı. Dürüyenin yada Aliyenin dediği ile tedavi olurmuydu Ankara’nın içoğlanı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin; Doğar doğmaz, vatandaşlarına pembe ve mavi nüfus kağıdı vererek nüfuz yarattığı inancı ile bu kez başka bir çeçeğin hüzününü anlatacağım size ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani yok sayılan , zülüm gören ama en büyük yıldızlarının Bülent Ersoy Ve Zeki Müren olduğu bu ülkede hem de !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce doğar doğmaz oğlanlarımızın pipisi açıkda bir resmini alırız bir makineden , Eeee! Görmemişin oğlu olmuş, tutmuş çükünü koparmış mealinden..Ama çok azımızın vardır albümlerinde kukusu oratada bir kız bebek resmi . Hem de 3 çocuk doğurmuş bazı kadınların hayatlarında vajinalarını bile görmemiş hatta hiç orgazm yaşamamış olmaları gerçeği yer etmiş iken dilimizde ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce lüle lüle saçlara toka ve kurdele oğlanlara , en fırfırlı entariler ve pembe yanaklara mıncık mıncık agu gu gu lu öpücükler herkesçe hem de bolca..Emekleme bittiğinde indir kucakdan ver eline hemen bir kamyon ve tabanca . Oysa yedi renkli yanar dönerler ile yatıyordu daha düne kadar yatağında..&lt;br /&gt;Kızların eline tabiki bir emperyalist bebek. Barbie ya da Cindy.. Neredeydi Türkan İldeniz ‘in Taşra Kızının Deliceleri adlı şiiri..&lt;br /&gt;Dahası da var elbet çocuklar ders çalışmaya ya da yatıya gidince arkadaşlarına; hemcinsi olması kaydıyla ancak izin sağlanır onlara..Önce öp yavrum, aşkın kim soruları nasıl bulsun genç nesil bu duruma doğruları?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya sonra ? &lt;br /&gt;Ergenlik gelir çatar ve insanın kıt aklı ve beklenti çarkları doğal seleksiyona karşı kalkan olmaya kalkar..&lt;br /&gt;Aynı rahimden üst üste doğan aynı cins insanın birinin muhakkak eşcinsel olacağı gerçeği nasılsa gözden kaçar ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa dışlamak , kışkışlamak yerine anlamak lazımdır o süreci. Çünkü sonradan olunmaz öyle doğulur sözü büyüleyici.. Hele de, insanların %10u eşcinsel ve %10 u heteroseksüel olunca , ne yaptığını bilmeyen %80 mi belirler süreci ?&lt;br /&gt;Aseksüel, biseksüel, homoseksüel, heteroseksüel, metroseksüel, siberseksüel say say bitmiyor . Eşcinsel, düzcinsel, eğricinsel din iman dinlemiyor..Alfabenin her haline insanoğlu gerçekden bir başka pozisyon belirliyor..Peki bu durumda dünyanın en zeki 10 adamını da içine alan yumuşak ge li durum neden içimize sinmiyor ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz yamak yaz, kimbiliri kimin damağında tad!&lt;br /&gt;Bu gidişle bu ülkede ;Elinde karısının makyaj aynasıyla etek tıraşı olan aile babalarının nersinde soda şişesi bulunacak !&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-7876415051791056730?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/7876415051791056730/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/12/ma-aile-aile-de-hadise-var-kime-gelir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7876415051791056730'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7876415051791056730'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/12/ma-aile-aile-de-hadise-var-kime-gelir.html' title='MA AİLE AİLE DE HADİSE VAR !  KİME GELİR BU İŞİN LEZZETİ DAR…'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-7296346634775479001</id><published>2010-11-26T09:51:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T09:04:59.542-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Şerefine Atam; zehirli boyalı şerefiyenin ya da şerefsizlerin kenefine dökmek üzere keyfimizin hülasasını umarım her bayram !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıl 1918, Anafartalar kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, &lt;br /&gt;Çekoslvakya’nın tarihi yeri Karlovy Vary’e varır.. &lt;br /&gt;Devrin en ünlü devlet adamlarından filozoflarına, sanatçılarından ajanlarına ve dünyanın çeşitli milyarderlerine kucak açmış bu doğa harikası termal ve içmeleri ile ünlü beldenin en önemli oteli Pupp Hotel’e ulaşır. &lt;br /&gt;Yanında yolculuk için ihtiyaç duyacağı iki adet sandık vardır, &lt;br /&gt;Birinde kitapları , diğerinde ise şık kostümleri.. &lt;br /&gt;Ne yazık ki yer yokdur. Kimbilir belki de ulu önder Atatürk’ü tanımamışlardır. Derhal yanındaki mihmandarına müdahele eder ve kim olduğunu asla açıklatmaz..Hemen karşısındaki Palace otele yerleşir. Her akşam, Maissen porselen ve siversmith gümüş servisi ile ünlü leziz yemeklerini Pupp otelin aynalı restoranınında yemeye başlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kaç gün sonra bir gece Ata, Alman bir kıdemli askerin dikkatini çeker. &lt;br /&gt;Generale, gazinin Türk komutan olduğu bilgisi verilir . &lt;br /&gt;Masaya gelen general kendini tanıtır ve sorar : ‘’ Biz Almanlarda 60-70 yaşından önce bu makama ulaşılmaz .Siz Türk’lerde, nasıl oluyorda 37 yaşında bu mertebeyi oluşturabiliyorsunuz?.. Merak edenler bu münazaranın anektodunu araştırarak zeki bir manevra ile Gazi’nin generale ne cevap verdiğini bulabilirler elbet.. Birazdan aynı mekanın diğer yaşanmışını size aktardığımda inanın bazılarana olmayacak pek şerbet..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O tarihlerde Halife Padişah Vahdeddin ise Berlin’de dir...&lt;br /&gt;I. Dünya savaşının rüzgarları daha dinmeden 2. nin meltemleri belli ki hissedilmekdedir....Yerin 2000 metre altından gelen demir oksit bakımından en zengin kabulen akarsu ise restoranın geniş camlarının önünden akıp gitmeye devam eder .Hemen köşeden, redöşose lokanta ile aynı seviyede kalan, Silindir şapkalı ve pelerinli sürücülerin kullandığı zarif ve şık Faytonlardaki aristokrat suratlar, camlardan içerisini meraklı bakışlar ile süzerek adeta at nalı seslerini tırıs tırıs makamına döndürmekdedir... Sablaj ,kristal Bohem avizelerin sessiz aydınlığına Moser kristal kadeh çınlamaları eşlik ederken, kuartet ortkestra, konukların arzularına uygun ahengli melodilere akan suyun debisine denk bir aşkla devam etmekdedir. Beyaz eldivenli servis mekanın adeta pandomimsel bir sanatının işaret dili olarak kullanıldığını göz kırparak sergiler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıl 2010 , &lt;br /&gt;Aradan nerede ise 100 yıl geçmiştir..Çekoslavakya artık Prag Baharı’nın kanlı tank paletlerinin, Sürgün yıllarını Ankara’da geçiren Kurşenko’nun, hatta KGB nin ve Varşova Paktı’nın korku dolu olduğu yılları geride bırakmış, Slovenya’dan ayrılmış ve Çek Cumhuriyeti adını almıştır... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kez, orta yaşlı bir esnaf, Türkiye Cumhuriyeti’nden bir Turizm şirketi ile yanında bir gurub yolcu ile Prag’dan Karlovy Vary’e, ÇeK bir otobüsle ama yarı Çek yarı Türk bir rehberl eşliğinde yol almaktadır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakşalış 2 saatlik sürecin yarısı otoyol ve gerisi hala bakış açısı bol bir yol olarak geçecekdir.. Rehberin; monoton ancak gereksiz anlatısı cızırtılı mikrofondan başlar .. Civarlar göz alabildiğine hafif engebeli arazidir.Yeryer yıkık dökük birkaç eski endüstri ve tarım artığı bina dışında pek bir yapı göze batmaz..Genç rehber birkaç küçük öksürük uyarısı ile anlatıya başlar ‘’Kral’ın oğlu olmadığı için nasıl Lüksembourg Hanedanının damızlık yapıldığı ve Kral Karl (IV: Charles) ‘ın nasıl yaratıldığını , daha sonra Nasıl Vatikan ile Psikopos yada Piskopos (!) andlaşması yapıldığını,Çeklerin nasıl birayı bulup dünyaya tanıttığını, skoda araçlarını, Türk ordusnun silahlarının tedarikçisi olduklarını, Karaliçe Elisabeth in Kılıç zoruyla 300 yıl önce kiliseleri nasıl kapatıp yerine okuma yazma kursları açtığını, Çek halkının %99.8 ile Avrupa şampiyonu olduğunu ve hala Türkiye Cumhuriyeti’nin bu konuda 250 yıl geride olduğunu söyler.... &lt;br /&gt;Kanım donar, &lt;br /&gt;Veledi zina kılıklı bir çakma rehber, onun parasını ödeyenlere hatta babasına bile hakaret etmişdir...Bu ne hadsizlikdir?&lt;br /&gt;Daha sonra anlatmaya devam ettiği kimin kaç litre bira içtiği, şerbetçi otu etiği, Efes Pilsenin in bile patentini buradan sağladığı ,hatta Saadettin Saran’ın satın aldığı devlet hava yolları bilgileri gibi laflar bile bir kulağımızdan girerken diğerinden çıkar gider ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Carlovy Vary ağaçlı tepeler arasından görünür..James Bond filminin çekildiği gazinonun önünde, başı öne eğik moralsiz ve sessiz grup otobüsünden iner. Ve duvara asılı Sigmond Freud levhasının yanındaki M. Kemal ATATURK . (Türkiye Cumhuriyeti Kurucus) 1918 levhasında karşılanır.. Moralller yerine gelir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasılsa, o an, orta yaşlı yolcuya, Pupp Hotelin redöşose camlarından sanki biri bakar gibi gelir. Gurubun öğlen yemeği davetinden vaz geçerek , kendi kurumsalının Ata’sını yani oratğı ve ustasını alarak hemen o yöne yol alır... &lt;br /&gt;Tarihi Lobby aslında misafirlerini tütün odası ile karşılar , Oradan ana salona geçildiğinde Baroc ve Rococo karışımı ihtişamlı salondaki Marocain Bergere koltuklarda artık yaşlı alman turistler ve bir kaç rus fahişe dışında konuk göze batmaz .. Mevsim kışdır ve Carlvy Vary de zaman ölüdür..Anasalonu süzüp birkaç foto aldıkdan sonra iki yabancı yolcu aynalı restorana ulaşırlar.. Nazik bir karşılamadan ardından zaten o öğleden sonra 3 masanın konuk ağırladığı restoranda yer seçeneği kendilerine bırakılır... Onlarda biraz önce dışarıdan gördükleri salonun hemen hemen en startejik masası olan büyük aynanın yanındaki büyük camın önündeki ufak masaya doğru adımlarını atmaya başlarlar ..&lt;br /&gt;Beyaz eldivenli garson siparişi alır.. &lt;br /&gt;Salonun sessiz ve zamanı donmuş atmosferinde yemeğe başlamak üzere içki dolu kadehlerini kaldıran iki adam tam kadehlerini tokuşturacakken 3. bir kadehin varlığı ile irkilip göz göze gelirler... Evet o oradadır.. Sükutun ağırlığı altında bir sessizlik adeta tüm salonu sarmışdır. Köşeden geçen atlı arabalar bile sanki ağır çekime düşmüşcesine herşey yavaşlamış zaman durmaya başlamışdır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orta yaşlı adamın eli titremekde gözlerinin pınarlarında ğaırlaşan yaşlar damlamamak üzere direnmekdedir.. Ustasının yanağından süzülen tek damlayı görünce daha fazla kendini tutamaz ve dudaklarına tuzlu gözyaşları deymeye başler...&lt;br /&gt;Şefkatli bir görünmez el yanağından gözyaşlarını tüy değmişçesine bir dokunuşla ve İzmir imbatı serinliği ile alır .. Ve kulağına duyulmaz bir ses bazı sözler fısıldar... Birkaç saat yavaşlayan zaman inat su gibi akıp geçer.. Dönme vakti gelmişdir.. İki dost yolcu, duyduklarını kimseye anlatmayacaklarına dair söz verirler.. İki kap yemek bir salata birkaç kadehden sonra masadaki , bu günlere ve bu günki düzene yabancı ama çok eski O dost ile vedalaşarak ayrılırlar salondan.. Akarsuyun köşesinden devam ederken caddeye, son bir kez döner bakar orta yaşlı yolcu, Camın gerisinde o vakur mavi bakışlar ve biraz sigara dumanı kalmışdır. Bembeyaz yaka hala dimdik kolalı ama eller hala şefkat sklı olsada mağrurca sallanmakdadır...&lt;br /&gt;O gün orada, Yalova termalinin yapılışındaki köşk için bir ağacı kesmek yerine koca köşkü kaydırmak değildir anlatılan . Çünkü köşk artık emperyalizm çanlarını çalmakdadır Çankaya kulelerinden..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayramlık ağzımla bitireyim bari ki lazımlık gerekmesin adam olana;&lt;br /&gt;Cami şerefelerinden ezan yerine vaat dolu sahte evangelizmden vaaz, şerefsizlerden ise ahlak ve erdem yerine çaylak ve verem kılıklı siyonizmin sistemden başka laf gelmemekdedir artık ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlaşılan ve kayda geçen sözlerin hülasası bekler ahlaksız vatan hainlerini her zaman. Yenilen 2 kab yemek bir kaç kadeh içikinin ardından akalacak olan istedikleri an faiziyle önlerine getirilecekdir hülasa ül alalı haram ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklama : &lt;br /&gt;Bu hikayedeki 2 kişi ben ve Yıldırım Mayruk değildik ! &lt;br /&gt;Zaten böyle şeyler gerçek olamazdı . Masal yani..&lt;br /&gt;Kimse bize birşey fısıldamadı, Sarhoş masasındaydık ama yeteri kadar ahlaklı . Dolaysıyla, değildi ki kimse kutsal adaklara Zekeriya sofrası..&lt;br /&gt;Hayali karekter ise hiç var olmadı bu dünyada kimse korkmasın . &lt;br /&gt;Ancak onun sülietinin arkasına saklanıp kimsede insanları soymasın , &lt;br /&gt;Çünkü analarının arabezi artık ortak pazardan, valla çatlarlar ayakkabı ve çanta zengini karıları nazardan!! Hayasız evlatlarına zaten lafım yok ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada, Türkçe bilmeyene bir açıklama var altda , 2010 usulü değil 1918 misali bir anlayışla .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk |ˌatəˈtərk|&lt;br /&gt;Atatürk, Kemal (1881–1938), Turkish general and statesman; president 1923–38; born Mustafa Kemal; also called Kemal Pasha. As the first president of the Turkish republic, he abolished the caliphate and introduced other policies designed to make Turkey a modern secular state.&lt;br /&gt;NOT:&lt;br /&gt;Lüzumsuz şikayetler ile lütfen ifade ve yazılarımdan dolayı adalet sistemimizi daha fazla meşgul etmeye kalkmayınız .Önce kalkınınız, ya da beni izlemeden senelik izinde kaykılınız..Nasıl olsa anlamadan katırılmakda kakmalı oyamalı kandırlmakdasınız ..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-7296346634775479001?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/7296346634775479001/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/11/serefine-atam-zehirli-boyal-serefiyenin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7296346634775479001'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7296346634775479001'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/11/serefine-atam-zehirli-boyal-serefiyenin.html' title=''/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-4430804402096929009</id><published>2010-11-03T12:44:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:04:59.646-07:00</updated><title type='text'>DOMATESİN ÇEKİRDEĞİ Mİ İNCİR ÇEKİRDEĞİ Mİ ?</title><content type='html'>Gerçekten incir çekirdeğini bile doldurmayacak bir konuya tahta kaşığımı daldıracağım bu hafta. Bazıları rahatsız olsa da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü domates kırmızısı bayrağın alını solladı durum nasılsa .Çünkü, insane kirli kaşığını salçaya daldırırsa  kendi kabını küf eder.Kimbilir, belki de okuyup anlayan bu kez bana küfür serer..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DOMATES SALÇA BU NE BİÇİM KALÇA ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nesi doğru ki şu garip eğrilerin aslında ,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelin bir göz atalım son günlerin malum tartışmasına :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son birkaç yıldır, eşsiz tarım ve hayvancılık politikasızlığının eseri bir polemikle sarsıldı Türkiye.Domates geldi 15 liraya denk dayanıverdi birden bire ..Aslında bam teline basan başka bir tutumdu mesele .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözleşme dönemi başladığında 12-13 ay vadeli süreç bazı firmaların GÜÇLÜ müdürleri sayesinde bu hale geldi desek yalan olmaz hani .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi cevap ver bakalım malum medya seni gidi seni misali !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son iki yıldır gittikçe kaotik bir yapıya gelen süreç, zaten randıman düşüklüğü yaşayan sektöre fena daldı.Deli dana, kuş ve domuz gribine nazire eden bir de hasatalık vurunca işler harbiden karıştı ve %40 daha kayıp alışkanlık sayıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10-15 kuruşa ekim yapmayı beğenmeyen köylü, kredi borcuna ilave bir de gübre batağına saplanınca ahlakını kaybederek, once karıyı boşadı, sonra beyaz eşya ve konuta yatırım yaptı hatta haciz tehlikesine karşı tarlayı da hala, teyze ya da  dayı üzerine aktardı  ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahlak da çökünce satış kontratlarında kayıplar %40 a vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken MONSANTO, kahpe manto misali giriverdi devreye. GAP yöresine verilen acil kredilerin akıbetine hiç girmeyelim bence .. Daha ucuza üretilen domates ilk once Marmara ve Ege deki düşük rekolte nedeni ile verimli gözükse de talep’e olan bağımlılık bir anda 40 kuruşa vurdurdu fiatı hileli eller ile …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözleşmesiz kilosu 10 kuruş , sözleşmeli kilosu 15 kuruş olan mal altın olmazmıydı bu ellerde?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Manipülasyon mu spekilsayon mu yoksa sonu kanalizasyon mu vardı şimdi seherde …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumda ninemizin sandığındaki yerli ırk domates tohumu kendini sandık lekesinde saklamış adeta ve hibrit kökenli kilitliler ise nam salmış topraklarımızda ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;500 yıl once Ladino’lar ile Osmanlı mutfağına giren bu imha eden gıda, bakın bu süreçde neler yapar daha mutfaklarımıza ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadede gelelim . Olan oldu su akdı yerini buldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sera domatesi bile rantı dumura uğratanın torunuydu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen İzmir serbest bölgede bir salça fabrikası kuruldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyadan gerçekden ilgi gören lezzetli salçamız Çinden gelen ithal ile karıştırılıp ihracatın yolunu tutu. Böylece Türk Salçası kalitesi de eleştirinin dibini değil tavanını sordurdu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Domatesin çekirdeği kırmızı kırmızı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dol karabakır dol&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tencere dibin kara seninki benden ak mı a diyette kesilesi hırsız kol ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşçı yamağı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-4430804402096929009?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/4430804402096929009/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/11/domatesin-cekirdegi-mi-incir-cekirdegi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/4430804402096929009'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/4430804402096929009'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/11/domatesin-cekirdegi-mi-incir-cekirdegi.html' title='DOMATESİN ÇEKİRDEĞİ Mİ İNCİR ÇEKİRDEĞİ Mİ ?'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-6079329684462607619</id><published>2010-10-25T13:13:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:04:59.740-07:00</updated><title type='text'>BİR FENOMEN HİKAYESİ…  BAŞLIYOR REZİLLİĞİN SON PERDESİ…</title><content type='html'>Neler olacak neler, hani nerede maydonozlu köfteler …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarışmacı 1: ECE VAHAPOĞLU&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizans Medusası modeli saçları ile imajını korumaya çalışsa da aynen hukuk gibi içi boş bir çuval sanki bu dünya..&lt;br /&gt;Her gece ayrı bir jarse tek omuzlu dekolte ile ortada, nihayet bir kot pantalon bulabildi sonunda. Kırmızı peluşlu yatağına da yattım, ama öteki yüzünü görünce tahminlerimde yanılmadığımı anladım.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Risotto kıvamında yayla çorbası , mantarlı tavuk ise pilav üstü kuru çakması ve de muhallebici aşklarından kalan keşkül safsatası!&lt;br /&gt;İç içe koca bir hiçe bir mekanda hem de YÜKSEL AYTUĞ da var masada .Konuk sunum Melis SÖKMEN ama o gece stüdyo mutfakda bulaşık yıkayıp temiz çatal aramakdan öldüm ben ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarişmacı 2: NEŞE ERBERK.&lt;br /&gt;Onda vardı herkesden ayrı bir zerafet , okul öncesi eğitime yarıştı az kalsın kazanacaktı.. Sürpriz sunum Tango ama bakın kime patlayacak sonunda bu meselede piyango?&lt;br /&gt;Ev mutfağında yemek ayrı bir lezzet ama karşında 3 kamera varsa adım olmasın sakın gudubet !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Portakallı enginar , deniz ürünleri festivali ve kağıtda balık da var. Tatlı olarak incir kardık artık olamadı o masa bana yar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarişmaci 3 : NUR YERLİTAŞ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masada yok yok , dizi minisküsden hasta. İzzet Çapa ortaya soya sosunu şişesiyle getiren garsonunu sen hala servise sok. .. Genel görünüm pek iyi ama pavyon muhabbeti eden başka birisiydi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çipura yerine levrek önden çıtır börek gerçekden gevrek, acılı makarnada karides dehşet ,sütlü tatlı yapdı bize tam rehavet. Sürpriz konuk SEDA SAYAN , Bakalım kim çıkacak birinciliğe şahlanan ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarişmacı 4 : CENK EREN &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cahil cesaretidir her şeyi zehir eden . Ama bilmemek değil öğrenmemek ayıp derler ezelden .. Kıravatsız her gece bu durumdan rütbe girer otobüs şoförlüğünden kamyon şoförlüğüne elbetde ..&lt;br /&gt;Vişneli sarma ayvalı dolma ıhlamırlu muhallebi ile mide fesatı sonunda . ancak Dövmeli HIyar Salatası hatırlanacak yıllar sonra da !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi beni geçelim . İzleyin öyle dertleşelim . &lt;br /&gt;Vurun beni yerden yere ama eğer kazanırsam yüzlerce engelli ve aç hayvan besleyerek yaşatarak buna sebepleri bekleyeceğim girerlerken sırat köprüsünden cehenneme …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KAZAN KAZI, KAZAN KAZAN; &lt;br /&gt;TENCERE DİBİN KARA SENİNKİ BENDEN DAHA PARLAK OYNAYAN..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşekkürler, Tuğçe, Orsan, Hakan , Caner, şöförler, ulaşım, servis, ışık, kamera , kurgu montaj ve Show TV.. Ekranları özlemişdim bir tek sizle doydum iki yıl sonra ahlak ve erdem dolu profesyonel saygınızla .. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Televizyon Yamağı ☺&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-6079329684462607619?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/6079329684462607619/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/bir-fenomen-hikayesi-basliyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6079329684462607619'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6079329684462607619'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/bir-fenomen-hikayesi-basliyor.html' title='BİR FENOMEN HİKAYESİ…  BAŞLIYOR REZİLLİĞİN SON PERDESİ…'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-3588737473771875252</id><published>2010-10-21T13:52:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:04:59.832-07:00</updated><title type='text'>HZ. İSA’LI KUNDAK BEZİ URFA’DAN,  KUTSAL MENDİLE BESMELE YAZAR, ARABEZİ DOKURLAR  BUNLAR  BULDAN’DAN..</title><content type='html'>Okuyacağınız bu olay tamamen kurgu olup gerçek şahıslar ile ilgisi yokdur , Zaten böyle olaylar gerçek olamaz , hatta böyle şahıslar da !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir uluslararası sempozyum için yurdumun özel bölgelerinden birine davetliymişim geçen hafta ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her seferim bir başka umut çiçeği açtırsa da Anadolu’da aklımda; Bu kez devedikeni batmış sanki bir yanıma laf edince rüyamda bir ahmağın düttürüsü salakça !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarı Mezopotamya, mezzo ritminde bir yaşamı sürdürüyordu binlerce yıldır . Kapadokyanın atları adetadan tırısa, oradan da dört nala koşmuşdu bu narin coğrafyada, hatta kağnılar ile kurtuluş savaşıda yaşanmışdı bu bölgelerde ama  bakın neler oluyor günümüzde iç güveysinden iktidara girince hallice ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bildirimler , sunumlar , geziler ... İl müdürleri, emniyet müdürleri ve çok değerli devletin mülki amirleri, ustalar ve üstadlar.. 3 gün üç gecenin sonunda bir arada sempozyumu kapamakdaymışlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa , 22 yılı aşkın süredir, o bölgedeki meslek yüksek okulunun dünyaya örnek bir kurumundaki çok değerli bir müdür görevden alınmakdaymış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Döner sermayeyi, döner bıçağı ile kesmeden , Avrupa Eğitim Fonlarına örnek konuşmacı olarak davet edilen, içinde ilk şehit öğretmen anıtımızı dim dik ayakda nöbet tutarak bekleyen , yıkılmak hatta yerine alışveriş merkezi yapılmak istenen tarihi binayı nefer gibi koruyan bir kaharaman da bahçede benimle gizlice ayak üstü bir sohebeymiş  guya.  Güya bu rüya ya O da devleti mahkemeye vermiş .. Dev-let , Out-let miş zaten o gece !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim sadede&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rüyam kabusa dönüşürken bu seferde ter basıyor polyesteri banılmış çarşaflarıma seherde..Ve bir müdürün sesi geliyor sanki karabasan misali...Kendisi kültürsüzlük ishali ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’Bilirsiniz Hz. İsa (aleyhüselam) Bu toprakalarda çarmıha gerildi, Altındaki abası bazılarına göre donu ise kanlandı, Sonra italyanlar onu bizden çaldı, Dilsizler tarikatı bu yüzden kurulmuşdur, Kutsal mendilin yerini bilenlerin dili bu yüzden kesilmişdir .. Aklıma gelen projeyi mülki amirim red etti. Sakın telafuz bile etme dedi ancak, ben fikrimin arkasındayım. Bu kadar akademisyen önünde size anlatmalıyım...Tüm semavi dinlerin başkenti olan bu bölgeden dünya markası yaratmalıyım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zikir deflerinin seslerini duyarcasına uykum hafiflerken soldan sağa sağdan sola kıvranıp, ehram denen yünlü dokumaya dolandığımı sanıyorum. Ama rüyada olsa içim acıyor ancak gözlerimi açamıyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’ Kundak bezi ihreç edelim Avrupaya , Yerel dokumlarımıza kutsal İsa resmini basalım, Böylece Batılılar bunu kapışır bebeklerinde kullanır ve bölge tüm dünyaca tanınır’’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yuh, çüş hatta oha diyerek fırlamışım yatakdan o gece Polis evindeki odamda..O gece gördüğüm rüyayı karabasan sanmışım..Filim kopmuş o anda.. gerisi yok kahvatıya inmeliydim mutlaka..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni rüyamdaki mertebeye getirenin anasına bacısına rahmet okuyup 3 kulluvallahi ve bir elhamla koşuverdim banyoya, Günaydın kelimesinin ardına diziverdim dizeyi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu saatden sonra secd edeceğim tek kabe ereksiyon halindeki zekadır a ahmak . Onun adı Allh-u Tuela ise kendine bir aynada bak !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mezopotamya Yamağı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-3588737473771875252?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/3588737473771875252/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/hz-isali-kundak-bezi-urfadan-kutsal.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3588737473771875252'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3588737473771875252'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/hz-isali-kundak-bezi-urfadan-kutsal.html' title='HZ. İSA’LI KUNDAK BEZİ URFA’DAN,  KUTSAL MENDİLE BESMELE YAZAR, ARABEZİ DOKURLAR  BUNLAR  BULDAN’DAN..'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-8091724341182084880</id><published>2010-10-17T03:02:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:04:59.932-07:00</updated><title type='text'>TAŞLAR YERİNDEN OYNUYOR MU?</title><content type='html'>Yerüzündekilere merhamet etmeyenler, gökden rahmet yerine ancak şer bekleyebilirler, bu durumda başımıza taş yağarsa acaba olup biteni ne ile açıklama yoluna gidecekler?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her yüzyılın başında olduğu gibi bu yüzyılın başında da baş döndürücü bir hızla gözümüzün önde olup biteni gün be gün izlemeye devam ediyoruz ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cehennemin taşları da iyi niyet ile döşendi derler ama bunu anlamakda snırım bugünlerde zorluk çekiyoruz..&lt;br /&gt;Kavram kargaşalarının karmaşadan uzaklaşmasını ise dörtgözle bekliyoruz .. O yüzden ;Aydınlık kararırken bu ara sizlere sızıntı halinde gelen bir karanlıkdan bahsediyoruz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhteremlerin zatı artık arka aksını sağlama aldığını düşünüyor olsa da, aslında oğlunun düşük ön aksından haberli nereye düşmekde olduğunu pek göremiyor zannımca..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklım yıllar yıllar önceye gitti bu hafta, &lt;br /&gt;Bir belediye başkanının yanına yırtık pabuçla gelen bir şahsa… &lt;br /&gt;O yıllarda, dönemim Beyoğlu’ndaki ünlü bir çok katlı mağazasının kumaş reyonuna uğramış ve bir takım elbise almak istemişdi. Elbetde ki önemli bir şahsın ziyaret kartı da elindeydi, Şimdi üretimi bitmiş, yılların korumacı ekonomisi nedeni ile hep fikir çalarak taklidle zengin edilmiş, fabrikasının arsasından bile dozer geçmiş bu firmanın o yıllardaki reyon şefi emekli artık nasılsa. Yoo Halep ordaysa arşın bu hafta …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama, emeğe saygısı olmayan erdeme emeklemez ve ahlaksızlığa diz üstü sürünür sonra da diz üstü düzülür  hep bu takkiyenin yolunda …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takım elbise yaptırmak üzere pahalı bir yünlü kumaşı seçen bıçkın delikanlı o yıllarda Kadiköy’de içki de içen bir civanlıkdan yetişen Gepetto’nun Pinokyosudur aslında ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak cebinden sadece 50 lira çıkınca reyon şefi kart sahibinin telefonuna yapışır santraldeki sekreterin yardımıyla..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Abi , bu adamda 50 lira var  bana yollamışsı, ama elbiselik 300 lira tutuyor ne yapalım?&lt;br /&gt;- Ara patronu, havluları yolladım  bu hafta nakışdan gelince istediği kadar avanta. Kravatı ve  eşarbı koyup yolluyor meclise bedavaya nasılsa , Defoludan kesin faturayı , Terzi x beye yönlendir sen. Görüverin işini. İşimiz var onunla ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reyon şefi hemen kupunu keser ve söyleneni yapar . Ardından Terziyi arar ve delikanlıyı hemen İstiklal caddesindeki ünlü pasaja yollar ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan 1 saat geçmeden reyona telefon gelir : Terzi X hatdadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Abi bu genc adamı yollamışsın ama masraf parası alacakmıyız bundan? Hani düğme tela falan ?&lt;br /&gt;-  Aman sakın Malum Bey aradı alma bu kez , Bizde sana kumaş alan müşteriyi yönlendiriyoruz hep..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte ogünden beri körler sağırlar birbirini ağırlar.&lt;br /&gt;Ağar ağar diz üstü sürünmeye işlenen günahlarla nasılsa mahkumdurlar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar geçer Aynı bıçkın bu kez güçlü ve zengin olarak aynı mağazaya oğlunu düğün smokini için yollar , bu kez ödenen para milyonları sollar .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Giyinmek örtmez insanı anlayacağınız , örtünmek ise sunar günahları bazen saklayamayacağınız &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teriz Yamağı &lt;br /&gt;10.10 10&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-8091724341182084880?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/8091724341182084880/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/taslar-yerinden-oynuyor-mu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8091724341182084880'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8091724341182084880'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/taslar-yerinden-oynuyor-mu.html' title='TAŞLAR YERİNDEN OYNUYOR MU?'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-3098469039229305987</id><published>2010-10-17T01:35:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:00.075-07:00</updated><title type='text'>SURMANSET..</title><content type='html'>Bir zamanlar Orhan Boran ve Yuki’den sınıf atlamış, Tarık Gürcan’ın davudi sesinde enginlere yelken açmışdım . Daha sonra gazeteci Ümit Deniz’in oğlunun Çallı tarafından yapılmış duralit üzeri yağlıboya tablosunun, Pürtelaş sokakda, köhne  arabalı bir eskiciye 2 şişe ucuz şaraba satılışına hayret ederek bakakalmışdım . İşte bu yüzden bu hafta size güzide medyamızdan başka bir ibret hikayesi geliyor …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kavanoz dipli dünyamız, kimine kavun kimine kelek; Bazılarına ise elbetde baklava börek davransa da, tencere dibin kara benimki senden kara da var nasılsa bu yaşamda.&lt;br /&gt;Ancak lekeli melek olur mu ardında alaleten ve kaktırarak dolaşanlar oldukça?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir varmış bir yokmuş. Bir zamanlar guya diplomat kızı çok bilmiş bir kızımız varmış . Hırs ve ihtarasın gözünü bürüdüğü, heryerde ve her daim nöbetçi olarak şan, şöhret, para ve güç ararmış. Kadıköy’lü zengin bir aileye gelin gittikden çok sonra foyası ortaya çıkmış. Ancak, apartopar çocuğu ile kapının önüne konulmuş olsa da, o soyadının bedeli geri alınmışmış. Hemde mahkeme kararı ile. Eee  sonunda hiç darılılırılmıymış?.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önceleri bir ulusal kanalın ikinci kanalında, gecekondu mahallelerinin kapısını çalıp, o garibanları stüdyoya alıp, cam odada havadan para döküp sadaka  toplatarak başlamış malum medyamıza girmeden once..&lt;br /&gt;Derken, bir gazeteye kapağı moda yazarı olarak attığında çokdan zengin eşinden ayrılmış olarak belirivermiş.&lt;br /&gt;Hemen bir çengelini köşelerdekinden birine atıvermiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanışımın o yıllardan geldiği hanım, Ömer Hayyam’ı bilmediğini sergileyivermişdi defilelerimizden birinde.&lt;br /&gt;Kimi zaman holiganlar için karanfiller bile sermişdi merkezlerde.. Yürü ya kulumun gelişi, güçlü eşinin kanserden ölmesine denk geldiyse bile sonrasında gizli asıl hikaye..&lt;br /&gt;Basın Ekspres yolu henüz şaha kalkmışdır. Selde yağmacı denen halk , Çiller’in topuk sesleri başlığından çok sonra oraya taşıttırılmışdır.. İşte o yıllarda, ilk kez müstakbel eşi ile bir kokteyle gidecek bu kadın elbise derdine düşmüş ancak kalçasının yarısını açıkda bırakan elbiseyi deneyince beyninden vurulmuşa dönmüşdür..O gün, o aynadan, sırtı dönük vaziyetde kendisini süzdüğünde gözlerdeki ihtiras beni bile ürkütmüşdür. Yıllar sonra aldığı elbiseyi hiç giymediğini söylerken ‘’Neden aldınız?’’ dediğimde ‘’ Siz arkasından bakılacak kadınsınız elbisenin dekoltesine bakmamalısınız ‘’ dediğimi hatırlatmışdır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde o günlerden bu güne silicon, botox ve yağdokusu ile yüzsüz yüzü ay parçasına dönmüş olsa bile o gözlerdeki hırs kıskançlık ve heraset aynen dururmuş yerli yerinde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi zaman ılıman islamcı kadın yazarlar ile milyon dolarlık rüşvet çantaların gezdiği lüks evlerde, kimi zaman sosyete düğünlerinde adeta ger ger geriniricesine gezse de; &lt;br /&gt;Biliniz ki; Hem laik, hem demokrat, hem entellektüel, hem yardımsever, hem bilgin, hemde Anakraliçedir kendince..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak giridiği her kurumda kadın kadını parçalar teriminin en belirgin örneğini sergilese de, son manevra biraz dikkat çekdi bu günlerde…Vatanını seven , bakanını kerizleyen olur mu olur, yarınlarda elbet olan biten doğruyu bulur …&lt;br /&gt;Şarkıcıdan gazeteci oluyorsa , eh gazetecinin soyundanda şarkıcı olacakdır gayretle işte gerçekdir bu okuyun ibret ile.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıssa dan hisseye gelince, &lt;br /&gt;Eski patroniçenin mezecisinden insan peynir yeme derdine girerse; Gün olur devran döner , keser döner sap geçmişdeki bazı kayıtlı belgelere söver mi sizcede?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi yamağı Barbaros Şansal&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-3098469039229305987?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/3098469039229305987/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/surmanset.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3098469039229305987'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3098469039229305987'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/surmanset.html' title='SURMANSET..'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-4006673203209978405</id><published>2010-10-10T11:55:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:00.170-07:00</updated><title type='text'>DEĞİŞİM Mİ DELİŞİM Mİ ? ..</title><content type='html'>Çok doğru, süratle değişiyoruz..&lt;br /&gt;Bu öyle hızlı oluyorki sanırım deliriyoruz..&lt;br /&gt;Sevmeyi saymayı unuturken savdıklarımızla cebelleşiyoruz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Hülya ne bağış yapıyorsun bakalım ? &lt;br /&gt;-10 000 benden hanımefendi, sel mağdurlarına.&lt;br /&gt;-Yazın deftere 50 000 Hülya hanıma …&lt;br /&gt;- Ajda akıllı ortalarda yok nasılsa !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların sandık ve küp altınları bitmiyor, hazine avcıları ise kelle koltukda geziyor…Kiminin babasından, kiminin anneannesinden gelen altınlar harca harca bitmiyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sokağımda aç ve çöpden beslenen yüzbinlerin yanısıra  milyonlarca Üniversite mezunu genç ise ahmakça iş bekliyor, Biryanda ilahi komdei olarak yeryüzündekilere merhamaet göstermeyenler gökden rahmet diye dua eder , aslında yağacakdır belkide bir gün başlarına şer..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk pornosu , hayvana şiddet. Sosu ise iş dünyasında bolca rüşvet. Her yerde olmuş dolmuş  pazar, yok ki ülkemde üretimde bisiklet. En zengin gayrimüslim aile üretmekde hala tadında kokusunda ve renginde şekersiz jiklet ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi çek jikleyi Yamak’ Nasılsa olduk ahmak salak !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Hey terzi sana elbise başı 1000 Tl veririm. Kumaşı da kendim getiririm..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Astarı yüzünden pahalı bir hayatın girdabına sürüklenirken gözlerimizin önünde olup biteni dehşetle izliyoruz .. &lt;br /&gt;Açlıp saçılırken resmen defekasyon içinde yüzüyoruz…&lt;br /&gt;Kimi odalık odacısı modacı, kimi sopalık torbacısı bolcalı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Al da yap, yay ve sat hatta var da yap ve yap da sat arasında hoplatılıyoruz …Tekstil, turizm ve inşaat lokomotifinde kömür vagonu olan yatırım, istihdam ve kdv yerine servis kalite ve güvence sunamıyoruz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devşirmeden hallice, bazen de hali pek bellice; kimler kimler bir bir akıp, bakıp, bayıp geçit resmi önümüzde…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte tum bu keşmekeş içinde bir minik olay var ki gözden kaçıyor, İntaharlar hızla arterken tecavüzler sessizce sümen altına atılıyor. Güzide mütecaviz medyamız ise hala afyon yutturup, pış pış uyutmak için her devrin adamları ile yatakda alem yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahlaksızlık ise eşcinsellik , peki kim de varmış düz cinsellik? İnsanların %10 unun eşcinsel, diğer %10 unun heteroseksüel olduğunu düşünürsek aradaki % 80 seksüel bu durumda ne yapdığını hala bilemiyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsel ve dinsel devrimleri eksik toplumlar bataklıkda çarnaçar boğulurlar..Dünya düzeni değişirken, Eisenhover doktrini ve Wilson haritaları ile hesapları doğrulturlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilişim , değişim ve elden gitmekde herşeyim , bu durumda bende Tarkan gibi canlı yayında çişim geldi mi demeliyim ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumda önden vermedim bakirim ama gün gelince elbet isteyenin ermine amadeyim amirim ☺&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devşirelim devleşelim kimse farkına varmadan bu toprakları niteliksiz leş ile besleyelim …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi Yamağı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-4006673203209978405?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/4006673203209978405/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/degisim-mi-delisim-mi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/4006673203209978405'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/4006673203209978405'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/degisim-mi-delisim-mi.html' title='DEĞİŞİM Mİ DELİŞİM Mİ ? ..'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-1240135940142179050</id><published>2010-10-01T09:49:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:00.263-07:00</updated><title type='text'>Afife’den bir içimlik, Beyoğlu’ndan geçimlik !..</title><content type='html'>Bir varmış pek yokmuş, çok varmış ama aslı yokmuş, &lt;br /&gt;Yıllar yıllar once, İstanbul’un nadide kıyı köylerinden Yeniköy’de bir kız çocuğu doğmuş.. Sarı saçlı, mavi gözlü ve endamı epey parlak kız bebek o zamanlar pek hoşmuş. Büyüdükçe, serpildikçe, bol bol  sevgililer ile geliştikce namı epey almış yürümüş; Ama cep delik, cepken delik ailesi nedeniyle hala üstü başı bile yokmuş ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl olmuşsa olmuş bir şekilde hem hukuka hem kendine hakim bir beyden aniden bir umut doğmuş?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pak, ak delikanlı erler gidip geldikçe, hayat süratle değişmeye başlamış. Sude’den südyen emanet olunca da yapılacak iş şimdi okuyacaklarınıza kadarmış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar yıllar geçmiş. Arı gibi çalışkan butikçiden, gece kulüpçülerine dek cepleri denk daha kimler kimler gelmiş geçmiş. Ama gelgit akıllı hanım pek değişmemiş… Şıklığını bismillah , iri göğüslerini selah ve güzelliğini bir silaha dönüştürmeyi de bir hayli becermiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ak, pak günlere gelmeden öncede bakın daha neler sezermiş!&lt;br /&gt;4. Levent Villalarından birinde, kendi gibi sarışın ve renkli gözlü bir zengin oğlunun yanında nasılsa yeniden doğmuş..Meğerse, Kadir kıymet oğlunu da bilir olmuş. &lt;br /&gt;Artık adı sosyetik güzeli bulmuş, Ancak yanına yanaşdığı herkesi zehirli sarmaşık misali boğar olmuş.. O yıllardaki bahse konu genç adamın kafası bu mahsun prenses kılıklı kadın yüzünden ve taşıdığı uyuşturucudan çorba tabağında bile bulunmuş..&lt;br /&gt;Ama, asıl meşhur polis baskını öncesi, kediler, o villada ağaçlara asılır, idam edilir, kesilir ve kanları soğumadan içilerek yapılan ayınlerle de coşmuşmuş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şarkıcı, erotik yıldız, manken, balerin bu hanımın hayatında zaten pek bolmuş. Ancak daha dol karabakır dol dol şarkısı yeni okunurmuş…&lt;br /&gt;Yıllar yıllar geçmiş, hala yolu yokuş değil değiş tokuşmuş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul’un beş yıldızlı otellerinden birinde bir gece yangın alarmı coşmuş. Meğerse, evli adamın karısı oteli basıp henüz kanunlarda bu işler zina iken genel müdürü bile koşturup konuşturmuş.. Biricik prensesimiz otelden atılmış ama, koynundaki adam zaten dumanlı kafası ile boş boş bakar ve herdevre koşar olmuş..&lt;br /&gt;Peki peki anladık da, hala alıncak yol çokmuş….&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim masalın sadedine. &lt;br /&gt;Dini imandan ettirenine ; Birkaç kabe ziyareti bile bu işe şaşar dururmuş..Ancak, Azra’nın galerisinin kapısında Azrail nöbet tutunca Yamak hesap sorar, durum mütalasını şöyle bir durudurmuş,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökden 3 elma düşmüş: &lt;br /&gt;1. Bir buçuk yıl şahsi seyahat pasaportumu alıkoyan bu sultanın mihsab kılıklının teyzesi ile ozamanlar alakası varmıymış?&lt;br /&gt;2. Soğuk nevalenin acaba kocasının taklid kitabının benle ne alakası varmış ? &lt;br /&gt;3. Kuzeni neden benim bir akrabamın kızı ile evil olduğu halde bu ülkede bunlara cüret edermiş ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi Azraili ve Cebraili benim cebimde soğuya dursun &lt;br /&gt;Delikanlı olan gelsin bana birde ayna tutsun …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gel beri gel ey sufi hiçi , belki karnındadır veledi zinanın hiçi ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belediye yamağı !&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-1240135940142179050?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/1240135940142179050/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/afifeden-bir-icimlik-beyoglundan.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/1240135940142179050'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/1240135940142179050'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/afifeden-bir-icimlik-beyoglundan.html' title='Afife’den bir içimlik, Beyoğlu’ndan geçimlik !..'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-1987246686512378242</id><published>2010-10-01T09:48:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:00.357-07:00</updated><title type='text'>ALIŞIN VERİŞİN ! PARA PEŞİN ADI KIRMIZI MEŞİN !..</title><content type='html'>O da oldu! Beyaz geceler kutsal kitap Boğg’un emri ile yurdumuza bir geldi pir geldi ve pilatesden davlumbaz gibi gülümsetmeyi becerdi..&lt;br /&gt;Çişantaşı, Bağdat Avenue ve Peachthinyeah’de o gün 50 milyon dolarlık alışın verişin becerildi ! Gecenin 12 sine dek, kredi kartlarında 3-5 taksitlik yer kalmış tüm transvestiyer kılıklı bir çok silikonlu güzel ile birlikde moda kurbanı olmuş ahmak bir güruhda figuran olarak rezil edildi .. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben medyanın yalancısıyım ; o gün en çok rağbet gören ürün ‘’İstanbul Fashion Night Out’’ adlı 25 tl lik tişörtlerdi. &lt;br /&gt;Sadabad kılıklı medya, menekşe mendilim düşeye düşmüş, uzun eşşeğe yatmış arsız kredi kartı şirketleri aptalların cüzdanlarındaki veresiye  emeği bir kez daha becermişdi .. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı gün ben ise, 30 derecelik rutubetli bir İstanbul yazında Seda Sayan programı için Video kaydı yapmak üzere Show tv ekibi ile  Bakırköy İncirli Halk pazarına giriyordum !&lt;br /&gt;Madem Seda Sayan’a çıkacağım Madem Doğan Medya gurubunda ve diğer bazı ulusal medya kurumlarında bana ekran ya da gazeteleri yasak iken şimdi özgürlük verildi ; Eh, bu ülkede pazara girmek için Seda hanımdan daha uygun ünlü mü vardı? Zaten Hülya Avşar geçen sene Habertürk’de altyazı isteyince o gece ekranlar hepden en akıllı kadına dar gelmedi mi? . Bu durumda ben de Sayan ile Ortak Pazara bile girerim , bakalım eğlence kalırmıydı  ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herneyse,&lt;br /&gt;Seda Sayan’ın o gün tansiyonu düşünce gelemediği için dünya tatlısı bir ekip ile giriverdik alış verişin ta içine ..&lt;br /&gt;Format yabancı pazar tanıdık , İlk günkü gibi Show’da Pazar Sürprizi kimlikler adeta satılık !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar, zenginlerin ayrı, orta sınıfın kapalı, fakirlerin ise kapıdan bile giremediği mekanlarına beni içeri sokmak için ter ter tepindiği halde bende ipliklerini çıkarmak üzere Pazara giriverdim bile !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çakma çanta, gözlük pabuç bir yana neyin orijinali yokdu ki aslında tezgahlarda.. İlk durak derici. Para meşin ama kredi kartıda sattırıyordu leşini  alışmadan peşin ! 199 liralık montun aynısı Abdi İpekçi’de 700 e satışdaydı.. Bir sonraki durak çorapcı zaten çokdan ekrandaydı. , Tanesi bir teklik olunca ,benden başına çorap değil ama Seda Sayan yayınına beşibirlik, bir sayıda hediyem çantada oluverdi keklik ! &lt;br /&gt;Kışlık kapalı havuzlarında ve bodrum plajlarında  giydikleri sosyetenin mayocusundan kıvrılıp, kemerciye varıyoruz, 5 tl ye defosu olan sarah dan parti malı kemeri şak diye kapıyoruz , Geçit altındaki ahşap oyuncakcıdan geçip yayageçidinin berisindeki elbise tezgahına demir atıyoruz . Çünkü orada benim Anadolu’dan tanıdığım pırıl pırıl bir genç delikanlı öğrenci kardeşimin de olduğu bir tezgah var . Kimileri’’hayat pahalı başbakan ucuzlatsın’’ diye ekrana sızmaya çalışırken kimleride hayat  akıp giderken, prodüksiyon ekibinin kadraj nedeni ile kestiği yollardaki güçlü adeleli kollara da takılıyordu zaten..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gürcan; Ata avisi gözlerini umutla yarınlara dikmiş haftanın beş günü sabah 4 de kalkıp ailesi ile pazar pazar gezen bir genç.. Aynı zamanda bir ünivesitemizde mühendis olmak üzere eğitmeye çalışıyor kendisini .. Kısacık söyleşide günde 20-30 tl kazanabildiğini, tüm aile çalıştıklarını anlatıveriyor gurur ile .. &lt;br /&gt;Pazardan ayrılırken ülkem bir kez daha çırılçıplak gözlerimin önünde !&lt;br /&gt;Eskiden Saraylardaki kadınlara elbiseler dikilirdi , sonra pazarlardaki kadınların yaptırdığı köşklere don bulumadı ..&lt;br /&gt;Biliyorum ki o pazarcı genç, bir gün Sarayları , Köşkleri bırakıp bir Halkevi dikecek , Pazara kadar değil mezara kadar sevmek ve saymak zamanı gelince gürleyip esecek!&lt;br /&gt;Pazar Yamağı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-1987246686512378242?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/1987246686512378242/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/alisin-verisin-para-pesin-adi-kirmizi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/1987246686512378242'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/1987246686512378242'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/alisin-verisin-para-pesin-adi-kirmizi.html' title='ALIŞIN VERİŞİN ! PARA PEŞİN ADI KIRMIZI MEŞİN !..'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-7404441463527047334</id><published>2010-10-01T09:47:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:00.454-07:00</updated><title type='text'>Surmanset..</title><content type='html'>Bir zamanlar Orhan Boran ve Yuki’den sınıf atlamış, Tarık Gürcan’ın davudi sesinde enginlere yelken açmışdım . Daha sonra gazeteci Ümit Deniz’in oğlunun Çallı tarafından yapılmış duralit üzeri yağlıboya tablosunun, Pürtelaş sokakda, köhne  arabalı bir eskiciye 2 şişe ucuz şaraba satılışına hayret ederek bakakalmışdım . İşte bu yüzden bu hafta size güzide medyamızdan başka bir ibret hikayesi geliyor …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kavanoz dipli dünyamız, kimine kavun kimine kelek; Bazılarına ise elbetde baklava börek davransa da, tencere dibin kara benimki senden kara da var nasılsa bu yaşamda.&lt;br /&gt;Ancak lekeli melek olur mu ardında alaleten ve kaktırarak dolaşanlar oldukça?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir varmış bir yokmuş. Bir zamanlar guya diplomat kızı çok bilmiş bir kızımız varmış . Hırs ve ihtarasın gözünü bürüdüğü, heryerde ve her daim nöbetçi olarak şan, şöhret, para ve güç ararmış. Kadıköy’lü zengin bir aileye gelin gittikden çok sonra foyası ortaya çıkmış. Ancak, apartopar çocuğu ile kapının önüne konulmuş olsa da, o soyadının bedeli geri alınmışmış. Hemde mahkeme kararı ile. Eee  sonunda hiç darılılırılmıymış?.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önceleri bir ulusal kanalın ikinci kanalında, gecekondu mahallelerinin kapısını çalıp, o garibanları stüdyoya alıp, cam odada havadan para döküp sadaka  toplatarak başlamış malum medyamıza girmeden once..&lt;br /&gt;Derken, bir gazeteye kapağı moda yazarı olarak attığında çokdan zengin eşinden ayrılmış olarak belirivermiş.&lt;br /&gt;Hemen bir çengelini köşelerdekinden birine atıvermiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanışımın o yıllardan geldiği hanım, Ömer Hayyam’ı bilmediğini sergileyivermişdi defilelerimizden birinde.&lt;br /&gt;Kimi zaman holiganlar için karanfiller bile sermişdi merkezlerde.. Yürü ya kulumun gelişi, güçlü eşinin kanserden ölmesine denk geldiyse bile sonrasında gizli asıl hikaye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Basın Ekspres yolu henüz şaha kalkmışdır. Selde yağmacı denen halk , Çiller’in topuk sesleri başlığından çok sonra oraya taşıttırılmışdır.. İşte o yıllarda, ilk kez müstakbel eşi ile bir kokteyle gidecek bu kadın elbise derdine düşmüş ancak kalçasının yarısını açıkda bırakan elbiseyi deneyince beyninden vurulmuşa dönmüşdür..O gün, o aynadan, sırtı dönük vaziyetde kendisini süzdüğünde gözlerdeki ihtiras beni bile ürkütmüşdür. Yıllar sonra aldığı elbiseyi hiç giymediğini söylerken ‘’Neden aldınız?’’ dediğimde ‘’ Siz arkasından bakılacak kadınsınız elbisenin dekoltesine bakmamalısınız ‘’ dediğimi hatırlatmışdır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde o günlerden bu güne silicon, botox ve yağdokusu ile yüzsüz yüzü ay parçasına dönmüş olsa bile o gözlerdeki hırs kıskançlık ve heraset aynen dururmuş yerli yerinde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi zaman ılıman islamcı kadın yazarlar ile milyon dolarlık rüşvet çantaların gezdiği lüks evlerde, kimi zaman sosyete düğünlerinde adeta ger ger geriniricesine gezse de; &lt;br /&gt;Biliniz ki; Hem laik, hem demokrat, hem entellektüel, hem yardımsever, hem bilgin, hemde Anakraliçedir kendince..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak giridiği her kurumda kadın kadını parçalar teriminin en belirgin örneğini sergilese de, son manevra biraz dikkat çekdi bu günlerde…Vatanını seven , bakanını kerizleyen olur mu olur, yarınlarda elbet olan biten doğruyu bulur …&lt;br /&gt;Şarkıcıdan gazeteci oluyorsa , eh gazetecinin soyundanda şarkıcı olacakdır gayretle işte gerçekdir bu okuyun ibret ile.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıssa dan hisseye gelince, &lt;br /&gt;Eski patroniçenin mezecisinden insan peynir yeme derdine girerse; Gün olur devran döner , keser döner sap geçmişdeki bazı kayıtlı belgelere söver mi sizcede?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi yamağı Barbaros Şansal&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-7404441463527047334?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/7404441463527047334/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/surmanset_01.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7404441463527047334'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7404441463527047334'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/surmanset_01.html' title='Surmanset..'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-5830050439150084247</id><published>2010-10-01T09:46:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:00.548-07:00</updated><title type='text'>JAPON YAPIŞTIRICISI TAPON KARIŞTIRICISI !..</title><content type='html'>JAPON YAPIŞTIRICISI TAPON KARIŞTIRICISI !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köşe köşe kapışarak, birazda yapışarak geçen hayatlarda yok değil hani şu güzü hala iğde medyamızın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu haftaki konuğum herkesce malum şovlar şefi bir yazarımız,&lt;br /&gt;Ama hala aklımızda kaldı Aslı sanki masal cinayet olayımız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir güz akşamı, karayel, büyükşehirin seçkin konut sitelerinden birinin bloklarının aralarında kıvrak dans çalımları ile sinsice esmekdedir, Neruda dan hallice Yaşar Kemal den bereketlice , moda, spor, gezi, siyaset, yemek, medya yazarımız Abi ne ettin teselli ettin ise plazma azamnı ekranının karşısında rob de chambre ‘ı ile gezinmekdedir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orta blokların üst katlarından birinde, bir Japon diplomatın küçük oğlu olan  5-6  yaşlarındaki çocuk, daireye katılmamış demir parmaklıklı balkonda, yoldan geçen lüks otoların şaaşalı ledlerine doğru esnemekdedir..Az ilerideki rengarenk gökdelenler ihtişamları ile başdöndürmeye devam eder iken, &lt;br /&gt;yer leş miş keşke’nin ( yerleşke) kılıklı sitenin az berisindeki alışın verişin merkezlerinde faaliyet hala devam etmekdedir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar önceden beri şapkalısı ile kankalığı bitmemiş elitist yazarımız, her devrin adamı , peki, peki anladık şarkısını belkide Beyoğlu Belediyesine iletmekdedir...Eski patron belediye otobüsü altında kalmış, yeni patron boyun fularıyla tavlanmışdır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sessiz sitenin, sakin bloğunun bahçe katında, yeşil ve loş bir alan esen rüzgarın etkisi ile kara pelerinlerini bahçekatı dairenden sızan ışıklarında yardımıyla dans ettirmekdedir. Aradabir geceyi yırtan bekçi düdüğü sesi ve de otomatik garaj kepenklerinden başka ses ise pek hissedilememekdedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çuval muhteviyatın tok bir sesle hızla toprağa çakılışışın sesini andırır bir sarsıntı ile irkilmişdim o akşam, O sitede , O blokda bir dairede! Meğerse Japonun altı,yazarın 2 kat üstü aynı cephede bir başka dairede imişim şans eseri o gün  üstelik..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kreşando tadındaki konuşmalar, açık balkon kapısının aralığından içeri sızdığında bir şeylerin ters gittiğini anlamışdım o gece, Bir kez daha hayat medyaya aynasını tutacakdı gözlerim önünne, sanki eski muhabbet tellalarının cebinden cıkan horozlu aynadanmışcasına.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olan olmuş Japon çocuk bir anlık dikkatsizlik sonucu balkondan bahçeye düşmüşdür. 5 kat yüksekliden yere japonla yapışmışcasına bir yatayda duran çocuk hafif kıpırdamakdadır..&lt;br /&gt;Çığlıklar yükselirken koşuşmalar artar, site güvenliği harekete geçer ve zengin mahallesinde hemen bir ambulans bile beliriverir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahçe katının şeytan pelerini kılıklı perdeleri yavaşça kapanır , yerde yatan bedenin üzerinde bir gölge daha kaybolur, ve ardından dairedeki ışık da söner, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapıya cevap verilmemekdedir.. Merdiven bulunur, daire bahçesine sağlık görevlileri girer ancak çok geçdir, &lt;br /&gt;Savcının gelişi ile olay adalete intikal eder. Benim konuk olduğum dairenin sahibi dahil olayı gören bir çok sağduyulu vicdanlı insan karakola ifade vermek üzere gider..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;El insaf yazarımız bu olayları görmek istemez , gece gece kadife terliklerini çıkarmak zor gelir yalın ayak bile bilmediği hayata!&lt;br /&gt;Bilmezki hayatta gelinebilecek en yüksek mertebe ayaklarınızın altında çiğnediğiniz toprakda kalan izi kadardır !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Japon’la tapon hikayesi ise adam olmayanın  karaleke gibi zaten zaten alnındadır !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lahmacun’s yamağı &lt;br /&gt;Barbaros Şansal&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-5830050439150084247?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/5830050439150084247/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/japon-yapistiricisi-tapon-karistiricisi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/5830050439150084247'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/5830050439150084247'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/japon-yapistiricisi-tapon-karistiricisi.html' title='JAPON YAPIŞTIRICISI TAPON KARIŞTIRICISI !..'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-6287664534562156115</id><published>2010-10-01T09:45:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:00.642-07:00</updated><title type='text'>Surmanset..</title><content type='html'>İnsanlar doğarken; adlarını, ailelerini, genetiklerini, isimlerini, cinsiyetlerini, dillerini seçemezler ! Nedense kamburları donanıma dönüştürmek yerine onları sivriltiklerini pek  bilemezler. Oysa , işe yaramaz zannedilen çölün, deveye en kutsal armağamıdır o kambur . O kambur olmazsa çölde hayatda kalınır mı ki ?&lt;br /&gt;İşte kamburu donanım yapmak yerine donanımı kamburlaştıranlarda var ahlakı alçaklık olan bazı medyalarda bir başka ülkede olsa da bu dünyada....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kez küçük çocukların resimleri basmamaya özen gösteren gazetelere inat halkın çocuklarından şevhet arayanlar var kapımızda. Belediye otobüsü gazetelerinden biri daha bu aslında durum böyle olunca bende karar verdim bu duruma posta koymaya...işte size sabah sabah bir işbirlikçi hikayesi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tesadüf eseri bir ahbabımızın yazlığındaki garajda gördüklerim aslında bu hikayenin temeli...&lt;br /&gt;Bir mühim yazarın ve bir başka mühim yazarın iki oğlu bir çorba pişirmişde haberimiz yokmuş meğerse! Elbetteki bu rakip görünen iki kafadar yazarın ortaklığı dayanmakdadır çoook eskilere ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi kerevizyon hayali ile milleti soymuş, kimide bir spor kulübümüzün reklam avantasında soyunmuşmuş o günlerde..&lt;br /&gt;Allem etmişler kallem etmişler alem etmeden işe girişmişler ailelerinin fettansı destansı kurnazlık destekleri ile .. Sessiz sedasız kısa süreli bir faaliyet ise milyon dolarlık faturalara yetmiş de artmış bile ...&lt;br /&gt;İt iti ısırmaz misali bakın nerelere dayanmış iş ?&lt;br /&gt;Meğerse hayatları elemterefiş kem gözlere şişmiş !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rüya ya bu, nasılsa gerçek değil , aslı astarı olsa çeğiz sandığından çıkan altınlar OY değil..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O gün mutevazi bahçedeki sempatik garaj kapısı dikkatimi çektiğinde ev sahibine gezip gezemeyeceğimi sormuşdum,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malum garajlar ardiye gibidir. Her tür işe yaramaz zannedilen , gereksiz görülen ne hazineler keşfedilebilinir bu yerlerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumda dayanamayıp o eski faturalardan bir kaç nüsha araklamak düşerdi tabiki rüyamdaki ahlaklı erdeme...&lt;br /&gt;Çünkü kurulan paravan şirket ile bir kaç ayda milyarlarca fatura kesildikden sonra şirket kapatılmış , ancak belge ve eşyalar yer olmadığı gerekçesi ile masum bir tanıdığın garajına yığılmışdı, Denize nazır konutlarda keyif süren herkesin emrine münazır köşegenler nedense bir depo tutacak cesareti askıya almışdı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumda saklanması gereken eski faturalar da bu şekilde güvenlik altına alınmış sanılmışdı, Oysa; Hasta olacak kişinin ayağına doktor gelirmiş derlerdi ....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün gelir devran döner. Bu nüshalar skandaldan da beter.. Hangi spor klübüne ne kesilmiş, ucu alışın verişin merkezlerine dek değermiş ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kiminin anası kanserden kiminin babası amansız hastalıkdan ilahi adalete zaten boyun eğermiş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarih yazılmaz okunur derler. Şimdiki zamanı doğru şekilde ve ileride anlaşılabilir şekilde kaydetmeyenler geleceklerini oluşturamazlar. &lt;br /&gt;Bir gün gelecek bu nüshalar rüyalardan çıkıp elden ele gezecek . &lt;br /&gt;Hangi otoyol çiçeklendirmelerin kimleri ne hale getirdiği, &lt;br /&gt;hangi kadının çenesinin hangi kadın tarafından da kırıldığının bedeli elbet belirlenecek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlarınki benim anamsenin ananı genelevinde görmüş misali&lt;br /&gt;Ederi kadar değil bedeli kadardır ederi !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi Yamağı&lt;br /&gt;Barbaros Şansal&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-6287664534562156115?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/6287664534562156115/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/surmanset_3700.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6287664534562156115'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6287664534562156115'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/surmanset_3700.html' title='Surmanset..'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-7283856686974412555</id><published>2010-10-01T09:44:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:00.741-07:00</updated><title type='text'>CEVİZ DEĞİL ÇEĞİZ SANDIĞI ,  SANDIK’MI Kİ AHMAKLIKDIR KAMERA KAYDI ?..</title><content type='html'>DÜĞÜN DERNEK DERDİMİZ, &lt;br /&gt;ASLINDA NE KADAR DA KERİZİZ;&lt;br /&gt;BİR DE KEM KÜM EDERİZ&lt;br /&gt;BELKİDE HEPİMİZ BİRER SÜMEYYEYİZ ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜĞÜN OLDU HANIMLAR BEYLER,&lt;br /&gt;BAZI EŞELENEN BELEŞLER HALKA LEŞ EDERLER. &lt;br /&gt;SANMAYIN Kİ GİZLİ KALIR BU BEDELLER,&lt;br /&gt;GÜNÜ GELİR O BERDEL DE DER BU ELLER.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayırlı oldu , &lt;br /&gt;Ne Ajda Pekkan ne de Seda Sayan gelmedi o gece kına yakmaya,,&lt;br /&gt;Oysa Sezen Aksu keşke tesettüre girip çıkıverseydi yarüyamda da  ortaya !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın servis elemanlı, kadın aşçılı bol saçaklı bir düğün daha sessizce geçip gitti Contantinopolis’den..&lt;br /&gt;Gavur Pazarındaki Tefrikası ise pazar gecesi Lütfü Kırdar ensesinden ..&lt;br /&gt;Bakalım kaç simitçi altın getirmiş bu kez hoşa boşa bakanlara , o zaman bu yazı kapak olsun başı kapalı kıçı açıklara !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünsenize,&lt;br /&gt;Yediğin önünde yemediğin arkanda ; &lt;br /&gt;Kapıda zırhlı korumalar, milyarderler akın akın kınaya akmakda.  Çengelköy sırtlarında baştan aşağı dekore edilen bir düğün salonunda körler sağırlar bir birini ağırlamakda  ama nerelerine kına yakdıkları hala büyük muamma..&lt;br /&gt;Davetliler birer birer müthiş mücevherleri , Yahudi malı saten ipekli tesettür eşarpları ile kapıdan süzülerek içeri girmekde, Cep telefonları bile aman görüntü alınmasın, kızlarımız yayınlanmasın kaygısından birer birer toplanmakda &lt;br /&gt;güvenliklerce .. Oysa yandaş kanallarda 10 yaşında kız çocuklarının ormanlarda tecavüzü avukat ve psikolog eşliğinde sayfa sayfa yayınlanmakda , stüdyo kapısında patlyan silahlar bile magazin kraliçesi akrepleri korkutmamakda hala ..&lt;br /&gt;Boş verelim reklam arasını , halkın nasılsa ekmek arasıdır bu halkın ithal soğanı …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sofralarda kuş sütü bile eksik olmayan gece başlar, ellere pudra ponpunlu kırmızı güller ile kınalar yakılır. Misk amber ve hacıyağı yerine alkollü parfümlerin kokuları başları değil mideleri bulandırmakdadır ..Gelin hanım önce çıkar, ilk elbisesi ile biraz salınır ,.. El sıkmak hoş geldin demek zuldur sadrazamın sol lastiği için o an. Ardından dedikodu kazanının çarkları hız almakdadır, Gelin hanım askısız sırt dekoltesi ile yeniden sahnede belirir. Altın kolyeler ve işli terlikler ile adeta Hint güzeli gibidir. Pakistana babasının altın bileziğini hediye eden muhteremlerin zatıyesinin hediyesi ise henüz bilinmemekdedir.&lt;br /&gt;Gelin bir görünüp bir kaybolur. Üçüncü dekolte tuvaleti ile yeniden gelip ortalarda pir savrulur …&lt;br /&gt;Açılıp saçılmıştır has bahçenin güllerinin yerine deve dikeni kılıklı kasımpatları.. Ama ahlak ve erdem görmemişdir bunların hayasız evlatlarının ar damarları !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ter içinde uyanmışım bu kabusdan pazartesi sabahı.. &lt;br /&gt;Olur mu canım ? Böyle şeyler bu ülkede zaten sadece hep masal, Zaten bu şahıslar ve olaylar gerçek olamazlar, &lt;br /&gt;Merhaba derken bu platformdan sizlere ; &lt;br /&gt;Sanırım ki sanal olan bu kanal bazılarana bundan sonra adeta anal !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dikkat İstanbul’dan yayındaki medya basur kılıklı soğan Lalesi kokuyor …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi Yamağı &lt;br /&gt;Barbaros Şansal&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-7283856686974412555?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/7283856686974412555/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/ceviz-degil-cegiz-sandigi-sandikmi-ki.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7283856686974412555'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7283856686974412555'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/ceviz-degil-cegiz-sandigi-sandikmi-ki.html' title='CEVİZ DEĞİL ÇEĞİZ SANDIĞI ,  SANDIK’MI Kİ AHMAKLIKDIR KAMERA KAYDI ?..'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-3103875752921316433</id><published>2010-10-01T09:42:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:00.835-07:00</updated><title type='text'>Birinciyiz ancak bir İnci yok artık !..</title><content type='html'>Nelere kadir şu coğrafya değil mi? &lt;br /&gt;Kadir kıymet bilen ne halkız aslında !&lt;br /&gt;Ne padişahlar, ne milli şefler gördü de hala adam olamadı nasılsa..Nice yaşamların hazin hikayeleri ise hala durmaksızın yazılmaya devam ediyor….&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnci , &lt;br /&gt;O bu ay, 2010 Kültür Başkenti’nin bir Ağustos Ramazanında, viranelik olan surlarda, bir vatandaş tarafından inanılmaz zor bir durumda bulundu .. &lt;br /&gt;Çevreden geçenlerin ihbarı üzerine, kendisine birkaç eski tanıdığı ulaşdığında ise ortaya çok daha vahim yeni bir dram daha çıkıyordu..Ve de bu ülkeyi utanç duvarına yapıştırabilecek bir skandal ,tabi ki skandalda birinciyizdir . Bakınız: ulusal basının ilk sayfaları ve televizyonlarda gün içindeki yayın kuşakları !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama şimdi, İnci’nin, orijinal kopyaarı ve filmleri bende olan otel odasındaki vahşet görüntülerini bir bir kaldırıyorlar mecradan ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zonguldağın bağrından ışıklı hayallere kapılmış gelmiş bir yağız delikanlıydı bir zamanalar o da! Hayvanlara , çocuklara hatta ölülere ve hastalara tecavüzlerin çığ gibi patladığı günümüz Türkiye Cunhuriyeti’nde sıradan bir kurbandı ! Neyin mi kurbanı ? Anlayacaksınız birazdan…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırklı yaşlarına, bu kentin sokaklarinda travesti ( kadın kılığında bir erkek) olarak ancak ulaşabilmişdi İnci (38)… Harekatlar , ihtilaller, terrör, homofobik siyasal baskılar, sokak serserileri ve muhabbet tellalları hatta her çeşit uyuşturucu bile devirememişdi bu hayat direnci abidesini bu güne dek …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllarca o kamyon senin bu arabanın arka koltuğu benim , o pansiyon bu pavyon akıp gitmişdi binlerce erkekle bu yaşam &lt;br /&gt;O yıllara, ne nezaretler, ne baskınlar, ne dayaklar ve soygunlar da girmişdi elbet… Bize sadece yalanmış gibi  görününen tüm olasılıklar da vardı diğer yanda ama.  &lt;br /&gt;O erkeklerdi onlar da . Bir farkları vardı diğer erkeklerden. Kardeşlerimiz, babalarımız, dedelerimiz, oğullarımız , torunlarımız, amca ve dayılarımızdı sadece onlar..&lt;br /&gt;Ve hem kadın hem erkek rolleri ödendi yaşam boyu yasadışı, KDV olmadan biz bakıp geçerken mahallemizde  …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa , Aktivist Belgin Çelik , bu konuda onurla mücadele eden Pozitif Yaşam Derneğinden. Nejat Ünlü ayrıca Kaos GL üzerinden iktidara dürtebilen  Erkan Altay Alçan  gibi aklı selim sağduyulu vatandaşlarda de vardı elbet ….&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnci,&lt;br /&gt;Telaş içinde toplanabilen az buçuk bir nakit para ile, apartopar Beyoğlundaki geceliği 20 tl lik bir bekar oteline alınabildi .. .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm çabalara rağmen ne Şişli Etfal ne de Taksim ilk yardım bu vatandaşı önceleri etmedi, &lt;br /&gt;Bas bas bağırıp 18 yaş altı herekese sağlık bedava diyen çığırtkanlar hemen kanunu sümen altı etmişdi. &lt;br /&gt;Meğerse acile gelen her vaka özel ya da devlet hastahanesi ayırmaksızın ve soru sorulmaksızın tedavi hakkına sahipdi..&lt;br /&gt;Oysa duyuma gore Devletli’lerimizin yayınladığı genelge SGK sı olmayn hiç bir hasta hastahanelere kabul eilmemesi yönünde idi, &lt;br /&gt;Aksi davranışlar personel maaşından kesilebilirdi!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bacağındaki kemiğe ilişmiş cerahatli derin yaranın ızdırabını ancak uyuşturucu ile durdurabilmiş , dili şişmiş , cildi kurumuş ve kocaman gözlerinin feri artık gözkırpmakda  olan İnci..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayın internetden duyulması üzerine Sağlık Bakanlığı harekete geçti ve İnci şu an Göztepe Sosyal Sigortalar’da.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-3103875752921316433?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/3103875752921316433/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/birinciyiz-ancak-bir-inci-yok-artk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3103875752921316433'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3103875752921316433'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/birinciyiz-ancak-bir-inci-yok-artk.html' title='Birinciyiz ancak bir İnci yok artık !..'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-6746363494245494137</id><published>2010-10-01T09:41:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:00.936-07:00</updated><title type='text'>BEDROOM TİVİ , BODRUM HİCİVİ Mİ ?..</title><content type='html'>Bazı akşamlar yemek sonrası, elimde muhtelif kumandalar atlayıp, zıplayıp zaplarken takılıveriyor gözüm işvelere elbetde. Bazen öğlen yemeği, bazen de geç kahvaltı saatlerini de ekle !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, vatana millete hayırlı olsun ki Medar-ı İntizar medya bir kez daha güney sahillerinden yayında . &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi oradan koca bulma programı yapmak pek mümkün olmasa da , ( malum tatil ve sex) bazı sabah programlarında eski bir katılımcıyı da, Sn Şen’in yanına koyunca ‘’herşey için , bir içimliğim’’’i epeyce komik kılabiliyor.. &lt;br /&gt;Bas afyonu , sat zayıflama ilacını, kimyasalı, faizi bakalım ey mecra !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak bu kadarla da kalmıyor absürtlükler . &lt;br /&gt;Yememekteyiz, Yeteneksizin tekisiniz, Top satar kaka turca, vs ler aynı tas aynı hamam devam erezyona uğrasa da ! &lt;br /&gt;Zaten ana haberlar baba reklamlar yan yana ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Car car  politik propaganda  ise heryerden cancan’lı yayında ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı akşamlar düşünürüm gerçekden . &lt;br /&gt;Neden, bizim ulusal yayınahlakımız bozuk diye ! &lt;br /&gt;O zaplamalar beni belgesel kanallarından haber platformlarına , oradan da açık oturumlara ya da sert söyleşilere alabiliyorsa .. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir doğa kanalında hayatın sosyal yanının aynası, bir uydu alıcısında ise felsefenin yaması bulunabiliniyor ekranlada şükür ki hala ! Dünya düşünüyo,r üretiyor, izletiyor oysa.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilmem kaçıncı kez vuruluşu izlettirilen cep telefonlu Aşk-ı Mevzu’lara rakip i-phone’lulardan geliyor, Ama en güzeli bence, millet aslında ekranlarla dalga geçiyor , Herkes köri üyesi, herkes şeker , bal , kraliçe ve kral...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devlet televizyonumuz zaten out let. Yap işlet devret’ lere kalanlar ise ağırlaşmış kokuşmuş bir et..&lt;br /&gt;Özel kanalların bazı özel kolları hariç nerede ise genel sermayede elbet...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine bazı geceler sabaha karşı kumandalar elimden kayar .&lt;br /&gt;Nasılsa ekran kendini otomatik olarak izlenmezse 30 saniyede kapar. Olur ya , bir gün kafamın tası atar , Yamak ekranlarda olur belki konuşmadan car car ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lütfen televizyon izlemeyin siz kanalınızı seçin ki kanalizasyonun akıbetine uğramayınız. Aslında herkese göre ,macera, tartışma, biyografi, gerilim, belgesel hatta erotizm bile var.. Parasını ödediğin kadar ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuyun yazın o yüzden ki sağduyunuz açılsın , Sol kulak zarı patlakdı Deniz Akkaya’nın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep derim ya : ‘’ Bakmayın görün, duymayın anlayın, koklamayın nefes alın, dokunmayın hissedin ve yemeyin lzzet alın ... Aynen eski ahidin 5 melseği gibi .. Aynen günümüzdeki Türk ekranlarının suratınaza 5 kardeş çakdığı ahmaklık tokadı gibi ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köşegenler köşelerinde birbirini yazadursun. Ben tatile kaçar gerisi hala size akıla sıkılan kurşun.&lt;br /&gt;Biraz daha izle kalmaayacak kuruşun... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi yamağı &lt;br /&gt;Barbaros Şansal&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-6746363494245494137?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/6746363494245494137/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/bedroom-tivi-bodrum-hicivi-mi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6746363494245494137'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6746363494245494137'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/bedroom-tivi-bodrum-hicivi-mi.html' title='BEDROOM TİVİ , BODRUM HİCİVİ Mİ ?..'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-5597439982440131602</id><published>2010-10-01T09:39:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:01.072-07:00</updated><title type='text'>Bir Istanbul Masali..</title><content type='html'>O sabah , kadiköy iskelesinin erken cumhuriyet dönemi tonozlarının altından süzülüp sağdan yalayan güneşin ilk ışıkları ile karaköy vapuruna binmek üzere idim, oysa her sabah şaşkın bakkaldan bindiğim tramway, hal binası civarlarında beni silkeler ve tüm kolej öğrencilerinin de yer aldığı şehir hatları vapuruna iletirdi,, 1. Ve 2. Mevkilerin arasındaki demir parmaklıkların pek kapalı olduğunu hatırlamasamda dağların ardından Burhan pazarlama muhakkak demli çayın yanı başında üçbeş kelime kelam etmeden pek geçmezdi, birkaç bankalar caddesi kambiyo şefi müdürü ise lüks mevkideki rahat koltuklarında yeni Harman sigaralarından içerdi,bayanlarda ise gelincik ya da yenibahar ☺ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; işte o yıllarda, sigara kutusunun  o karton  çekmecelerinde saklı kalmış hayallerime aramayı düşledim İstanbulu bu gün !Aynı yolu 40 yıl sonra yapmak üzere Kadiköydeki akrabalrımdan birinde konaklamayı şart ettim ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sokak köpeklerinin sessiz ıslıkları yerine , o sabah ağır bir beton kamyonu ile uyandım, 40 yıl önceki komşu bahçesindeki ahşap köşkün önündeki sokak lambası yokdu odayı aydınlatan , gün erken ağarsa da hala güneş vurmamışdı yıllar önceki pencereye, hafifce tülü araladığımda once demir parmaklıklar karşıladı beni bu günkü güne ! güvenlik koşulları sivri sinekleri bile yasaklamışdı belli ki bu günlerde…. Koca gökdeleni bir kenara bırakıp sökülen o armut ağacının yerine dikilmiş altuni mazı bile pis pis sırıtmakdaydı nafile!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cadde boyu kadiköye taksi ile ilerlerken her sokak başına konmuş trafik ışıkları led pisliği ile gözüme çarnaçar ültimatomlar yağdırıyordu.Göze batan tek o değildi elebtte, polyesterden kitap şeklinde banklar , granit kaldırımlar , reklam panoları , mağazalar mağazalar mağazalar , ne dodanlı kalmışdı ne sümerbank , ne dede kuruyemişçisi ne de atlantik sineması ,,üstelik yıllarca çekirdek eşliğinde filmler seyrettiğimiz çiçek sinaması yerine birde cami dikilmişdi çınaraltına ! ama heryerde ne dile ait olduğu belli olmayan markalar bas bas bağırmakda baksanıza …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadiköeye vardığımda bambaşka bir keşmekeş beklemekde idi beni, 250 gram kıyma aldığım yalçındağ kasabı bile yerli yerinde dursada köprülerin altından çok suların akdığı besbelliydi !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Minibüsler otobüsler insanlar ve kaymakamlık kenarına sıkışmış mink park bile çığlık çığlığa !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı iskele ilinti gibi orda dursa da önündeki prefabrike ilavesiyle göze parmak sokarcasına yıkılmakda ayakda.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yüzer iskeleden jetonla vapura biniyorum omuzlarım düşük.. üniformalı bir güvenlik görevlisi şaşırtıyor beni ,,&lt;br /&gt; açıkda durmak yasak sigara içmek yasak yassak !&lt;br /&gt;Denizcilik Bankası çokdan ibonun nağmalreinde ido !&lt;br /&gt;Sınıf farkı kalmamış belli ki devreye girmiş kimbilir hangi homo ! cumhurbaşkanlığı kadınında frak olmuş yoyo.ama sınıfa da gerek kalmamış zaten yok üstü başı temiz yıkanmış evlerindeki deterjan olsa omo ! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başımda biraz daha iniyor öne şaşkın bakışlarından ahalinin, beyaz önlüklü çaycının yolunu gözlemekdeyim ama simit atmakda yasak artık martılara da, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vapurun kıçında tarihi yarımadaya yol alırken istanbulun avrupa yakasının göğsüne saplanmış sahte emperyalizmin imparatorluk kuleleri fışkırıyor silüetten , gözlerimi kapıyorum ağlamamak için hicabetten …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köpüren pervane suları sanki sürekli beni çağrıyor&lt;br /&gt;Kendimi bırakmak geçiyor aklımdan marmaranın kollarına bir kez daha ama ölümsüz aşkla kavuşup ayrılmamacasına &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç pervane darbesini hissetmiyorum bile karanlık ve soğukdan , canhıraş bir hamle ile yukarı atıyor akıntı son kez beni, gözümün önünde can çekişen istanbulumun silüeti&lt;br /&gt;Ağlamak istiyorum &lt;br /&gt;Ama gözlerim artık yok ki !&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-5597439982440131602?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/5597439982440131602/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/bir-istanbul-masali.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/5597439982440131602'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/5597439982440131602'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/10/bir-istanbul-masali.html' title='Bir Istanbul Masali..'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-3803919148440520604</id><published>2010-07-05T07:06:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:01.171-07:00</updated><title type='text'>TOP'LU İĞNE 37...</title><content type='html'>Bu kez 11 000 metredyiz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uçağın camından aşağıya baktığımda tüm Avrupa, mahcub bir bulut örtüsünün altına saklanmış . Ancak, elimdeki yağlı kara mürekkebli güzide türk medyası gazeteleri gerçekden bu sabah kıçını açıkda bırakarak epey harikalar yaratmış,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoş daha önceki sabahları bildiğimden değil ahkamın;&lt;br /&gt;Almam ben bu yayınları . Çünkü haramdır mastübatif stratejilerini okumak . &lt;br /&gt;Bunların pisliğini sokmam evime ve iş yerime gerekmez millete illeti okutmak.. &lt;br /&gt;Cenabet yaşamlarında açlık çeker kursakları , her yanıyla yalanlarıyla sanki basmışlar sanki cehennemin kitabını !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sabaha gelelim .&lt;br /&gt;TK Paris uçağında leş gibi kokan business kalas ekmeklerini ve de bayat tavuk kokan beklemiş yağlı böreği geri verince bir başka hoş oluyor insan apronda deve kesen zihniyetin yaptıklarıyla zarureten. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herneyse .. &lt;br /&gt;Bırakalım kendi hallerine de sadede gelelim. &lt;br /&gt;Dar ül Selaam dan, Dar ül Ziyafe hayali ile Dar ül Acezeye düşecekler bugünkü mevkilerinin yerine !... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük, büs büyük olduk vesselam , &lt;br /&gt;Lüks kiralık arabalar ile alışın verişin merkezlerinde kıdem yarıştıranların pespaye haberinin yanında daha nice pejmurde kılıklı karı dökülmüş ortalığa ancak Bodrum plajlarında orası burası ''Very'' meydanında mutlaka! &lt;br /&gt;Tepside servis olsa dilimlenirde sunulur,amma velakin bunlarınki sanırsın amme hizmeti .. Az kaldı. &lt;br /&gt;Birkaç haftaya kıvrak bozması dansöz dönmesi kazsolistler ve de yat müptelası görgüsüz editörler de dökülecek yakında ekranlara nasılsa... &lt;br /&gt;Ha bu arada 3-5 lünpen tv zamparası ve kop kop apaçileride garnitür olarak elbetde ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama konum bunlarla ilgili değil 2A koltuğumda .&lt;br /&gt;Aylardır görmediğim ne çok köşe yazarı varmış meğer ! &lt;br /&gt;Bunlar amipsel bölünüp sporlanarak mı çoğalırmış sorusunu sordurmuyor değiller insana!&lt;br /&gt;Hepsi birer adet vesikalık resim ile köşelerini kapmışlar ! &lt;br /&gt;Biometrik olsa vize sorunlarıda kalmazdı; ama zaten neden olsun ki ? &lt;br /&gt;Yazılarına göz atınca nelere göt attıkları anlaşılmıyor değil ki ! &lt;br /&gt;Her biri birer distirbitör olmuş sokuşturup duruyorar cahil sandıkları Türkiye Cumhuriyeti halkına ordan burda kulak dolgunluğu ile arkaladıkları bilgi kirliliğini ! . &lt;br /&gt;O da ne? &lt;br /&gt;Bir mankenin kukusunda kaşıkçı elması motifi de var valla ! &lt;br /&gt;200 gram ete bak sen nelere kadirmiş ! &lt;br /&gt;Erkek donu yapsalarda ona da zümrütlü hançeri işleseler bari ! &lt;br /&gt;Ne merakmış bu Osmanlı hayali !&lt;br /&gt;Ben anlamam cahilim ! &lt;br /&gt;Atatürk izinde doğdum.&lt;br /&gt;Hiç izin yapmadan onun yolundan yürüyüp öyle can vereceğim !&lt;br /&gt;Osmanlının ve daha eskilerinin arşivleri açılmadan hep temkinliyim ! &lt;br /&gt;Damat Abraham ve Damat Ferit arasında ikilemlemeyelim:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl olsa nerede ise sömürgeleştirilmek istenen yurdumda zenginlerin , askerlerin, siyasilerin ve gazatecilerin çocukları şehit olmuyor asla !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen ay Yeni Harman'dan ağzı yanan Yavuz Semerci, o gün GYY yi aramış korkusunu ve kaygısını açıkca dile getirmişdi . Sonra dergi bulunamamış tekrar piyasada görüldüğünde kapak değişmiş roportajımda yarı yarıya kesilmişdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korktukları şeye bakın !&lt;br /&gt;'' Bugün iktidarın tepesinde olan bazı adamlar benim koynumdan geçti ! ''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ya ayna onlara tutulursa ne olur ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hıncını alamamış kulunçların , apartçı iş adamlarına genç oğlan ve çalışan (!) manken pazarladığı, ihale takipçiliğinden ve de avantadan libidolarının faraşa döndüğü , &lt;br /&gt;Her konuda ahkam kesen her boku bilirlerin saçam sapan iddalar ile birbirlerini okumakdan halkın ve dünyanın ne olduğunun iç yüzünü örttüğü,&lt;br /&gt;eski tetikçilerin bu gün danışman , eski haber okuyucu sakallıların bu gün burjuva olduğu , kiralık kadınların bir batımda kimbilir kimden kaç tane doğurup hanımefendiliğe soyunduğu, Benny Hill'den aliminyum kağıtlı sahan, Abdül Cambaz'dan bozma ama Turhan Selçuk Türkçesinden bihaber olan bazıları Varoşlara kayan yada biraz daha horoz Nuri olan devşirme komedyen bolluğu .. .. Hele birde güzide sosyete varki ! Artık o beylerin çok azı kendi karısı ile resim verir olmuş ! Karılar ölmüş hepsi birer metres bulmuş sonra da karı diye koynuna sokmuş !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ha bu arada E.G.M. nin istihaberat ve bilgi network ihalesi iptal edilerek değişmiş, ilk firmanın teknik ekipmanı kullanımda kalmış yeni ihaleyi alan şirket ise teslimat yapmamış bundan kimene değil mi ? &lt;br /&gt;Kimene Anna'dan ! &lt;br /&gt;Kime ne 64 ton altından ! &lt;br /&gt;Kimene meclis lokantasında iş bulan Lares Parkada kayda alınadan!&lt;br /&gt;Kime ne şehid'den kimene fakirden ! Nasılsa herşey Fakri zaruretden !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gammazcı desem suç olaak kılıklı Mehmet Yılmaz'ın çakma somon füme tadındaki civalı yazısı yine altındaki ihtiras ve hariseti pek saklayamamış.. &lt;br /&gt;Patroniçelerinin ana- kız demodelikde yarışan kılıkları ise tam otel lobilerindeki geçmişi hatırlatıyor 55 yıl sonra ! &lt;br /&gt;Herhalde o kristal maketler de Ankara Esenboğa terminalindeki işportolardan sipariş :)) &lt;br /&gt;Ama Turizme bu kadar meraklı olanlar kendi turizm şirketinin ışıl ışıl olmayan pislik dolu kaldırımlarını ve de şöförlerinin ödenmeyen maaşlarını hiç telafuz etmez nedense ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra leş gibi bakan ama leş gibi de kokan bir sürü rabbi-esiri silinmiş surat resmi başlıyor her sayfada , kimi siyah beyaz kimi renkli ! Kimi düşmanıyla gizli görüşmede , kimi akrep kılıklı magazin kıraliçesinin dolduruşuyla kocasını öldürme derdinde ..Kimi kertenkele kılıklı uçak şirketini halka açıyor, kimi ise yemek verdim uçaklara ihracatcı belgesi ver diye bağırıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halbu ki Kültür 2010 da adeta fışkırıyor ancak kara delik misali ters yönde ....&lt;br /&gt;Keriz kereviz bir furyadır gidiyor Mesut Yar Şafağa gaz veriyor Morgül Banderas kesiliyor,Seba 12 yaş küçüğüne geveliyor, kimi 3 çocukla geviş getiriyor..&lt;br /&gt;Kimi Clevland kimi Harward , ah nerde bu bolluk yeme de yanında yat !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi zifaf yaşamadan mahkemelik, kimi zaten çantada keklik..&lt;br /&gt;Bankamatik memeuru kılıklı medya patronları ve yandaş, paydaş ve yoldaş arkadaşları el ele biraz daha sıvıyor ortalığı göz göre gere.. &lt;br /&gt;Ve biraz daha sağduyumuz zorlanıyor göğüs gere gere . &lt;br /&gt;Ancak Bir müddet daha hadlerini bilmezlerse kim kimin koynunda kim kimden nemalanmakda belgeleri ile sokacğım bir yerlerine hemde genirte genirte !!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeter artık midim bulanıyor !&lt;br /&gt;Biraz daha idare ederim. Ancak tutumları amele dönüşürse defekasyonumla beslettiririm !,&lt;br /&gt;Madem artık gizli reklam serbestmiş buyrun seri sonu ve özürü mümkün olmayacak sonunuza derim !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi Yamağı &lt;br /&gt;2 temmuz İsviçre semaları ..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-3803919148440520604?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/3803919148440520604/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/07/top-igne-37.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3803919148440520604'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3803919148440520604'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/07/top-igne-37.html' title='TOP&amp;#39;LU İĞNE 37...'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-5624877362701819121</id><published>2010-06-28T12:18:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:01.276-07:00</updated><title type='text'>TOP'LU İĞNE 38 MARMAROS...</title><content type='html'>Ne çabuk geçermiş zaman, &lt;br /&gt;bazen derdimize sanki olmuyor derman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkez daha Marmara Denizi'ndeyim vesselam, &lt;br /&gt;bu kez elde kalem yok ama klavyemde saklı malum zatlara ferman..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kocamış yorgun kent İstanbul geride, az önce bindiğim iskelenin berisinde kalmışken, kulağımda Vasilis Stamatis' den bir sakin müzik dalmışım işte yine düşlerimdeki saklı bahçelerden bereket aşırmaya ....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalabalık ve güruh halindeki yolcudan soyutlanmanın yolu belkide bu boşalım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aydın pırıl pırıl gençlerin olduğu bir başka hizmet ortamına Edremit'e Rotaract'a yolalamkdayım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen helanın yanındayım , &lt;br /&gt;Recep İvedik misali eli bacakarasında oynaşan, &lt;br /&gt;her koltuğa bir delik bulurmuyum ümidiyle göz atan bir ton primat kılıklı adam girip çıkmakda sıcak hava üflemeli makina sesi fışkıran helaya.. &lt;br /&gt;Koltuk 658 Orta salon... &lt;br /&gt;Zaten açılımına sıçayım derdim olmuş katılım ...&lt;br /&gt;Karman çorman bir yolcu profili..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yanda modern olacağım derken rezil olabilmiş birkaç tatil kumrusu çift, kimi yanda sabahım 5 inde nasıl mizmapli yaptırdığını çözemediğim 70 ler mirasları..&lt;br /&gt;Kiminde çarşaf kiminde at kuyruğu tokası ..&lt;br /&gt;Kimi kravatlı kimi göğüskıllarında hazinesi saklı bir sürü bey .. &lt;br /&gt;Tam Bir İdo klasiği anlayacağınız.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoş çömbürdek çömlek kılıklı, Amerikan gözlüklü ve gömlekleri ümmüklü dolu ya bu ara mecra. Eh, burda da polyester pardösülü ve başörtülü yahudi malı eşarplısıda ger ger gerinip dökülmüşdü ortalığa.. Azınlık olmanın gururu mu, sorunu mu bilmem ama bir garip duygu işte akla düşen imgedeki simgesiz şekiller..&lt;br /&gt;Her seferinde ele avuca sığmayan ama elde avuçda da bir şey bırakmayan yaşamın savaşçısı olmak değil mi geleceğe emeller ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çarna çar çığlıklarla ortalıkda tabanlarını hafif döşemeye çaka çaka koşuşturan bir veledi zina ordusu da cabası.. Yeşil ördek türküsünün detone çığlıkları ise herşeye rağmen 24 nolu kanalın bir yerlerinden çığırtkanlık yapmaya devam etmekde ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu tekdişli canavarın dışkısına dönüşmüş medeni cehaletin kol gezdiği seferde bir başka şey dikkatimi çekiyor.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen önümdeki koltukda oturan 3-4 yaşlarındaki minicik bir kız çocuğu..&lt;br /&gt;Kocaman gözleri önündeki boyama kitabına odaklanmış ama kalemleri etrafa saçılmadan yerlerinde kalakalmış., O, diğerlerinin aksine büfeye gitmiş ebeveyninin tembihleri ile kendi dünyasında ve sanki yetişkin bir hanımefendi ...&lt;br /&gt;Derken baam ! &lt;br /&gt;Hemen yanımdaki zemine tuvaletten gülle gibi fırlayarak tosun ama bakışları koyun bir oğlan cocuğu yapışıveriyor..Ardındaki badem bıyıklı babası kıvrık paçaları benek benek ıslak olduğu halde kolundan kaldırıarak doğrultuveriyor hızla.. Len eşşoğlu .. çaaat ! &lt;br /&gt;Kafaya bir de tokat .....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük kız da hafif bir yan bakışla konuya ilgisini belli ediyor..Omuzlarını vakurca silkip, önündeki işe dikkatini vermeye devam ediyor ama ağır çekim bir durum onaylamayan baş savurması ile... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Laydies end centiğlmens...yolcucluk sırasında lütfen çocuklarınızı yanınızdan ayırmayınız anonsu gelmekde de gecikmiyor b dramanın ardından..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bu satırları canlı yayın misali karalarken, önümdeki meleğin ailesi ellerinde tepsi ile beliriyor koridorun başından.. Diz altı kot pantalonlu bol tünikli annesi ona sıkma portakal suyu vermek üzere eğildiğinde hemen ardındaki babasının yakasında Ataürk rozati gözüme çarpıyor..Merakımı yenemeyip haifice öne eğiliyorum .. &lt;br /&gt;Ben ido'dayım ama prenses Bandırma seferinde Bandırma vapurunu renklendiriyor...&lt;br /&gt;Derin bir nefes alıp hafifi bir gülümseme ile geleceğe güvenli bir ıslık atıp ardıma yaslanıyorum.. &lt;br /&gt;Biri Atatürkün erdemli eğitimli terbiyeli prensesi, diğeri veledi zina malum zatların piçlerinden biri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinde renkli kalem diğerinde hela zeminden ele yüze bulaşmış matem...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözün bittiği yer hadi Marmara solumda yassı imralı büyük karşımda bozcadada ama bir kez daha bana yol ver!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasılsa Stmatis Vasilis de karşı kıyıdan Marmaros'u besteler!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teriz yamağı 26 Haziran 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-5624877362701819121?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/5624877362701819121/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/06/top-igne-38-marmaros.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/5624877362701819121'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/5624877362701819121'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/06/top-igne-38-marmaros.html' title='TOP&amp;#39;LU İĞNE 38 MARMAROS...'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-8749235987650977778</id><published>2010-06-04T01:06:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:01.416-07:00</updated><title type='text'>TOP'LU İĞNE 36 HARMANIM BEN HARMANIN SİZE YENİ HARMAN SUNALIM :)...</title><content type='html'>Bu kez ben yazamadım , Bu kez onlar yazdı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YENİ HARMAN DERGİSİ SAYI:142 HAZİRAN 2010-06..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ROPORTAJ: TANLA SILAY&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de genctim, bunlar da gencti... Bugun iktidarin tepesinde olan bazi adamlar benim koynumdan gecti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kirmizi gozlukleri ayaginda beyaz terlikleriyle oldugu gibi cikiyor karsimiza Barbaros Sansal. Bloglarindaki yadsinamaz uslubuyla, sosyal aglardaki ve sosyetedeki marjinal kimligiyle sahsina munhasir bir kisilik kendisi,"Ne istersen sor!" diyor, diyor demesine de dillendirdigi kelimeler zekasinin ince patikalarinda yol alirken sizi cikis noktanizdan aliyor, labirentin bir baska noktasinda bambaska komik bir hikayenin ortasinda birakiveriyor. "-izm ve -ist ler benim icin havaalaninda Istanbul-Izmir yolculugunda bavuluma yapistirilan barkod dan ote degildir" dese de hicbir ideoloji ve kavramdan sivri dilini esirgemiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ilk konusmamizda sizi universitelerarasi bir yolculukta yakalamistik. Trabzon’a gidiyordunuz. Yogun bir temponuz vardi bu sene degil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Evet vardi, simdi bitti, sempozyumlar basladi. 14 haftada 28 universite gezdik. Universitelerin yani sira Genc Girisimciler Dernegi, Rotarakt, Kadin Girisimciler, Esnaf ve Sanatkarlar Odasi gibi sivil toplum orgutleri de vardi. Simdi ise uc buyuk sempozyumumuz var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Universitelerden modayla aslinda pek alakasi olmayan Eczacili Fakultesi gibi bolumler de sizi cagiriyor.Peki o bolumlere gittiginizde ne uzerine konusuyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Hayata ilac, kabiz ilaci degil konustuklarimiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel seminer konulariniz var mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Tabii var. Korkulardan nasil kurtuluruz! Siyonizmin etkileri, Evangelist, Anglosaksonlarin ve emperyalizmin ulkemiz uzerindeki oyunlarindan bahsediyoruz. Cok ciddi politik konusuyoruz aslinda.Cunku Universiteler aseksuel,asosyal ve apolitik yapilmaya calisiliyor.Bu cocuklarin halleri bizi cok uzuyor.Mesela,Anadolu Universitesi Endustriyel Tasarim Yuksekokulu Moda Bolumu’nu 4 yil okumus bir cocuk, odevine baktigimda “bu nasil dikilecek kizim!” dedigimde,”ben dikis dikmeyi bilmek zorunda degilim hocam,ben terzi degil,modaci olacagim”diyor.Zaten Turkiye’deki modacilar ya mecmualardan kopya cekiyor ya da yasli karisi kanserden olmus zengin adamlarin metresi oluyor.Biz nitelikle ugrasan insanlariz.Eczacibasi ailesi biliyorsunuz,ailem.Her soylu ailenin bir soysuz cocugu olur.Ben bildigimi anlatiyorum,yalan soyleyecek kadar akilli degilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anadolu’nun her kosesini gezdiniz.Ogrenci profillerini bir kiyaslama imkaniniz olmustur.Tutucu cevreleri,renkli kesimleri,homofobik illeri…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Tabii universitelerimizde de ayni bolunmeyi goruyoruz.Ornegin Konya Selcuk Universitesi’nin ogrenci profili cok modern;ama yonetimi bir o kadar tutucu.Denizli Pamukkale Universitesi’nin ogrenci profili cok modern;ama yonetimi bir o kadar bagnaz.Antep Universitesi cok modern gibi gorunuyor;ama ogrenci profili bagnaz,ancak butun ogrenci profillerinde bir ortak nokta var.Hepsi isigin sesten hizli oldugunu farketmisler.Sevgi,saygi ve guven geldiginde hemen etrafinizi sariyorlar.Gecenlerde Gazi Universitesi’nde basortulu bir arkadasimiz “hocam bizim basimizi zorla kapatiyorlar,bizi bundan ne zaman kurtaracaksiniz!”dediginde biz 600 kisi soka girdik.Mesele aslinda kicini acmak basini ortmek degil.Ogrenciler ve hastalar bu ulkenin en yagli ve en keriz musterisi yapilmis.Ben buna karsi savas actim sehit de olabilirim,muzaffer bir gazi de olabilirim.Olmem surunurum;ama surundurmeye de devam ederim.&lt;br /&gt;Modanin hem kulturel,hem sosyal ve dinsel bir olgu oldugu konusunda hemfikiriz.Bu anlamda ulkemize donup baktigimizda,nasil bir moda goruyorsunuz?&lt;br /&gt;-Bizim konumuz Vakko’dur,konusulacak konu yoktur.Islamin basini Vakko orter.Siyonizm-bakin Siyonizm’le Yahudiligi karistirmayin-orter.Turkiye’deki corap ve esarp Yahudi tekelindedir.Eger bir “Musevi sermayeyle calismazsaniz,tekstil konusunda hicbir sey yapamazsiniz;pardesu ve esarpla moda olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilmiyorum halk arasinda dogru mu kullaniliyor ama son birkac yildir “turban modasi” diye bir deyim kullaniyoruz.Hakikaten moda midir?Gecer mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Olur mu oyle sey.O zaman Arap bezi modasi da cikaralim.110-111cm bir pacavra bundan atki da olur sal da olur,neticede dikis istemez bunun neresi moda olur.Bu moda degil,bu kimlik arayisi bir sosyal sinifa dahil olma cabasi.Eskiden Turkiye’de eroin kacakcilari beyaz jeep kullanirdi,simdi Islami sermayenin zenginleri beyaz jeep’e biniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani Musluman kesimde bile sinif farkliliklari yaratiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Yani…Bol-parcala-yonet.Farklilik ve cesitlilik en guzel zenginliktir ve bereketi getirir.Simdi tek tip canta,tek tip pardesu…Bu siyasal iktidarin kendine,bu benim taraftarim demesine yardimci olacak bir uniforma ve buna da yardimci olan bir baska uniforma.Ister asker olsun,ister belediye zabitasi olsun hepsinin bir cubbesi var,biz cubbe degil kiyafet istiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yildirim Mayruk’la duzenlediginiz “2023’e hikayeler” defileleri bununla ilgili degil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Evet.Bu sene 10. Yilinda, bu yil daha guzel is yapacak,ilk defa pilot bir calisma yaptik,Samsun’da,Antep ve Ankara’da buyuk sanat galerilerinde retrospektif bir sergi actik.Hakiki giyisilerle.Onumuzdeki yil,500 kiyafetle tum hikayeyi sergileyecegiz.”Yaraticilik asla demokratik degildir.” Baslikli sergimizin yapildigi gun AKP iktidara geldi.Multeci sorununu anlattigimiz “Asylum”da Bagdat dustu.”Aquaria”da benim Filistin bayragi actigim gun,tatli su kaynaklarindan bahsediyorduk.Bakin dunya ne hale geldi.Seremonya’da hani Deniz Akkaya’nin gogusunde tatoo’larla ciktigi defilede biz Turkiye’nin Kyoto protokolunu imzalamamasini protesto ediyorduk.Biz yaratici insanlar ve dusunurler 10 yil sonrasini gorebiliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turkiye icin ne ongoruyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-1 milyon olu,30 milyon issiz goruyorum.Bakin bugun IMF,Italya’ya derhal kendini toparla baskisini yapiyor.Ingiltere 25 milyon pound kemer sikma politikasina gidiyor.Turkiye’yi cokmekte olan Avrupa’nin icine cekmeye calisiyorlar.Hasta adam Avrupa,Turkiye hasta adam olmadi hicbir zaman olmaz.Anadolulu topragina bagimlidir.Anadolu bunu yemez.Anadolu’ya cep telefonu da verseniz LCD televizyon da verseniz alir, ama anlamaz ki. Eczacilik Fakultesi’nde cok guzel bir ornek verdiler:Receteyi suyun icine koyup oyle icen hastalar varmis.Boyle bir ulkeyle basa cikamazsiniz.Bizim insanlarimiz sagduyuludur.Ben hep guvendim.O yuzden basima hicbir sey gelmedi.Dusunun ben tercih ve yonelimleri marjinal ve radikal sayilabilecek,agzina geleni beyninde suzgec kullanmadan soyleyen biriyim.Dusunsenize Turkiye’de butun ulusal medyada yasakli olan Dogan,Dogus,TRT,Fox hepsinde birden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizinle ilgili haberlere goz attigimda cok fazla roportaja,habere rastlanmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Yasak.Iki kere televizyon programi yaptim yayindan kaldirildi apar topar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takmislar size galiba…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Taksalar keske nerde.Dul geldim,bakire gidecegim.Bunlarinki kanca degil dugme ancak iliklenir.Ben de genctim,bunlar da gencti.Bugun iktidarin tepesinde olan bazi adamlar benim koynumdan gecti.Butun korkulari bu.Insanligin ortak korkusu yoktur.Kimisi homofobik kimisi skiofobik(golge korkusu).Bunlar korku imparatorlugu yaratiyorlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turkiye’deki tekstil,uretim ve ticareti uzerine ne dusunuyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Su an Turkiye’de kefen bezi yok biliyor musunuz!Polyesterlerle gomuleceksiniz.Curuyemeyeceksiniz bile.Pamugu da imha ettiler.Cumhurbaskanimiz Hindistan’a gitti,pamuk icin.Hayvancilik bitti,yun bitti.Cumhurbaskanliginin bayragi al sancaktir.Ipekten atlastan olmalidir.Polyesterden yaptilar.Bugun yatan bir hastanin kicina 30 yillik don veremedigi icin bu ulke acilan yarayi 9 bin liraya tedavi ediyor.Kokluler sizi ahirete gotururler ama o paralarin uzerine koyduklari parti binalarinin ve universitelerin ve havralarin onune yaptiklari o buyuk kapilar Cennetin kapilari degildir.Cehennemin kapisidir,uzerinize kapanir.Dogmatik kavramlari insanlik 21.yy basinda sorgulamaya basladi bile.Neye gore senden olmayani otekilestir ve yaftalastir,gelsin bakalim aileden sorumlu homofobik saglik bakani Siirt’I anlatsin.Olayi kapattilar.Kim bunun bedelini odeyecek.Alan razi veren raziymis.Ben de vereyim o zaman mercimegi firina…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ulkenin durumu boyle gozler onune serilince daha cikmaza giriyor insane.Siz genclige guveniyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Tabii ben genclige guveniyorum.Siz benden gencsiniz.Ben Semra Ozal’a dikis diktim.Berna &lt;br /&gt;Yilmaz’a da Tansu Ciller’e de,Suleyman Gunduz’u de tanirim ama ben donmelerin basini da tanirim,genelev koruyucusunu da tanirim.Cunku hepsi insandir.Ben Erbakan,Ecevit ve Turkes’in koalisyon yaptigini da gordum bu ulkede,bu hicbir sey.Bunlar aclikla terbiye etmeye calisiyorlar ulkeyi.Lale festivalinde 15 gun icin harcananparayi gordunuz.Hadi laleden gectim o lalelerin tanitimi icin asilan plastik afisleri gordunuz.Bu nasil bir cevrecilik!Ardinda 250 yillik cop biraktilar.Haziran ayinda uluslararasi erozyon sempozyumu icin Corum’a davet edildim.Ben bu erozyondan bahsedecegim ama beseri erozyondan.Hepsi kaydediliyor bunlarin bir yere.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suursuzbir millet oldugumuz defalarca kanitlaniyor,hakikaten kaydediyor muyuz sizce?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-En azindan ben ve benim gibiler ediyor.Inanilmaz belgeler ve benim elimde.Gelsinler bilgisayarlarimi,dosyalarimi alsinlar.Belgeler benim beynimde.Basbakanlik TC Arsivlerindeki arkadaslar OSE onur baskani sifatiyla Einstein’in Turkiye’de calisma yapabilmeleri icin Ismet Inonu’nun imzaladigi belgeleri cocuklar getirip elime veriyorlar.Herkes rahatsiz.Ulkemiz uzerinde oynanan oyunlardan siz de anneniz de basortulu kadin da rahatsiz artik.Cunku hep fakir edebiyati,hep ajitasyon.Halbuki onlar yuzme havuzlu villalarda,altlarinda kursun gecirmez arabalariyla dolasiyor Cin mali ucuz oyuncaklar dagitip,5 milyon sadaka verip gecistiriyorlar.Sadakayi hak etmiyor bu millet.Bizim hemzemindi saraylarimiz basamak yoktu.Simdi Dolmabahce sarayinin ahirindalar.Onundeki halka ait otobus duragini kaldirttilar.Bitisigindeki iskeleyi yaktilar.Aman etrafimizda olmasinlar.Basbakanin kucuk oglunun askerlik raporu Yavuz Semerci’deydi.Hadi cikarin bakalim ortaya,hodri meydan!Acaba kac para aldi o raporu ortaya cikarmamak icin.Neden acaba kucuk oglu askere alinmadi.Hani askerlik yan gelip yatma yeri degildi.Ben her seyden haberdarim.Bir ulkenin kaderini en guclu kadinin terzisinin aynasindan gozetleyebilirsiniz.O guclu kadinlar maalesef o gucsuz adamlarin bosbogazliklarini agizlarindan kaciriyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Guclu adamlar,gucsuz adamlar derken!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Hep beraber Silivri’ye geceriz buradan… (guluyor)!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tehdit aliyor musunuz hic?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Hayir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orgutlu olmadiginiz icin mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Aynen.Eger birey olursaniz sikinti yok.Ben ozgur irademle elestri hakkina sahibim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir orgute katilmayi dusunuyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Benim bir orgutum var.Turkiye genelinde 140.000 kisilik bir ordum var.Parmagimi saklatsam sokaga dokulurler.Ama yapmam,ben bir lider degilim.Ahmak degilim.Ben o cocuklar icin fedakarlik yapiyorum.Ayaklarina kadar gidip,bilgimi,tecrubelerimi paylasiyorum.Neleri yapmamalari gerektigini anlatiyorum.Ben bu yil “Dusundugun dilde sevis, dusmaninin dilinde savas” diye bir slogan sectim. Bir cok universite buna karsi cikti.Ayyy sevis deme,savas deme.Peki duzeltiriz dedik.”Kendi dilinde sev,dusmaninin dilinde sav” dedik.Bravo alkis derken pankartlar asildi.Ben konusmaya baslarken sunu soyledim.Bakin arkadaslar size fazla gereksiz mustehcen gorulerek engellenen ve kesilen iki kucuk eke bakin ne cikti: is ve as.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liderligin ahmaklik oldugunu mu dusunuyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Lider anglosaksondur.Oncuyle lider ayni sey degildir.Ben oncuyum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siyasete girmeyi dusundunuz mu peki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Pavyon sarkicilarinin,fahiselerin oldugu,tavaninda mercimek koftesi olan yerde benim isim yok.Meclisin yuzde 30’u bagimsiz olmadigi surece bu is duzelmeyecek.Ataturk,Meclisi ve saraylari halka birakmistir.Halkin malidir bunlar.Ama millet giremez oraya bir tanidigi olmasi lazim.Bakin Ismet Inonu zamaninda baslayan bir surectir bu Turkiye Cumhuriyeti’ni bugune getiren CHP tek partili iktidariyla yerlestirmistir icine her seyi.Bana soruyorlar;senin gibi ulusalci bir insane nasil CHP ye karsi, diye.Cumhuriyet Halk Partisi bu ulkenin basina gelen en kotu seylerden biridir.AKP bile CHP kadar tehlikeli degildir.AKP,cunku stratejileri olmayan dis guclerin yonettigi distributordur.Devlet Outlet.Acaba Hoca Ali Riza’nin milli kutuphaneden cikarilip sergilenme yetkisini kim veriyor!Kutuphanelerimiz de ozellesiyor,onlari da satiyorlar.Abdulmecit donemi zamaninda da bunlar yasanmisti damatlar yuzunden.Ama damatlarin iki gomlegi vardir;biri bayramlik biri idamlik.Cok dikkatli olmalari lazim.Vatan caddesine 3.Anit mezari koyariz.Sirayla artik turistik gezi duzenleriz.Bunu astik,bunu oldurduler,bunu katlettiler diye…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bu millet cok kez de yarida birakti,hayal kirikligina ugratti 68 kusagini,80’ler kusagini…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-68 kusagi baskaydi.Onculeri idam edildi.Ertugrul Ozkok falan solcu muydu…Kiralik,kaleminden meni damlayan gazeteciler.Ben unutmam,bakmam gorurum;isitmem duyar anlarim;koklamam nefes alirim;yemem tad alirim;dokunmam hissederim.Dolayisiyla altinci hislerim cok kuvvetlidir.Ilk tercihim tek ve dogru tercihimdir.Bu bir gecis donemi.”En buyuk karmasalardan en yalin cozumler dogar.”lafi Winston Churchill’e ait.Ben buna bir tesbih yaptim.En bereketli,en taze,en filizli ve en yesil surgunler tevazu icerisinde baslarini one egdiklerinde,en kiymetli tohumlarini her zaman nadasa birakilmis tarlalarin kenarindaki tezeklerin icine birakmislardir.Orada cikacaklardir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdi CHP de yonetim degisiyor hala ayni fikirde misiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Baykal meselesi degil bu.CHP hantal ve uzun yillardir genc kadrolarin onu kesildigi icin lider yetistiremez,oncusu yok.CHP islevselligini bitirmis,son kullanma tarihi gecmis bir organ.(bu esnada Barbaros Sansal bir universiteden telefon aliyor.Yapilacak bir defile icin kiyafet istiyorlar) Bakar misiniz sahit oldugunuz seye.Defile yapacaklar kiyafetleri yok.Kiyafete gore defile yapilir defileye gore kiyafet bulunmaz halbuki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kisa,basit,sade: mutlu musunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Mutluyum huzurlu oldugum icin.Kaygim,sangim boyle kavramlarim yok benim,param day ok geciniyorum.Ama tum sosyeteyle ayni dugunlerdeyiz.Ben o dugunlerde kafayi bulup barin uzerine cikip dans ediyorum onlar kukumav kusu gibi kenarda oturmak zorundalar;cunku saclarini yaptirdilar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de beach club guzelleri var denize giremezler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Zeki triko mayolari gibiler.Denize girilmez suya degmemeli gunese cikilmaz.Evli barkli kadinlar magazin dergilerine fotograf cektiriyorlar.Onlari bir kendileri okuyor bir de hapishanedeki mahkumlar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barbaros Sansal’dan yeni harman’a gercek hikayeler;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Denizli Pamukkale Universitesi’nde rektorluk binasinin onunden gecerken Ataturk Kultur Merkezi’ne gittim.Rektorluge girecegim.Iki tane engelli girisi var ortadan da granit merdivenler var yukari cikan cicekli.Ben de merdivenden ciktim 30 basamak yaklasik.Sonuna geldim,duvar cikti.Rektorluk yaziyor,o merdivenler hic bir yere cikmiyor.Resim cektirilmek icin yapilmis boylu boyunca granit merdivenler…Oha! 3 tane cocuk okur o parayla terbiyesizler!Hangi engelli zihniyet yaptirdi bunu denetleyen mufettisler nerede?Kim kime dum duma ondan sonar Konya Universitesi erkekleri kupeyle giremiyor kizlarin basortusu giymesi yasak.Uzerlerinde Maymunlar Cahennemi’nden kacis’taki gibi perukla geziyorlar.Halk kerizlesiyor.Sonunda ne olur yavas atin ciftesi pek olur.”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-8749235987650977778?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/8749235987650977778/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/06/top-igne-36-harmanim-ben-harmanin-size.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8749235987650977778'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8749235987650977778'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/06/top-igne-36-harmanim-ben-harmanin-size.html' title='TOP&amp;#39;LU İĞNE 36 HARMANIM BEN HARMANIN SİZE YENİ HARMAN SUNALIM :)...'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-5249472498649373302</id><published>2010-05-26T04:32:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:01.522-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Cumhuriyetin ilk başkenti olan Ankara’da burjuva bir ailenin ve mühendis bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldi.&lt;br /&gt;Osmanlı halicinde, mavnacılar kâhyası olan Yahya Efendi’nin ikinci kuşak torunu…&lt;br /&gt;Çeşitli eğitim kurumlarında orta öğrenimini tamamlarken,&lt;br /&gt;aynı zamanda Vakko, Barış Küce-limon gibi kurumların kreasyon bölümlerinde görevlerini sürdürdü.&lt;br /&gt;İngiltere’de Royal Akademi’ye bağlı Londra Eğitim Kurumlarında renk bilimi üzerine dört yıl; İsviçre’de de moda, renk ve estetik üzerine iki yıl eğitim görmüş bir “Terzi Yamağı”…&lt;br /&gt;Moda ve Tasarım çalışmalarında Türkiye’nin ilk moda stüdyosunu kuran Terzi Yamağı.&lt;br /&gt;21. yüzyıla girildiğinde ise, Yıldırım Mayruk moda tasarım limited şirketinin ortağı olarak; tasarım, işletme, yönetim, ithalat, ihracat ve uluslararası ilişkiler görevlerini sürdürmektedir.&lt;br /&gt;Modacı, terzi yamağı kimliklerinin yanı sıra tiyatrocu ve yazar kimliğe de ön plandadır.&lt;br /&gt;Kreatör, botanikçi, teknoloji ve sanat düşkünü olup, her tür karrafa hayran, ingilizce ve almanca okuryazarı, gelişmiş bir Türkçe hakimiyetine sahip ve “2023’e Hikayeler”in de isim babası…&lt;br /&gt;70'li yılların müziği, dostluğu, 80’li yılların disko cıstaklığı ve 90'lı yılların patlama teknolojisini, her şeyi kendinde yansıtıyor sanki.&lt;br /&gt;Dağarcığı, belleği her telden çalan bir enstrüman misali. Taktığı gözlüklerin her rengini bir kimlik olarak gören çılgın deha…&lt;br /&gt;İçimizden biri.&lt;br /&gt;Kendini eleştirecek kadar frekansları sağlam, özgüveni ise sonsuz…&lt;br /&gt;Yamak diye başlayan bu olgu ile bağdaşmış, kendisini ifade etmede kişisel özgürlüklerine aşırı düşkün,&lt;br /&gt;Mütevazı,&lt;br /&gt;her gününü sosyal projelere adamış,&lt;br /&gt;Yüksek IQ'su ve yüreği ile Türkiye ortamındaki yanlışları kâh çatal diliyle düzeltmeye… Çoğu zaman da ortalığı karıştırıp düşündürmeye adamış bir kişilik.&lt;br /&gt;Sevgili konuklar Marmara Üniversitesi Bahar Şenlikleri kapsamında Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu olarak düzenlemiş olduğumuz etkinliğimize katıldığınız için teşekkür eder keyifli bir zaman geçirmenizi ümit ederek&lt;br /&gt;Her yönüyle biz gençlere tam anlamıyla örnek olabilen moda uzmanı, tiyatrocu, yazar ve terzi yamağı Barbaros Şansal’dan gelecek tavsiyeleri duymak için sözü kendisine bırakıyoruz..&lt;br /&gt;Sevgili konuklar Marmara Üniversitesi Bahar Şenlikleri kapsamında Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu olarak düzenlemiş olduğumuz etkinlikte bize keyifli anlar yaşatan Barbaros Şansal’a çok teşekkür ederiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-5249472498649373302?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/5249472498649373302/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/05/cumhuriyetin-ilk-baskenti-olan-ankarada.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/5249472498649373302'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/5249472498649373302'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/05/cumhuriyetin-ilk-baskenti-olan-ankarada.html' title=''/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-1254437143310465436</id><published>2010-04-30T01:34:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:01.622-07:00</updated><title type='text'>TOP'LU İĞNE 35 MARMARA CACIK ...</title><content type='html'>Marmara cacık ..Dikkat geliyor açlık ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çingene çalıyor ve de Kürt oynuyor; Papatyalar soldu bu gün Laleler fing atıyor..&lt;br /&gt;Tabi şerefeden mesir macunu da ! &lt;br /&gt;Nasılsa aç millete zeval ihtiyacı var ya !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hey gidi günler hey, ne de çabuk geçiyor sanırız zamanı! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha dün gibiydi hasbehçenin güllerinde iş arayan peynircinin karıları..&lt;br /&gt;Bu gün ise aynı kadronun döllerinden ilizyonist yavruları ve kasap karılarının görev devrettiği spor hocası artıkları ... &lt;br /&gt;Tefecinin karısından ise beyanat, &lt;br /&gt;''Ankara'da kalsam başbakan olurdum!'' başlıkları ..&lt;br /&gt;Olurdu elbet de olmaz mı?Olanlar sanki ondan çok mu farklı ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaşırmayın başlıklara gerçek . &lt;br /&gt;Hemde tüm çıplaklığıyla kıçı avantaya aşık ancak başı kapalı acı bir gerçek..&lt;br /&gt;Seferide kaza namazı kılan, çökmüş Avrupa'da umut arayan vokalist sahnesi ile çıkarma, hadi ulan 1974'deki çıkarma plajındaki olay değilki değilki bu abartma palavra..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yanda aynı kaba yediğini doğrasan musakka olacak medya, &lt;br /&gt;ceplerinde ders kitabı ihalelleri, banka faizi ve de cinsel ile dinsel sömürü ile prim yapma peşinde zühreviden canlı yayında,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer yanda aklını ve kulağını kapa ama başını kıçını aç da bana ver diyen bir cahil ordusundan oluşmuş pavyon türkücüsü kılıklı temsilciler ordusu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birazdan mahalle arasına yakında girecek olan sosyal polis ordusunun ne giyeceği savsatası! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebelere tecavüzler Siirt'de , kapat olayı hemen seri katil olup işçin aç kalmaya gelince ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir altında ülkenin en keriz ve yağlı müşterisi haline gelmiş yüksek öğrenim mahkumları ve de derdine derman arayan sağlık sorunlu hastalar.....Oysa kardiyo vasküler ilaçları yakında herşeyi açıklar ...Sendikal haklarda ve eğitimde gerisin Burkino Faso'dan bile bak bu arada Uganda çokdan arkandan geçti önüne.. Söyle bari hangi ortağının kızını verdin El- Beşir'in savunma bakanı niyetine ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçelim hanımlar beyler , geçelim de köprüden geçeceğiz diye ahmakça geçirilmeyelim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yüzden bu sabah İDO ile Bursa yönüne hareket ettiğimde kanal 24 seyretmekden başka seçenek olmadığından klavyemden bir kaç gerçeği yazayım bari dedim .. Yazar iken nazara gelmeden bas bas basayım gerçeğe bari dedim ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazar dolu ülkem nasıla, her biri köşe tutmuş oynaşır dururlar Talimhane' nin ihaleyi onlara kaptırtan patron odalarında ,Semerin altını mı olur . 50.000 dolara hayasız raporları kolayca soğutulunca... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi Nişantaşı'nda, Kimi Cihangir'de, dilinde beleş şarap kadehi ile ,&lt;br /&gt;daha kıdemlisi Etiler Ulus'u civarlarında yada 5 yıldızlı salonlarında davetli nasılsa gerdeğe.. &lt;br /&gt;Kiminde arak malı hikayeler ama elinde kalemi kurşun olmayanın cebine sadece Siyonist yahudiden armağan nobel ödülünü verirler ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi 3-5 tura Bebek'de oynaşır , kimi ise karısının zev-i sefa hikayelerini ekranlarda gözyaşı ile anlatır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz GYY sekreter oyanşmasından veledi zina davası, birazda gavuristan kültürlü sarışın yosmaları..Azıcık karışık madde tüccarları eh birazda nemfomaniak seks sapıkları..Yaz yaz bitmez bizim güzide ve de asude yazarlar.. Kimi malum sermayenin zincir otellerinde VİP uçuşlar ile bilin ki şeffaf odalarda konaklarlar... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazarız bizde bu durumda arz-ı ve arz-u hallerini bakalım nasıl ağzı açık kalırlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az kalmadı daha çok yol var . &lt;br /&gt;Futbol diplomasisi, basketbol ve de moda okulları sizi daha çoook oyalar..&lt;br /&gt;Mangalda kül bırakmayanlar teneke mangalı size, etden ucuza hem de belediye afişlerinden çingene maşası ile pazarlarlar.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ulusal eğitime darbe vurup sizi ,orlon sabunluk ördürüp ve de tesbih dizerek oyalayacaklar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bologna yasaları baskısı ile eğitim sistemimiz ağır bir darbeye yenik düşmek üzere.. Maarif vekilinin maarifetleri ve de kadın ve aileden sorumluluk tecrübeleri bu kez aynı kaba değil ama aynı leğene lale soğanı ekmekde ....Ama yediklerini tencereye maliye karısınca konmuş 4 baş soğanı doğrasanız ancak Marmara cacık olacak; belki ege Haydari olarak ekmek arası değil bacak arası sorulacak !Hormonlu domatesi geçdik bunlara altın Çengelköy bamyası bile artık gaz yapacak ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gençlik nerede ise cahil , karamsar ve korkuları yenemeyecek bir umutsuzlukda... &lt;br /&gt;Ana-baba yada ihale zengini Vakıf üniversiteleri ise lop lop yutmakda .. Zaten kapısı bacası betonarmesi döner sermayesi döner bıçağı ile dilimlenmiş devleti devret out-let 'inkini hiç sorma! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazarlarımız yazmakda .. Gönül yazar bile yaş olmuş 80 ama hala taş bebek kılığında ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az kalmadı daha çoook yol var .. Kalemi defteri unuttuk bunların elinde değil gazeteci Üm,it Deniz kalemi meni damlayan bir şevhet var ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çooğk yol var çoğğğğk , hak yolundayım diyerek soğuk oluk yolunda dolanana elbette sunulucakdır boğğk .. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi yamağı &lt;br /&gt;30 Nisan 2010 Marmara Denizi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-1254437143310465436?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/1254437143310465436/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/04/top-igne-35-marmara-cacik.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/1254437143310465436'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/1254437143310465436'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/04/top-igne-35-marmara-cacik.html' title='TOP&amp;#39;LU İĞNE 35 MARMARA CACIK ...'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-1384041594668960473</id><published>2010-04-12T01:46:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:01.731-07:00</updated><title type='text'>TOP'LU İĞNE 34 ...</title><content type='html'>Rüzgar; bir kez daha o Kıbrıs pazarında saçlarımın arasında haris ve hoyratça girdaplar ile aklıma garip şeytani nefesini sokmaya çalışıyordu...&lt;br /&gt;Akdeniz bir kez daha kabarmış, ama kabaran gönlümün yananında sütliman olmak yerine süt rengi dalga köpükleri ile güzlerimin önünde Anadolu'dan gelen tevazuyu keskin kayalara vahşi bir ıslık çıkararak çarpmakdaydı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buzdolapçı'nın yandaşları taraf olmuş para dağıtırken, KKTC meçhule doğru yer almakdaydı. Karpazın doğasında çokdan bir ÜS inşaatı başlamış ama eşşeği tecavüze uğrayıp ağaca bağlanmış ve ölümüne de yol açılmışdı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlerdir gözümün önünden akan hayatın komedisi bir anda adetadan tırısa sonra da dörtnalaya geçercesine bir filim şeridi misali kalavyeme doğru parmaklarımla koşmaya başlamışdı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tayland'daki çaresiz sıtmanın epidemik krizi hemen gölgede bırakılmış, 20 ölü beşer, haber kanallarından teşhir edilsin diye asfaltlara yayılmışdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırgızistan ayakda ama Peygamber karikatürleri ile dalga geçen NATO komutanı Rasmussen'in uçakları hala aynı semalardaydı, diğer komutanlar ise kimbilir hangi heladaydı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Medyedev ve Obama el sıkışmış, Çin ve Hindistan ''Nükleer Buluşma'' için MUSA nın ülkesi USA' ya canlı yayınlarla havalanamışdı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Persler şah'lanmaya hazır , emirlikler ise çokdan Pakistan Moda haftasında Rabia Z ile deiflelere nazırdı..Maaliye nazıı ise kimbilir hanig karıdaydı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer bir uçak nasılsa Polonya'nın nakız talihine çakılmış, Sudan'da ise seçimler henüz başlamışdı..Darfur'da ki 1.500.000 masum artık yok ama yerine bir okadar alışın verişin merkezi olan yer kamu arazinlerinde peydahlanmışdı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiltere'de ki seçimler ise sanal ortam için imzalanmış ama Latvialı gençler pasaport alabilmek için Rusça imtahanlarına takılıp kalmışlardı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Brezilya'daki çamurun altındaki sivillerin Çin'deki madenlerdekiler ile benzerliği çokdan olağanlaşmış ama Haiti akılda bile yer almamışdı.. Myanmar ve Burma gündemden kalkmış Japonya da yoğun sağnak yağmur başlamışdı.. Büyük mercan resifine petrol bulanmış ama hala Bület Ersoy ve Seda Sayan yeni birerkoca bulamamışdı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yurdumda ise en keriz müşteri olan öğrenci ve hastalar bir kez daha kazıklanmış emeklilik ise alay konusu bir hal bile olamımışdı.. Anayasa babayı almış, mahallenin bıçkın delikanlıları anam avradım demeden satışa dalmışdı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaklaban kahvaltıları gündemden düşmüş,son çare Polis bayramındaki İstanbul'un 5. kez lalesi ile buluşmasıyla şahlanmışdı..&lt;br /&gt;Soğan %33 zam almış ve rekor kırmış oysa 1 lale soğanının fiatını bile yakalayamamışdı..Soğan ekmek bile hayal olmuş Zeytin keçi bokunu sollamışdı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çamaşırcının karısı ise hukuk guguğunda malum kanallarda lila daracık kazağı ile silikonları ve botokslarına suratında kaza yaptırmışdı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hal ve gidiş sınıfda kalmış , ahval ise hem şaşa hem baka hemde yaya kalmışdı..&lt;br /&gt;Aylardır yurdumun Üniversite ve yüksek okullarından aldığım eğitim güvenlik ve finans zafiyetlerinin notlarını kontrol edip birazda onları artık kaydetme zamanıydı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rüzgar sertleşiyor , içime serin bir ürpertiyi salmaya devam ediyordu..&lt;br /&gt;Giri gökyüzü monarşisini ilan etmiş buna rağmen ithal tropik bitkilerin köşe yazarı kılığındaki ihaleci ve medya patronu tetikçisi emanet halleri hala park ve bahçelerde nazlı gelin gibi direniyordu ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeffaf gecelik kılığındaki sanalım KKTC de kömür ve buharla çalışdığı muhakkak olan internet kanalında yalnız kalbi aramayı çokdan bırakmış diz üstünde hayatı dikmeye ve aklım ile çar na çar sövmeye devam ediyordu....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya değişiyor ama insan hala aynı ahmaklıkda direnerek televizyon denen sahte dünyadaki teşhire imreniyordu....Yan darbelere mukavaemetli hava yastıklı diziler ve de canlı yayındaki rezillikler ise seyir halinde prıvadan kıça yalpaya yer veriyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devede kulak çokdan tele kulak, deveye diken ise adama ise migren olmuş; Sara hastaları ise hala ekranlarda car car ötüyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günler geçiyor yollar kısalıyordu ..&lt;br /&gt;Eğtim Sağlık ve Güvenlk eşkenar üçgeni, Mekke Kudüs ve Vatikan'ın genişaçı şeytan üçgeninden sanki sıyrılmanın günlerini sayıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Polyester albayrak ve alsancak yerine yünlü ve ipekli deden kalma ahlak sandıkdaki yerinden alınıp uçkurlarından müzdariplere karşı yeniden camgüzeli olmaya namzet bir hazırlık yapıyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya dönüyor ama devran da ona aynı mekanda makadından eşlik ediyordu..&lt;br /&gt;Keser ise sapını sapan yapmaya hazırlanmış, bu coğrafyadaki karasaban hırsızı 5 köpek balığı aile ve 25 çöpcü balık şaibeye dair bir destanı kalvyeden hazırlıyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Engerek on, kelebek kon olmuş balyoza salayangoz sunmuş lakin yerine Oğuz destanı sunulmaya soyunulmuşdu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diz sütünde dikilen hayatlar bayatlıyor , tıkır tıkır diyerek ceplerini tıka basa dolduranlar tangır tungur ahlakları ile hatır hutur kaşıdıkları göbeklerini artık zor taşıyordu.... Kaldırım ihalelelri yalpalamış medeniyet denen tek dişi kalmış canavar saçmalamış ama TC hala bu işe bakakalmamışdı.. Satılık hayatlar bakılık , takılasaı karanlık salaklar ise kiralık olmakdan öteye yol alamamışdı.. Yeni Lale devri aruz veznine nazire yapmış, Serdar Ortaç'ın bestelediği Sibel Can'ın söylediği yeni versiyonu şak şak çıların çekmecelerindeki başka kasetlerde saklı kalmışdı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama tek bir gerçek vardı ve yol alıyordu..&lt;br /&gt;Doğru yaşayan, vergi ödeyen ve erdemli düşünen tüm toplumlar tırnaklarını biribirine sürterek, makas ve oraklarını biliyor çekiç ve çivilerini diziyor, kerpeten ve tornavidalarını yağlıyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ballı yağcıların sonu yaklaşıyor. 21 yüzyıl kaosundan çıkacak yeni düzen şimdiden taç yapraklarını ütülüyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşündüğü dilede sevişip düşmanının dilinde savaşanlar yavaş yavaş kollarını sıvıyor , sıçılımlı açılımlarda derman arayanlar ise çingenenin çalıp kürdün oynadığı kasap havaları ile kıvrıdıkları yalanlarına karşın;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halk kendini , körgözüne parmağını sokarcasına olmak koşulu ile Köroğullarına, Aşık Veysellere, Hacı Bektaşilere ve Tebrizli Şems'lere bırakıyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi yamağı&lt;br /&gt;KIbrıs 13 nisan 2010 çıkarma plajı :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-1384041594668960473?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/1384041594668960473/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/04/top-igne-34.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/1384041594668960473'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/1384041594668960473'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/04/top-igne-34.html' title='TOP&amp;#39;LU İĞNE 34 ...'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-7539222620994415752</id><published>2010-03-28T08:14:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:01.856-07:00</updated><title type='text'>BARBAROS SANSAL MART-HAZIRAN 2010 KONFERANS PROGRAMI:</title><content type='html'>• 24 - 25 Mart AYDIN KARACASU M.Y.O.&lt;br /&gt;• 27 Mart ANKARA ECZ. ODASI GENÇLİK KOMİSYONU YARIŞMA 16:30-18:00&lt;br /&gt;• 28 Mart Pazar TİYATRO MAAN&lt;br /&gt;• 30-31 Mart NİĞDE ÜNİV.&lt;br /&gt;• 2 Nisan Cuma TİYATRO MAAN&lt;br /&gt;• 3 Nisan Cumartesi TİYATRO MAAN&lt;br /&gt;• 4 Nisan MARMARA ÜNİV. WORKSHOP 10:00 Atolye&lt;br /&gt;• 12 Nisan Istanbul Arel Univ.&lt;br /&gt;• 14 Nisan HACETTEPE IEEE&lt;br /&gt;• 16 Nisan Cuma TİYATRO MAAN&lt;br /&gt;• 17 Nisan Cumartesi TİYATRO MAAN&lt;br /&gt;• 18-19 Nisan SİNOP ÇALIŞTAYI&lt;br /&gt;• 27 Nisan - 28 Nisan İZMİR 9 EYLÜL ÜNİV.&lt;br /&gt;• 28 Nisan 9 Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi&lt;br /&gt;• 30 Nisan Bursa Uludağ Univ. Tekstil Mühendisliği&lt;br /&gt;• 1 Mayis ANKAMALL Retro Ozan &amp; Emre&lt;br /&gt;• 2 Mayıs Pazar : GAZİ ÜNIV. SERGİ /YILDIRIM MAYRUK Defilesi&lt;br /&gt;• 3-4 Mayıs ANKARA GAZİ ÜNİV.&lt;br /&gt;• 5 Mayis Izmir Ekonomi&lt;br /&gt;• 6 –7 –8- 9 Mayıs 2010 GAZİANTEP ÜNİV.&lt;br /&gt;• 12 Mayıs MARMARA ÜNİV. TEKNİK BİLİMLER MYO&lt;br /&gt;14:00 - itü maslak yerleşkesi&lt;br /&gt;• 14-15-16 Mayis JCI (Junior Chamber International)&lt;br /&gt;Girişimcilik Akademisi / Eskişehir&lt;br /&gt;• 18-19-20 Mayis SAMSUN ESNAF VE SANATKARLAR DERNEĞİ VE DE KADIN GİRİŞİMCİLER&lt;br /&gt;• 21 - 22 Mayıs ESKİŞEHİR&lt;br /&gt;• 23-24-25 Mayis KARADENİZ TEKNİK ÜNİV. TRABZON (olgunlaşma)&lt;br /&gt;• 28 Mayıs Cuma TİYATRO MAAN&lt;br /&gt;• 29 Mayıs Cumartesi TİYATRO MAAN&lt;br /&gt;• 4-5-6 Haziran DUMLUPINAR ÜNİV.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-7539222620994415752?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/7539222620994415752/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/03/barbaros-sansal-mart-haziran-2010.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7539222620994415752'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7539222620994415752'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/03/barbaros-sansal-mart-haziran-2010.html' title='BARBAROS SANSAL MART-HAZIRAN 2010 KONFERANS PROGRAMI:'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-1820355508544537028</id><published>2010-02-17T01:45:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T09:05:01.981-07:00</updated><title type='text'>BARBAROS SANSAL 2010 KONFERANS PROGRAMI:</title><content type='html'>• 19 şubat trabzon karadeniz teknik üniversitesi MYO konferans,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 20 şubat istanbul 11: 00 yıldırım mayruk moda laboratuvarı gaziantep üniversitesi tekstil mühendisliği workshop,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 20 şubat saat 20:30, 3 kuruşluk mahalle dersleri, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 21 şubat saat 20:30, 3 kuruşluk mahalle dersleri,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 22-25 şubat italya como muse della seta proje ve isviçre saint gallen schrift projeleri,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 27 şubat izmir ekonomi üniversitesi 1. ulusal iç mimarlık kongresi moderatörlüğü,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 1 mart samsun meslek yüksek okulu konferans,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 3 - 4 mart itü maslak yerleşkesi s. demirel salonu konferans,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 5-6-7 mart 2. el uluslararası kısa film festivali ankara jürisi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 10 Mart GAZİANTEP ÜNİV. AKM (Atatürk Kültür Merkezi) Saat: 16:00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 12 mart adana çukurova üniversitesi kariyer günleri saat 17:45 söyleşi, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 13 Mart Çankaya Üniv Saat: 13:00/ Saat; 20:30 TİYATRO MAAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 14 Mart Pazar Saat:20:30 TİYATRO MAAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 17 Mart Marmara Univ. Haydarpaşa Kampüsü Anfi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 18 Mart Perşembe MARMARA ÜNİV. ECZ. KONFERANS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 19 mart İzmir uluslararası rotary kongresi 2440 bölge federasyonu söylev, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 20 mart marmara üniversitesi tekstil fakültesi rize bezi projesi sunum,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 20-21 mart saat 20:30, 3 kuruşluk mahalle dersleri, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 23 Mart Pazartesi PAMUKKALE ÜNİV. 13.00-16.00 Söyleşi (Pamukkale Üni. Kongre ve Kültür Merkezi) 16.00-18.00 Gölbahçe'de öğrencilerle sohbet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 24 - 25 Mart AYDIN KARACASU M.Y.O.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 27 Mart ANKARA ECZ. ODASI GENÇLİK KOMİSYONU YARIŞMA 16:30-18:00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 28 Mart Pazar : HABERTÜRK CANLI 08:30 (oylum talu) / TİYATRO MAAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 31 mart niğde üniversitesi meslek yüksek okulu konferans, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 1 nisan ege üniversitesi girişimcilik günleri lansaman &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 2 Nisan Cuma TİYATRO MAAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 3 Nisan Cumartesi TİYATRO MAAN &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 4 Nisan Eczacılık !izmir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 16 Nisan Cuma TİYATRO MAAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 17 Nisan Cumartesi TİYATRO MAAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 27 Nisan - 28 Nisan İZMİR 9 EYLÜL ÜNİV.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 28 Nisan 9 Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 29 Nisan Per : KARADENİZ TEKNİK ÜNİV. (olgunlaşma)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 30 Nisan Bursa Uludağ Univ. Tekstil Mühendisliği &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 2 Mayıs Pazar : GAZİ ÜNEV. SERGİ /YILDIRIM MAYRUK Defilesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 4 Mayıs Salı : ANKARA GAZİ ÜNİV.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 6 –7 –8- 9 Mayıs 2010 GAZİANTEP ÜNİV &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 10 Mayıs K.MARAŞ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 11 Mayıs MALATYA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 12 Mayıs-13 Mayıs MİLAS (opsiyonel)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 14 Mayıs Cuma TİYATRO MAAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 15 Mayıs Cumartesi : TİYATRO MAAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 21 - 22 Mayıs ESKİŞEHİR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 28 Mayıs Cuma TİYATRO MAAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 29 Mayıs Cumartesi TİYATRO MAAN &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 4-5-6 Haziran DUMLUPINAR ÜNİV.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-1820355508544537028?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/1820355508544537028/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/02/barbaros-sansal-2010-konferans-programi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/1820355508544537028'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/1820355508544537028'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/02/barbaros-sansal-2010-konferans-programi.html' title='BARBAROS SANSAL 2010 KONFERANS PROGRAMI:'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-395484741383651281</id><published>2010-01-14T00:02:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T09:05:02.077-07:00</updated><title type='text'>DİKİŞ İLE DİĞER İŞİ KARIŞTIRMIŞLARA GICIRDARSAM 17 DE İĞFALDİR...</title><content type='html'>Sayın Hanımefendi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamda pek çok alanda kişisel tercihlerde bulunuruz. Bunun artı ve&lt;br /&gt;eksilerini de kabulleniriz. Sizin giyim tarzınıza saygı duymakla&lt;br /&gt;birlikte, Türk kadınını temsil etmediğinizi bir kez daha vurgulayarak&lt;br /&gt;yurtdışında bu giyim tarzıyla temsil görevi yapmamanızı istirham&lt;br /&gt;ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer , mutlaka eşinizle birlikte Türk Devletini temsilen yurtdışı&lt;br /&gt;gezilere gidecekseniz çağdaş, batılı bir Türk kadını gibi olun, olamayacaksanız lütfen evde oturun. Bu tercihi yapmak mecburiyetindesiniz . Biz Türk kadınlarının artık sabrı kalmamıştır. Mağduriyetimizi gidermek için onbinlerce tazminat davası açmayı düşünüyoruz. Ayrıca Türkiye Cumhuriyetini temsilen gittiğiniz yurtdışı gezilerde kamu görevinde bulunduğunuz için "kıyafet yasasına" da uymak mecburiyetindesiniz .&lt;br /&gt;Aksine davranış ceza davasına da m uhatap olmanıza neden olabilecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayın Hanımefendi;&lt;br /&gt;Türk kadınını yurtiçi ve yurtdışı tüm platformlarda çağdaş bir&lt;br /&gt;görüntüyle temsil etme konusunda lütfen diğer Bakan eşlerine de AKP Milletvekillerinin eşlerine de örnek olunuz. Bir lider eşi olarak&lt;br /&gt;topluma örnek olmanız gerektiğini unutmayınız. Ayrıca sizden okullarda&lt;br /&gt;dağıttıkları kitaplarda "dokuz yaşında kız çocuğunun evlendirilmesinin,&lt;br /&gt;dört eş alınabilmesinin, iz bırakmadan kadının dövülmesinin" mubah&lt;br /&gt;olduğunu, örtünmemenin günah olduğunu, kadınların zaten cehennemlik&lt;br /&gt;olduğu fikirlerini yayan AKP'li belediye başkanlarına gerekli tepkileri&lt;br /&gt;de vermenizi bekliyoruz. Eşini döven ve çok eşli yaşam biçiminde olan,&lt;br /&gt;bazı AKP Milletvekillerinin de sizin tarafınızdan kamu oyu önünde&lt;br /&gt;kınanmasını rica ediyoruz.&lt;br /&gt;Gerçek bir lider eşi gibi davranırsanız, emin olunuz ki kadınlarımızın&lt;br /&gt;en üst seviyede takdirlerini kazanacaksınız.&lt;br /&gt;Saygılarımla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çağdaş Türk Kadınları&lt;br /&gt;Adına&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Opr.Dr. Canan ARITMAN&lt;br /&gt;İzmir Milletvekili&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HA HA HA &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzülmeyin arkadaşlar,&lt;br /&gt;Nasıl olsa sa Herdoğrul Özkünk değil, Hıslatın salamında bu satılılıklar küpe de takarlar!&lt;br /&gt;Eeee! O zaman 3 kızının servetini bu itler biraz zor açıklarlar.&lt;br /&gt;Rize Trabzon Üzüm Kuruları ise (RTÜK) elbet süresiz a file dillerindeki af frengisinden nema ararlar ..&lt;br /&gt;Ne zamandan beridir karıları Emin’in değil İsmet’in önünden olma kızları ile Vahimi Koach’un arabasında saltanat yararlar , bu demekdir ki eski kültürsüzlük bakanının karısının kızınıda öğlen haberlerinde bülten sunan sanarlar..&lt;br /&gt;Ah yangılar ve sangılar !&lt;br /&gt;Bir de damat bulup , onu da ne haber Türk’e oturturup sonra da sondalarından akan cerahati, tıka basa cep dolduran reklam olmuş tıkır tıkır ama geçmişleri takır tukur olanlarla bu halka alalet ve kaktırma yapar da sadece işlerinin tıkırnda olmasına ayarlarlar ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet de ; bal tutan parmağını yalar elbet, hatta ayı balı bol bulunca kıçına surer, ama ya bu balı kıçına sokulacaklar için kayganlaştırıc yerine kullanırsa ne olur ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buyrun burdan yiyin ki giyinmeyi birde benden dinleyin … &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl olsa Artık, 27 Ocak’da Hayriyes-i Hülasası olanın ödediği &lt;br /&gt;'’Saison de La Turquıe en France'' (Temmuz2009- Mart2010)&lt;br /&gt;adına Özal'ın balkonundan baktığında Place de La Concorde'da &lt;br /&gt;(ki Fransa Parlementosudur, Bu yıl Soros’un Davos’unda, Erdoğan’ın önceden basılmış tabelasaı ile değil ama Polonya asıllı bir siyonist olan Sarkuzy’nin dakika dakika konuşulur ve de Twitter den duyururlur) kendini adam sandığı Crillion otelindeki; şapkadan tavşan çıkaran sihirbazın kızının defilesine bakmaktayız.. .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa ülke olarak biz A.B’nin kölesiymişiz gibi Bolonya yasalarının dayatması ile kimbilir hangi çıkarlar ile emredilmiş, Emine Kalkancı’nın boynundaki eşarbı Nimet Çubukçu’nun boynunda M.E.B. Bütçe görüşmelerinde T.B.M.M de canlı izlemiş bir milletin çocuklarıyız sanılmaktayız ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halbu ki;&lt;br /&gt;Bir yanda muhafazakar eşcinselimiz Cemile İpeklipipi’nin &lt;br /&gt;( ki ustama davetiye yollayıp, nakışı bende öğrenmiş sakallı Oya’nın Barbaros beyin davetiyesi postada diye ucuz oyunlara müracaat ettiği, diğer yanda Yahudi avukatın yavuklusu Kabızoğlu’nun Deya Baykalın yemek programlarında gezindiği gezentilerde değil, lakin hala Malatya’da müfredat kurtarma çalışdayındayız )..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer devlet bakanı eşlerinin leşleşmiş hayatlarının terzi hesaplarını da hala iç güveysi damatlarının babaları ödemekde ise de hatırlatmadan geçmeyiz , ama bir ağzımızı açarsak bu kez azimle defekasyon memrmerde perforasyondan öte boğarız ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi yamağı yamayacak&lt;br /&gt;Anamı yolladılar &lt;br /&gt;Elbet ebelerine cırdığım arabezi bakalım nerelerini dağlayacak !&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-395484741383651281?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/395484741383651281/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/01/dikis-ile-diger-isi-karistirmislara.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/395484741383651281'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/395484741383651281'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/01/dikis-ile-diger-isi-karistirmislara.html' title='DİKİŞ İLE DİĞER İŞİ KARIŞTIRMIŞLARA GICIRDARSAM 17 DE İĞFALDİR...'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-688836907289344861</id><published>2010-01-09T20:33:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T09:05:02.172-07:00</updated><title type='text'>BARBAROS SANSAL 2009 - 2010 KONFERANS PROGRAMI:</title><content type='html'>• 10 Aralik 2009 Bursa Skills Dunya Tasarim Yarismasi Konferansi Merinos Kultur Merkezi Saat: 14:30&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 14 Aralık 2009 Çanakkale Üniversitesi Gökçeada Kampüsü, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 15-16 Aralık 2009 Urfa YÖK Çalıştayı, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 21 Aralık 2009 Ankara Gazi Universitesi - Beypazarı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 22 aralık 2009 başkent tv canlı yayın &lt;br /&gt;• 22 aralık 2009 /14:00 başkent üniversitesi konferans&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 23 Aralık 2009 İsparta Süleyman Demirel Universitesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 30 Aralık 2009 Kayseri Erciyes Universitesi, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BARBAROS SANSAL 2010 KONFERANS PROGRAMI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 6 Ocak 2010 İzmir Ege Üniversitesi Tekstil Müh.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 10 Subat 2010 Istanbul Aydın Universitesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 17-18 Subat 2010 Trabzon Karadeniz Teknik Universitesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 27 Subat 2010 Izmir Ekonomi Univ. Mimarlik,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Subat sonu ITU Maslak Yerleşkesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 5-6-7 Mart 2010 Ankara Ikinci El Uluslararasi Kisa Film Festivali (ODTU),&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 11-12 Mart 2010 Adana Cukurova Universitesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 27 Mart 2010 Ankara Eczacılık ,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 28 Mart 2010 Ege Univ. Girişim Günleri,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 29 Mart 2010 Kayseri Erciyes tekrar,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 30 Mart 2010 Niğde Univ. Meslek Yüksek Okulu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Nisan 2010 Izmir 9 Eylul Guzel Sanatlar., &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 3-4 Mayıs 2010 Ankara Gazi Univ., &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 7-8 Mayıs 2010 UTMOK Gaziantep &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 10 Mayıs 2010 Kahramanmaraş Univ., &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 11 mayıs 2010 Malatya Univ.,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• 22 Mayis 2010 Anadolu Universitesi Eczacılık Fakültesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sırada Milas, Düzce, Burdur, Bucak, Sivas Cumhuriyet Univ., Erzurum Ataturk Univ., Ankara Beypazari MYO, Mayis basi Milas MYO var...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-688836907289344861?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/688836907289344861/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/01/barbaros-sansal-2009-2010-konferans.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/688836907289344861'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/688836907289344861'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/01/barbaros-sansal-2009-2010-konferans.html' title='BARBAROS SANSAL 2009 - 2010 KONFERANS PROGRAMI:'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-8820536934511904357</id><published>2010-01-04T03:09:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T09:05:02.266-07:00</updated><title type='text'>DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 16...</title><content type='html'>Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamate,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şevket'in eliyle değil Devlet'in şevhet eliyle işletilir Kerhane, acaba iktidarın elinde var mı biryelere sürülecek başka kağıt peçete !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gün, bir başka uyandım hayata aniden; &lt;br /&gt;farklılık , çeşitlilik derken al klavyeyi eline dedim kendime, &lt;br /&gt;nasılsa ADEL Faber bu ülkede de siyonistlerine elindeydi bile bile verildi Orhan Pamuğun diline..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her yandan sarıp sarmalasalar da 20. yüzyılın şekillenmesinde yine en önemli rollerden bir bu bir kez daha toprakların..Şimdiki adıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin yani..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir anı girişi ile girelim ki Tarih tekerrür olmasın ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HALK İSTERSE BENİ DE KOVAR!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1935 senesi idi..Dünyanın her yarinde olduğu gibimemeleketimizinde bazı bölgelerinde Yahudiler aleyhine bir hareket ve ayaklanma başgöstermişdi.Bu arada Çanakkaleye gelen Atatürtk'ün huzuruna ısrarla çıkmak isteyenbir Musevi vatandaşını muhafızlar bırakmak istemiyordu.Atatürk '' Bırakın gelsin dedi.''&lt;br /&gt;Bu musevi vatandaşı Atatürk'ün önonde elllerini açtıOmuzlarını Yukarıya kaldırarak&lt;br /&gt;''Paşam bizi kovuyorlar ne yapacağız ?'' dedi.&lt;br /&gt;Atatürk bu şekilde önüne atılan bu adamaın ne demek istediğini ve kim olduğunu derhal anlamıştı.BUna rağmen sordu: '' Sen kimsin ?''&lt;br /&gt;''Ben Paşam, Çanakkale Musevilerinden AVRAM PALTO''&lt;br /&gt;'' Sizi kim kovuyor? Hülümet mi? Kanun mu ? Polis mi? Jandarma mı ? Bana söyle .''&lt;br /&gt;Musevi vatandaş durakladı, şaırıdı. Biraz sonra kendini toparlayarak cevap verdi.&lt;br /&gt;'' Halk kovuyor.''&lt;br /&gt;Atatürk adamın yüzüne dikkatle baktı ve gülümsedi ve :&lt;br /&gt;''HALK İSTARSE BENİ DE KOVAR'' dedi ve yürüdü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Niyazi Ahmet Banoğlu ATATÜRK s, 46...&lt;br /&gt;(İlknur Güntürkün Kalıpçı . Epsilon Yayınları. Her yönüyle insan Atatürk'den)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden mi bu anı , &lt;br /&gt;Konumuz MODA ya! &lt;br /&gt;Ermeni, Türk, Kürt, Roman, Alevi açıldıkça açılırken neden Yahudi açılımı yok dedirten cinsinden de ondan ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğumuz şapkacının hikayesini yanlış biliriz de ondan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mahmutpaşa devrin giyim kuşam konusunda en ünlü merkezi iken; &lt;br /&gt;o devrin en ünlü Ermeni şapkacısının önüde işporta tezgahı açıp, &lt;br /&gt;taklidlerini satıp, o dükkanı iflasa sürükleyip ele geçirenlerden geldi bu ülkede&lt;br /&gt;moda bu hale de ondan ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonraları mağazacılığa geçen malum sermayeden , &lt;br /&gt;her yılbaşı vekillere, &lt;br /&gt;üzerine amblem konmuş fason malı eşarp kravat havlu yollayan ellerden geçerdi &lt;br /&gt;siyaset de ondan.. &lt;br /&gt;Şimdi de poyester üniformadan geçiyor nano teknolojilide ondan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aman dinci denip, satın alınmayan marka çikulatayı da ambalajlar &lt;br /&gt;ve beş misline satarlar ahmaklara da ondan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İl il gezerek , okul okul görerek anlattığım 5 meslek yasasını &lt;br /&gt;internet de bulamazsınız da ondan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakkalı olup aç bırakan, &lt;br /&gt;doktoru olup namahremine giren, &lt;br /&gt;hocası olup mürid eden, &lt;br /&gt;avukatı olup suçunu düzen,&lt;br /&gt;terzisi olup çplaklığa mahkum edenlerdir onlar da ondan ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce de açmışdım kapanmaya çalışılmadan bu ülke .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakkal &lt;br /&gt;Süper market, hiper market, &lt;br /&gt;sakız, çikulata, cola elbette ki pastorize yumurta&lt;br /&gt;kilitli tohum ve de sunni gübre,&lt;br /&gt;sonunda tarım ve hayvancılık.....&lt;br /&gt;Planlanan AÇLIK ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktor, &lt;br /&gt;İlaç market, domuz gribi, kozmetik&lt;br /&gt;Parfüm ve alkol &lt;br /&gt;Tüp bebek..&lt;br /&gt;petrol ve de enerji..&lt;br /&gt;sonunda hastahane ve cenaze..&lt;br /&gt;ve de ölüm ve miras....&lt;br /&gt;aslı SAĞLIK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avukat&lt;br /&gt;OGS, EGS, MBS, vesaire vesaire&lt;br /&gt;hükümet, asker, polis , jandarma&lt;br /&gt;Adliye sarayları değerli matbuat ve borsa&lt;br /&gt;yani adli takip fatura ve de mahkeme..&lt;br /&gt;kısaca SUÇ ve Ceza...&lt;br /&gt;fasıl fasıl GÜVENLİK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoca..&lt;br /&gt;Diyanet, ibadet &lt;br /&gt;Okul öğretmen medya&lt;br /&gt;kırtasiye reklam ve mecra&lt;br /&gt;sonunda üretmeden tüket borçlan nasılsa ..&lt;br /&gt;Hedef EĞİTİM..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi&lt;br /&gt;Yün, ipek ve pamuk..&lt;br /&gt;Polyester çöplüğü &lt;br /&gt;Başörtü ve pardösü..&lt;br /&gt;Arabezi yerine kadın hijyen naylonu...&lt;br /&gt;İmha edilen Sümerbank..&lt;br /&gt;hatta keten ve kenevir..&lt;br /&gt;Ayakkabı çanta ve aksesuvar..&lt;br /&gt;Hatta Cumhurbaşkanlığı forsu...&lt;br /&gt;kısaca MODA..&lt;br /&gt;İnsanların cinsel, dinsel,fiziksel, kültürel ekonomik, siyasi ve dini hebrleşme biçimi..&lt;br /&gt;Mernis, eposta, ulaşım &lt;br /&gt;ayrı renklerdeki nüfüs kağıdı..&lt;br /&gt;Kadın ve erkek..&lt;br /&gt;İmha edilen ALSANCAK ve ALBAYRAK&lt;br /&gt;Ama gün gelir yeniden göndere çekilir o bayrak&lt;br /&gt;Hemde dike dike gözlerine sokacakdır elbetde bu YAMAK..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Binlerce yılda tek kitapla cahil bırakılan toplumlar bir anda tokadı suratına yiyince BAKIN NASIL adam olurlar.... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasılsa,&lt;br /&gt;KAHROLACAK SİYONİZM,&lt;br /&gt;KAHROLACAK EMPERYALİZM,&lt;br /&gt;KAHROLMAKDA MEDENİYETLER İTTİFAKI..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbette ki&lt;br /&gt;BAHTSIZDIR EİSENHOVER DOKTİRİNİ&lt;br /&gt;BELADIR RASMUSSENLİ NATO&lt;br /&gt;CEZADIR ERASMUS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wellcome mr President&lt;br /&gt;FEDADIR CANLAR BU TOPRAKLARA&lt;br /&gt;BİR KEZ DAHA KEMALİZMİN AYAK SESLERİ VURACAKDIR &lt;br /&gt;TEK YUMRUKK HALİNDE&lt;br /&gt;21. YÜZYILI ŞEKİLLENDİRMEYE O OVAL MASAYA..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BUYRUN BAKALIM TADIN GÖRÜN DUYUN KOKLAYIN DOKUNUN BURADAN..!&lt;br /&gt;5 DUYUYA 5 MESLAK VARSA 6. HİS GELECEKDİR ASLI İNSAN OLANDAN...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;terzi yamağı&lt;br /&gt;ocak başı 2010.. İstanbul&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-8820536934511904357?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/8820536934511904357/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/01/dikis-makinasi-gicirtilari-16.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8820536934511904357'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8820536934511904357'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2010/01/dikis-makinasi-gicirtilari-16.html' title='DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 16...'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-6720769768584463235</id><published>2009-11-26T15:12:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T09:05:02.381-07:00</updated><title type='text'>DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 15 EMRE YILMAZ 'DAN</title><content type='html'>Dünyayı dünyaya dar eden hiçbir inancın bayramını kutlamıyorum ! yele sele boş ver hele neden hala dünya değil ki el ele ! hesap mekke kudüs vatikan üçgenine endeksli ise , aklım Dalailama' ya kayarsa ne yeriz acaba hep birlikde ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir bayram düşlerdim; ümmetçe başımız dik yaşadığımız, sevincimizin kursağımıza düğümlenmediği, yediğimiz lokmaların boğazımızda kalmadığı bir bayram.&lt;br /&gt;Bir bayram düşlerdim; ümmetin anası kaçırılan, babası öldürülen, ocağı kundaklanan, çocuklarının her biri bir izbeye sığınan, ismetine namahrem eli değen bir viran haneye dönmüş topraklarında, çocuklarının öksüz, yetim ve boynu bükük girmediği bir bayram.&lt;br /&gt;Bir bayram düşlerdim; İslam ümmetinin mazlum çocuklarının zamanın ırmağında akan bir süprüntü gibi değil, zaman ırmağının yatağını belirleyen, kıyılarını gürül gürül akan sularıyla döverek verimli kılan bir nehre benzediği bir bayram. Pasif nesne değil; aktif özne olduğu, onun yaptıklarına düşmanlarının hayalinin yetişemediği, kendisini öldürmek için gelenlerin kendisinde dirileceği kadar temsil kabiliyetine sahip olduğu bir bayram.&lt;br /&gt;Bir bayram düşlerdim; yaralı ve bin bir pareli coğrafyamızın her yanından gürül gürül kanın gitmediği, evlatlarının ahının arşı titretmediği, viran olmuş hanelerinde baykuşların ötmediği, topraklarını ahlaksızların, soysuzların, sütsüzlerin, düzenbazların, madrabazların, hilekarların, ifritlerin, hainlerin ve zalimlerin yönetmediği bir bayram.&lt;br /&gt;Aksine, dinde kardeşleri olmasa da insanlıkta eşleri olan dünyanın farklı dinlerine, kavimlerine, coğrafyalarına, milletlerine mensup mazlum, mağdur ve muhtaçlarının yarasını sarmak, yüreğini onarmak, onlara müşfik bir ana eli olmak için tüm imkan ve gücünü seferber ettiği bir bayram.&lt;br /&gt;İmanından kaynaklanan şefkat ve merhametinin Afrika kıtasının açlarından, Venezuela'nın yoksullarından, Harlem'in esrarkeşlerinden ve köprü altı çocuklarından, Manila'nın şehvet tuzağına düşmüş çocuklarına varana dek; her bir mazlum, mağdur ve mahruma ulaştığı bir bayram.&lt;br /&gt;Bir bayram düşlerdim; bir öndere sahip olan, önderi kendisine ana olan, kendisi ise insanlığın diğer toplumlarına ana gibi olan bir ümmetle girdiğimiz bir bayram.&lt;br /&gt;Öyle bir ümmet ki; aynı imanı paylaşan, aynı kıbleye yönelen bir buçuk milyar üyesinin aynı imkanı da paylaşabildiği, mutluluk sakası gibi insanlığa yürek dolusu saadet taşıyan, havaya kalkan bir tek elin rüzgarıyla 1.5 milyar yüreğin tek bir yürek gibi kıyama durduğu, o elin bir tek dalgalanışının yüz milyonlarca inanmış kadın ve erkeği harekete geçirdiği, bir beraberlik dilerdim.&lt;br /&gt;Bir ümmet düşlerim; bir organına, hatta bir hücresine yönelmiş bir tehdidi tüm varlığına yönelik bir tehdit gibi algılayacak kadar kendinde ve canlı, ayağına diken batsa onun acısını her tarafından duyabilecek kadar bilinçli, kendi varlığına yönelik bir tehdide anında tepki verecek kadar hassas bir sinir sistemine sahip, bedeni oluşturan her bir hücrenin kendi yerine razı olup, rolünü en iyi oynamak için irade sergilediği, fertleri silik, düz, sıradan, bir makinenin dişlisi olmaya teşne, edilgen ve mekanik bir 'birey' değil, farklı; fakat farklılığı bir orkestrayı oluşturan enstrümanların farklılığı gibi zenginliğe dönüştüren, sıradan ve düz bir tip olmaya razı olmayan, kendi kendini gerçekleştirmek için yüreğinin çeperlerine tutunarak kapasitesinin sınırlarına çıkma savaşı veren, kendisiyle, Rabbiyle, çevresiyle, toplumla ve doğayla barışık, bilişik, tanışık şahsiyetlerden oluşan bir ümmet.&lt;br /&gt;Bir şahsiyet düşlerim; sorunun bir parçası değil, çözümün bir parçası olan, yük olmayıp yük alan, kendini yad ve yabancı ellerde aramayıp kendini kendinde arayan ve kendini kendinde bulan, hamken yanan, pişen ve olan, olmanın sırrına erdiği için hamların elinden tutup, onların da olması için onların yerine yanmaktan çekinmeyen, kafa, yürek ve bilek, düşünce, duygu ve aksiyon dengesini varlığında gerçekleştirerek, 'şahsiyet' olma kıvamına eren, yalnızca kafa gözüyle değil, yürek gözüyle de bakıp, onunla gören, kendini yalnız sözle değil yüzle, gözle, özle ifade edebilecek liyakate eren, vuracağı ve duracağı yeri iyi bilen, Allah'a karşı esas duruşunu ayağının altındaki topraklar kayarken dahi bozmayan bir şahsiyet.&lt;br /&gt;Bir şahsiyet düşlerim; kendi kafasıyla düşünüp, kendi yüreğiyle duyan, kesrette vahdet bulan, ne dostları karşısında kapris yapan, ne düşmanları karşısında aşağılık kompleksine kapılan. Ayaklarının birini hakikatin merkezinde sabit tutarak, diğer ayağıyla tüm dünyayı, hatta tüm evreni dolaşan ve yitik hikmetleri, hakikatleri, cevheri arayıp kendine çeken bir mıknatıs gibi arayıp kendine çeken, "bizden adam olmaz" bedbinliğini alıp "çıkarsa bizden adam çıkar" bencilliğine vuran, bu iki sakat ucu da bir fiskeyle atık düşünceler fosseptiğine yuvarlayıp, adil ve mutedil olmayı bir hayat düsturu bilen bir şahsiyet.&lt;br /&gt;Ve bir bayram düşlerim; hesap gününün sonunda "Ey (sadece Allah ve cennetle) tatmine ulaşan insan; gir kullarımın arasına (çünkü cennetin yolu kulların arasından geçiyor) ve gir cennetime!" muştusunun verildiği bir bayram.&lt;br /&gt;İşte o bayramın provasıdır bu bayramlar.&lt;br /&gt;O mutlak bayramlardan bir efilti taşıdığı oranda anlamlıdır bu bayramlar.&lt;br /&gt;. Bayramınız bayram olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçek bir bayram hayali kuran kişinin hayalleri...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-6720769768584463235?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/6720769768584463235/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/11/dikis-makinasi-gicirtilari-15-emre.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6720769768584463235'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6720769768584463235'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/11/dikis-makinasi-gicirtilari-15-emre.html' title='DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 15 EMRE YILMAZ &amp;#39;DAN'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-3421279540061659624</id><published>2009-11-20T02:14:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T09:05:02.480-07:00</updated><title type='text'>DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 14</title><content type='html'>Harala gürele geçip gider iken günler , &lt;br /&gt;şöyle bir göz gezdireyim dedim . &lt;br /&gt;Baktım her yer doluşmuş türlü sürüngenler ....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umutsuz bakan gözlere bir parmak bal misali ışığı çaldınız mı hiç? &lt;br /&gt;T.C. eğitim yüksek öğrenim gören geleceğimizden bahsediyorum ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim ellerim yapış yapış belki bu konuda &lt;br /&gt;ama aklımda hala var hedeflere epey bir karış &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayı balı bol bulunca neresine sürer bu coğrafyada malum . &lt;br /&gt;Ama, bal tutanda parmağını yalamaz değil hani! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak bunlar balı artık nerelerine soktukları belli olmayan parmaklarını &lt;br /&gt;halka fizyolojik masaj amaçlı kullanmaya başlamışlar maalesef..&lt;br /&gt;Başka yerleri işe yaramadığından elbet o sihirli parmakları tek silahları.&lt;br /&gt;imzaya da &lt;br /&gt;delete tuşunada&lt;br /&gt;köşe yazısınada&lt;br /&gt;kör göze de bir bir basmışlar parmakları ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Basmasına basmışlarda bunun birde geliverir demir parmaklıkları; &lt;br /&gt;hey de bre intihab mahkemesi badanası kılıklı ey Türk siyaseti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden mi bu isyan ?&lt;br /&gt;Bir açın gözünüzü bakın hepsinde ağı dır zarar ziyan !&lt;br /&gt;Heryer müteahhid binası, altuni mazılı, höt laleli kampüs , &lt;br /&gt;Yerleşke !&lt;br /&gt;Ama sanki akılları anlatır eğtimi kalleşce ve de leşce !&lt;br /&gt;MEB teknik okul yeterlilik genelgesi :&lt;br /&gt;''terziler oturarak çalışırlar prova ve ütü yapmak için ayağa kalkarlar !''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özürlü zihniyetniz mi yoksa zihinsel yetiniz mi alacak tuhafiyeden fermuarı ulan ? &lt;br /&gt;Peki tuhaflıklarınızdan tuhafiyeci mi kaldıki baskın mahallelerimizde?&lt;br /&gt;Ya masuracı, ibrişimci, çamaşır ipeği ?&lt;br /&gt;Polyester bayrakla mı milli haysiyet yani ?&lt;br /&gt;yada DMO , GMO mu oldu ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen lafı koyarız da deliğinize golf topu misali ,&lt;br /&gt;neyseki yok dur hiçbirinizin emsali.. &lt;br /&gt;O yüzden tek tip top olmaz topunuza,&lt;br /&gt;Yamak öyle kolay girmez koynunuza...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En çok satan şişme koyun müridiniz ile koyunkoyuna olursa,&lt;br /&gt;gün gelir sizler domuzluğunuza doymamış olsanız da; &lt;br /&gt;bak nasıl olur bu halk omuz omuza ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kasım sonu 2009 sesimiz kısık değil !&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-3421279540061659624?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/3421279540061659624/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/11/dikis-makinasi-gicirtilari-14.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3421279540061659624'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3421279540061659624'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/11/dikis-makinasi-gicirtilari-14.html' title='DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 14'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-4356852488148618583</id><published>2009-11-02T08:36:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T09:05:02.577-07:00</updated><title type='text'>DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI +13</title><content type='html'>Pastadan us atası çıkacağına, &lt;br /&gt;şöförün oğluyla evli evlatlığın aklıyla manken çıkmış el sallayarak, &lt;br /&gt;gaydırı guppak emine olmalıydı o pastada a çaylak !&lt;br /&gt;Önce çalışmak gelir, sonra ahlak !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken köşe yazarları, &lt;br /&gt;kırmızı keçe tutmuş suratsız telefoncuların ve havacıların fashionable deki mankenlerinin memeleri yok diye o kadınlarla sevişilmeyeceğini yazarmış solak ya da sağlak !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ulan, Türk terziler kadınlara elbise satar , gavur ise müftülük bahçesinde şampanya ile karı satar a ahmak !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;konyada ise battıı çıkdı inşaatler olmuş köprülü yavşak ! ağzınıza biber sürülmez kıçınıza kına yakılır sonra bak !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sus yamak sus !&lt;br /&gt;10 kasımda konuş ancak ! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 kasım 2009 ...................&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-4356852488148618583?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/4356852488148618583/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/11/dikis-makinasi-gicirtilari-13.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/4356852488148618583'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/4356852488148618583'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/11/dikis-makinasi-gicirtilari-13.html' title='DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI +13'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-8419385740426432471</id><published>2009-11-02T05:31:00.000-08:00</published><updated>2011-03-14T09:05:02.682-07:00</updated><title type='text'>DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 12</title><content type='html'>Teşekkür ederim,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gül. Azmin, kendine olan sabrın için.&lt;br /&gt;Gülden. Sakinliğin, olumlu yaklaşımların için.&lt;br /&gt;Didem. Çalkantılı duyguların içinde kendine yakınlaştığın için.&lt;br /&gt;Sevgi. Verdiğin savaşı kazandığın için.&lt;br /&gt;Barbaros. Şan, şöhret içindeki mütevazıliğin için.&lt;br /&gt;Atilla. ''Olmaz'' ları aştığın için.&lt;br /&gt;Yasin. Temiz ruhun için.&lt;br /&gt;Zeynep ve Jale. Bize bu kadar az zaman içerisinde ayak uydurduğunuz için.&lt;br /&gt;Belgin. Sözün bittiği noktada hala yürümeğe devam ettiğin için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...16 senelik sahne hayatımın en heyecan verici projesine imza atmamıza sebeb olduğunuz için, güvendiğiniz için,sabırlı olduğunuz için,tek ses olduğumuz için, tiyatroyu sevdiğiniz için.&lt;br /&gt;Maddi ve manevi sıkıntılarınız olmasına rağmen, çalışmalara yansıtmadığınız için. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepiniz kılıcı keskin, adil savaşçılarsınız. Saygıyla eğiliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiden yürekten alkışlıyor, yarın ve diğer akşamların keyfini çıkarmanızı diliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dilruba&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yamak :.................1 kasım 2009 pasta basta sonrası ?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-8419385740426432471?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/8419385740426432471/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/11/dikis-makinasi-gicirtilari-12.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8419385740426432471'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8419385740426432471'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/11/dikis-makinasi-gicirtilari-12.html' title='DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 12'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-2559304460308479741</id><published>2009-10-25T04:30:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:02.793-07:00</updated><title type='text'>DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 11</title><content type='html'>Bazı geceler işçi masasını temizleyip çıkdıkdan epey sonra, &lt;br /&gt;sesi soluğu kesilmiş ayaklı dikiş makinalarının gölgeleri uzadıkça &lt;br /&gt;secd eder bir kez daha ayaklarımın altında yapayalnız bir şekilde bir benimle tek başına kalmış terzihanemizin !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günün iğne iplik sukunetinin kargaşasının ardından sessizleşen havalandırma menfezleri, &lt;br /&gt;tüm gün içlerine çekdikleri ızgaralardan bu kez aynı duyguları farklı dilde geri üflemeye başlar bir bir hayallerime..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam saatlerinde susmuş telefon santralinin sekretaryası ise çokdan karanlığa gömülmüşdür giriş holünde ve bir kez daha benliğimle günün müzakeresi örülmüşdür benliğime yama olarak canhıraş darbelerle ! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalabalık ve dağınık masamın kağıt ve paçavra denizine yenik düşmüş ama muzaffer üretime gem vurmamış halinde de vardır hala mesai, hala devam eder hayat , kimi an kalvyenin çıkırtısı kimi an bir masum müziğin melodisinin çığlığı eşliğinde ..Bir ben birde içimdeki benliğim ile ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte yine o gecelerden birindeyim bu gece ,&lt;br /&gt;Yıldırım Mayruk Moda Laboratuvarı olarak 10 yıldır inatla ve pekçok fedakarlıkla sürdürdüğümüz; çağdaş, ulusal ve alımlı Türk kadınının formatını güncel belgeleri ile arşivlediğimiz gösteriler zincirimiz 2023'e Hikayeler'in bu en önemli bölümlerinden birinde ve yine kendimle ve de bu satırları okuyan sizlerle birlikde şu saatlerde de !...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;60 larda , Sarıkamış'da Levazım Albayı olan Trablus Hüsamettin dedemin kendini buzdolabına kapatıp yaşamına sonvermesinden sonra dul kalan babaannemin geçinmek için Elhamra Tiyatrosu'nda Toto Karaca'nın giysilerini Sümerbank kumaşları ile dikdiği günlerdeki benide yanında götürdüğü provaların anıları gözkırpıyor bir yandan Moda denen kavramın sahnesinde oysa yine.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayallerim, 50 yıldır şaha kalkmış halini biraz daha kamçılıyor bu sebeple ve daha da detaya ve mükemmeliyete emeği katık edip, o hayallerimde kaybettiğim yerine içimde olmaya yada bulmaya çalıştığım kadını bir kez daha evrimsel bir dönüşümle devrim olarak evrenselleştirme çabasına dalıyorum alev alev yanan bir istekle her yerimde nefisimle ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vur makasını hadi Yamak yine özgürce ! Savur yünlüleri , ipeklileri biçki masasına!&lt;br /&gt;Biç altın saçlı,engin mavi bakışlının ürün vermiş verimli başaklarını, başlarında taç yap kadınlarının bir kez daha bu sene !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vakur dik omuzlar kavrukca utanmasın analarında, ayrık otu dalmasın iffetin aralarına, ister mini ister dizaltı eteklerin koşsun adımları özgürce o ulaşılmaz Türk kadınının podyumunda zincirden kopmuşcasına ve özgürce aydınlık geleceğine bu hikayende de ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çiz Yamak Yıldırım Mayruk kadınını i Çentik çentik işle gölgeleri, öyle ki, sınırları görünmesin nifak tohumu atılmış ufuk çizgilerinde bile ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dik yamak , başın dimdik, belin sımsıkı ve elin aydınlığa açık her şekilde !&lt;br /&gt;Üste çaput diye giyilmesin, içine girilsin o kalitenin artık istek ve arzuların kırbaç sesiyle !&lt;br /&gt;İkinci bir cilt olsun o kadının hem bedeni hemde gelmiş ve geçmişinde de kendisindeki güzelliği ile !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşle Yamak en nadide en ışıltılı malzemelerini, gözleri kör olanları bile görmeye mahkum etsin bu seferde de !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ses verme Yamak seslendir ki ''Ses Siz'siniz'' desinler;&lt;br /&gt;Tek ses Siz'siniz ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ile !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;devam edecek 1 kasımda şu sizin yamak susana dek, &lt;br /&gt;susadıkça 10 kasımda bir kez daha kana kana konuşana dek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;terzi yamağı &lt;br /&gt;Barbaros Şansal&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-2559304460308479741?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/2559304460308479741/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/10/dikis-makinasi-gicirtilari-11.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/2559304460308479741'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/2559304460308479741'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/10/dikis-makinasi-gicirtilari-11.html' title='DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 11'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-1441805740903851248</id><published>2009-10-13T05:37:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:02.887-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>YILDIRIM MAYRUK 2009-2010 KIŞ DİKİŞ KOLEKSİYONU&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2023'E HİKAYLER XIX (10. YIL)&lt;br /&gt;''.........'' &lt;br /&gt;(SES SİZ)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 KASIM İSTANBUL SWİSSOTEL THE BOSPHORUS FUJİ BALOSALONU&lt;br /&gt;15 00 TÜRK KALP VAKFI YARARINA &lt;br /&gt;ÖZEL DAVETLİ VE BASIN SUNUMU&lt;br /&gt;VE&lt;br /&gt;ZİÇEV ZİHİNSEL ÖZÜRLÜ ÇOCUKLAR VAKFI &lt;br /&gt;FOTOGRAF SERGİSİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16 KASIM ANKARA SWİSSOTEL BALO SALONU&lt;br /&gt;19 00 ANAÇEV VE İNÖNÜ VAKIFLARI YARARINA&lt;br /&gt;KOKTEYL DAVET &lt;br /&gt;VE &lt;br /&gt;ZİÇEV ZİHİNSEL ÖZÜRLÜ ÇOCUKLAR VAKFI &lt;br /&gt;FOTOGRAF SERGİSİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PROJE:&lt;br /&gt;YAMAK STRATEGY THE PLANETH EARTH&lt;br /&gt;YILDIRIM MAYRUK MODA LABORATUVARI&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-1441805740903851248?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/1441805740903851248/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/10/yildirim-mayruk-2009-2010-kis-dikis.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/1441805740903851248'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/1441805740903851248'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/10/yildirim-mayruk-2009-2010-kis-dikis.html' title=''/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-2024994020415862179</id><published>2009-10-08T04:20:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:02.979-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>YILDIRIM MAYRUK MODA LABORATUVARI 09-10 DİKİŞ KOLEKSİYONU... 2023'E HİKAYELER 10. YILINDA, 10 KASIM'DA İSTANBUL, 16 KASIM'DA DA ANKARA SWİSS OTEL BALO SALONLARINDA İZLEYİCİSİ İLE BULUŞUYOR!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-2024994020415862179?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/2024994020415862179/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/10/yildirim-mayruk-moda-laboratuvari-09-10.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/2024994020415862179'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/2024994020415862179'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/10/yildirim-mayruk-moda-laboratuvari-09-10.html' title=''/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-4590040222290287313</id><published>2009-09-28T01:00:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:03.085-07:00</updated><title type='text'>DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 10</title><content type='html'>Saat 23 30 suları , günlerden cuma &lt;br /&gt;İstanbul'da meltemi şeker bir eylül akşamı ,&lt;br /&gt;Kalabalık Talimhane'den,Turgay Ciner Grubunun oteli olan Lares Parkd'an henüz çıkmış, &lt;br /&gt;genç bir kardeşimle Atatürk Heykeline doğru evlerimize gitmek üzere yol almakdayız..&lt;br /&gt;komadan çıkamayınca dört organı ile diğer insanlara hayat vermiş genç bir kızı anmaktayız !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahatsızlığımdan dolayı Belimde korse ve elimde baston olduğu halde karşıdan karşıya geçmek üzere yaya gaçidinin başında azalan saniyeleri gözlemlemekdeyim, Etrafdan bazı tanıyanların zerafet gülümsemeleri ve selamlamaları bir başka kreması oluyor gecenin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırmızı&lt;br /&gt;DUR!&lt;br /&gt;sarı&lt;br /&gt;HAZIRLAN!&lt;br /&gt;Yeşil&lt;br /&gt;Geç ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağır aksak adımlarla yaya geçidini aşmaya çalışırken; &lt;br /&gt;Vişne çürüğü fanilalaı ve siyah pantalonlu, &lt;br /&gt;1.75 boylarında, esmer, genç bir delikanlı &lt;br /&gt;suratıma bordo kasımpatı demetini dayayıp, Güneydoğu Anadolu şivesi ile&lt;br /&gt;' ' Abe , sevdigunin bagğşı için alan be, '' deyiveriyor, &lt;br /&gt;Bir an şaşırıyorum.&lt;br /&gt;Göz hizamın altında kalan çiçeklerin ardında Taksim meydanı zemini kayboluyor.&lt;br /&gt;Başımı geri çekince yakın mesafede benzer 3-5 çiçek satan delikanlı daha gözüme çarpıyor, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve gitmekde olduğumu, ihitiyacım olmadığını belirterek &lt;br /&gt;Atatürk Anıtına doğru Taksi bulmak üzere yoluma devam etmeye çalışıyorum , &lt;br /&gt;işte tam o anda, bu millete hep yengeç gibi illetlik etmiş bu kayıp güruhun veledi zinası suratıma bir tokad vurup , çiçeği havaya fırlatıp, elimdeki henüz çalmakda olan cep telefonunu kapdığı gibi koşarak caddeyi gerisingeri geçip, karanlık bayır aşağı sokaklardan birine dalıp kayboluveriyor.. Hani şu pompalı tüfekle vatandaşın sokağa indiği sokaklara !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk şoku atlatınca derhal çiçekçilerin yanındaki bir bakkala girip hattı kapattırıp oradan gerisin geri gördüğüm ilk polise ulaşıyorum ,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yer Taksim Meydanı Atatürk Anıtı 25 Eylül 2009 mübareklerin Cuması!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maviş Kırmızı çakar minibüsün içinde büzülmüş bir memur var ,&lt;br /&gt;O da görüşme yapmakda!&lt;br /&gt;Camı tıklatıyorum , başını kaldırınca telefonunu kapatıp camını aralayarak mennuniyetsiz bir ifade ile cevap veriyor:&lt;br /&gt;-''Nevar ?''&lt;br /&gt;-Bakın Biraz önce şöyle şöyle oldu yardımınıza ihtiyacım var !&lt;br /&gt;-Şu ilerdeki memura git,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Birkaç adım adım daha attığımda yerde oturmuş arap kızları ile ingilizcesini geliştiren çelik yelekli memura ulaşıyorum , elinde kağıt bardak yanında seyyar çaycı olduğu halde bir kez daha olayı anlatıp yardım istiyorum ,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_'' Arabaya git söyle''&lt;br /&gt;- Ordaki arkadaş beni size yolladı ama !&lt;br /&gt;_ Ben burdan ayrılamam , Heykelden ayrılmamız başka işe bakmamız yasak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KENDİSİNİ KORUYAMADIĞIMIZDAN &lt;br /&gt;HEYKELİNE NÖBETÇİ KAFA DİKTİRDİĞİMİZ HEY ATAM! &lt;br /&gt;KALK DA BAK BİR!&lt;br /&gt;CAN VERDİĞİN SARAYIN MÜŞTEMİLATINDA AHIR DUVARINI YASA DIŞI YIKIP &lt;br /&gt;KENDİNE ÇALIŞMA OFİSİ YAPANLAR NELERE KADİR ? &lt;br /&gt;ÜSTELİK OVAL DEĞİL DÖRTKÖŞE OLDULAR AMA DÜNYADADIR BİL Kİ AHİR !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sancım ve şaşkınlığım yerini yavaş yavaş kin ve kızgınlığa bırakmak üzere!&lt;br /&gt;Arabaya geri dönüyorum ve arkadaşdan anonsla yardım istemesini rica ediyorum !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- ANONSA YASAK KARDEŞİM !&lt;br /&gt;- peki ne yapmalıyım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen arabanın yanında çimlerde oturan iki vatandaş pür dikkat bizi izlemeye başlıyor!&lt;br /&gt;O arada kepli ve göbekli mavi gömleği süslü düğmeli bir memur daha yanaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ne var kardeşim ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sil baştan olup biteni anlatıp kendimi tanıtmaya çalışıyorum &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Tamam , İstiklale gir Ağacamii'nin karşısından sola ,sonra 2, sağa Beyoğlu karakolu orda &lt;br /&gt;git ifade ver burdaki kameralardan üç ay içinde bulurlar !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bak kardeşim senin valinin karısınında elbisesi benden çıkar , &lt;br /&gt;yürüyecek halim olsa dert değil &lt;br /&gt;derdim telefonda değil &lt;br /&gt;sadece içinde bir çok önemli kimliğin fotografları problem , Başta SN SEMRA SEZER olmak üzere sn Başbuğun eşi dahil bir çok korunan ismin şahsi bilgi ve görüntüleri var !&lt;br /&gt;Lütfen bir ekip çağırın !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-VER BAKAYIM KİMLİĞİNİ !&lt;br /&gt;memuruna uzatıp&lt;br /&gt;- ŞUNUN GBT SİNE BAK!&lt;br /&gt;Diyerek nüfus kağıdımı memuruna verip ve arkasını dönüp yürüyüp AKM' doğru ilerliyor amir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerdeki vatnadaşdan minibüsün plakasını henüz kapattırdığım telefon numarasına mesajlamasını rica ediyorum , vatandaş ise hemen hazır zaten !&lt;br /&gt;elbet yeni hat gelir, elbet o plaka bana ulaşır , olma dı mı i o gün o saattde o GBT girdisi zaten belli değilmidir? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumda , bu Kentin Taksim meydanındaki taksi başına 225 tl haraç alarak kaçak durak çalıştırına bilin bakalım hangi zihniyetdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnceleme sonucu kimliğim bozuk bir surat ifadesi ile bana uzatılıyor:&lt;br /&gt;Baba Adı Sungur Tekin &lt;br /&gt;ana adı Güner &lt;br /&gt;Nüfüs kaydı kadiköy&lt;br /&gt;doğum Ankara 57 &lt;br /&gt;pek rastlanamaz bu şehirde artık değil mi ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Gidebilrimiyim şimdi ?&lt;br /&gt;- Amire sor&lt;br /&gt;_ Neden siz cevap vermiyorsunuz ? &lt;br /&gt;- Verdim ya kimliğini git demek işte git işine be !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte kızları ile silah atınca ejeküle olan zihniyet !&lt;br /&gt;İşte Karılarına avanta elbisenin hayalini kuran hakimiyet!&lt;br /&gt;Helal değil hakkımdaki zilliyet !&lt;br /&gt;İşte size yep yeni bir başka piç Cumhuriyet !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık o cep telefonundaki bilgiler sizin korumaya çalıştığınız bir çok insanın şu an kim bilir kimin eline düşmüş güvenlik ihlalini belirler !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BUNDAN BÖYLE BEN O KASIMPATILARINI SENİN LEŞİNİN KATAFALKI NİYETİNE OKUNASI BELANIN GELECEĞİNE SUNMAZ MIYIM? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SORUMLUSU BEN DEĞİLİM !&lt;br /&gt;BİZ DEĞİLİZ!&lt;br /&gt;YETENEKSİZSİNİZ !&lt;br /&gt;BİLİNKİ HEPİNİZE YETERİZ !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barbaros Şansal&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-4590040222290287313?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/4590040222290287313/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/dikis-makinasi-gicirtilari-10.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/4590040222290287313'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/4590040222290287313'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/dikis-makinasi-gicirtilari-10.html' title='DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 10'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-3921760716389352897</id><published>2009-09-22T02:16:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:03.197-07:00</updated><title type='text'>DEĞİŞİM: CHANGE EXCHANGE</title><content type='html'>Hadi değişelim mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela, hayatında reklam posterleri dışında hiç bir belediye ihalesine kendi imzasını koymamış arka bahçesi Zarıgül'e ziktidarın mühürünü verelim mi ? &lt;br /&gt;Zaten karakolda ayna varken aynı teraneyi dinlemeye devam hala edelim mi ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir varmış bir yokmuş,&lt;br /&gt;Teşvikiye camii'nin sebilinde malum beleş çokmuş.&lt;br /&gt;Sağ yanağında benleri olduğu için de&lt;br /&gt;nikah şahitliğinin güzide başkanı o zamanlar hep sola otururmuş,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devrin Kültür'lü bakanının oğlu ile oğlunu ortaklığa oturtmuş.&lt;br /&gt;Sonra orası çok moda dondurmacısı olmuş&lt;br /&gt;Bakanlık koltuğu kıçdan gidincede &lt;br /&gt;Veledi zina pruvadan patronluğa soyunmuş,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski mali şube müdüründen vekilde belediyeye sokuşturulmuşmuş!&lt;br /&gt;Artık eski eşi GayFriendly Rixos Libertas Hotelde genç oğlanlara doğrulmuş&lt;br /&gt;Antalyada iki tatil köyü de cukkacık cebe konulmuş&lt;br /&gt;Bunun kursağında şimdi haram mı olurmuş?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatırlatırım kolu kanadı kırık bir genç Abide i Hürriyette&lt;br /&gt;Seçim kervanında davul zurna coşmuş&lt;br /&gt;Oysa adam bir zamanlar esmer güzeli türkücü kadının jigolosuymuş&lt;br /&gt;O kadın ağar abiden parayı alır buna masa üstünden buyururmuş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi değişelim, şey deymiş şeyde don mu dururmuş?&lt;br /&gt;Magazzin gecesinde sahne alıp Özal liderim diye buyurulurmuymuş?&lt;br /&gt;Meğerse bit yeniği artık onurmuş&lt;br /&gt;Değişim deneN şey çokdan hayatın dumuruymuş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey kafirlerin gavur evladlarının dölleri&lt;br /&gt;Sanarmısınız ki bu halkın sağ duyusu yokmuş&lt;br /&gt;Birgün gelir patlatırlar ensenizi &lt;br /&gt;Bu palavralara karınlar çokdan doymuş !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARTIK SİZİN GİBLERE MİLLETİN KARNI TOKMUŞ!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yamak&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-3921760716389352897?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/3921760716389352897/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/degisim-change-exchange.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3921760716389352897'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3921760716389352897'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/degisim-change-exchange.html' title='DEĞİŞİM: CHANGE EXCHANGE'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-6207465714411836383</id><published>2009-09-19T05:04:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:03.293-07:00</updated><title type='text'>DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 08</title><content type='html'>Dalmışım gece ekranların boyalı kuş kılıklı zaplarında bir yerde bir görüntüye!&lt;br /&gt;İrkilerek kendime geldim birden; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz önce anlamaya çalıştığım, Suudi kralının Türk öğrencileri de hedeflediği bilim ve teknoloji üniversitesine yaptığı 10 milyar dolarlık bağışı bir kenara iterek hemde beynimde !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merkel Gül vs vs 1400 kişi kutlamaya gitmekde ! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumda acab orda da mı Bülly'nün, &lt;br /&gt;kağıthanedeki çin malı pazarı Euroflora'dan alınmış, &lt;br /&gt;paketi 30 centlik kelebekli elbisesinden mi giyilse? &lt;br /&gt;Malum sermaye köpeği gazeteciler de bu konuya da eğilse :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken, ZRT da da bir burnu platinli estetik harikası şöför nebahtale cilveleşmekde !&lt;br /&gt;Hemen ardından, bakkal brandası dişli aşifte, &lt;br /&gt;amuda kalkmış kaşlı, &lt;br /&gt;açıkda birşey görmüş ifadeli bir başka hipermarket güzeli ile söyleşmekde !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahlak ile ekmek arasına sıkışmış değil, &lt;br /&gt;bacak arasına takılı kalmış akıllar bu ülkede !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken birkaç erişim sitesine dehaca bir manevrayla yasak indirilmekde !&lt;br /&gt;Acaba hangi müştekiler bu arada ceplerine biraz daha haram itelemekde ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi ;&lt;br /&gt;Biraz da feyzboğk mayspeys hatta tweetli köşelerde gezmece,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şarapcı 600 şişelik kavda, 180 euroluk mönüden seslenmekde,&lt;br /&gt;oralı delik eğilli zenne ise o kankasına da adresler tavsiye etmekde! &lt;br /&gt;Hayat ne güzelmiş sanırlar be !&lt;br /&gt;Geçmiş ve asalet satın laınmaz hatta harcanır hayatın en içinde !&lt;br /&gt;Oysa Prens Rainer Tunan'ın çürük köprüsünden geçmemişti orda bile :)&lt;br /&gt;Asgari ücret ise 600 tle ile döndürmekde bu milleti deliye !&lt;br /&gt;Arı gurubu da çıkmıştı bu sayede nafile, &lt;br /&gt;Bunlarda sanki elde afyonlu nargile bahane !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kargam baygın , fatihde kürek kürek çokdan kutsal darbe,&lt;br /&gt;bu sanki karabasanla sanalda değil analda mücadele !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halbu ki bilmezler ;&lt;br /&gt;Patronların otellerinde rakip köşegen yazarcıkların çapkınlıkları çarnaçar fişlenmekde!&lt;br /&gt;Çoğu bilir bilmez canlı yayınlarda ötmekde.. &lt;br /&gt;Herkesin önünde ise üflemeli bir pervane, &lt;br /&gt;Tüdanya misaliboyalı saçlarını rüzgarlara savuradursun şahane :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayı balı bol bulunca kıçına sürermiş , &lt;br /&gt;bazı mecra mahlukları ise lubrakitif olarak kullanıyor .&lt;br /&gt;kiminkini yalayıpda alıştılar altın baş parmağa &lt;br /&gt;artık zırvaları çokdan ahmakça kapkaçcı gibi deliyor ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün olur devran döner,&lt;br /&gt;Ümit Deniz' in oğlunun Çallı portresini bir şişe şaraba &lt;br /&gt;Pürtelaşd'a nasıl sattırıldığına söver&lt;br /&gt;Yer gelir düzen belirir&lt;br /&gt;Kimini süzer kimini üzer .&lt;br /&gt;Ama bir gerçek vardır ki &lt;br /&gt;Bu gün yazıp çalan, gün gelir kışkışla kışlada oynatır gider !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi yamağı 'ndan 09 eylülü&lt;br /&gt;bayram armağanı !&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-6207465714411836383?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/6207465714411836383/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/dikis-makinasi-gicirtilari-08.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6207465714411836383'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6207465714411836383'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/dikis-makinasi-gicirtilari-08.html' title='DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 08'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-2752557988444037156</id><published>2009-09-10T07:40:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:03.391-07:00</updated><title type='text'>DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 09 (09.09.09)</title><content type='html'>Fuzuli'den aruz, şimdi Serdar Ortaç bestesi, Sibel Can inlemesi &lt;br /&gt;ve belediye üçlemesi ile lale devrindeki karpuz ! &lt;br /&gt;Kabuğu denize tohum oldu gitti, henüz doğmadan elde topuz !&lt;br /&gt;59 dakika önce · Yorum Yap · Beğen / Beğenmekten Vazgeç ·:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fuzului Nefi, Baki gibi yazarlar divan edebiyatında aruz veznini kulanmaktaydılar. &lt;br /&gt;ve lale devrine de denk gelen bu süreçde yürü servi_i revanım gidelim sadabade &lt;br /&gt;şiirinin son 4 lüğünü T.C. milli eğitim bakanlığı ders kitaplarına koymaz . &lt;br /&gt;Çünkü yazar aslında cuma vaktinden hocadan izin almakdan bahsetmektedir..&lt;br /&gt;Böylece içlerindeki iblisliği gizlem peşindedir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak lale devri bitmiş, &lt;br /&gt;İstanbul kenti höt lalesi ile artık çiçek açmıştır... &lt;br /&gt;Ve Gülben Ergen tarafından da tasarlanan polyester lalalerin, &lt;br /&gt;Taksim anıtı yanına konması ile üstelik ... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstelik, &lt;br /&gt;Serdar Ortaç yeniden bestelemiş ( balin's fm deki günler ahhhh ) &lt;br /&gt;ve Sibel Can bilmem kacıncı kez mazlum mazlum ağalayarak da seslendirmişdir.. &lt;br /&gt;Belediyeler ise festival , iftar, sünnet, düğün , dernek çadırlarında bolca şak şaklatttırıp zaten dinletmiştir ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada, İran karpuzlarının çekirdeksiz kabukları çoktan marmara sahillerinde sarı yaz tatilindedir ve henüz zar zor ithal edilmiş karpuz tohumu çekirdekleri ise ekilmeden bile denize sürüklenmiştir .. &lt;br /&gt;Bu durumda karpuz belkide zevkden dörtköşedir ve kimbilir hangi nazır ve hazırın daldır oğluna kanunlar ile peşkeş çekilmektedir ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demişiz hep fezy alırkan bu boğklardan ! &lt;br /&gt;Birde madalyonun öbür yüzüne göz atalım mı ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acaba güneşli Ayamama dersi yanındaki araziye Sabah gazetesi çillerin topuk sesleri ile yerleşmemişmidir? &lt;br /&gt;Basın express adını alan yolda Star tv Ümit Güner'in mum söndü meselesi ile leşleşmemişmidir?&lt;br /&gt;Hüriiyet medya towersda Cnn netleşmemişmidir? &lt;br /&gt;Tgrt tezgahtar saolist yapıp nostalji kraliçeleri yetiştirmemişmidir? &lt;br /&gt;Kanal 1 Merkaz stüdyoları peki nerdedir?&lt;br /&gt;Habertürk hemen yıklına köprünün karşısında değilmidir? &lt;br /&gt;Mesut yılmaz'ın kurabiyesi orada salyaya dönüştürülmemişmidir?&lt;br /&gt;Ali Kırca canlı yanında selden etkilenmemişmidir? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devam mı edelim Tim Başkanı Oğuz Satıcının tekstil ofisi nerdedir? &lt;br /&gt;Acaba Tır parkı olan adresin adı Ulusoy değilmidir? &lt;br /&gt;Aprida Sabri Doğan orada mayo üretmemişmidir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ucuz ve sigortasız işçi ilk olarak malum sermaye tarafından oraya yerleştirilmemişdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Say say bitmez be dostlar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aşağılıklar ellerinde Cohiba puro ve Şarap kadehi , &lt;br /&gt;yok eğer laik değillerse seccade ve inbenin tesbihi ile neredeler dersiniz ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bırakalım da sadede gelelim, Bu kayıkçı kavgalarına sır vermeyelim . &lt;br /&gt;Ser serelim önümüze bir kez daha ve diyelim ki :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Topuza gelince ! &lt;br /&gt;Elbet halk eline alıverir,. işte o zaman su değil kan sel olur gelir !&lt;br /&gt;Bir koltukda üç karpuz artık yer değil şer verir !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barbaros Şansal &lt;br /&gt;yani&lt;br /&gt;Terzi yamağı :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-2752557988444037156?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/2752557988444037156/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/dikis-makinasi-gicirtilari-09-090909.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/2752557988444037156'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/2752557988444037156'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/dikis-makinasi-gicirtilari-09-090909.html' title='DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 09 (09.09.09)'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-7544832563564025868</id><published>2009-09-09T06:28:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:03.497-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>..VE DE EGM YAĞMACILARDAN TARİKATÇILARIN MALLARINI KORUYOR ! AMA VODAFONE O ARADA PATLIYOR ! BU ARADA GUZİDE MEDYAMIZ SONKİ ORAYI ONLAR O HALE GETİRMEMİŞ GİBİ CAN CAN LI YAYINLARI İLE SUÇLU İLHAK EDİYOR . İNANAMASAM DA, HALK DİLİNDE ''VALLAHİ'' TAKLİD İ İLAHİ BU !&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-7544832563564025868?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/7544832563564025868/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/blog-post.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7544832563564025868'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7544832563564025868'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/blog-post.html' title=''/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-4920219812189390267</id><published>2009-09-09T06:00:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:03.594-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>157 adet, şahsına özel imzalı, 3. sınıf hamur kağıda matbaa mürekkebi hayat daha İTÜ postahanesinden sahiplerine ulaşmak için 09.09.09 da yola çıkmştır :) sele kapılmazsa Orhan Veli gibi çukuruna kurban olmazsa tez elden ulaşacakdır !&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-4920219812189390267?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/4920219812189390267/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/157-adet-sahsna-ozel-imzal-3.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/4920219812189390267'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/4920219812189390267'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/157-adet-sahsna-ozel-imzal-3.html' title=''/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-2044337085332102744</id><published>2009-09-09T03:42:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:03.688-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>ÇARŞAMBA'NI SELİ ALANI İLDEN KOPARDI, ASIL YAĞMACI MEDYA, PLAZASINDA AMA HALK SOKAKDA ÇÖP YAĞMALAMAYA MECBUR KALDI ! TEBRİKLER İBB, TBMM; AKOM, KIZILAY :)) PO ovası SA maması :)) işte İstanbulun AYA MAMA'SI! bkz KArlofça Andlaşması :)) İlberrrr bardak'dan boşalıyoorrrr :)))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-2044337085332102744?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/2044337085332102744/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/carsambani-seli-alani-ilden-kopardi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/2044337085332102744'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/2044337085332102744'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/carsambani-seli-alani-ilden-kopardi.html' title=''/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-2025358446554800571</id><published>2009-09-07T14:07:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:03.786-07:00</updated><title type='text'>Hayatı bezayağı dokuyarak atkı ve çözgüyü iyi süzün, her tezgahdan çıkmaz ki kumaş hep ütülü ve hep düzgün!</title><content type='html'>&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-2025358446554800571?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/2025358446554800571/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/hayat-bezayag-dokuyarak-atk-ve-cozguyu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/2025358446554800571'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/2025358446554800571'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/hayat-bezayag-dokuyarak-atk-ve-cozguyu.html' title='Hayatı bezayağı dokuyarak atkı ve çözgüyü iyi süzün, her tezgahdan çıkmaz ki kumaş hep ütülü ve hep düzgün!'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-7124704468093706675</id><published>2009-09-07T11:50:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:03.879-07:00</updated><title type='text'>takke düşmüş kel takkiyesi görünmüş, AB üşütmüş, İMF üşüşmüş, TSK bürümüş, EGM çürümüş, TOKİ almış yürümüş İBB yürütmüş, TBMM oturmuş kah kah gülmüş,</title><content type='html'>&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-7124704468093706675?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/7124704468093706675/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/takke-dusmus-kel-takkiyesi-gorunmus-ab.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7124704468093706675'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7124704468093706675'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/takke-dusmus-kel-takkiyesi-gorunmus-ab.html' title='takke düşmüş kel takkiyesi görünmüş, AB üşütmüş, İMF üşüşmüş, TSK bürümüş, EGM çürümüş, TOKİ almış yürümüş İBB yürütmüş, TBMM oturmuş kah kah gülmüş,'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-6123572684349158870</id><published>2009-09-07T11:34:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:03.978-07:00</updated><title type='text'>bye bye A.B.; merhaba i.M.F.; hoşçakal reformlar, hoşbulduk açılım , kolay gelsin T.C. ?</title><content type='html'>&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-6123572684349158870?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/6123572684349158870/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/bye-bye-ab-merhaba-imf-hoscakal.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6123572684349158870'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6123572684349158870'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/bye-bye-ab-merhaba-imf-hoscakal.html' title='bye bye A.B.; merhaba i.M.F.; hoşçakal reformlar, hoşbulduk açılım , kolay gelsin T.C. ?'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-8358454967149120893</id><published>2009-09-07T04:53:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:04.080-07:00</updated><title type='text'>ehramlı küçük oğlan çocukları ile lüks otellerin odalarındaki kundekari kapılarda albüm kapağı gibi fotoğraf çektirenler hadım edilmeli mi sizce ?</title><content type='html'>&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-8358454967149120893?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/8358454967149120893/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/ehraml-kucuk-oglan-cocuklar-ile-luks.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8358454967149120893'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8358454967149120893'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/ehraml-kucuk-oglan-cocuklar-ile-luks.html' title='ehramlı küçük oğlan çocukları ile lüks otellerin odalarındaki kundekari kapılarda albüm kapağı gibi fotoğraf çektirenler hadım edilmeli mi sizce ?'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-6844629797988126178</id><published>2009-09-07T04:51:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:04.175-07:00</updated><title type='text'>acaba hangi genel kurmay görevlisinin iki kadınla olan otel odası alemi resimleri kimin elinde ? bkz dikiş makinası gıcırtıları 07 :)</title><content type='html'>&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-6844629797988126178?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/6844629797988126178/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/acaba-hangi-genel-kurmay-gorevlisinin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6844629797988126178'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6844629797988126178'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/acaba-hangi-genel-kurmay-gorevlisinin.html' title='acaba hangi genel kurmay görevlisinin iki kadınla olan otel odası alemi resimleri kimin elinde ? bkz dikiş makinası gıcırtıları 07 :)'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-7040143164580552820</id><published>2009-09-07T04:33:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:04.271-07:00</updated><title type='text'>DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 07</title><content type='html'>Eylülün gün batımında, yavaş yavaş semadan yeryüzüne süzülürken, flaplarını açmış kanadın altında, topraklarım hüzünlü bir gülümseme ile bir kez daha kucak açmıştı o gün bana ,&lt;br /&gt;Ayaklarımın altında günlük müstakil siyasi gazeteler yığılmış 3 saatlik uçuşum nihayet sonlanmıştı zaten o arada ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalınkılıç göz attığım paçavra gazetelerimiz yeteri kadar aklımı bulandırmış , kültüre, övgüye ve özveriye doyduğum günler bir kez daha geride kalmıştı.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dış işleri görevlilerimizden yurdumun durumu hakkında duyduklarım ise epey başımı ağrıtmıştı. Prestijimizin sıfırın altında olduğu maslahat güzarlarımız tarafından açıkca dile getirilmişti bir yemekde PARİS'de .Genel kurmay görevlilerinin iki bayanla seks alemi resimleri ise herkesin elinde gezmekde ! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi küçük oğlan çocuğu ile ehramlarda zevk alemine dalarken, diğer köşe kapmış zavallı köpekler ise birbirlerinin yatak odasını çoktan ifşaya başlamıştı bile !&lt;br /&gt;Ahlak ve ekmeği karıştırmış Türk medyası bir kez daha ihanet ve gaflet hatta dalalet içinde vatanımı satmakdaydı . Domuz üretimine teşvik resmi gazetede yayınlanırken, domuz gribi bahane edilerek tüm yolcular fişlenerek yurda alınmakdaydı o gece ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlerdir bir o yana bir bu yana bavullar ile savrulduğum, hem ziyaret hem ticaret gezileri gerideydi artık nasılsa; alacakaranlığın nezninde yavaşça Ata uçağının yanına yanaşmıştık yolcularla.. İleride dev gri gövdeli Bush uçağı da kibirli ve tepedeninmeci haliyle salınmkataydı apronda zannımca ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alanın keşmekeşinden sıyrılıp iftar vaktindeki boşlukdan yararlanarak eve ulaşmaya çalışırken, suzuluğumu gidermek için bir yudum su alıyorum yanımdaki şişeden. &lt;br /&gt;Yolcu karşılamaya gelmiş güruhdan bir ses çalıveriyor kulağıma &lt;br /&gt;'' Adiye bakın oruç oruç millet burda o gözümüzün içine baka baka su içiyor '' &lt;br /&gt;Hoş bulduk canım Türkiyem diyerek devam etmekden başka çare bırakılmıyor zaten bana ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi sabah güne başlamanın heyecanı sarmışken , tüm çalışanlarımızla yeni bir yıl için bir kez daha bir araya geliyoruz bu günlerde, &lt;br /&gt;Ama aynı günlerde kapımdan, gençler üniversite zamlarını protesdo ederek akıp geçiveriyorlar aniden, Hemen karşı caddeye dizilmiş İ.T.Ü deki dizi çekim,nin kamyonları bile daha kalabalıkken üstelik ! Üstine üstlük, ardından 3 kamyon polis eşliği de cabası ! Polis kameraları fotografçılar bile daha kalablalık koşoşturması da işin çabası :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşülen hal bu iken biraz daha düşün henüz vaktin varken !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teriz yamağı &lt;br /&gt;Barbaros Şansal&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-7040143164580552820?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/7040143164580552820/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/dikis-makinasi-gicirtilari-07.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7040143164580552820'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7040143164580552820'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/09/dikis-makinasi-gicirtilari-07.html' title='DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 07'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-6444539526479893983</id><published>2009-08-29T12:26:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:04.368-07:00</updated><title type='text'>DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 06</title><content type='html'>Sabah 08 20 tk ile yarılıyorum ülkemden ! &lt;br /&gt;Birkaç ülke geçeceğim tez elden,&lt;br /&gt;30 Ağustos zafer,&lt;br /&gt;31 Ağustos açılımla beter&lt;br /&gt;01 Eylül Diyarbakıra neler eder görmeden !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;06 Eylül Musevi cemaati komşuluk gününde dönüyorum,&lt;br /&gt;07 Eylül senei-devriyesinde dövünmek istemiyorum &lt;br /&gt;Lütfen biraz sukunet yoksa durum vehamet &lt;br /&gt;Buyrun Aziz Nesin neslinden size hitabet ! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi, 29 Ağustos 2009 17:34  Ahmet NESİN &lt;br /&gt;SEN RÜYA GÖRMESEN VE KONUŞMASAN LİVANELİ…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizde “Adam olmak” derler ya, ben yine de “İnsan olmak” diye değiştireyim, evet Zülfü Livaneli sadece Türkiye’de değil dünyada da “İnsan olmak” kolay değildir. En azından bir besteni, bir öykünü satıp karşılığında aldığın parayla satın alamazsın o insanlığı… Demokrat olmakla, görünmek ve demokratlığını satışa çıkarmak arasında çok ince bir çizgi vardır, onun ayrımına varmak çok kolay değildir, aynen o ince çizgi kadar da ince bir zeka gerektirir… Bir televizyon programında hakaretler yağdırmışsın. Bestelerin de, sen de halka mal olmuşsun ya, her istediğini söyleyebilirsin sanıyorsun, halkla haltı karıştırıp halt etmişsin sen, halka mal olmuş musun bilemem, ama iyi mal olmuşsun. Söylediklerin aşağıda:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zülfü Livaneli: Bu tartışmaların hepsini izlemiyorum. Çünkü, çok affedersiniz ama bana "çok aptalca ve soysuzca" geliyor. Kusura bakmayın ama bunlar deli saçması! Bunlarla uğraşacağım ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rana Erik: Bunları okumuş olmalısınız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Z.L: Bakın hanımefendi, ben onları okumuyorum. Kim yazmışsa halt etmiş. Kimin yazdığını bilmiyorum ama aşağılığın biriymiş. Türkiye'de her deli, her kompleksli sitede kalkıp birşey yazdı diye, ben yaşayamam o zaman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;R.E: Leman dergisinden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Z.L: Ne bileyim ben aşağılıkça bişey! Nedir bu ne biçim şey böyle. Özgürlüğü neden satmışım! İt oğlu it, sende yaz sen de sat.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;R.E: Ancak bakın medya sitelerinde var bu!&lt;br /&gt;Z.L: Medya sitesi dediğiniz, gazetelere giremeyen iş bulamayan ya da bulan yarım yamalak kompleksli kişilerin sinirlerini boşalttıkları yer. Aklıma babamla bir anım geldi, 12 Eylül sonrası, en demokrat Turgut Özal’ın Kastelli numaralarıyla halkın parasını höpürdettiği dönemler. Aynı senin gibi Kastelli reklamlarına çıkan sanatçılar var… Para bu kolay kazanılmıyor, halka mal olmuşlar ya bir kere… Aziz Nesin’e de bir telefon gelir o dönemde, olayı anlatayım da belki bir ders çıkartırsın… &lt;br /&gt;Reklam şirketi: Aziz Bey merhaba…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aziz Nesin: Merhaba…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklam Şirketi: Aziz Bey biz İş Bankası’nın reklamını yapıyoruz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aziz Nesin: İyi ediyorsunuz da, bundan bana ne!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklam şirketi: Aziz Bey sizi İş Bankası reklamına çıkarmak istemiştik…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aziz Nesin: İyi güzel de buna paranız yetmez…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklam Şirketi: Aziz Bey kaç para isteyeceğiniz önemli değil, bütçeyi çok geniş tuttuk…&lt;br /&gt;Aziz Nesin: Bana ancak bankayı verirlerse çıkarım, yoksa benim olmayan bişeyin reklamını yaptırarak beni satın alamazsınız… &lt;br /&gt;Bu öneriyi geri çevirdiği dönemde Aziz Nesin’in biran önce Nesin Vakf’ına çocuk almak için paraya en sıkışık olduğu dönemdir. Nerdeyse 28 yıl olmuş Livaneli ve Nesin Vakfı hâlâ onurlu bir şekilde devam ediyor. İnsan olmak böyle bişeydir işte, halka mal olmak da böyledir, zordur, irade ister, ince bir zeka ister…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Medya siteleri öyle sandığın gibi yerler de değildir Livaneli, hele hele Leman Dergisi hiç değildir. Orada adam gibi adamlar, yani insan olmayı becerebilmiş insanlar çalışırlar… Hepsi de becerikli kişilerdir. Bak aklıma bir fıkra geldi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de meşhur olmak kolay ya, yine o şarkıcılardan biri 20 yıl sonra doğup büyüdüğü kasabaya gitmiş. Yaz mevsimi, Aile Çay Bahçesinde bir düğün var. Bilirsin o kasabaların birer orkestraları vardı eskiden. Müzisyenlerden biri şarkıcı kadını tanıyıp sahneye davet etmiş:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müzisyen: Hanfendi şeref verdiniz, sizle çalmak bir onurdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şarkıcımsı: Aman ne demek, hadi beraber bir parça söyleyelim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müzisyen: Çok seviniriz, parçayı hangi tondan çalalım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şarkıcımsı: Valli Istanbul’da bana detone diyorlar, ama siz hangisinden çalarsanız ben size ayak uydururum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen bestelerine ve şarkılarına devam et Livaneli, ama bu halk her tondan çalanı kabul etmiyor artık. Hele ilk çıktığından beri her anlamda detone olanları hiç mi hiç kabul etmiyor… Hatta bence artık rüya da görme, Vatan Gazetesi’nde bugün rüyanı yazmışsın: “Son günlerde memleketimle ilgili bir rüyaya kaptırdım kendimi. Rüyamdaki Türkiye, içindeki Kürt kökenli yurttaşlarına sahip çıkarak, yıllardır kanayan yarayı sağaltıyor. PKK’yı etkisiz hale getirerek dağıtıyor. Amerikalıların boşalttığı Kuzey Irak’ı himayesine alıyor, o bölgeye bir nevi ağabeylik yapıyor. Bu iyi ilişkilerin sonucu olarak da Musul petrollerinden pay alıyor. Kuzey Irak’ın yeniden imar edilmesine katkıda bulunuyor. Türk üniversiteleri açılıyor, Türk bankaları, Türk şirketleri çalışıyor oralarda. Ne terör kalıyor, ne acı, ne gözyaşı döken analar, ne bölünme tehlikesi. Modern, demokrat, güçlü Türkiye Cumhuriyeti her yurttaşına şefkatle yaklaşarak zenginleşiyor, dünya liginde tepelere oynamaya başlıyor.”&lt;br /&gt;Vay be Livaneli, sen ne kadar demokratmışsın da bizim yada benim haberim yokmuş bugüne kadar. Bana bu tümceyi açıklar mısın acaba: “Amerikalıların boşalttığı Kuzey Irak’ı himayesine alıyor, o bölgeye bir nevi ağabeylik yapıyor.” Sen yoksa Hasan Cemal gibi Osmanlı paşalarından birinin torunu musun, ruhunda ve beyninde emperyalist düşünceler mi var? Eksik kalmış rüyan, “Zülfü Livaneli Musul’a eyalet valisi olarak atanıyor, bestelerini petrol kuyularının gölgesinde yapıyor. Aynı zamanda kurulan Türk Üniversitesi’nin de hem dekanı, hem hocası, hem de rektörü. İnternette sitesi olan zavallı ve itoğluitlere kırbaç cezası veriyor. Anlayacağınız Zülfü Livaneli bu aralar çok iyi bişeyler yiyor…”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-6444539526479893983?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/6444539526479893983/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/dikis-makinasi-gicirtilari-06.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6444539526479893983'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6444539526479893983'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/dikis-makinasi-gicirtilari-06.html' title='DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 06'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-8662763310055316570</id><published>2009-08-27T04:49:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:04.466-07:00</updated><title type='text'>DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 05</title><content type='html'>Bazen, namus gazı misali, gazoz şişesinde sunulmaya çalışılan hayatları &lt;br /&gt;gıpta ile değil gıdaymış gibi algılamak da var düş kurmanın sınırsız özgürlüğünde;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o günlerden birindeyim ben yine ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hisar pavyonun rutubetli helalarına sıkışmış yazar çizer rimellerini akıtmasın maskara gözyaşları olarak duyacaklarınız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şişirilmiş dudaklara sürünmüş domuzyağı aşklar ile değilki zaten şevhet.&lt;br /&gt;70'lerdeydi donsuz tiyatrocular, adı ''Parçala Behçet'' !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konsomatristlerin bağnaz kafalara sunduğu tepsi de organlar değil ki rüyalarımız,&lt;br /&gt;Apış arası ekmek parası olmuş artık şişko milli komedia'mız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düş yakamdan bit misali bre kahpe felek.. &lt;br /&gt;Varoşlara sapmadan belden aşağı vurmadan &lt;br /&gt;Bu kez yamak belki Duşanbe'den de ses verecek, es geçecek !!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorum ki pek karmaşık girdim lafa, &lt;br /&gt;Ardından ne geleceği şu an inanin ki muamma.&lt;br /&gt;İçimden geldiği gibi klavyeden aksa her vuruş bilgisayar ekranıma,&lt;br /&gt;birazdan kırışıksız duygular çarşaf çarşaf size de ulaşacak nasılsa ! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamam kendimize gelelim ,&lt;br /&gt;Bir meşk ile şevklenip biraz mestlik dilenelim ,&lt;br /&gt;fa-i la tun, fe-i lun,&lt;br /&gt;Yürü serv-i revanım Cuma'dan izin alıp sazendeler ile hep birlikde Sadabad'e gidelim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçma olsun varsın hayat .&lt;br /&gt;Nasıl olsa herkes de, her seferde aşklar olacakdır küflü bayat. &lt;br /&gt;Her tazeden gün gelir geçer deli gönül, &lt;br /&gt;Sonra, otu boka banar porselen tabaklarda bize heyhat !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aç gönlüne bir ışıklık derzli delik, &lt;br /&gt;Koy yanına birkaç etmez şahsiyet iki zalim ki metelik &lt;br /&gt;Her keseye mamaulden dola bakalım efelik &lt;br /&gt;Vur tokmağı aklına, titret kıvrımlarını, dimandadır tutuksuz serserilik ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne söğüdün optik görüntüsüdür saplanmış huzur kapıda kilitli denklik ,&lt;br /&gt;Yorganın, bohçan olsada yamalı kırkpareden depdelik &lt;br /&gt;Umuduna yeşersin jakobenist nobran beylik&lt;br /&gt;Sen gül be dost. Gülüm ol diken bende epeydir sivrilmiş bak mertlik !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durma çağla, çaydan geçen dere ol, &lt;br /&gt;Sana mı yok kahrmanlık öyküsü bol.&lt;br /&gt;Mazlumlarda gezmesin sefalet kol,&lt;br /&gt;İşte gerçek sen isen, sen sende kal ki senden ol !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dursa parmaklarım kilit olup her tuşda,&lt;br /&gt;Sözler sürüklense de çerçevesiz düşlerimin ardında,&lt;br /&gt;Hafızam beni artık horuldamaya zorlasa da&lt;br /&gt;Sen de gel, el ver, bendeki benden beni al da benim ol !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi yamağı bir ağustos sonu iş sonrası meşk öncesi 2009 İstanbul&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-8662763310055316570?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/8662763310055316570/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/dikis-makinasi-gicirtilari-05.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8662763310055316570'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8662763310055316570'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/dikis-makinasi-gicirtilari-05.html' title='DİKİŞ MAKİNASI GICIRTILARI 05'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-3907179814524423224</id><published>2009-08-27T03:49:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:04.560-07:00</updated><title type='text'>Top'lu iğne 32</title><content type='html'>Sanki varmış, aslında yokmuş,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meslek 1&lt;br /&gt;Doktoru ol ki namahremine giresin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hafta geçmiyorki tarihi geçmiş ilaç çetesi &lt;br /&gt;ya da eczahanelerde şırınga afişleri!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı doktorlarımızın masasında ise dünyanın heryerine &lt;br /&gt;beş yıldızlı otel dahil açık uçak bileti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşlik ambalaj yerine kırklık yapar ve parayı devletten kapar birileri.&lt;br /&gt;Kimbilir nerelere gömülür bu arada atık varilleri?&lt;br /&gt;Her yerdedir artık belkide onların paravan alışveriş merkezleri…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meslek 2&lt;br /&gt;Avukatı ol ki suçunu bilesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün geçmiyorki dokunulmazlık almış gündemi.&lt;br /&gt;Ya da gazetelerde mecliste yenen bıldırcın sesleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazıların gözünde sırıtırken taşlı altın güneş gözlükleri&lt;br /&gt;Ellerindedir artık işi bozan kanun hükmünde kararnameleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar, cumayı tatil yapmaya çalışanlar,&lt;br /&gt;Cumartesi sabata, pazar ise haça taparlar.&lt;br /&gt;Almış çoktan gemi azıya inançlarının vahşi dişleri..&lt;br /&gt;Konuşur dururlar tek dişi kalmış emperyalizmin medeniyetini..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meslek 3&lt;br /&gt;Bakkalı ol ki aç bırakasın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hafta bitmiyorki durulsun yanıltıcı reklamların reytingleri&lt;br /&gt;Nasıl olsa renginde, tadında ve kokusunda artık satış ilkeleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geleceğini sanma sakın, kilitli tohumların kotalı ekinleri&lt;br /&gt;Ve gerçektir arka bahçende bile yasaklanan tavuk kümesleri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerine detarjan, botolinium ve kurşun vermekteler.&lt;br /&gt;Sizi 9.99 larla sömürüp resesif ve statik ekonomiye itmekte birlieri&lt;br /&gt;İsterseniz yiyin ve çıkarın, unutmayın parasını faizi ile tahsil edeceklerini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meslek 4&lt;br /&gt;Hocası ol ki eğitesin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bülenti ve Hülyası olmuş coğrafyamın ekranlarının öğretmenleri&lt;br /&gt;Nasıl da sunulur soğan medya gurubun tencerede 4 terbiyesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyanetin yazarı bir yandan dizelerken alevi hikayesi,&lt;br /&gt;Kitabında haramı artık arak okumakta iktidarsızın himayesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yayın evi bile yazarını soyar, kadınlar kaş göz boyar iken,&lt;br /&gt;Tokat gibi iner haberalma hakkına artık konyanın tuzu değil şekeri,&lt;br /&gt;Doğrar durur Ankara’daki üniversite içi fabrika testeresi keresteleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meslek 5&lt;br /&gt;Terzisi ol ki çıplak bırakasın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoraba eşarba göz atınca göreceksin gerçeği,&lt;br /&gt;Polyesterin sokuşturulmuş geçici zaferi ve kdv nin yüzde sekizi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyükanıt'ın değil Büyük Anıt'ın takkesinden de gizli,&lt;br /&gt;Plastik çiçekten imal Bush'a bakanların sadakat çelenkleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayvancılık bitince Avustralya'da yazılmakta yünlü bayrağımın kaderi,&lt;br /&gt;Gözlerim kan yüreğim can ağlamakta geceleri. &lt;br /&gt;Aydınlatır Cumhuriyet bayramında sarı kırmızı yeşil havai fişekleri…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yüzden terzilerde çizilirmiş ülkelerin kaderleri.&lt;br /&gt;Sebebidir ki, Güçlü kadınların zayıf kocalarının kalın enseleri&lt;br /&gt;anlatılır provada artık gizli reçeteli erdemsizlik ilkeleri…&lt;br /&gt;Var mı diyeceğiniz. Giydirmeyeceğim başkasına diktirtenleri.&lt;br /&gt;Dike dike göreceğiz yakında nasılsa aydınlık ve tam bağımsız günler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;teşekkürlerimle&lt;br /&gt;10 kasım 2007 &lt;br /&gt;terzi yamağı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bitti !&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-3907179814524423224?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/3907179814524423224/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-32.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3907179814524423224'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3907179814524423224'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-32.html' title='Top&amp;#39;lu iğne 32'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-5132822160768961493</id><published>2009-08-27T03:48:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:04.656-07:00</updated><title type='text'>Top'lu iğne 31</title><content type='html'>Bir varmış, bir yokmuş.&lt;br /&gt;Dağ fare doğurmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu yüce allahın işine bakın hele!&lt;br /&gt;Ne analar var ki, pipisi özürlü aslanlar doğurmuş nice makamlara..&lt;br /&gt;Boşvermeyin siz bu lafa. &lt;br /&gt;Sorun iavunmaya ya da Bush'ha bakana!&lt;br /&gt;Nasıl olsa onlar hep sığınır kendi tabirleri ile defans'a.&lt;br /&gt;Ama gerçek belgeler hala T.S.K 'da!….&lt;br /&gt;Bu iş benzemeyecek Sevim Tanürek vakasına?…&lt;br /&gt;Biri check eder de apışırsınız sonunda..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Constantinapolis, Hierapolis, Metropolis ya da Annapolis.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde tüm senaryolar ya Vatikan'da ya Washington'da &lt;br /&gt;ya da vaadedilmiş topraklardaki Havra 'larda yazılıyor.&lt;br /&gt;Chavez, Sarkouzy ile buluşmasının sonucunda, dünyaya Dracula'yı anlatırken biz hala homoseksüel belediye başkanını tartışıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O arada ben 11 000 metrede, Alp'ler yolundayım. &lt;br /&gt;Günü birlik çıkışlarda yurtdışına çıkış harcının artık muhaf olmadığının yeni farkındayım. Zorunlu ve bazıları sorunlu yolcu profilini isterseniz hiç anlatmayayım (?)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İndiğiniz ülkede, havalimanının hemen altından, adeta metro konforunda tüm ülkeye bağlanabiliyorsanız, ve üstelik bu saniye şaşmayan yüksek teknoloji ve servis içeren trenler ile oluyorsa hemen sorgulamaya başlıyorsunuz. &lt;br /&gt;Sn. Osman Durmuş beyefendinin uslubuna ulaşmanız pek de zor olmuyor. Nerem doğru ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha uçağın kapısında didik didik Türk pasaportunuz aranırken, neden çoğu aynı hat yolcusunun, ya yeşil pasaportlu ya da altın tesbihli olduğunu hemen anlıyorsunuz. &lt;br /&gt;Ve gözünüzün önüne birden, Atanın mezarından, bir reklam filminde pervasızca, karasaban sermayenin, dış mihrakların rüşvetiyle doldurduğu bankasını nasıl sattığı da geliveriyor.&lt;br /&gt;Satmışım çiftçinin anasını türküsü de dilimde, gümrüksüz kapıya doğru adımlarımı hızlandırıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizdeki kahvehanelerin aksine o kafayla sıradan bir istasyon kahvesinde soluklanıyorum. Nasıl olsa bizde, Cafer' in Café’sine inat, belediye başkanının taktığı cam levha ile bez getiriliveriyor. Ama ne bez: Hep dediğim gibi. 110 x 110 tesettürden 20 santim arabezi cırılınca alevi eşarbı gündeme getiriliyor. Hem de 90 x 90 ölçüsüyle… Oysa Türkiye Cumhuriyeti 110 voltdan 220 ye çoktan geçmiş bulunuyor. O da zaten yatak çarşafının ebatını oluşturuyor. &lt;br /&gt;Yardım ve yataklık edenlere duyurulur!.. &lt;br /&gt;Oysa o Sultan'ların demir gibi can'ları şimdi Cindersi'nden kan sağlıyor. &lt;br /&gt;Ve de o bölgede, fuhuşun sonu can can da sonlanıyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sn. Güler Kömürcü’nün kan meselesi de bir yana, kana kana içiliyor zaten bu bölge. &lt;br /&gt;Ben hızla kahvemi bitirip 10:22 Saint Gallen trenine atlıyorum. &lt;br /&gt;Bir kez daha paranın şuursuz sınırında malum Farmakolojinin yurdum skandallarını hatırlıyorum. Ve yüzde atmışı satılmış ilaç sermayemin akraba hikayesi ıslatıyor gözlerimi. Yerine Kamyon ile alışveriş merkezleri yükseliyor. Gençlerim tezgahtarlığa ya da güvenlik görevlisi olmaya mahkum ediliyor.. Meğerse, o arada 100 bıldırcın darı ambarından değil, milletvekilinden 4 YTL ye alınıp meclis lokantasına 7 YTL ye satılımıyormıyormuymuş ki!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemeğe devam edin bakalım meclislere aslanlar doğuran anaların evlatları! &lt;br /&gt;Tavandaki çiğköfteyi gourmet özentinizle boyayamazsınız.&lt;br /&gt;Nasıl olsa türkücünüzde varen artık, şimdi de renkli neon ışıkları asmalısınız. &lt;br /&gt;Aynı köprüye astıklarınız led!ler gibi…&lt;br /&gt;Ama sırada kızınız ve iç oğlanınız varsa acaba hangisi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kasıma doğru 2007&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-5132822160768961493?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/5132822160768961493/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-31.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/5132822160768961493'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/5132822160768961493'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-31.html' title='Top&amp;#39;lu iğne 31'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-310175678724276885</id><published>2009-08-27T03:47:00.001-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:04.850-07:00</updated><title type='text'>Top'lu İğne 29 (MERDE!)</title><content type='html'>Hülasa ül ala neyin arapçası?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbetteki defekatif atıkların insanoğlu tarafından yenmesinin.&lt;br /&gt;Bu coğrafya, bu kafa ile gittikçe de, meraklı burunu o defekatif dışkıdan pek çıkamayacak gibi görünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne alaka demeyin sakın. &lt;br /&gt;Şöyle derin bir nefes çekin ciğerlerinize ve köpeklerde beş milyon ama insanda ikiyüzbin olan koku sinirleri ile sentezleyin bakalım atmosferi. &lt;br /&gt;Çengelliiğne'nin provaları bu yazılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi zaman bir gazete haberi, kimi zamanda bir internet sitesi.&lt;br /&gt;Yaz bakalım hayali Küçük Ali.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün geçmiyor ki kafayı meclis berberine takmayayım. &lt;br /&gt;İmajmaker'ları her kimse oda iyi hülasa yemiş hani. &lt;br /&gt;Mustafa Keser misali üzüm kırmızısı saçlı, keli açık vekillerin ekranlarda boy göstermesi bir yana, DTP li vekillerin Cartier gözlükleri ile ahkam kesmesi diğer yana.&lt;br /&gt;Acaba bu görünümleri ile halkın, iktidarın yarattığı hipermetrop (yakını iyi görememe) sorununa çözüm mü bulduklarını sanıyorlar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seçim öncesi de meclisden (tanıtımlar daire başkanlığından) aranmış ve T.B.M.M. kostümlerini tasarlamamız istenmişti. Terzi ve yamağından bile prim yapmaya kalkışan bu zihniyet konuyu medyaya sızdırmakta da hiç gecikmemişti. Cevabını benden aldılar elbet;&lt;br /&gt;Siz meclisin çaycısını, müstahdemini giydirmeyi boşverin. &lt;br /&gt;Bu yurdun bütçeleri, onları en büyük terzilerden giydirmeye müsait değil. &lt;br /&gt;Önce maaşlarını düzeltin. Sendika haklarını geri verin. &lt;br /&gt;Onlar nereden ne giyeceklerini sizden daha iyi bilirler zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bir başka açıdan meclis" projesinden hatırlarım İsmet İnönü paşanın çalışma masasına yerleşmiş ama o mobilyayı İnegöl işi ciladan geçirmiş adamın kılığını. Ramazan sabahı prens de galle ceket, lacivert çorap, kahverengi ayakkabı…..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken dün bir de gazete haberi. &lt;br /&gt;"Tayyör bayan vekillere dar geldi." &lt;br /&gt;Gelir ya! &lt;br /&gt;Yemiş yemiş defikasyon edememişlere hep dar gelir o tayyör. &lt;br /&gt;Adalardan yakında bana da bir yar gelir bu durumda elbet hanımlar beyler. &lt;br /&gt;Siz boyalı saçlarınızla diş dolgusu üzerine eğrileri tartışıp doğruları gizlemekte uzmansınız ya nasıl olsa… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnek farklılığı yaratalım bakalım da, konu dağılsın biraz.&lt;br /&gt;Kitap Fuarındaydık.&lt;br /&gt;Binlerce talebe salonları doldurmuş Belediyenin onlar için özel sektöre ödediği para da kasaları doldurmuştu. &lt;br /&gt;Karşı pavyonda Sn. Vural Savaş, bu tarafta ben kitaplarımızın başında oturuyorduk. &lt;br /&gt;Füsun Önal ile de kıkırdaşmayı hiç ihmal etmiyorduk.&lt;br /&gt;Çoluk çocuk bizi nereden tanıyacak ki? &lt;br /&gt;Onlar ancak Bülent abilerini, Seda ya da Hülya ablalarını bilirdi. &lt;br /&gt;Dini yayıncıların hegemonyası ise oldukça belirgindi. &lt;br /&gt;Kitap ve tasarım adına ise herşey sessiz ve boyunu eğikti. &lt;br /&gt;Ntv yaklaşıp nasılsa benden roportaj talep etti. Neden olmasın dedim. &lt;br /&gt;TGRT haberin canlı yayınından nasılsa şimdi inmiş, &lt;br /&gt;Erdal İnönüye allahtan rahmet dilemiştim. &lt;br /&gt;İlk aptal soru gecikmedi. &lt;br /&gt;Sizin kitabınızı basacak yayın evi nasıl buldunuz?. &lt;br /&gt;Cevabını vereyim Siz 385 milyon euroluk Plovdiv - Svelingrad demiryolu ihalesine bulaşmanın yolunu nasıl buldunuz ki?&lt;br /&gt;Peki ya İSTON ne hülasa yer orada. &lt;br /&gt;Kaldırım bile yokken burada?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ama bunu yayınlayamayız ki! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra pahalı müteahidlerin ödül töreni gecikmedi nasıl olsa. &lt;br /&gt;Ama nedense hep yurt dışı..&lt;br /&gt;Demedim ki kayıt dışı!&lt;br /&gt;İş kendinize gelince çatır çatır yayınlarsınız ama.&lt;br /&gt;Hatır hatır kaşınmanız durmalı artık yayıncılıkta…&lt;br /&gt;Vatandaş da çamurdan, bebesinin okul önlüğünü arayadurursa, &lt;br /&gt;sonunda üniformayıda yeniden bulur nasıl olsa…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık o üniformaya da çamur bulaırsa seyleyle gümbürtüyü yamak hepsine diker nasıl olsa !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ekim sonu 2007 ne değişmiş ki ?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-310175678724276885?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/310175678724276885/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-29-merde.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/310175678724276885'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/310175678724276885'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-29-merde.html' title='Top&amp;#39;lu İğne 29 (MERDE!)'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-156749439970579529</id><published>2009-08-27T03:47:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:04.754-07:00</updated><title type='text'>Top'lu iğne 30</title><content type='html'>Danıştay kalem atarsa, o zaman ben de bu kalemi kırarım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet. Ankara’nın kalbinden kaleme almaya çalıştığım gazeteprotta ki son yazımda birlikteydik o defa. Belki de son kez birlikteydik bu heyhat yaşamda! &lt;br /&gt;Zaten tehdit, hakaret ve dedikodu har vurup harman savurmakta…. &lt;br /&gt;Belki de biz kaç kişiyiz ortamında? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazmış ve aşağıdaki yazıyı kaleme almıştım bir süreliğine (zorunlu olarak) ara verdiğim gazeteport yazılarıma.&lt;br /&gt;Şimdi yeniden başlama zamanı; izin verildiği müddetçe elbet.&lt;br /&gt;İnandıklarımın ihanetleri beni artık hiç üzmeyecek.&lt;br /&gt;Aksine kamçılamaya devam edecek……&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir baksanıza, polyester çöplüğüne dönüştürülmüş tekstil sanayiimizde üretilmiş bayrak patlaması, sonunda milleti şaşırtıp illet etmiş ve dökmüş sanki sokağa. &lt;br /&gt;Yine malum sermayenin iplik tüccarları bundan ciddi kazançlar sağlamakta nasılsa işin sonuda. Kütük, yani Kütahya ve Trabzon üzümleri kurumu ise bu durumda uyumadan tüm jakobenist baskılardan da feyz alıp bu mazlum ulusu damıtılmış rakıyla uyutmakta pek geç kalmamakta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer bir yandan ise ne komikdir ki, minibüslerde ihtiyacım var yerine artık gümbür gümbür mehter marşı çalınmakta. Çünkü malum sermaye hala faiz pazarlamakda biraz daha ustalaşmakta. Tüketici Pir Sultan Abdal’dan daha aptal ya nasıl olsa? Ama tam bu oluşumların kaotik karmaşasında siz sanmayın ki Türk Ordusu şu an Kuzey Irak’ta. Zamanlama sağlamdı ya! O yüzden, Esad gelip Hiçtinye de dükkan bile açınca; bence çoktan (Suriye’de) güneyden kuzeye it (italya devletinin trafik sembolu) izi sürür bizimkiler belki de gizli bir manevrayla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarih 23 Ekim 2007. &lt;br /&gt;Saat 19:30 sularında alacakaranlık henüz bozkıra damgasını sunuyor.&lt;br /&gt;Bilkent önünde 5000 kişi adeta kahrolsun yasadışı örgütler yaşasın faşizim diye çığlık çığlığa soluyor. Arada cılız olsa da, sokaklarda "ya ya ya, şa şa şa Fenerbahçe" tezahüratları bile solgun kalmış ve boyun büküyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yer: Ankara Palas, yani Devlet Konuk Evi.&lt;br /&gt;Diğer bir tarifle eski meclisin karşısındaki, yani Ulus semtindeki tarihi bina. &lt;br /&gt;Balkondan salona akan seçkin konuklar, yeşil salondaki 2023’e Hikayeler'den kurduğumuz enstelasyon sergimizden başlayarak yerlerini yavaş yavaş alıyorlar. Bahçe aydınlatmasının mor ve yeşil ışıkları sanki gökkuşağının altından geçiyormuşsunuz duygusunu aşılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salonda İsmet Paşa’nın zarif kızı Özden Toker’den Hürriyet’in eski patroniçesi Sn. Belma Simavi'ye hatta yeni patroniçesi Sn. Sema Doğan’dan Sn. Emin Çölaşan’a bir arada dostane bir eda ile konsensus aranıyor. &lt;br /&gt;Başka kimler yok ki bu arada orada. &lt;br /&gt;Rahmetli Vehbi Koç beyefendinin kızı Semahat Arsel’den, Anayasa Mahkemesi Başkan Yardımcısına, Loğolu'ndan Halefoğlu'na, Sn. Hikmet Sami Türk’ten Sn. Uluğbay’a kimi ararsan ara kutsal mabed misali Anaçev ve İnönü Vakıfları için hepimiz saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile gözyaşlarımıza o gece bir türlü gem vuramamakta. &lt;br /&gt;Halbu olunca da ihale kalır elbet benim gibi bir yamağa böyle bir ortam oluşturuluyorsa. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İhaleler sessiz halolurmuş bu siyasal yapıda. &lt;br /&gt;Onların yalancısı olmaktan bıktım. &lt;br /&gt;Doğru buysa susuyorum sonunda. &lt;br /&gt;Ama sanmayın ki sonsuza dek bu defa. &lt;br /&gt;Konuşacağım elbet haklarım çalınmaktaysa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir zamanlar mekanın Gece kulubündeki ünlü İtalyan diva Mina’nın canlı söylediği şarkılarının replikleri artık solmaya başlasa da, sebebidir ki kalorifer yakacak yakıt imkansızlıklar yüzünden kolay bulunamamakta. Osman Çetintaş’ın gayreti olmasa, belki de enkaz altında kalacağız tarihi mekanda.. Ama herkesin duyguları sımsıcak ve de ortamı ısıtarak geleceğe mesaj dolu göndermeler aktarmakta. Mehpare Çelik hanımefendinin sunduğu gecede, Durul Gence ve Ayten Alpman, Ayla Büyükataman, Metin Serezli ve Gökhan Sezen ise Ata'mızın sevdiği şarkılardan şiir ve anılardan oluşan ağırlaştırılımış bir program sunmakta. &lt;br /&gt;Dans da yok eğlence de ama gönüllerde bir huşu var ki çok zor anlatılmakta. &lt;br /&gt;Hatta, Şehitlerin merhum bedeni soğumadan 15 inde onbeşbin genç, laik, demokrat ve çağdaş genç yetiştirmek için Anaçev ve İnönü vakıflarından yardımlar yağmakta…&lt;br /&gt;İşte o anda gelişen olaylardan halk ve dava dostlarım hariç sermaye köpekleri olan bitenden bihaber ve susmakta. O yüzden "susma, susdukça sıra sana gelecek" var şimdi aklımda. Demiş ve şunları sıralamışım.&lt;br /&gt;Bakın neler olmuş o arada:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İster, Maçka'daki yeni dükkanımızda.&lt;br /&gt;(Faaliyete geçmiş)&lt;br /&gt;İster, 14 kasım 2007 Swiss Otel balo salonunda.&lt;br /&gt;2023 e hikayeler xvıı – uyanma zamanı-&lt;br /&gt;(Doğan gurubunun salondaki yoğun ilgisi gerçekleşmiştir.&lt;br /&gt;Ama yansıtmaları mümkün değildir.)&lt;br /&gt;Hatta Mart ayında Prova Odası adlı tiyatro oyunumda.&lt;br /&gt;Belki de Nisanda ikinci kitabımda.&lt;br /&gt;Bu Ocak ayında ise, &lt;br /&gt;Her hafta ekranda hemde bir haber kanalında&lt;br /&gt;Çengelli iğne.&lt;br /&gt;(top’lu iğnem batmış çıkmıştı. Bu kez taktım mı kilitleyeceğim.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Laf bu kimbilir nereye gider? &lt;br /&gt;Ağız bu, isterse adamı torba gibi büzer.&lt;br /&gt;O yüzden dediğim gibi &lt;br /&gt;Sözü süzmenin manası yok.&lt;br /&gt;Süzünce özünde rafine edilemiyor.&lt;br /&gt;Nedense sızınca daha da lezzetli..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve de 2007 ekimi &lt;br /&gt;bkz EMİN ÇÖLAŞAN&lt;br /&gt;HER KUŞUN ETİ YENMEZ &lt;br /&gt;SAYFA 109 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BÜYÜK PATRON DEĞİLİZ . AMA KOVULMAYIZ KOVMA LÜKSÜMÜZ VARDIR !&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-156749439970579529?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/156749439970579529/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-30.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/156749439970579529'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/156749439970579529'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-30.html' title='Top&amp;#39;lu iğne 30'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-3988028602722778043</id><published>2009-08-27T03:46:00.001-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:05.040-07:00</updated><title type='text'>Top'lu iğne 27</title><content type='html'>ÇADIR DÜĞÜNÜ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıldız tarihi; &lt;br /&gt;hicri 33 65 744, praline bayramı &lt;br /&gt;ve iniş yörüngesi ise Jedi’nin de Cudi’nin de çadırları değil!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yanda, size bahsettiğim Çeçen baskını mağdurunun karısı Ayışığı hanım sınır ötesi harekatı konuşmakta; diğer yanda ise, seferi kolonilerle Hiçtinye parkından sıkılarak çıktığı keşif ve alışveriş gezisini, bayramı da bahane edip, üslerinin iniş pistine babasının uçağı ile geri dönmektedir. &lt;br /&gt;Hava koridorları devrin Bush’a bakanının uçağına da yol vermeye çalışmaktadır. &lt;br /&gt;Zaten tüm bu yollar galaktik emperyalin kontrolü altındadır.&lt;br /&gt;Yüksek konsey ise, sömürge olarak elde ettiklerinin ganimetlerini kervanlarla düğün alanına taşımaktadır. Giyinmekte mubah olduğuna göre giydirmekte artık mübahdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı havaalanı içinde, saltanat gemilerinin imparatoriçesi ile evli olan eski Katılgan filo komotanının oğlunun çadırı ise Yahudi organziatörler tarafından meşhur düğün için hararet ile süslenmektedir. Normal vatandaşlar alan çıkışında gezegenin dar sokaklarına ya da siyasilerce kesilmiş baba caddelerine ulaşamamakta ve sorunlar yaşanmaktadır. &lt;br /&gt;Ama kimin umurunda? &lt;br /&gt;Tüm bu hummalı çalışmanın amacına gelince:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Havuzda bikini ile güneşlenen kadının anneansesinin sandığından çıkan altınlarıyla da, duruma kurumsal bakanın oğlunun düğününde simitçisinin getirdiği altınlarının kıskanılması dahi söz konusu değildir. Medeni nikah gereklidir. Ama imamın kıyacağı dini nikah için daha fazla altına da ihtiyaç vardır. Hani elektrik demiştik de kolonial dövize endekslemiştik ya! Onun gibi bir şey işte. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vatandaşların evcil hayvanlardan sonra chiplenmesi ve fişlenmesi için de bu altınlar muktedir iktidarlar için elzemdir. Ama aynen Viagra gibi. Çünkü evren tüm iktidarları seçildiklerinde ayakta alkışlar ta ki gaflet ve dalalet içine düşüp nefret edilinceye kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o Pazar Beşiktaş maçı sonrası iftara gelen bir memur dostumu resmi aracına yolcu etmiş, apartımanımın kapısına yayan dönmekte idim. Karanlığın içinden aniden karşıma çıkan iki arap turist bana daha önceden yanımızda olan ve şimdi taşınmış olan hava yolu şirketinin adresini sormuştu. Saat 22 00 suları durulduğu doğru muydu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken gün geldi çattı. Şenay Düdek ve ustam Yıldırım Mayruk beyefendi yanımda olduğu halde biniş kartı 219 nolu Dubai uçağının kapısına çarptı.&lt;br /&gt;Hey bre bayat hayat. Bayatlamaz yoğurtlara banıyoruz seni!&lt;br /&gt;Kuyruk sürer gider de bir püflük ve bir kahvelik vakit kalmaz mı dört saatlik bayram tatili uçuşu öncesi? kalır elbet. kalır da yamak da yolda kalır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önümdeki masada, kentli iki çift çantamdan düşen isim etiketi nedeni ile ismimle sesleniveriyor. Eğilip yere düşen kabin etiketini alıyorum. Önümden geçen iki gölge kasaya yaklaşıyor ve iki de sandeviç ısmarlıyor. Isırır ısırmaz ise -Sizde domuzsunuz. Bunda domuz eti var. Paramı geri verin. deyiveriyor.&lt;br /&gt;Müdahele gecikmiyor. Nazikçe uyarıyorum:&lt;br /&gt;-Haklısınız üzerinde ibare yok. Ama bunu bta’ya yazmalısınız. Küçük hanım beyefendinin parasını iade etmek mümkün mü acaba?&lt;br /&gt;Dedikodu çarkı gibi bir telefon trafiğinin ardından sorun çözümleniyor. &lt;br /&gt;Ve genç sakallı yolcu bana dönüp bir sigara talep ediyor.&lt;br /&gt;-Thank you. (teşekkür ederim)&lt;br /&gt;-Dont mention. (belirtmek yersiz!)&lt;br /&gt;Derken adımı bir kez daha duyuyorum. &lt;br /&gt;Bozuk şivesi ile İngilizce olarak 501 blue jean’ li arap bana kimliğimle sesleniyor.&lt;br /&gt;-Barbaros Şansal bey. Üç gündür birlikte idik. Beraber seyahat edeceğiz ama yolculuğumuz sizinle daha devam edecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O gözler aynı mavi gözler. &lt;br /&gt;Apartıman kapımdaki aynı telafuzdaki sesler.&lt;br /&gt;Teşhisde şüphem yok. &lt;br /&gt;Uçmayı reddediyor ve bagajımı uçaktan indirtip derhal havalimanı emniyetine müracaat ediyorum. Son derece profosyonel sondajlarda ne yapılması gerektiğini emniyet görevlilerinden öğreniyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç Mu? &lt;br /&gt;Dostlarım orada ben burada!&lt;br /&gt;Kapıda 24 saat sivil, gönlüm olamadı bu bayram hovarda!&lt;br /&gt;Kim bilir belki başka bahara buluşuruz belki de eskisi gibi bir Libya çadırında?&lt;br /&gt;Oysa o gün yoktu benim altınlarım boynumda.&lt;br /&gt;Her şeye rağmen otağ kurdum, gülüyorum hayata!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ekim 2007 bayramı gezisinden önce :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-3988028602722778043?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/3988028602722778043/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-27.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3988028602722778043'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3988028602722778043'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-27.html' title='Top&amp;#39;lu iğne 27'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-406790351340334369</id><published>2009-08-27T03:46:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:04.945-07:00</updated><title type='text'>Top'lu iğne 28 Gel beri !</title><content type='html'>Aç bana 600 şişe şampanya?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağı mahallesinden bir türlü kurtulamadığımız malum hilkat garibesi yine ne dolaplar çeviriyor?&lt;br /&gt;Sn Seyfi Dursunoğlunu masa örtüsü giymeye zorlayan zihniyet bu kez kimden intikam alıyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyanma zamanı dediğimiz defileden çıkalı henüz iki gün olmuş.&lt;br /&gt;Malum sermayenin köpekleri şahsıma saldırmaktan yılmış yuvasında çörekleniyor.&lt;br /&gt;Onlara göre bizler yokuz. &lt;br /&gt;Ama bazıları Kızılhaç yönetim kuruluna dek her yerde varlar ya?&lt;br /&gt;Oturma odasındaki televizyon nasılsa açık. &lt;br /&gt;Hava ise henüz kararıyor.&lt;br /&gt;Perez tablete sulanmış, sakal ı şerif hatırlatılıyor.&lt;br /&gt;İsrail de ise o ara bir böbrek nakli daha gerçekleşmiş…Menşeyi belirsiz…..&lt;br /&gt;Ben ise, yemek masasının başında ucuz hamsiye doyma mücadelesi vermekteyim. &lt;br /&gt;Birden bire pantalon balığı misali bir haber saklandığı yerden fırlamış ve ekrana yapışmış midemi bulandırıyor. &lt;br /&gt;Şaşırmayın anahaber bu. &lt;br /&gt;Aslına bakarsanız en baba haber de bence. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21 Şubat 2006 da başlatılan süreç Pentagon haritalarında pazarlanıyordu ki, Sn Erdoğan, Türk kurultayında Ermenistana nasıl ders vermiş onu konuşuyorlardı, &lt;br /&gt;-Tanrım bir cephe daha mı? - demeden birkaç doz birden gözbebeklerimize yılanın tükürüğü misali acımasızca yeniden fırlatılıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müjde barıştılar. Malum şahısın yanında heyhula bir klima olduğu halde, pavyon misali, önceden açılmış, aliminyum kağıtla bekareti tamir edilmiş şişeler diziliveriyordu masaya. Alına konulan kutsal öpücük, günlerdir süregelen karı koca hayatı tartışmasına da noktayı koyuveriyordu.&lt;br /&gt;Kadın kılığında ekran yasaktı nasıl olsa Sn Seyfi Dursunoğluna. &lt;br /&gt;Ama aşağı mahalleleri, zaten mahalleden gelen zihniyetleri pek umursanmıyordu. &lt;br /&gt;Kadın olacakken hadım olanlar da ortada at oynatıyordu. &lt;br /&gt;Hemde hediye edilmiş tahta atlarını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halbuki 1978 yılında sokakdan okul dönüşü alınmıştım bir T.C. resmi minibüsüne. &lt;br /&gt;Sorgu sual olmadan saçım traşlanmıştı o gece Beyoğlunda bir nezarette. &lt;br /&gt;Gurur kırıklığımı henüz farkedemeden, bir çoğu ile Haydarpaşadan trene konmuş ve Eskişehire sürülmüştük kamu oyundan gizlice. &lt;br /&gt;Yönelimlerimizi sırf özgürce kullanıyorduk diye..&lt;br /&gt;Eşcinsellik anayasımzda hak ve özgürlükler kapsamında koruma altına alınmıştır. &lt;br /&gt;Suç teşkil etmez. &lt;br /&gt;O zaman cezalandırılamaz da!&lt;br /&gt;Ama heyhat. &lt;br /&gt;Kimine kavun, kimine kelek ama karpuzcu arabasından yönetilir bu memleket!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi, 1980 ihtilalilin kavonozdaki belgesi ne çabuk unutulmuş demeden alamıyorum kendimi.&lt;br /&gt;Sonraki canlı, kanlı ama can can lı yayında ilk soru da bunun üzerine gelişiyordu yayın başlarken.&lt;br /&gt;Kaç şişe efendim reji merak ediyor.&lt;br /&gt;Ee, anahaber gayrı meşru baba olursa bu durumda hopstar kakaturka olunmaktan da kaçamıyordu hani benim gözümde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken tiyatronun dilber dudağı örgülere tutsak oluşunu izliyoruzduk diğer yanda ibretle. &lt;br /&gt;Keşifler ve icatlar ansiklopedisinden fırlamışcasına her tür yeni buluş ekranı dolduruveriyordu. &lt;br /&gt;Soğan kesme makinası önden, fabrikasının açılışı ise arkadan geliyordu…&lt;br /&gt;Biraz daha afyonlanıp biraz daha zehirleniyor bu toplum.&lt;br /&gt;Her tencereye 4 soğan reklam arasında ise patlamış mısır deniyordu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahrediyorum ama yılmıyorum. &lt;br /&gt;Karnım doymuş işimin başına dönüyorum. &lt;br /&gt;Riyad müşterisinin elbisesinin eteklerindeki devekuşu tüylerini, hatim indirircesine bu durumun müsübetlerinin üzerine beddua ederek yan yana dizmeye sabaha dek devam ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliniz ki hanımlar beyler şimdi uyanma zamanıdır.&lt;br /&gt;Uyutulan bebelerinizin yeni tüp bebek merkezlerinde imar izinsiz yaratıldığına şahit olmaktayız.&lt;br /&gt;Kotalarla kapatılımış pirinciniz ve buğdayınız artık kilitli ithal tohumlara mahkum. &lt;br /&gt;Öyleki darı ambarlarında pastörize süt bile yaratmaktayız…&lt;br /&gt;İşte Milli Piyango, işte Soros ve işte canım Türkiyem. &lt;br /&gt;Doğrayalım hadi soğanı.&lt;br /&gt;Aç karnına bir baş soğanı artık gediğe koyma zamanı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Silah bırakalım, siyasi çözüm bulalımların çoktan hazır klişe cümleler olduğunu anlamayacak kadar bıçkın mahalle kabadayısı olmasak da, leb demeden leblebiyi anlayacak cüretimden mi yoksa efemineliğimden mi korkarlar acep? Benim plastik çiçeklerim yok bahçevanlarımı mı anlatsam tek tek;&lt;br /&gt;Korkunun ecele faydası yoksa, ya onlar beni ya da ben onları yenerim. &lt;br /&gt;Çünkü, bir ben vardır bende benden içeri yi de iyi bilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey, Cumhuriyeti Avustralyanın havai fişeğine boyayanlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O gece, Boğazda havaya atılanların neden çoğunlukla sarı kırmızı ve yeşil olduğunu bilmezmiyim zannettiniz.?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl 28 Ekimde yaptığınız ışık gösterisinin, ezan vakti köprüye cami inşa ettiğini de mi görmedim dersiniz? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dokonulmazlığı bir gün dokunaklı yaptıklarında ise aşağıdakileri de dinlemeyeceksiniz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hey gidi vale servisinden muktedir yatağına yürüyen jigololar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hey gidi bakılık medya.&lt;br /&gt;Hey gidi Atatürküm.&lt;br /&gt;Seni gidi Amerika,&lt;br /&gt;Beri beri del bakalım musa doları washington kokulu mürekkebim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ekim 2007 sanki bu gün ne değişti ?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-406790351340334369?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/406790351340334369/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-28-gel-beri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/406790351340334369'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/406790351340334369'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-28-gel-beri.html' title='Top&amp;#39;lu iğne 28 Gel beri !'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-372606394753366649</id><published>2009-08-27T03:45:00.001-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:05.229-07:00</updated><title type='text'>Top'lu iğne 25</title><content type='html'>Giyinmek güzeldir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle ki;&lt;br /&gt;Güzeldir elbet. Hani daha önceden de söylenmiş bir söz gibi, &lt;br /&gt;uğruna soyunmak için giyineceklerinizi hayal edebilmektir.&lt;br /&gt;Ancak, naif ve ütüsüz kimlikleri ile çıplak olmaları kaydıyla.&lt;br /&gt;Çünkü, erotizm ve müstehcenlik arasındaki çizgi saç kılından da incedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte tüm bu nedenleri göz önüne alırsak, soyunmak da güzeldir.&lt;br /&gt;Ama bir kazuletin bir başka kazulete, kakafoni tadındaki bir tv programında, seksi hareketler ile eldiven çıkardığından dolayı &lt;br /&gt;–Türk örf ve adetlerine aykırı davranıyor!- diyerek değil! &lt;br /&gt;Ya da, 30 yıl erkek kalmış, sonradan cinsiyet değiştirmiş birinin kadınlara giyinmeyi öğretmesi de değil…Anlarsınız ya…..?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu nedenle günümüz modasında neler oluyor bir göz atalım dedim.&lt;br /&gt;Neticede dikiş değil mi mesleğim?.&lt;br /&gt;Dike dike hayatı tanıdığım bu zanaatin bir başka ilginç yanını bilmediğinizden de oldukça eminim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şöyle ki;&lt;br /&gt;Bir gün duayen bir gazeteci abim bana, "Genellikle ülkelerin kaderi, en ünlü kadın terzileri ve kuaförlerinde çizilir" demişti. Gülüp geçmiştim o zamanlar ben buna. Ancak terziliğin kapsamına daldıkça kimler kimler çıkıyor o delikli, ya da toplu iğnenin ardında… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin, Asil Nadir beyin annesi terzi. &lt;br /&gt;Eva Peron da öyle.. &lt;br /&gt;Ama bu şahıslar ile kaderciliğin alakası yok elbette. &lt;br /&gt;Çünkü, genelde güçlü kadınlar, güçsüz kocalarının yedikleri haltları, ya da onlarla birlikte oldukları ortamlardaki istihbaratlarını bu mekanlarda birbirlerine ya da terzi ve kuaförlerine anlatırlar derler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz hep üç maymun olduk mecburiyetten. &lt;br /&gt;Çiller döneminde ki devalüasyonu biz atölyemizde, eski tezgahtar olan merhum bir bayan milletvekilinden önceden duymuştuk. &lt;br /&gt;Ama az olan birikimimizi bu doğrultuda yönlendirmedik. &lt;br /&gt;Herkesle birlikte birazını biz de kaybetmiştik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şöyle ki;&lt;br /&gt;Kimi zaman bizlerle yapılan sohbetlerdeki konuşmaların potansiyel tehlike barındırdığın bilir misiniz? Zaman zaman sizin de başınıza gelmiştir hani. İşte böylesi bir olay benim başıma bir kez daha geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O gece, bir yerde, bir köşe yazarı ve bir patron sekreteri ile tesadüfen bir araya gelmiştik. Sohbet, anı, gülmece karışımı muhabbetten alıntılar ile oldukça da eğlenmiştik. &lt;br /&gt;Ben öyle sanmışım. &lt;br /&gt;Oysa o sarışın sekreterin işgüzarlığı ile patronun karısının kulağına tüm konuşma bir şekilde üflenivermiş meğerse. &lt;br /&gt;Üstelik metamorfik bir değişimle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köşe yazarının bana dönüp;&lt;br /&gt;-Kimlerin size borcu var? sorusuna espiri olarak &lt;br /&gt;-Senin patronunun kızının borcu var mesela!.. demiştim.&lt;br /&gt;Şaşıran köşe yazarına da durumu şöyle izah etmiştim.&lt;br /&gt;-Sorun yok. Sadece şaka. Giysi bitti ama henüz teslim edilmedi.&lt;br /&gt;Çünkü tadilat talep edildi. Üstelik nezaketlerinden borçlarını bile sordular. Hatta, yine bir düğün zamanı, yurtdışından özel jetle gidip ısmarladıkları giysilerde de sorun olunca, biz kısa zamana rağmen kendilerine yardımcı olmuştuk. Yıllardır servis verdiğimiz bir aile neticede. Çok da zarif insanlar. Hele …… hanım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünün ki;&lt;br /&gt;Hani kocam yumurtladı hesabı gibi bire bin katılmış. &lt;br /&gt;İçinde yalanı olmayan o geceki ironik muhabbet nasıl yılan gibi aktarıldı ise, o hanım da ustama telefon açıp beni bir güzel şikâyet etmiş. &lt;br /&gt;Hemde "Sizi küçültüyor" diyerek. Kısaca karın seni aldatıyor misali.&lt;br /&gt;Oysa bu mecrada kim kimi aldatıyor dersiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hal bu ki;&lt;br /&gt;Birincisi; ben madem konunun muhatabıyım, bana telefon açılmasını yeğlerdim. Ama ben kimim ki… Basit bir terzi yamağı. &lt;br /&gt;Böyle bir durumda dahi, ben o sekreterin daha önceki benzer vukuatları dahil hiç bir şey söylemez ve sadece o hanımdan özür dilerdim.&lt;br /&gt;Çünkü kadınların hepsi bana göre hanımefendi. &lt;br /&gt;Ve hepsi sevgiyi, övgüyü ve saygıyı hakediyorlar. &lt;br /&gt;Hele bu erkek egemen acımasız toplumumuzda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç olur mu ki;&lt;br /&gt;O sekreter; laik ve ulusalcı duruşu ile tanınan bir haber kanalının genel yayın yönetmeninin, sunucu bir mankeni ile aşk yaşadığını söylesin ve gelinlik dikişinin bende mi olduğunu sorsun. Haberim bile olmayan bu konunun da kurbanı yine ben olmuşum da ben hariç herkes duymuş. &lt;br /&gt;Suç ve ceza bana ithafen bir kez daha yazılmış…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç mümkün mü ki:&lt;br /&gt;İşsiz kalan gazetecileri işe yerleştirme konusunda oldukça becerikli sekreter onları yanına almasın. Hepsinin de sırrını pervasızca herkese aktarmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama güvenlik kameraları derki;&lt;br /&gt;Swissoteldeki Çeçen baskınında damat patronu dalgaya kalaınkaya ile çimlerde donla yakalanmasın kaçarken !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanmam ki:&lt;br /&gt;O sekreter, patronun ayışığı ve tatlıpınar adlı kızları hakkında atıp tutmasın! &lt;br /&gt;Onlarla lüks mevkide birlikte uçmasın…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ola ki, &lt;br /&gt;Kuaför ve terzilerde pek birşey konuşmayın.&lt;br /&gt;Medya patronu sekreterlerine ise asla bulaşmayın.&lt;br /&gt;Konuşulanlara da sakın ola muhatap olmayın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Patronun yıldız kılıklı sekreterine gelince: &lt;br /&gt;Şunu söyleyebilirim ki; O sadece süslenmesine ve giyinmesine baksın!&lt;br /&gt;Neden mi? Tip kanunu çıksa hakime kalem kırdırırda ondan!&lt;br /&gt;En önemlisine gelince. &lt;br /&gt;Siz diğerleri gibi deyimleri yanlış kullanıp arı kovanına çomak sokmayın. &lt;br /&gt;Kirli çamaşırlarınız, patronun kasasından çıkarda kıçınıza arı sokmuşcasına yapışıverir sonra…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi yamağı &lt;br /&gt;Ekim 2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-372606394753366649?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/372606394753366649/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-25.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/372606394753366649'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/372606394753366649'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-25.html' title='Top&amp;#39;lu iğne 25'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-3061075762133962888</id><published>2009-08-27T03:45:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:05.134-07:00</updated><title type='text'>Top'lu iğne 26 Giy giyebilrisen ?</title><content type='html'>Peki ya giydirmek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O da bizim, yani dikişçilerin mesleği işte.&lt;br /&gt;Ama sadece elbise değil biraz da laf giydirmek asıl mesele.&lt;br /&gt;Nasıl olsa oynanan oyun, yüzlerce yıl cezayla yargılanan posterize bakanlara bir türlü hüküm giydirememekte!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aksesuvar.&lt;br /&gt;Kelimenin tam anlamıyla bedeni ve ölçüsü olmayan, ancak stili ve bedeli belli ama ederi olmayan statü belirleyici mal. &lt;br /&gt;Örneğin, monogrami desenli meşhur Fransız Yahudisi, tren koltuk tamircisinin çantalarının yanısıra, duydunuz ki karılar, çer çöp atlayıp 300 euroluk gözlükleri açılmamış dükkanlardan kapışmakta. Askari ücret ise halkı altı delik iskarpine zorlamakta. Zaten; Dost başa düşman ayağa bakarmış ya. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;120 000 ayakkabı işçimiz işsiz, aç ve sokakta. &lt;br /&gt;Vitrinler ne idüğü belirsiz ve kalitesiz İthalyan mallarına boğulmakta. &lt;br /&gt;Eee, mesele Yan olunca da Amerikan parlementosu da olacaktır zalim sorumlular arasında.&lt;br /&gt;Pırlanta da KDV yüzde sıfır nasıl olsa. &lt;br /&gt;Ama beşlik ambalajda halk ilaç bulmakta zorlanmakta. &lt;br /&gt;Peki ya eğitimde durum ne acaba? &lt;br /&gt;Yoksa ders kitapları da mı artık işe yaramaz aksesuvarize birliklerimiz arasında?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kumaş,&lt;br /&gt;İşin aslı elbette ki dokumasında. &lt;br /&gt;İnce eleyip sık dokuyunca insan hayatı anlaşılacak nasıl olsa! &lt;br /&gt;Azimle defikasyon sonunda getirir muhakkak erezyon değil mi ya? &lt;br /&gt;Atkı ve çözgülerin arsında gezinen mekik misali hayat bizi aslında bilgiyle dokumakta. &lt;br /&gt;Elyafın içeriğide oldukça önem taşımakta. &lt;br /&gt;Örnek mi. T.C. Dünya Bankasına borçlu ülkeler arsında yüzde 9.3 ile ilk sırada.. &lt;br /&gt;Terkos Pasajında ise, bir tekliğe, kullanma talimatında ateşle yaklaşmayınız yazan genç kız giysileri pazarlanmakta… Hal bu olunca da, zan ayincilerimiz devletten derhal şok faiz indirimi talebinde bulubmakta. Söke söke alacaklardır da. Her devrin adamlarından bolca var basıl olsa…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Stil,&lt;br /&gt;İşte en zor olanına geldik sonunda. &lt;br /&gt;Hiç birşeyin sonradan olunmadığı öyle doğulduğuna hiç şüphe kalmamalı bu konumda. Çünkü, biz nice insanlar gördük ki üzerlerinde elbise yok, nice elbisler gördük ki içine adam yok! Hep bir başkası olma çabasıdır gidiyoruz vesselam. Feyz almak güzeldir ama taklit etmek asla! Orjinal de aslında ortadadır hala.&lt;br /&gt;Külhan beyi, asilzade, ikoncan, zengin, ve ünlü olmak artık revaçta.&lt;br /&gt;Ama yüzde seksen yüzde yirmiyi seçer. &lt;br /&gt;Ve zamanı gelince de enter düğmesine parmak basma eylemi bir kez daha işler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renk,&lt;br /&gt;Daltonizm kıvamındaki plotikacılarımız akım derken kakam der ve coğrafyanın asıl rengini belirler. Ancak halkın bir bölümü karaçarşaf, bir bölümü de beyaz yaka derdine düşer . &lt;br /&gt;Oysa hani ruhumuz da kanımız da kırmızı beyazdı Mustafa Kemal Atatürk der. &lt;br /&gt;Grileştirilen yaşantımıza bir de çeşitli sembol ve numarlar eklenerek desenlendirmeye çalışsalar da İşe yaramaz. Yaşlılığın yedi belirtisi yerine, tayfın 7 rengi nasıl olsa güneş var oldukça ışıldar. Saklanamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi yamağı &lt;br /&gt;ekim 2007 si&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-3061075762133962888?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/3061075762133962888/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-26-giy-giyebilrisen.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3061075762133962888'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/3061075762133962888'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-26-giy-giyebilrisen.html' title='Top&amp;#39;lu iğne 26 Giy giyebilrisen ?'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-1305489553115545155</id><published>2009-08-27T03:44:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:05.322-07:00</updated><title type='text'>Top'lu iğne 24</title><content type='html'>Şimdi reklam arası!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peruğu yampirmiş Ayşe teyze edalı Amerikan stili memnune, beyaz önlüklü adama elinde mikrofon olduğu halde yanaşmış, pişmiş kelle ifadesindeki suratı ile şöyle soruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ev hanımları çok merak ediyorlar. &lt;br /&gt;Acaba bu kadar taze çileği nereden buluyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerimizin önünde birden stüdyo içine kurulmuş bir çilek tarlası beliriyor. &lt;br /&gt;Yine amerikan portre kadrajda ise cefakar Anadolu kadını rolündeki oyuncu elleri ile çilek topluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Biz çilekleri mevsiminde tek tek seçerek ve üreticisinden alarak derin dondurucularda kullanım vakti gelene dek taze taze saklıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Evet hanımlar gördüğünüz üzere aynen evinizdeki gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğru vallahi. &lt;br /&gt;Arnavutköy sırtlarından biraz da Osmanlı çileği toplasalar da kokusunu da dondursalar dedirtir bunlar insana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Peki ama rengi nasıl o kadar pembe oluyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Pancar kullanıyoruz ki bkz. Tamamen doğal.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O arada, yarım bir kırmızı pancar, sapından hallice kavranmış, &lt;br /&gt;Hariri suikastinin rengindeki akışkan bordo sıvıyı karıştırmakta laboratuvar tüplerinden birinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Evet hanımlar aynen kompostolarda kullandığımız gibi değil mi?&lt;br /&gt;Peki nasıl bu kadar kıvamlı olabiliyor bu yoğurtlar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyaz önlüklü kimyager gıda mühendisi ise aynı kadrajda, genetik biliminin de verdiği hinlik ile şöyle açıklıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Suyunu alıyoruz imalatda. Aynen evlerinizdeki süzme yoğurt gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Peki bu kadar uzun süre rafta nasıl kalıyor ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve işte en can alıcı nokta dramatik bir cevapla burada yaşanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-El değmeden özel makinelerde imal ediyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İneklerin memesine yapışan vahşi aletler gibi, bir başka otomasyondan, &lt;br /&gt;petrol türevi kaplara alçı kıvamında sistematik boşaltımlar apışarak devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Asla bakteri barındırmıyor. O yüzden de hiç bozulmuyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hey gidi nanino hayat! Memnune reklamdan aldığı paradan memnun tekrarlıyor;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Aynen evlerinizdeki konserveler gibi hanımlar. &lt;br /&gt;Güvenle çocuklarınıza yedirebilirsiniz!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de şunu ekleyeyim bari. Aynen çilekli peynir gibi. &lt;br /&gt;Yatılı yıllarımda beyaz peynirle vişne reçelelini, tereyağını da (ki margarin modası başlamıştı) bal ile çatalla eze eze püre yapar öyle yerdim. Ama böylesini hiç bilmezdim. Hey gidi tadında kokusunda ve rengindeki hayatları bize zorla sunanlar. O satan değil de, stokları fazla dolan vatanın konserveleri yüzünden mi çıktı acaba İran – Irak savaşı demeden geçemiyor bu durumda insan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duygusal reklamdaki su satan çocuk geliveriyor gözümün önüne.&lt;br /&gt;Açıkta üstelik hijyen olmayan sağlıksız plastik bir kapta. &lt;br /&gt;Hem de Eminönü’nde..&lt;br /&gt;Yeni cami önünde...&lt;br /&gt;Metal paralar, slow montion (ağır çekim) avuçlarına doluşunca da, &lt;br /&gt;kaldırımın işgal edilmemesi için artık bir yasal neden kalmıyor.&lt;br /&gt;Bir plaj şemsiyesi, bir kaç tahta tabure ve yeni mamul limonata dahi artık mönüde...&lt;br /&gt;Para, para ve para. &lt;br /&gt;Ara, ara. Sen daha hala adaleti ara.&lt;br /&gt;İçine kim sürç-ü lisan ettirdi acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki ekranın alt köşesindeki kronometre zamanı geriye çevirmiş, &lt;br /&gt;saniyeler hızla ve gittikçe de azalmakta. &lt;br /&gt;0 noktası mı hatırlatılmak istenen acaba? &lt;br /&gt;Zekeriya hoca, program başı aldığı bağışı unutmuş, bir gazeteciye Hıristiyanların 5. Ordusu’nu bir de edep yerlerine endeksliyerek anlatmakta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk mühendisliğinin ürünü ise Eskişehir yerine alttan alttan Singapur’dan el sallamakta. Sponsorlu spor yazarı ise omuzlarından aşağı, boş havuzda bikini ile paparaziye yakalanmış başkan misali Yahudi’nin tesettür eşarbını sallamakta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklımda omzunda askısı, elinde çanı mahalle yoğurtçusu da var.&lt;br /&gt;Arka bahçede tavuk yetiştirmek bile yasaklanmış günümüze göre tok olduğumuz günlerdi o zamanlar. Ekmek altmış eski kuruş, Özdemir Erdoğan’dan ise hava da bedavaydı hatta su da. Şimdi çanlar kimin için çalıyor bilmem ama; bu yurdun üretenine, çalışanına, doyuranı ve koruyanı için değil mutlaka.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kilitlenmiş hibrit tohumlar da var hani. &lt;br /&gt;Tavuk yiyen eşcinsel olur’lara karışıyor ve hemen ardından hormonlu domates ödülleri sahiplerine ulaşıyor. Buğdayımı, mısırımı istiyorum ben. İçinde oyuncak çıkan paketli cipsini değil. Pastorize yumurta dedinizdi, elimdeki artık süt şişesi bile değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi kurtlar sofrasındayız sanmayın.&lt;br /&gt;Herkesin bu aralar malum yalanlara karnı tok olsa da gözle artık aç değil.&lt;br /&gt;Çikolata, cips, süt. Peynir, yoğurt, sucuk. &lt;br /&gt;Gıda mı gıda.&lt;br /&gt;Deterjan, şampuan, çamaşır suyu ise kimya mı kimya!&lt;br /&gt;Banka, inşaat ve otomotiv sermaye mi sermaye.&lt;br /&gt;Hanginizden başlasak acaba?&lt;br /&gt;İsterseniz bir reklam arası girelim.&lt;br /&gt;Bir dahaki bölüme aragazı verelim :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi reklamlar!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;03.10.2007&lt;br /&gt;Terzi yamağı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-1305489553115545155?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/1305489553115545155/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-24.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/1305489553115545155'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/1305489553115545155'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-24.html' title='Top&amp;#39;lu iğne 24'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-8161840207258695574</id><published>2009-08-27T03:43:00.001-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:05.514-07:00</updated><title type='text'>Top'lu iğne 22</title><content type='html'>Assolistler mi, yoksa bizim kaz solistler mi daha çok para eder?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Epeyce bir süredir devam ettiğim şu sözlük meselesini şimdi bir yana bırakmak şart oldu vesselam! Tam özlediğim yurduma dönmüş ve o meşhur mayhoş ehli-keyfimin tadını çıkarmaya çalışırken, haftasonu gözüm şöyle bir ekranlara kayıverdi zaruretden.&lt;br /&gt;Tabii mastürbatif gazete ilaveleri de elimde olduğu halde elbet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel izleyiciye, sanki genel bir evden yayın yapanlar, herhalde RTÜK ile bol meşkli akşam yemeklerini meşakkat içinde bir kez daha planlamaktalar? &lt;br /&gt;Ben otel güvenlik kayıtlarının yalancısıyım bu kez inanın, kanalınızın kancısıyım o yüzden. &lt;br /&gt;Bu ülkede ekranda ilk kez artı 12 diyen ben bile dediğime pişman edildiysem eğer, onlara kolay gele diyelim ve gelin konuya şöyle balıklama bir girelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hilkat garibesine dönüşmüş, haftalık yevmiye mahkumu, allı pullu kılıklı binbir ekran şaklabanı sayesinde sanki bir kez daha aynı kukla tiyatrosunu metazori izlemek zorundaymışız gibi gelmiyor mu size de?&lt;br /&gt;Aynı terane sanki yeni bir buluşmuş gibi sokulmuyor mu görsel işitsel yollara bir kez daha beynimize? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Cumhuriyet gazetesi, bünyesinde Ömer Karacan ve saatchi&amp;saatchi muhlefetini saklarken, 2. Cumhuriyeti çıkaracak yakında birileri neredeyse aman ona göre!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim mi sadede?&lt;br /&gt;Hop Star kaka turca! Ya da Hap star.&lt;br /&gt;Başkasınınkinden, kimbilir hangi hırsla kalkıp, birinin kıllı kirpiklerine kelebek konmuş makyaja bile eninde sonunda siz dahi alıştırılıyorsunuz. &lt;br /&gt;Hatta, Tesettürün ramazanın, ekranında çocuk poposu silikonize er memeleri şaha kalkabiliyor. Kaslı; ama pul, payet ve çarşı işi taşlı ve bir yerleri botokslu solistiye, adeta taze gelin nazındaki gazıyla, çisil çisil kırıntı cümleler kurup bir de sütten çıkmış akkaşığa soyunmakta hiç mi hiç zorlanmıyor... Her şey sanki doğal da? Lodos yemiş ada vapuru pozisyonundaki koltuğu yüzünden midir bilinmez, ünlü terzinin Fatih işi çemberli içeteği ise olayın aslına gerçekten hicivi ile ışık tutmakta. Değerli Hıncal Uluç da yorum yapmışı hatta bu konuda. Hemde Yüksekkaldrımdan canlı yayınla! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa asiller oturmaz asla. &lt;br /&gt;Proleterya saygıyla karşılarında dururdu ya hep ayakta!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Alo; Paristen aradılar.ha ha ha. &lt;br /&gt;(Geride kaç kontürleri kaldı acaba?)&lt;br /&gt;-Ağ… ama geçen haftada bilmem kim efendi Washington’dan aradıydı kız!&lt;br /&gt;- Sus bakayım sen. İlk kasedin çıktığında biz senin ne mal olduğunu anlamıştık zaten. (bu arada yağız delikanlı ayakta uyutulmakta iken de:)&lt;br /&gt;-Şşht evladım. Programdan sonra odama gel!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülümsemeyi unutası gülenin kanalındaki zırıltıya da bak sen.&lt;br /&gt;Zaten tilkininkinde de, sakat bacağa mini etek giydirmiş duygu sömürüsü yok muydu sanki demeyin sakın...Yakası lahana göbeği çiçeklisi bir yanda, kaşları amuda, poposu ise stüdyolarda armuda kalkmış pembeli kıvrak yarim ise diğer bir yanda gerdan kırıyor. &lt;br /&gt;Eh, her yana da sedir kazığı kılıklısı vallahi ve billahi ancak sığışmaya çalışıyor. &lt;br /&gt;Haydi kahraman milletim! Geniş ekran başına!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sığ ama seviyesiz Osmanlıca bozması ile milleti biraz daha afyonlamakta olanlara ver bakalım salvoyu şimdi ki, laf yerine gitsin yamak. &lt;br /&gt;Öyle bir yama ki, enkaz altında kaldıklarında, muktedirin enkaza boğmaya teşebbüs ettiği AKUT bile zor kurtarsın onları..&lt;br /&gt;Salla gitsin misali ekranda süre geldiğinden beri o akşam, yine çingene çalmakta ve kürt de oynamakta. Hatta magazin programları sabahları dua ile açılmakta.&lt;br /&gt;Ey mümin! İslamda yalan yoktur ne çabuk unuttunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hey gidi bizim coğrafya, senin bile meyveni kurtlandıranların karıları bile kudurdu da hala mı haberin yok?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken reklam arasında sıkıştırılan sivilceli bir anayasa gözümüze sokuluveriyor. &lt;br /&gt;Hemde yetkili ağızların hiksos, miksos welllnes center önündeki açıklamalarıyla:&lt;br /&gt;-İdolojimiz içinde yok! Biz Yamukrasi yanlısıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eh, orada da fondaki reklam yazısı Pentagon olacak değil ya!&lt;br /&gt;Kaçmıştı değil mi gözünüzden?&lt;br /&gt;Daha neler gözümüzden kaçtığı için kıçımıza kaçıyor bir bilseniz. &lt;br /&gt;Mesela, videoyu bir kez daha başa sarınca da, Berlin‘deki turizm fuarı hatırlanıyor inanın bana. Elleri arkasında, korumaları ile o tarihte volta atanlar, Almanları bizden rüşvet istemekle suçluyor ve yavru vatanın Eros heykelinin cinsel uzvuna takılıp don giydiriveriyorlar sonuçta da. Aynı bahçedeki kaya gibi aslanlar ise bu arada çağlar gelinlere don biçip bir de yuva kuruyor sattıkları. O tuzlu suyun kenarında!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zap mı, zap mı? Diye sorarlar adama bir gün ama;&lt;br /&gt;Oysa ben Zap Suyu’nun turkuvaz mavi suyunun kana bulandığını bile görmüşüm.&lt;br /&gt;Üzümlü Karakolu baskınına bir hayli sövmüşüm. &lt;br /&gt;1 Mayıs da ayakkabı toplamış, 30 yıl sonra da yıl dönümünde o zaman hayli kör olduğumu görmüştüm.&lt;br /&gt;Aman Dikkat!... Ekranlar kana bulanacak!&lt;br /&gt;Dikkat, çünkü namlu şimdi birilerinde iki kaşın arası.&lt;br /&gt;Kiminin penceresi, kiminin tenceresi temcit pilavına dönüşünce de o starlar ne de güzel halkın evini temizleme yarışına giriyorlar bir anda bu telaşede değil mi?.&lt;br /&gt;Bilin ki;&lt;br /&gt;Yaratıcılık asla demokratik değildir!&lt;br /&gt;Yaratan ise sadece Allahtır denir.&lt;br /&gt;Allahın yarattığına da karşı gelinmez derler o ekranda ahkam kestirenler.&lt;br /&gt;Budadıkça da dal bile budaklanır :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hey bre dolapçının buzlar kraliçesi kızı!&lt;br /&gt;Hey gidi düğün salonu şarkıcısı!&lt;br /&gt;Hey be salyangoz kılıklı magazin kraliçesi!&lt;br /&gt;Hala evinin altındaki pastanede kocanı mı ararsın?&lt;br /&gt;Hey şu bizim böğürten oğlan!&lt;br /&gt;Hay yer göstericinin ve perdecinin dansçı ve figuran oğulları!&lt;br /&gt;Ya sen kapıcının kızı? Ya da sen üflenti spor?&lt;br /&gt;Hatta sen, orta okulu yalın ayak okuyan?&lt;br /&gt;Sen de mi bizim köylü kızı?&lt;br /&gt;Sende mi Türkan İldeniz’in taşra kızının delicelerindeki hayaller?&lt;br /&gt;Yani kısaca,&lt;br /&gt;MSP de mi yoksa ben de mi şimdi bütün kabahat ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi yamağı&lt;br /&gt;2 yıl önceki eylülden&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-8161840207258695574?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/8161840207258695574/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-22.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8161840207258695574'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8161840207258695574'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-22.html' title='Top&amp;#39;lu iğne 22'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-7606356331764568309</id><published>2009-08-27T03:43:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:05.418-07:00</updated><title type='text'>Top'lu iğne 23</title><content type='html'>Çaktı yağmur yağdı şimşek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaşırdınız değil mi?&lt;br /&gt;Evet, çakacak artık yağmur tüm hiddeti ile yeniden bu topaklarda. &lt;br /&gt;Hem de öyle bir çakma ki, çakallar bile şaşıp kalacak bu işe. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela elektriğe zam bile çoktan yampirik çakaralmaz yolunu adeta koşar adımlarla tırıs tırıs almaya başlamış. Sanayiye yarım, konuta ise tam zam kapıda kalmayacak o yüzden. Sanayi-i nefise nasıl olsa imha ya! &lt;br /&gt;Düşünsenize zengine az ama tek ampüllü konduya iki misli. &lt;br /&gt;Ampül kararacak anlaşılan.&lt;br /&gt;Yeniden idare lambası ile defikasyon sağlanacak. &lt;br /&gt;Altı çocuklu aileden su parası almayacağım diyenler şimdi malum dinin kölesi olmuş kimsenin yüzüne bile bakamıyor hayalindeyiz.. &lt;br /&gt;Doksan’a doksan tekstilciler, otel odalarında buldukları yirmi santim arabezini de o eşarba ekleyip yüzon’a yüzon çıkar sağlayabiliyorlar. Elbette, bu da onlara yepyeni vizon mantoları ile en yeni vizyonları bağışlıyor. &lt;br /&gt;Beş meslek kavramının (bkz: zagasözlük.com) terzi olan kaidesi çoktan hayali bir otomasyon rayına konmuş bile. Üstelik, ben terzi yamağını bile görmezden gelmeye çalışıyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babaannemin ada vapurundaki anıları canlanıyor bu durumda zaruretden. &lt;br /&gt;İstanbul işgal altında ve Beykoz’da şarapnel parçaları mahalle aralarından toplanmakta. &lt;br /&gt;Hatta bolşevik’den kaçmış generaller, madalyalarını ekmek fırınlarında karınlarını doyurmak üzere harcamakta. Ada vapurunda da durum farklı değil hani. Milli duyguları kabarmış bir Rum, küçük kızı oturduğu yerden hoyratça savurup: Kalk ordan vraysi, Ben oturacağum! emirlerini hayasızca savurmakta. &lt;br /&gt;Hey gidi nobran kimlikler. &lt;br /&gt;Hepimiz hıra dağının andı olduk sanmayın sakın günün sonunda!&lt;br /&gt;Hırvat tepelerindeki paslanmaz çelikden haçlara o kadar güvenmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliniz ki çarıklı erkanının tafrası çoktan Ayvansaray sularının akisine takıldı kaldı.&lt;br /&gt;Yeni oluşumlara gebe bu coğrafya yakında şaha kalkar mı kalkar. &lt;br /&gt;Şimşekler de yağar mı yağar.&lt;br /&gt;Ve gerçek iblis suratlar, çoktan sivilce yani hafif İngilizce anayasadan ders alır mı alır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine biliniz ki kafalar bir kere daha karıştırılıyor.&lt;br /&gt;Rahmetli Nejat Eczacıbaşı’nın hayallerindeki ilaç fabrikalarının yüzde atmışı satılmış, yerine yapılan alışveriş merekzinde 14 000 euro’ya ithal elbise satılıyor. &lt;br /&gt;Modern sanat amacı ile yapılan Feshane’de şenlik, üzerinde şer olan ve zordan satılmış, planlanmış açıkhava anfitiyatrosunun yerine süzülmüş sermayenin plazası yükseliyor. &lt;br /&gt;Hem de ereksiyon halinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve yine biliniz ki bu durum komedisinin bu oyunun kapılarının açılış kapanışı bizi maymuna çevirmeye çalışıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Telekom kablonet adlı firmayı bulamayıp haklarını Türksat’a devrediyor. &lt;br /&gt;Peki ya Türksat kimin acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinderesi’nde cinnet geçirmiş başkanların yeğenleri ise gökdelen inşaatlarının tepesinden vicdanen rahatlayıp cenderlerininde intahara hazırlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çak bakalım şimşek şimdi eskisi gibi. &lt;br /&gt;Ata’nın gözlerinde çakan şimşeklerden nasib alamamış cehalete yağdır bakalım tekrar oklarını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çanlar bugün kimin için çalıyor dersiniz? &lt;br /&gt;Çanakkale keramik (!) teknolojisi için mi acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi Tamağı&lt;br /&gt;2007 Eylülü&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-7606356331764568309?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/7606356331764568309/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-23.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7606356331764568309'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7606356331764568309'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-23.html' title='Top&amp;#39;lu iğne 23'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-8404261572204654962</id><published>2009-08-27T03:41:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:05.609-07:00</updated><title type='text'>Top'lu iğne 21</title><content type='html'>Fas’ı fes’i, sazı sözü bir yana bırakıp dersimiz yazı olursa?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AZI &lt;br /&gt;Harf ve kelimelerden oluşan anlamlı bir metin olması gerekirken, &lt;br /&gt;resim altı metinine ve hatta magazinci ...........’e dönüştürülmüş bir coğrafyaya sahip olunulmuştur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitabe formundaki Orhon yazıtlarını bir yana bırakırsak, kimi sözlük yazarlarına göre de ağız dolusu kusmak olarak adlandırılabilinebiliniyor da. !!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kiminize göre yanlış fiil çekimi değil mi yukardaki. &lt;br /&gt;Kimimize göre alın yazısı, kimimize göre ise duvar yazısı olarak karşımıza hep dikilip durur ama işte. &lt;br /&gt;Kimi zaman hukuk, kimi zaman da ceza olarak belki de. &lt;br /&gt;Öyle ki; kutsal kitaplarda da yazılır insanlığın yazısı bir yandan. &lt;br /&gt;Öte beri yandan ise; ister sanscrit, ister latin, ister arap olsun da, aman hibru olmasın o yazınız sakın. Nedeni ise bu haftaki yazınız yıldız falı olmayacak!&lt;br /&gt;(gbkz:yazıt) (#11862) XXXXX 30/08/2007 19:41&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YAZMAK&lt;br /&gt;Yaşanamayan ama yaşanılası hayattan bir çeşit intikam almaktır, Orhan Pamuk'un deyimiyle? &lt;br /&gt;Ruhsal arınmadır, gizli saklı duyguların dışa vurumu, &lt;br /&gt;insanın hiç bilinmeyen yönlerinin açığa çıkması, &lt;br /&gt;kendini ifade ediş tarzıdır yazmak. &lt;br /&gt;Yaz kelimesine mastar getirerek yapılan, sıradan bir eylem değildir yalnızca. &lt;br /&gt;Bünyesinde ruh barındırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Minerva tarafından düzenlendi. &lt;br /&gt;Taşı, Düzenle, Sil, (#1881) xxxxx 21/08/2007 12:44 ~ msg, hoş, boş &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YAZMA ise ince dokunmuş basmanın üzerindeki, işlemeli ve desenlilerine verilen isim.&lt;br /&gt;Yazma kadınların ve genç bekar kızların kullandığı günlük ve özel günlerde giyilen başörtüsüdür.&lt;br /&gt;Taşı, Düzenle, Sil, (#9568) xxxxx 28/08/2007 18:01 msg, hoş, boş! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başkasına göre nasıl ifade edilmiş harf devrimi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Yazı yazma anlamında bir emir, hatta argoda ise yalan söylemek anlamında. &lt;br /&gt;Başına şaşırıp da ağ derseniz olur size ayazma. &lt;br /&gt;Hem, kutsal kaynak suyu demiş de olursunuz. &lt;br /&gt;(bkz: ayazma) &lt;br /&gt;Taşı, Düzenle, Sil, (#9583) xxxxx 28/08/2007 18:08 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PEKİ YA OKUMA: &lt;br /&gt;Maalesef bir başlık bulamadım sözlükte. &lt;br /&gt;Bir düşünsenize! O zaman başlık koy ve sil düzenle ve siz hatta sil yeni baştan ki silinsin. Sosyopatlaşıyorsunuz o zaman&lt;br /&gt;bkz: sosyopat yapıyorsunuz. Ve bakın bu kez ne var hayatınızda. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Toplumla uyuşamama ve bu uyuşmazlığı şiddet yoluyla çözme sonuçta uçlara yönelme biçiminde kendisini gösteren kişilik bozukluğudur. Psikolojik bir hastalıktır, aşırı sosyalleşmeyle ilgisi yoktur aksine asosyal kişilik tipidir. Seri katillerin büyük kısmına bu tehşis konulmuştur. Bir nevi linç edilen sahsa bir tekme de ben atayım psikolojisi.&lt;br /&gt;Taşı, Düzenle, Sil, (#6378) xxxxx 25/08/2007 22:24 msg, hoş, boş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onada aklınıza okuduklarınız şöyle bir geliyor ve kendinizi tutamayıp daha da okuma hissi ile bir kez daha irkiliyorsunuz elbet. Bu durumda, gözleriniz ekranda şaha kalkmaya davet ediliriyor, hem de çoktan geride kalmış olan Magrep anılarının cılız ışıltılarıyla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masal:&lt;br /&gt;-Çocuklara okunan veya anlatılan gerçek dışı hikayelerdir. &lt;br /&gt;(bkz: pamuk prenses)&lt;br /&gt;Taşı, Düzenle, Sil, (#546) xxxxx 20/08/2007 05:29 msg, hoş, boş?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra birden kendinize geliyor ve okuduklarınızla kendinize zar zor geliyorsunuz. Böyle bir şey işte beklide tatilde olmak önceden hazırlanmak diyor ve hemen gaza ivme veriyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Çocukları uyutmak için söylenen saçma hikayeler.&lt;br /&gt;Taşı, Düzenle, Sil, (#760) xxxxx 20/08/2007 08:04 msg, hoş, boş!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Türk siyasi yapısını çok iyi anlatan şarkıdır &lt;br /&gt;(bkz: millet), (bkz: sağ), (bkz: sol), (bkz: manda), (bkz: kasa), yasa, (bkz: arap) &lt;br /&gt;(bkz: belki alışman lazım)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;the oz tarafından düzenlendi. &lt;br /&gt;Taşı, Düzenle, Sil, (#4530) xxxxx 24/08/2007 00:58 ~ msg, hoş, boş,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanrım! diyorum bu kez. &lt;br /&gt;İşte ereksiyon halindeki zeka. &lt;br /&gt;Benim bu saatten sonra secd edeceğim tek kabedir. &lt;br /&gt;O da Allahın emridir. Kul emrine kul olunmaz.&lt;br /&gt;Allah Allah Maazallah!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah Allah demeyin sakın benim gibi garibe. &lt;br /&gt;Tatil bitiyor ve çiş tadında iş başlıyor saplanmış hançer gibi kalbimize.&lt;br /&gt;İlk çağlardan beri insanoğlu açıklayamadığı şeylerden korkmuş ve sığınacak bir büyük aramış. Bazen güneş’e, bazen ay’a tapmış. &lt;br /&gt;Gece olunca güneşin, gündüz olunca ayın gittiğini gören insanoğlu ateşe tapmayı denemiş. Onun da suya dayanamadığını görünce yaradanın görünmeyen bir varlık olduğuna inanmış. Tarih boyunca kendi aklında Tanrı denen o simgesel hiçliği seçmiş.&lt;br /&gt;Darwin'in evrim teorisi bütün gerçekliği çıplaklığıyla ortaya koyuyor zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;boz lupus tarafından düzenlendi. &lt;br /&gt;Taşı, Düzenle, Sil, (#12109) xxxxx 30/08/2007 22:39 ~ msg, hoş, boş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ateist bir insanın diyebileceği cümle.&lt;br /&gt;Taşı, Düzenle, Sil, (#12116) xxxxx 30/08/2007 22:45 msg, hoş, boş?? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(bkz: ateizm)&lt;br /&gt;Taşı, Düzenle, Sil, (#12117) xxxxx 30/08/2007 22:48 | msg, hoş, boş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alaman gavurcasında söyle de diyorlar: "Und der mensch schuf den gott nach seinem ebenbild!" yani, "Ve insan tanrıyı kendi suretinde yarattı!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tonguç tarafından düzenlendi. &lt;br /&gt;Taşı, Düzenle, Sil, (#12123) xxxxx 30/08/2007 23:03 ~ msg, hoş, boş..!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;islamiyeti hedef alan bir söz *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pan tarafından düzenlendi. &lt;br /&gt;Taşı, Düzenle, Sil, (#12124) xxxxx 30/08/2007 23:04 ~ msg, hoş, boş,,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meşguliyetimden ötürü bir türlü yazı yazamadığım başlıktır. &lt;br /&gt;Nihayet buradayım acizane. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi efenim bu cümle her haliyle dümen bir cümledir. &lt;br /&gt;Öncelike sarfeden kişinin yaratmak kelimesinin anlamından bihaber olduğunu görüyoruz. &lt;br /&gt;Yaratmak: Vücuda getirmek, yoktan var etmek gibi bir anlama gelir ki &lt;br /&gt;bir kulun bırak Allah'ı yaratmak olarak*, en basit bir organizmayı** yaratabilmesi* olarak bile düşünüldüğünde, böyle bir gücü söz konusu değildir... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca açıklayamadığı şeylerden korktuğu anda Allah diye haykırmak &lt;br /&gt;bir müslüman eylemi değildir. &lt;br /&gt;Müslüman her an o hal üzeredir. &lt;br /&gt;Allah'ı düşünmesi için, ona ibadet, kulluk etmesi için dara düşmesine gerek yoktur. &lt;br /&gt;Bu bakımdan bu cümle bütün insanlık için söylenmiş gibi görünse de &lt;br /&gt;aslında müslümanım diyen, Allah'a inanan ama bunu sadece ''yumurta - kapı'' durumlarında dile getiren kişiler için söylenmiştir... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılan açıklamada belirtildiği üzere güneş'e ay'a tapılmıştır vakti zamaniyle fakat ne güneş Allah'dır, ne ay ne de tapılan başka şeyler... &lt;br /&gt;Tapılma anında onlardan Allah diye değil Tanrı diye bahsedilir. &lt;br /&gt;Allah özel bir isimdir... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sonuç olarak böyle mühim bir mevzuunun*, &lt;br /&gt;bilimsel hiç bir geçerliliği olmayan, tamamı çürütülmüş teorilerden oluşan, Darvin beyinsizinin ortaya attığı saçmalıklarla desteklenmiş olması da aslında dikkate bile alınmamasını gerektiğini gösterir... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vesselam...&lt;br /&gt;Taşı, Düzenle, Sil, (#12193) xxxxx 31/08/2007 00:09 msg, hoş, boş!! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaratmak kelimesinin bir nevi iğneleme olarak kullanılmış olduğu cümledir. &lt;br /&gt;yoktan var etmek olarak algılanınca dahi, kullanan kişinin amacına ulaştığı gözümüze çarpar ki sözü söyleyeni kutlamaktan başka yorumda yapılarak renk katılması gerekir. &lt;br /&gt;Tapınma ihtiyacı geçmişten günümüze tarihin her satırında karşımıza çıkmış, çıkan ve sonsuza kadar çıkacak olan ihtiyaç çeşididir. &lt;br /&gt;Kimileri tarafından cahillik kaynağı, bilimden uzak olmak kimilerine göre ise ebedi saadete ulaşma kaynağıdır. &lt;br /&gt;Ebedi saadetin insanlar için çok cazip gelmesinden ötürüdür ki birtakım oluşlar çıkarmışlardır, yaratmışlardır. &lt;br /&gt;Tanrı ve dinlerde bu çıkarımlardandır. &lt;br /&gt;şeklinde düşünüldüğünde tebrik edilesi sözdür.&lt;br /&gt;Taşı, Düzenle, Sil, (#12196) xxxxx 31/08/2007 00:16 msg, hoş, boş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(bkz: düşündüm taşındım böyle bir başlık salladım)&lt;br /&gt;Taşı, Düzenle, Sil, (#12202) xxxxx 31/08/2007 00:19 msg, hoş, boş?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Darwin’in teorilerinin saçma sapan olduğu zaten vurgulanmıştır. Bu bir örnek teskil edemez. Ancak metafizik olayların olduğu ispatlanmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna dayanarak bu söz yanlış bir sözdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sembolic tarafından düzenlendi. &lt;br /&gt;Taşı, Düzenle, Sil, (#12214) xxxxx 31/08/2007 00:27 ~ msg, hoş, boş! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece ve sadece inanmaya ihtiyaç duyulduğu için inanacak birşeylerin uydurulduğu konusunda inançlı kesime verilen ayar. Ayarı verenler inanmaya ihtiyaç duymadıklarını vurgulamaya çalıştıkları bu cümlede bile, abidik de olsa bir tür inanç sisteminin içinde olduklarını unutmakta ya da es geçmektedirler. Görevimiz tehlike filmlerindeki kendini yok eden mesajlar gibi, kendi içinde kendini çürüten önermedir.&lt;br /&gt;Taşı, Düzenle, Sil, (#12221) xxxxx 31/08/2007 00:34 msg, hoş, boş... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hepinizi ben yarattım. &lt;br /&gt;Çünkü, tüm bunları okuyacak, anlamaya çalışacak, yargılayacak ve sonuçta kendi bildiğini okyacak olan insanım. &lt;br /&gt;hepiniz beni yarattınız.&lt;br /&gt;Çünkü, tüm bunları sorgulaycak, anlatacak, yazacak ve de sonuçta kendi bildiğini yaşayacak olan sizlersiniz. &lt;br /&gt;Beni ben yaratmasaydım, &lt;br /&gt;Sizi nasıl yaratabilirdim ki zaten gözetleyerek, söverek, severek ve hatta çözerek. Şimdi sevinebilirsiniz.&lt;br /&gt;Taşı, Düzenle, Sil, (#12276) yamak2023 31/08/2007 01:15 hatta loş!?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi Yamağı &lt;br /&gt;Bir başka 21. yüzyıl eylülünden !&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-8404261572204654962?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/8404261572204654962/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-21.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8404261572204654962'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8404261572204654962'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-21.html' title='Top&amp;#39;lu iğne 21'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-5070357881299021233</id><published>2009-08-27T03:40:00.001-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:05.806-07:00</updated><title type='text'>Top'lu iğne 19</title><content type='html'>Hey bre delikli süzgeç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep derim ya; &lt;br /&gt;Sözü iki kere süzünce bir mana bulup daha da rafine olamıyor, &lt;br /&gt;Sızınca da, pek bir daha lezzetli nedense?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klavyenin tuşları yeniden gözlerimi karartıyor ve bir kez daha darbe darbe üstüne geliyor. Bilgisayarın üzerindeki parmaklarım hayatın gamında hayasızca yeniden geziniveriyor. &lt;br /&gt;Fas’a fes giydirmeden önce, size geri gelemezsem diye hazırladığım bir istepneyi sunmalıyım naneli ouarzezed çayı ile birlikte hem de berberi bir tepside...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mazgal: büyük süzgeç&lt;br /&gt;Kentlerimizde sistem kapaklarının (yani;telefon, su, kanalizasyon, gaz, sinyalizasyon ve havalandırma amaçlı kullanılmakta olan metal kapaklarının) yerlerinden söküldüklerini ve hurdacıya satıldıklarını hayal edin bir bakalım. &lt;br /&gt;Bir zamanlar 70 cente muhtaç olmuştuk. &lt;br /&gt;O dönem metal paraların da nikel oluşları nedeni ile kendi değerlerinden daha fazlaya çatal bıçak fabrikalarına hurda olarak satıldığını da bir düşünün ama.&lt;br /&gt;Lakin, çoktan jilet olmuş kahramanlık gemilerini de düşünmeyi bir yana bırakın. &lt;br /&gt;Şimdi birde günümüzün satılmışlarını düşünün. &lt;br /&gt;Düş’ün gücüne inanın ki düş kurup düşünebilinsin herkesce gelecekte. &lt;br /&gt;(bkz. ederi kadar bedel mi, bedeli kadar eder mi?), (#11782) xxxxx 30/08/2007 18:00 kodlu başlığa takılıp kalıyor insan. &lt;br /&gt;Bugün o insan istediğini tarihe yazabiliyor ve istediğini silebiliyor Yusuf İslam misali. &lt;br /&gt;Anı kaydederek geçmişi oluşturuyor aslında. &lt;br /&gt;Ve o gelecek bu kayıtlı geçmiş üzerine inşa edilecek elbet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir dost;&lt;br /&gt;Bazen; birine kötülük yapmak ister insanoğlu,&lt;br /&gt;Bazen ise yeteri kadar yürekli de olmayabilir, hinliğinden bir de iftiraya kurban eder bir başka kula kulluk edeni. İşte kendi kendilerinin kimlikleri olamayanlar, kendilerinin yerine koyacakları bir başka adam bulamadıkları bu durumda yine adem olur ve imzasız mektuplarının altına şu sözü yazarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(bkz. eski bir dost) ise o derece ısıtır insanın içini.&lt;br /&gt;Kimbilir, kırdırır belkide kaybettiği ihanet zincirini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(bkz. yalan dost) ise bir kez daha gerçeğe alır sizi.&lt;br /&gt;Bu kez metresin iştahıyla hayat moda da karşılanır.&lt;br /&gt;[Taşı]-[Düzenle]-[Sil] (#11788)xxxxx 30/08/2007 18:11 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(bkz. bu moda)&lt;br /&gt;(bkz. haute couture)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Moda hala Kadıköy yakınlarında Mühürdar’a komşu bir semt. &lt;br /&gt;Ahşap yapı kadınlar denizi olan bir plajı da vardır çocukluğumda.&lt;br /&gt;İlk tetanoz aşımı oradaki kaydıraktan hatırladım.&lt;br /&gt;Kimbilir belkide deniz kulübü raftından tanışırız.&lt;br /&gt;Mado dondurmacısı da, moda da yeşererek şimdi kütük gibi ağaç olmadı mı sanki?&lt;br /&gt;Naylon Nejla bile orada yaşamaz mıydı?&lt;br /&gt;Barış Manço Moda adresinden hatırlarsınız belki de semti ama bilmediğiniz en önemlisi bence meşhur Süryani kilisesi.&lt;br /&gt;Belki de iskele yolculuklarından tanışır modalılar.&lt;br /&gt;Çarkıfelek çiçekleri, salkım söğütler ve hatta sinemalı bahçeler..&lt;br /&gt;Hayal olsa bile eee işte bu moda. &lt;br /&gt;Bkz. (Barbaros Şansal)&lt;br /&gt;[Taşı]-[Düzenle]-[Sil] (#11791) xxxxx 30/08/2007 18:20 &lt;br /&gt;Konu bana gelince için bir hoş oluyor ve hemen aktarıyorum size.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barbaros Şansal&lt;br /&gt;Moderatörlerin paydos yaptığı saatte, boş bkz doldumak mesuliyetiyle, sert bir kayaya çarpan zaganın üstüne kalan başlıktır. Muhtereme gelince;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dış pervaz:&lt;br /&gt;Değil Türkiye’de, Dünya’da en yakışıklı feminen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İç bükey aynalar:&lt;br /&gt;Zat ilginç bir hücre yapısına sahiptir. Elimde bulunan minutes of the meeting leri sekreterime pas edip “ben önemli bir haber seyrediyorum. * Şunları copy yap bakayım şekerim” deyip, sandalyeme kurulduğumda, her zamankinden daha bir donanmış daha bir kılıç kuşanmış ve yaşlandıkça Hitchcock’a benzeyen Erkan Özerman’a ayarlanan ayar çekerken hatta itin poposuna sokup çıkatırken en son bir kadın programında rastladığım muhteşem Picasso. “Benden eğlencelik çekirdek gibi bahsedemezsiniz” lafı ile tükürük saçılmadan insanların Yüzü nasıl ıslatılır öğretmiştir. Aslında bir ayar da calamity jane kılıklı müge anlı salyangozuna yapsa anlından öpmek istediğim makas dilli terzi yamağı. Lakin kısmet olmamış bir başka bahara kalmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bünye:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda okumuş olduğunuz, ancak kendimin bile kodlamada zorluk çekeceği paragrafın milyonlarca versiyonu ve kombinasyonunu yapabilecek laf ebesidir. Öyle bir cümle kurar ki, bunca kelime bir modül yarattı fakat komplike oldu. Ama nasıl hala ahengini koruyor diye düşüncelere gark eder sizi. Spontane bir kişiliktir. Ezberci helvalara benzemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arka Pencere&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi sizi çok yanıltmayayım, fakat bilinen o dur ki, renk bilimi üzerine bir ecnebi memleketinde * tahsil görmüş entellektüel genetik algoritma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son söz:&lt;br /&gt;“Kim selülitli kim değil biliriz” dediğini duyduğumda ahanda manken gacılrımıza bir olta diye içimden geçirdiğim nitekim yanılmadığım durumlara sebebiyet vermiş othello. Yıldırım Mayruk’un terzi yamağı lakabı üstünda small durduğunu düşündüğüm XXL sıfatları Mayruk’u önce dörde katlayıp, pike yapıp, birde fermuar ile pullandırılabileceği çok mümkün yıldırım ötesi Gılgamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Conclusion:&lt;br /&gt;1.Sen sen ol modacı biri adına açılan başlık, boş bkz. v.b. işlere soyunma. Zor zanaat vesselam. Ben bile zor toparladım.&lt;br /&gt;2.Bu başlık altındaki tüm bkz.ları bir mod doldursun çeyrek altını benden kapsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok olmaz size zaganın entry ve kimliğini veremem. Ama sadece Boşnak dilinde eşek olduğunu söyleyebilirim. Dilimi eşek arısı sokar da bu kez sivrisi çatallısı bir yana kalır davullusuna maruz kalırız sonra. Sok yamak dilini birilerinin biryerlerine. Hayatın bir de onlar gibi tadına varasın dedirtiyor klavye.&lt;br /&gt;Söyleyeceklerim henüz görüşürüz yarın fes kentinde...!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;04.10.2007&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-5070357881299021233?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/5070357881299021233/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-19.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/5070357881299021233'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/5070357881299021233'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-19.html' title='Top&amp;#39;lu iğne 19'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-6611027485466881801</id><published>2009-08-27T03:40:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:05.706-07:00</updated><title type='text'>Top'lu iğne 20</title><content type='html'>Fas’a Fes giydirdim sayın kompetanlar!&lt;br /&gt;Siz ise o arada burada kalıp, ahkam kesip, nal topladınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kutubi minaresinin gölgesinde oturup, &lt;br /&gt;Kız Kulesi'nin Marakeş’li bakır yosması olmak geldi bu hafta içimden. &lt;br /&gt;Hem de, Medina’nın ara sokaklarındaki bir okaliptüs oymacısı ve hat yazmacısı tabletçinin kapısının önündeki yerel ve eski bir taburede otururken! &lt;br /&gt;Diğer yanda ise, elimde taze naneli çaya buladığım o Maroken kokulu sakızında mayhoşluğunu size sızdırmaya çalışırken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet yanılmadınız. Ahmak mecra burada nal toplarken ben orada neler olduğuna şöyle bir göz atmakla uğraştım. Nerede ise herkese höt attırır bölgede herşey göründüğü gibi olmuyor işin içinde olunca aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela Duvarlar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kil boyanın, Sahra’nın kale duvarlı kentlerine vurduğu bölgede tüm düz satıhların üzerine konmuş beyaz kireç vesikalık propaganda pencereleri idi genelinde seçim kampanyası. Sayıları bitişik nizam 24’e uzayan her duvarı boyayan şeride bakınca ne gibi parti işaretleri vardı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz Feneri&lt;br /&gt;Siyah ama şaha kalkmış bir kırat.&lt;br /&gt;Bir araba altı çizgili ve yanında bir tahta kapı, kilidinin paslı anahtarı,&lt;br /&gt;Yani 2 anahtar!&lt;br /&gt;Sıçramış bir Yunus balığı.&lt;br /&gt;Hilâli amuda kalkmış gibi nakşedilmiş bir idare lambası ve dışındaki ışık çizgileri. Yani gaz lambası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmanlı’nın hiç bir zaman hakim olamadığı ve Fesini takmakla yetindiği 1700’lerden pek ders alınmamış anlaşılan. &lt;br /&gt;Geçmiş geleceği yaratır lafının reklam afişi olmasına gerek kalmadan da anlışılıyor durum zaten. Bakan göz görüyor. Sahil boyuna uzanmış posterize suratlara bakarak geçerken kaldırımların arkasından; Kızılay, Belediye, Başkan hep bir ağızdan bize poz veriyor. Kralı koruma partisi. Sizi istemiyoruz, ama bize oy verin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kralı ve ailesini koruma partisi hangisidir bilemem ama geleceğini bile monarşisinin parçalayıp satmakta olduğu berber ve arap karışımı nüfusun yüzde beşlik yahudi nüfus tarafından sömürüldüğü zavallı bir ülke işte Fas. &lt;br /&gt;Eh madem zavallı, biz de rejim ihraç edelim. Dönüş yolunda Doğuş gurubun işçilerinin anlattıklarına da kulak verme sırası gelir elbet. Zaten Svelingrad, Plovdiv demir yolu ihalesini yani İston ve Bulgaristan işini karıştırmaya şimdi hiç gerek yok. Çünkü THY’nin biletine para ödenip, kraliyet uçağı ile hep rötarlı uçulan o ülkede durum cidden vahime gidiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kefilsiz turizim polisinin, Club Med adlı Palmerarie bölgesinde, turistlere sunulan günlük turlar içinde yahudi mahallesi gezisi ise ücretsiz konabiliniliyor. Saray mimarisindeki betonarme tesisde, Türk olduğunuz anlaşılınca da hem hıristiyan, hem gavur sizi nerede ise söverek dövüyor; hem berberi, hem de arabı ise sizi süzerek dışarıdan gazel okuyor. Cinsel devrimini tamamlamış ama kendini tanıyamamış personel ise havada tavada yani gavurun koynunda kol gezdiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçelim beyler geçelim. &lt;br /&gt;Muhtemelen Fas’ı siz Antalya golf otellerinden izlediniz. Mübarek cuma da dükkanlar açık halk ekmek derdindeyken, oy verme ahırlarını boş bırakan çalışanı geviş getirerek izlediniz.&lt;br /&gt;Kahraman bakkal süper markete karşı olur mu olur.&lt;br /&gt;Tramvay geçer mi geçer. Ama bu kez eski fotoğraflardaki kıravatlı beyler asılı hali ile değil.&lt;br /&gt;Yapıştırıcı üreticilerinin müptela ettiği tinerci çocuklar salkım saçak olarak. İnşallah bir daha ki seçimde bu olmaz. Şom ağzımı kapatayım da seçim günü Cezayir’de olan korktuğumun başıma geldiği olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27 ölü 100 den fazla yaralı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi yamağı &lt;br /&gt;bir 21. yüzyıl eylülünden&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-6611027485466881801?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/6611027485466881801/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-20.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6611027485466881801'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6611027485466881801'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-20.html' title='Top&amp;#39;lu iğne 20'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-8904136245851943023</id><published>2009-08-27T03:39:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:05.903-07:00</updated><title type='text'>Top'lu iğne 18</title><content type='html'>Rüştü mü ispat ettim mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nihayet rüştümü ispat edince; &lt;br /&gt;Bakın ne çıktı piyangodan bu kez size?&lt;br /&gt;Ben dönene kadar izinden, izinden değil Ata’nın iz’inin nezninde,&lt;br /&gt;Siz hala istirahat edin gölgede!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belkide Marakeş’den yazacağım dizelerde bakın neler olacak size.&lt;br /&gt;Kimbilir okudunuz bile internet sözlüklerinde.&lt;br /&gt;Hadi enter yapalım ama biz enter tuşu ile ucuz olacak kadar kolay olmayalım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Click, işte geliyor enteresan enstantane.&lt;br /&gt;Bye bye Türklish!&lt;br /&gt;Hoşgeldin Türkçe!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gemicik&lt;br /&gt;Ama gemi azıya almak ise söylenmek istenen;&lt;br /&gt;Bir destur çekiyor ve şöyle hissediyor insan denen:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gemi&lt;br /&gt;Bir kücücük aslancık varmış,&lt;br /&gt;Koh koh koh koşar oynarmış.&lt;br /&gt;Bir gün babası ona demiş ki:&lt;br /&gt;Sürt, sür, üfür; alayım bir sürat teknesi!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğlancık&lt;br /&gt;Bir küçücük oğlancık varmış,&lt;br /&gt;Keh, deh, deh yarış yaparmış.&lt;br /&gt;Bir gün cenazesi Sevim ona demiş ki:&lt;br /&gt;Kırmızı’da geçilmez oysa siz yeşil’de geçtiniz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gukukçuk&lt;br /&gt;Bir küçücük davacık varmış,&lt;br /&gt;Hap, hup, hop otur-kalkarmış.&lt;br /&gt;Bir gün hakimi ona demiş ki:&lt;br /&gt;Ehliyetsiz gezilmez, siz yaya’da ezdiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vesika&lt;br /&gt;Bir kocaman babacık varmış,&lt;br /&gt;Zart, zurt, zort davar kovarmış.&lt;br /&gt;Birgün ülkesi ona demiş ki:&lt;br /&gt;Cemaate zul edilmez. Siz Büyük Anıt’da,&lt;br /&gt;İbadete elinizde çelenk ile takke giydiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyarbakır istıhab mahkemeleri inşaatı&lt;br /&gt;Şimdi size mutluluklar dileriz... Zaga tarafından düzenlendi.&lt;br /&gt;Evet böyle başladı her enter tuşuna kuvvetle eğildiğimde.&lt;br /&gt;Üstelik: Taşı-Düzenle-Sil 11076 no xxxxx 29 Ağustos 2007 22:44 seçenekleriyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakın aşağıdaki başlık bize ne diyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“ara : Sevim&lt;br /&gt;Ünlü bir türk sanat müziği radyo ses sanatçısıdır.&lt;br /&gt;(bkz: assolist)ler içinde en kaliteli olanlarından biri olarak anılır.&lt;br /&gt;Hanım efendiliği ve engin repertuvarı ile de uzmanlarca da tanınmaktadır.&lt;br /&gt;Gemiciğin hikayesine gelince:&lt;br /&gt;Birgün; er doğmuş, ama erden olmadığı malum bir genç, onu ta ki Şişli meydanında, ışık kırmızı yandığı halde, ehliyetsiz ve aşırı süratli olarak, üstelik de bir yaya geçidinde erdemsizliği öldürene dek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merhume, karısı pavyona düşmüş imamın kayığına binince de, evvel tarih bir ehliyet ile beraat geliveriyor acı hikayenin hüzünlü sonunda işte.&lt;br /&gt;Ama erken doğmuş premature bugün 2 milyon dolarlık kanosuyla geziniyor yeryüzü gezegeninin vahşi sularında&lt;br /&gt;Başlık 11093 no xxxxxx 29 Ağustos 2007 22:58&lt;br /&gt;Taşı-Düzenle-Sil değil yalnız; belki de çözüm –oy vermede- dedirtiyor insana ekran. Biraz daha görselliğin kölesi olmanın asylum’unu ve sıyrılmasını hayatınızdan arzuluyosunuz. &lt;br /&gt;Hadi bir arama motoru daha yaz bir alsancak!&lt;br /&gt;(bkz. Alsancak), burda enter a lazım dokunmamak:&lt;br /&gt;Aynen okuyacağınız gibi:&lt;br /&gt;Ellemeden klavyeyi sizi elleşmeye bırakıyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Her tip insanın bulunduğu doğrudur. Ancak daha çok metal müzikten anlıyormuş gibi gözüken insanlar daha fazladır. Ama inanın bu kadar rezillik olamaz. Siyah giyinmişler ya “ahanda ne sert çocuğum ama kızlar bana hasta” triplerindeler yesinler sizi be. Bu kadar mı eziklik olur? Aranızdan birine iki soru sorsan yamılırlar. Hatta desem ki “death metal’in yaratıcısı kim?” diye bir kişi çıkıp söyleyemez.&lt;br /&gt;Kızlar da ayrı bir özenti takımı oluştururlar “biz gothic’iz lan” triplerinde olan kızlarımız içtikleri biralarda hava atarlar. Asi kızlar ya...&lt;br /&gt;Alsancak’dan belkide nefret etmemi sağladı bu insanlara o an acırsınız.&lt;br /&gt;Bu insanlar yüzünden biz siyah giyemiyoruz be rahat rahat. Neden mi? Onlarla aynı kategoriye girmemek için tabiki.&lt;br /&gt;Tekrar üstüne basa basa söylüyorum tek bir soru sorsam hepsi apışıp kalacaklar. Ortam için metal dinleyen tipler. Alsancakta çok olmalarının nedeni ise rock bar çoğunluğudur. Bira içmeyi marifet sanmaları çok şaşırtır beni. Aslında şaşırmamak gerekir. Nede olsa çocuk olarak bakmak lazım onlara içtiklerinin çok ağır birşey olduğunu sanarlar. &lt;br /&gt;Kız-erkek nerdeyse hepsi metal’in sertlik-asilik yönünü benlik edinmeye çalışmış ve bunu etrafa gösterme merakındadırlar.&lt;br /&gt;Nalet ediyorum hepsine adımızı kötülüyorlar. Saf kan mitaller insanlara hakaret bunların yaşaması.&lt;br /&gt;Alsancak gibi güzel bir yeri iğrenç yapıyorlar. &lt;br /&gt;Asla şaşmaz 3 kişiden birinde converse kesin...&lt;br /&gt;Hepsine o kadar sinirliyim ki bu yazdıklarım bile anlatamaz doğru düzgün. Hepsi iğrenç hepsi berbatlar.&lt;br /&gt;İnanın metal gruplarına sorsanız ilk bombalayacakları yer Alsancak olurdu.&lt;br /&gt;Bir de bunlar herkesin ortasında jiletlemeye çalışırlar kendilerini. “Bak ben manyağım, psikopatıp” demek için.&lt;br /&gt;Allah hepinizin belasını versin be!&lt;br /&gt;Yazdığım bu yazı bile size deymez ama neyse...!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taşı-Düzenle-Sil- Bak açık şimdi üst mahkeme!&lt;br /&gt;Başlık 801 no xxxxx 20 Ağustos 2007 09:10&lt;br /&gt;Diğer seçenekler mesaj hoş ya da boş...&lt;br /&gt;Tutamıyoruz kendimizi bir darbe daha enter’in kıvrak belinde..!&lt;br /&gt;Aman tanrım o da ne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alsancak&lt;br /&gt;Ulusun şanlı Türk bayrağına verdiği ad.&lt;br /&gt;Gönderde dalgalanan kırmızı flama.&lt;br /&gt;(bkz. yünlü dokuma)&lt;br /&gt;Taşı-Düzenle-Sil... 11148 no xxxxxx 29 Ağustos 2007 23:55&lt;br /&gt;Birden afaganlar basıveriyor uyuşan parmak ucu sinirlerinizi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çala kılıç bu kez yönetiyorsunuz klavyeyi.&lt;br /&gt;Hadi hadi hadi bayrak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yün&lt;br /&gt;Türk bayrağının dokunduğu hayvansal bir elyaf.&lt;br /&gt;Doğal elyafların en önemlisidir.&lt;br /&gt;İpek filament (düz), pamuk sarmal (kıvırcık) ve yün ise dalgalı bir yapıya sahiptir. Keten ve bambu lifleri ise diğer doğal elyaflardır.&lt;br /&gt;Bayrağımızın dokunabilmesi için bu elyaf kanunen zorunludur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve kullanım, üretimi yasa gereği belli zorunluluklar getirir.&lt;br /&gt;Ancak yünlü dokuma sanayimizin kapatılması ile darbe yemiş tüm ithalatımızın xxxxxxx a verilmiştir.&lt;br /&gt;Dokuma ve keçe sanayinde kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;(bkz.tekstil terimleri)&lt;br /&gt;(bkz. polyester çöplüğü)&lt;br /&gt;Hadi bakalım seç beğen al şimdi.&lt;br /&gt;Taşı-Düzenle-Sil. Başlık 9037 no xxxxxx 28 Ağustos 2007 saat: 11.47&lt;br /&gt;Hay allah tam da 30 Ağustos öncesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Polyester Çöplüğü&lt;br /&gt;Xxxxxx ile Amerika, Mısır ve Afrika ülkelerinde yaygınlaşan pamuk üretimini, lif uzunluklarını hint kumaşını tartıştığımız zamanda bana “Burası polyester çöplüğü” diyerek beni kopartmış ve tekstile yeni bir terim kazandırmıştı.&lt;br /&gt;(bkz. tekstil terimleri)&lt;br /&gt;(bkz. bulunmaz hint kumaşı)&lt;br /&gt;(bkz. polyester)&lt;br /&gt;xxxxx tarafından düzenlendi. Başlık 7579 no xxxxxx 22:16 mesaj hoş ve boş seçenekleri ile sizin gülümsetiyor internet sözlüğü bir kez daha başbaşa, bir kez daha kaderinizle!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TBMM&lt;br /&gt;Binası halka kucak açmış, önüne barikat yapılamayan milli irade merkezimiz.&lt;br /&gt;Yerine kızılötesi arama yapılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(bkz.bir başka açıdan meclis)&lt;br /&gt;Arşivden akşam’ın bir vakit, 24.01.05 tarihinde yasam1.html de bile gizlenememiş. Hadi taşı, taşı dur. Başlık 9884 no xxxxxx 21 Ağustos 2007 20:43 civarı. Madem konu buna daldı. İzini arayalım dedik. Sevim’in değil Kemal’in bu enter’de de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kemal&lt;br /&gt;Türk Dil Kurumu’nun dağarcığıma sürekli yolladığı “kemal” açıklamalırı ile hatıralara gömülmeye çalışılan ve her gün onunla uyanıp onunla uyuduğum (xxxx show daki bir teşbih ve takdir yüzünden Perihan Mağden’in bayrağı neremden çıkardı yorumuyla alakası olmayan) ulu önderimiz şahsına düşmanlık öylesine artmıştıki, tekstilde %8’e indirilen KDV sonucu kurduğu yünlü dokuma sanayiimiz tamamen kapanmış olup bayrak dokumak için Avustralya’dan ricada bulunmamız gerekli kılınmıştır.&lt;br /&gt;Başlık 1595 no xxxxxx 21 Ağustos 2007 08:09&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taşıma suyuyla değinmen dönmüyor işte.&lt;br /&gt;Taşı düzenle sil ne yaparsan yap. Sözlükteyim artık millet. Sözlükte!&lt;br /&gt;Artık tatildeyim rüştümü onsekizinde nihayit ispat ettim diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi yamağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;03.09.2007&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-8904136245851943023?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/8904136245851943023/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-18.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8904136245851943023'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8904136245851943023'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-18.html' title='Top&amp;#39;lu iğne 18'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-7035677208979949717</id><published>2009-08-27T03:38:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:05.998-07:00</updated><title type='text'>Top'lu iğne 17</title><content type='html'>Cumhurbaşkanına etek giydirme çabalarına iğne batırmak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zagalaşmak mı hayırlı olan yoksa asla zagalaşmamak mı?&lt;br /&gt;Kimi zaman tadı, kimi zaman da teşbihi ekşisinde de var; İtü*sünde de, ütüsünde de. &lt;br /&gt;İt sürüsü kadar yazar yepyeni ironik anlamlar üremekte. &lt;br /&gt;Birde zagasözlük açık şu an sağ köşemde. &lt;br /&gt;Referans merkezlerinin adı değişiyor dikkat! &lt;br /&gt;Siz de yazar olmayı bir denesenize... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bülly bebeğimin hikayesi henüz gündemden düşmemişken. Haftasonu dergisinden tutunda, zagasözlük.com’a, oradan da kaosgl.com’a dolanıp duruyordum o ara. &lt;br /&gt;Üstad Ali Saydam bey ise, Reina da aşırılan ayakkabılarım hakkındaki istihbaratını yanlış kaleme almış, ne kadar da marka bilir olduğunu anlatıvermişti külahıma. Guardiani, Gueri oluvermişti. Yani nöbetçiyi savaşçı yapıvermişti kendisi. Kalemi sürçmüş olmalı.&lt;br /&gt;Neyse. Eh, bende 17’lik kız gibi rüştümü ispata bir kala, şu sezon sonunda, bir şezlonga uzanıp, son bir rüya daha göreyim dedim. Ama ne rüya? Çok gizli Candarlı davasının istiharede ulaşılası önbalayındaki hülyasına dalayım dedim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir giyinme derdidir gidiyor fesupanallah. (bkz. Tv dizisi) &lt;br /&gt;Tabi bir de soyunma meselesi var. (bkz. s.o.s.yetik) Mesela dönsöz şekure, kıçını açıp başörtüsünü savunuyor! Eee zaten beygire de eşşek diyor kendisi. Bu arada deve yükü toplayanlar, deve çükünde harcamaya çalışıyor servetini. (bkz. deve yüklü tdk) Halbuki, son anda bozulan bir evliliğin damadı, düğün gecesi Dar-ül Acezeye düğün yemeği bile verebiliyor zengin gönlü işte.. &lt;br /&gt;Hem de orada eğlenerek herkesle ve hep birlikte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadede gelelim. İstiklal caddesindeki bir tarihi fotorafçıyı anlatmıştım sizlere.&lt;br /&gt;Vitrininde farklı devlet büyüklerinin, farklı örnekleri vardı bir zamanlar. Hani şimdi Türklish dili ile “kahvechi” olan. Oktay Sinanoğlu’nun telefonu kesilince almıştı kalemi eline ve demiştiki bye bye Türkçe. Ne alaka demeyin bana sakın. Sıkı tutunun. Asıl bomba geliyor. Galiba Atatürk’e etek giydirelim deniyor... İşte o Dubai sermayesinin kağıt fincanlarının telvelerindeki kahve falı söylüyor bunları yine bana bu rüyamda. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayal ve gerçek arasında bir kez daha sıkışıyorum. Ve Mebusanın kılık kıyafet devrimini unutup, özürlü bir evrime yöneliyorum. Kadına da frak giydirilmek isteniyor bu ara. &lt;br /&gt;Orkestra şefi kılıklı penguenler olarak, o 16 avizenin altında ışıldayacaklar alim allah. &lt;br /&gt;Peki Abdullah bey seçilip, frağı giyince ne olacak? &lt;br /&gt;Hatırlayın o zaman Soner Yalçın’nın Mevhibe’sini. &lt;br /&gt;ana kalsa eteği giymesi gereken abide i dullah başka da neyse bu konulara girmeyelim. &lt;br /&gt;Sonra yalın kalem değil yalan kanun bize girerler mazallah! &lt;br /&gt;Bu arada Emniyet müdürlüğünü de birden kostüm fırtınası vuruyor. &lt;br /&gt;Adeta Dean kasırgası vurmuşcasına tasarımlar oluşuveriyor.&lt;br /&gt;Ama birden Katherina’ya dönüşüyor ve tasarım müsveddesi toplanıyor önüne 3 ay resmi araç nöbete durmuş atelyeden. (bkz. Baltacı Mehmet Paşa) &lt;br /&gt;Ve adam boyu tahta sopaların belli olmayacağı sosyete robokop’u kılıklı ucubeler dökülüyor podyumlara. Ne garip oradan da koğuşlara uzanıyor o catwalklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deve yükü için yürüyenler süt dökmüş kedi oluveriyorlar birden. &lt;br /&gt;Şimdi aynı zihniyet ormanın bakılığına da çalışacakmış. &lt;br /&gt;Korucular kapıda nöbette olacakmış. Vallahi gazetede okudum. En iyi o işi yapacaktır modacımız hiç şüphe duymalıyım. (bkz. bu moda) Katıla katıla gülün biraz da şimdi. Putoğlu’ndan, güllüye eşarp meselesi de oldu mu bize bir düzmece? &lt;br /&gt;Hele bakın sanki herşey gülmece. Yer se? Hadi devam edelim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızılayın sakinleri derki sür vücuda DDT. Kanını sineklere değil bana bağışla ki sana geri satayım. Kanını bir kez daha alayım. Bar şarkıcısı, türkücüsü yönetimde ise kullanmak gerekir “aeresol” birileri elzem dedi diye. Ama zehir değil, koltuk altı deodorantları olmalı bu. Burnuma yine pis kokular geliyor. Alınteri değil ki o pis su kokusu. Bu değirmenin suyu nereden geliyor dedirtiyor insana. Bir sermaye 90’a 90’a çomak sokuyor yanına ve 20 santim bir arabezini dikiveriyor. Ve bunun 110’a 110 regülatör olacağı sanılıyor. Biz, o 110’u çoktan 220 yaptık beyler. Saç kurutma makinalarınız daha iyi çalışsın diye değil. 110’a yapışırsınız 220 fırlatır diye. Şimdi saygıyla eğil. (bkz. Oral Eğil) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27.08.2007&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-7035677208979949717?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/7035677208979949717/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-17.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7035677208979949717'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7035677208979949717'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-17.html' title='Top&amp;#39;lu iğne 17'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-6915487298469987619</id><published>2009-08-27T03:37:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:06.094-07:00</updated><title type='text'>“Top’lu İğne”den bu kez 16’lık tadında!"</title><content type='html'>Günlerce süren miskinliğim sona ermiş, yaklaşan güzün de hüzünü ile o sabah hayata sanki bir başka uyanmıştım. Gecelerdir hayal, rüya ve de karabasanlar ile süslenmiş keyiflerime azıcık ara verip, gerçeğin ta kendisine bir kez daha kulak asmıştım!.. Ne olurdu sanki delikli ve küpeli kulaklarım şimdi size anlatacaklarımı duymamış olsalardı? O yüzden geçenlerde ben size kahverengi gözlerden değil, defikatif (yani dışkılama) anlamlı şu sözlerden bahsetmiştim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet; Bir çoğuna göre kimliksiz sayılan kahverenginin içeriğini anlatmak isterim bu sefer size. Hani şu zıt renklerin eşit oranda birbiri ile harmanlandığında elde edilen o müthiş lezzetteki sakıncalı tonu. Ama Yemen’den gelir zannettiğiniz kahvenin rengi değil bu kez anlatacaklarım. Bu, Hülasa ül Ala’nın rengi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstelik de an alasından. Zaten içine edilesi hayatları etme bulma dünyasından bihaber yaşayanlar da pek anlamaz tesettüre girmiş söyleyeceklerimden. Hey gidi Karaca Ahmed’in yerinden çalınarak s.o.s.yetiklerin balkon ve bahçelerinde çeşme aynasına döndürülmüş o süt mermeri mezar taşları! Hadi gelin kimin anasını nereye gömelim(!) dayanışmalarını bir yana bırakıp Aşiyan’da tutuklu kalmış beton mezarlarına söyleşi kitabe sözleri döşeyelim. Madem Nazım Hikmet kalmadı buyurun Tuğba Özay verelim. Paris Hilton olmadı bari Halide Edip Adıvar derleyelim.. 6. Filo kovulup, Profumo patlarken; Aklımıza getirip, Vatan Yahut Silistre deneyelim. Köpeğime nafile mezar aradım. Ben maktulu şimdi nereye gömeyim? Tavanında çiğköfte, kürsüsünde türkücü birlikte meşk edelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil köşkün lambasında güllüsünü süzerken, Mazbatada lokum döngüsü, birazcık da güleryüz dilenelim. Döşemesinde döşenirde, lafı gediğine koyunca döşeme eşiğinden zor geçilir. İoa’da (San Torini de bir kent) tatil yaptığım bir Eylül ayında Tera’nın gazabını okumaktaydım. Tam bu belgesele, yamaçlara oyulmuş kahverengi tüf (volkan külü) oluşumun içindeki odamdan kuşbakışı canlı kanıtlarını izler halde daldığımda, ekranlardaki canlı 11 Eylül senaryosunu yaşamıştım. O zamandan asıl sarsıntı olarak aklımda kalan, Amerikan vatandaşlarının nasıl acilen pıl ve pırtılarını toplayıp adadan sıyrılmaya çalıştığı günler olmuştu.&lt;br /&gt;Yunanlıların arkalarından kıs kıs gülerek oh olsun dediği o trajikomik oluşumun içinde ne düşüneceğimi bir an şaşırmışımdır. İkinci çarpmanın ardından vücuduma biraz daha, Amerikan malı yüksek koruyucu güneş losyonu sürüp keyfime devam etmekten başka yapacağım birşey yoktu. &lt;br /&gt;Ayrıca da canım çok çekmiyordu. İntikam çanları çalmaktaydı artık. Hem de kapitalizmin günümüzdeki çelik konstrüksiyon imparatorluk kulelerinin içinde patlayan yakıt teyyareleri ile.. Halbuki, bugünlerde jeolojik parmak izleri olmasa da sıfır noktasında artık sadece göğü delmeye çalışan halüsinatif bir lazer ışık olduğunu görüyorum. O, Ege’deki 7 şiddetindeki volkanik patlama, Pers körfezinden Mısır’a, oradan da İstanbul’a uzanan bir kaplama alanı oluşturmuştu. 11 Eylül ise o kadar ileri gidemedi. Minoalıların akıbeti ortadoğununkilerine pek benzemedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadede gelelim.&lt;br /&gt;Çünkü Libya’nın zengin yeraltı kaynakları Mamadu’nun uranyumunu bağlamıştı günümüzde. Bir keresinde, F.I.M.A. (Festival Internationale Mode Africain) bünyesindeki toplu gösterimizde, suyuna muhtaç olduğu Burkina Faso’nun devlet başkanının eşi ile Nijer devlet başkanını eşi Boubon göleti kenarında onur konuğumuz bile olmuştu ama tüm gösteri boyunca iki firstlady de uyumuştu. Ve çölün ıssız karanlığa bulanmış kahve rengi derileri görünmez kılmıştı zatı ailelerini. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün, Lockhead faciası’na nazire eden Amerikan ve Libya andlaşmaları ile püroplastik akıntı gibi yaşamımıza giren yeşil kuşak sevdaları gittikçe kemerini biraz daha sıkıyor olsa da, içtüzükten seçmen listesine kalem tutanlar hala kemerlerini gevşetmek üzere yeni delikler açmaya devam ediyorlar. Ama unuttukları bazı bilgilerden haberdar olduğumuzu hiçbir zaman bilmeden. Şöyle ki, volkanik patlamalarda o püroplastik akıntıların su üzerine yol alabildiğini, 30 metreyi aşan su duvarı yapabilme özelliğine bir de akışkan lavlarını ekleyebilme yeteneğini bile bilmeden... Yanında bir de lahar denilen sıcak çamur akıntılarını da hesaplamaları lazımken. Aynen Bedevi çadırına başkan olarak giren devletlilerimizin hatalarının hala hafızamızda olduğunu hesaplayamadıkları gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malumunuz, topraklarımızda da basınç bu aralar nobran bir tutumla arttırılıyor.&lt;br /&gt;Paralize (parolize değil) edilmeye çalışılan akıllarımız hala Krakatoa ya da Pompei filmindeymişiz gibi adrenaline boğulup imaj çöplüğüne dönüştürülen basın aracılığı ile de kimliklerimiz yağmalanıyor... Birden bu saçmalıkları unutup Antartika’nın dünyanın tatlı suyunun yüzde yetmişini tek başına barındırdığını hatırlıyorum. Erirse yeryüzünde su seviyesini 60 metre yükselteceği kesin olan yeraltı kaynakları zengin ve hiç kimseye ait olmadığı idda edilen kıtanın kıçına bile nedense ozon deliği açıldığının farkına varıyorum. İnsanın gölgesi kendisinden farklı uzayabiliyor. Hatırlanması gereken ise; İnsanlar doğaları ile oyun oynadıklarında kuşaklarından birinin muhakkak vurulacağı oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi Yamağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24.08.2007&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-6915487298469987619?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/6915487298469987619/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/toplu-igneden-bu-kez-16lk-tadnda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6915487298469987619'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6915487298469987619'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/toplu-igneden-bu-kez-16lk-tadnda.html' title='“Top’lu İğne”den bu kez 16’lık tadında!&amp;quot;'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-5610444695283924485</id><published>2009-08-27T03:36:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:06.190-07:00</updated><title type='text'>TOP'lu 15 top gibi maşallah!</title><content type='html'>Bülly bebek kiralık anne arıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siesta*mın gözbebeğindeki turfanda çapaklarını daha henüz silmekteydim ki, halüsinatif provakasyonun (inandırıcı ve hayalci kışkırtmacılığın) düş denizlerinde yeniden kaybolmak istediğimi bana bir kez daha hatırlattılar. Hem de, o bez bebeğimde kalan son karenin durdurulamaz ivmesi ile!... &lt;br /&gt;Evet, yanılmadınız. Bu kez başka bir renkte, sepia fotografta tadında, küçük ve seviyesi biraz düşük bir hikayem var sizlere.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bülly bebek kiralık anne arıyor!&lt;br /&gt;Mavililer ordusunun katamaranlarındaki otuz yaralıyı, bebek bezi endeksli ibadet odalarından denizlere döküşünü hayretle izlerken, diğer bir yandan da bana yalaka diyenlerin kodese girmesiyle irkiliverdim birden. Aman modacılar bana dil uzatmasın. Şu şom ağzımı kapayıp, som hayallerime sarılmalıyım bu durumda yeniden. Yoksa ben de içeri girip defileler yapmak zorunda kalacağım şu an ki yönetime istinaden!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O gece, (hala rüyadayız ha. Hepsi yalan elbet.) Boğazda, kralı içesi bir eğlence yerindeyiz. Sunni iktidarların üssteki kaçak katların yangın yerine döndürülüp, müptelalarını ise alev alev sokağa döktüğü zamanlardayız. Karşı masamıza ise bir şişe şarap değil ama Kıbrıs’a sömürü zincirinin otelini yapan müteahitin itleri yani ihale akbabaları tünüyor. Masamızın ortasında alevli meyve bahane, o gece Bülly’nün hikayesi oynak dilimizde kol geziyor. Hani şu kitabımın bile tanıtımında rol alan prototip lahana bebek Bülly. Bülly’e eş, bir de çarliston erkek bebek dikmek istemiştim ya? İyi de, hukukçu bebeğimin, Cengiz koyduğum adını sonradan Nergis olacağını ben nereden bilebilirdim? Bulaşıkçı değil, bulaşıcı androjen lahana bebeğime de sıra nihayet geliyor. Sıkı durun! Kötü yola düşmesi için bile kaderi, kızkardeşleri tarafından botoksdan çiziliyor. Bir travesti kulübünde simli takma kirpikleri çalınana denk elbette!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o uzuvunun, seksen ihtilalini kavanozdaki belgesi sayılası aşifte bebek bakın başımıza bu ara ne işler açıyor? Yüzde sekseni delalet ve kaktırmaya oy vermiş sermayenin müşteri olduğu mekanda ayakkabılar bile dar geliveriyor birden şu iki el sıkılası ayaklarıma. Çıkartıveriyorum onları, çorapsız halleri ile nemlenmiş evlerinden. &lt;br /&gt;Benim değil ama köprünün led ışıklı sakatat ayaklarının kokusu bile bastıramıyor.&lt;br /&gt;Kokmakta olan olaylı ve hayali sıradan hayali hikaye ise şunları kulağa fısıldıyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ben Bülly. Evlenip doğurmak istiyorum. Cengiz olmuş Nergisim. Kendime yeni bir eş diliyorum.&lt;br /&gt;-Sana yeni bir armağan alayım mı yavrucum? – İstemem anacım, istemem. Onun adı malum, havası çok ketum.&lt;br /&gt;-Peki kiralık anne bulayım mı?&lt;br /&gt;-İsterem anacım, isterem! Onun adı da malum, anası çok kabul...&lt;br /&gt;Guya rüyamızda, masadaki dedikodulara son verip hemen işe koyuluyoruz. Muhabbet tellalına dönüştürülmüş gönlümüzden bir name daha kopartıyoruz. Ama nafile. Gelen tüm başvurularda genelde şu sorular hakim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Spermler Bülly’den mi yoksa bize süpriz yumurtadaki hediye de mi?&lt;br /&gt;2- Acaba; Uygulamalı mı, yoksa uygunsuz mu dölleyeceğiz?&lt;br /&gt;3- Eksi 140 derecede donmuş spermlerin satış ve mal iade garantisi var mıdır?&lt;br /&gt;4- TSE standartlarına uygun mudur?&lt;br /&gt;5- Telif hakları saklı mıdır?&lt;br /&gt;6- Mamul üretimi gerçekleşir ise SSK bize primi verebilir mi?&lt;br /&gt;7- Doğum iznini kim kullanacak?&lt;br /&gt;8- Eğer hilkat garibesi doğarsa hangi televizyon programlarında hayatını yaşayacak?&lt;br /&gt;9- Nüfus kağıdı, İstanbul’da sergilenen danalar gibi benekli mi, yoksa İskoçlar gibi ekose etekli mi kalacak?&lt;br /&gt;10- Bir de hatırlatma vardı. 30.000 yetmez. 70.000.000. biz de isteriz! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hal bu olunca da, doğal olarak milli doğumumuz bir başka bahara kalıyor. &lt;br /&gt;Hemen ardından da içgüveysiye düşeş atılmışcasına peşkeş çekilmiş Tarlabaşı’ndaki izbelikleri mühürlüyüveriyoruz. Jiletli ve zincirli etekliler ordusunu da trafiğe sorumsuzca engellemekten vatandaşlık numaralarına 180 YTL ceza kesiyoruz.&lt;br /&gt;-Oğlum sana homofobi alayım mı?&lt;br /&gt;-İsterim babacığım isterim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa üvey annesi bir eşcinsel ve kendisi Büşra Spor’lu taraftarlar göz ardı ediliyor.&lt;br /&gt;Aseksüel, biseksüel, heteroseksüel, homoseksüel, metroseksüel, überseksüel derken kafaları iyice karıştırması için seksin ve alfabenin 29 halde paketlenmesini izlettiriliyoruz.&lt;br /&gt;Belki de sırf bu yüzden Kargam Baygın evlenecek kız arıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki inanmayacaksınız ama hala izinde değil, yaz izininde boşa vakit geçiriyoruz. &lt;br /&gt;Kaldırılası izinler bir yana, peki şimdi yumuşak G’yi ne yapacağız? &lt;br /&gt;Bizim yarınlara dönük aydın bakışlarımızı öküzün trene bakışı sananlara, mecburen biz de yeni trenyolları diliyoruz. Hem de paslanmaz raylarıyla birlikte! &lt;br /&gt;Sadece spagetti western tren istasyonları değil yani! &lt;br /&gt;Oral laflar, sanal armağanlar ile mi eğitileceğiz ayol? &lt;br /&gt;Vilayetin ağır cezada yargı denediği mi olacak çözüm yani tüm bu kaotik duruma?. &lt;br /&gt;Kestirene herşey mubah da, neden tüm cezalar Allahın yarattığına sahip çıkıp, onu koruyana? Yoksa MERNİS’de (merkezi nüfus idare sistemi) başka kimlik kodları ile mi şifreleyeceğiz vücudunu kullanma hakkını mecburen saklı tutan vatandaşları?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boşverin kızlar; Hadi siz yemin törenlerine! &lt;br /&gt;Unutmayın sakın. Yangına körükle gidilmez. Sulama hortumuyla gidilir. &lt;br /&gt;Bu arada, her gün dışkılama için kullandığınız organlarınıza dikkat edin. &lt;br /&gt;Kazıkları çıkartıp yerine tıpa koymasınlar o kestirenler birden sakın. &lt;br /&gt;Sakınan göze çöp batmasın diye pembeliler ve mavililer sen zot, ben zot; ata kim versin ot? diye çekişirken, bakın neredeyse kahveringi gelecek vallahi içimden ortalık olac bom bot !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi Yamağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21.08.2007&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-5610444695283924485?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/5610444695283924485/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-15-top-gibi-masallah.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/5610444695283924485'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/5610444695283924485'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-15-top-gibi-masallah.html' title='TOP&amp;#39;lu 15 top gibi maşallah!'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-6662996969807370388</id><published>2009-08-27T03:34:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:06.420-07:00</updated><title type='text'>Top’lu İğne’den “Full Moon” yani 14</title><content type='html'>Baksanıza; &lt;br /&gt;Ayın ondördü gibi gerçeksi hayallerin de ondördüncüsüne gelmişiz bile. &lt;br /&gt;Neva’nın (sanal sohbet arkadaşım) isteği üzerine rüyamdaki gerçeklerde bu kez mavi gömleklileri üç Belediyenin birden lağımını topladığı altı dışkı dolu bahçede bırakıp, yolumuza pembe gömlekliler ile devam edelim bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Odacı, bozacı ya da lağamcı olmadığımıza göre bu durumda yeni mevsim üzeri mesleğim gereği önce gelecekten biraz haber vermeyilim size. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakın bu yıl rüyalarımızda daha hangi renkler moda olacak? Pişmiş kestane pembesi desem? Türk dil kurumu Marone Puree diye bir açıklama yolları mı dersiniz? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazinesi tandır ama bandırma açıklarında üflenerek şişirilmiş, pişmiş kelle gibi sırıtarak çocuk kakası rengindeki paraları saçılan bütçelerimiz o sabaha karşı, rüyamda yurdumun en pahalı terzihanelerinde bahçevan ve hizmetçi kostümü diktirme yarışına girmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızıl Haç’dan Kızıl Kimer’lere insanlığa hiyerarşi provası giydirilir mi, giydirilir. &lt;br /&gt;İyi de; O kılıklara girenler, sadece mulaj giydirildiklerinin farkında mıdır ki acaba? &lt;br /&gt;(mulaj: Amerikan bezinden yapılan, astardan önce vücud üzerinde ölçü almak üzere hazırlanmış kumaştan mamul kalıp giysisi) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eeeğ; biz dike dike bu günlere geldiğimiz için şu sıralar Mediha’dan da duyduğumuz gibi bu konuda bizim de kapımız çalınmıyor değil hani!... Sadece bununla da kalınmayıp, seçim üzeri markamızdan promosyon bile yapılınabiliyor lavantamsı mebusan yani! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne gariptir ki, Penguen’e döndürülmüş hayatlarımızın içine edenler, o kılığın altına bu ara etek giydirme derdindeler. Erkeğe etek giydiren coğrafyamız, kadına da şimdi pantalonu sokuşturmalı diyor ve “Başını ört-kıçını aç” kıskacında herkesin birden giyim derdine düştüğünün farkına varıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında altı delik pençeli hayatları yaşayan işçilerin maaşlarının betimlenmesini diliyorum... Madem bu kadar diktirme müptelası bu toplum, ben de bir dalıp bir çıktığım iğnedenlik olmuş hayallerime bu kez bir başka Top’lu İğne’mi sadece iğneli fıçının genel provası için kullanayım diyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pembe hayallere dalmış ve iyice afyonlanmış gecelerime, bir karabasan daha iniyordu o karanlığa sırtını dayamış ama aydınlığa bakan yatak odamda. Ayın ondördü, gece karabulutların ardındaki aydınlık mehtabını sanki benden saklamaya çalışıyordu mahmur gözlerimde. Aralık kalan camdan bırakın rüzgarı, sivri sinek dahi içeri giremiyordu. Arada bir kıpraşan tüllerin gölgelerinde ise ay ışığının büyülü ama hüzünlü buğusu dans ediyordu. Aynen Neruda’nın, (Güney Amerikalı bir yazar) bir zamanlar yurdumdaki yasaklı şiirinde olduğu gibi. Kıvrak dans çalımyarıyla kemerini çözüyordu sis! Ve hayallerimiz artık halojen ışıkların altındaki saray taklidi lampaderleri ile (ayaklı ışık kaynağı), tahta laleli cip salonlarında aydınlanıyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüz yüze yanıcı kumaştan mamül (bkz. IATA uçuş güvenlik kuralları) üniformalı sarışın genç, uçuş kayıt sırasında, Dalaman’daki istasyonla Beyrut’taki Hariri suikastine sıkışmış bakışlar ile kolyelerimi süzüyordu. &lt;br /&gt;-Fazla bagajınız mı var sayın yamak? Aslında keşke cebimde on gram tuluremiya ya da ebola virüsü olsaydı diyorum kendi kendime: Sanki Leyla Halid'in ruhuyla Barbaros Bin Laden oluveriyorum bir kez daha rüyamda.&lt;br /&gt;-Sadece el bagajım var?&lt;br /&gt;-Görebilir miyim lütfen? &lt;br /&gt;-Buyrun.&lt;br /&gt;-Şu cabin yazan etiketi takmanız gerekiyor.&lt;br /&gt;-Koridor veya pencere?&lt;br /&gt;-Farketmiyor. Ancak galiba seyahat acentam yer ayırdı.&lt;br /&gt;-Mil kartınız işlenmiş ama yer ayrılmamış size.&lt;br /&gt;-Fark etmez siz nereyi uygun görürseniz!&lt;br /&gt;-İyi uçuşlar. Kapınız 216. Koltuk numaranız 23 B (yani ikiside değil orta koltuk olmuş nedense?) 06:45 de güvenliklerden geçip salonda olmanız gerekiyor.&lt;br /&gt;-Teşekkür ederim. Size de iyi günler. &lt;br /&gt;Diyerek gümrük kontrolü için pasaport yönüne ilerliyorum. Taşıt puluna benzer haracı ödemek için uğradığım Maliye Bakanlığı’nın boş masasından yeni bir uygulama bahane ile THY yolcusu olduğum için kovulup bilet satış tarafına, 13 no’lu camlı kafese yollanıyorum ve sonunda pulumu yapıştırıp pasaport kuyruğuna erişebiliyorum. Çantama kabin etiketi veren gencin bakışlarına yapışmış kırılacak etiketi de hafızama kazınmış olduğu halde hem de Bedava dağıtılan pırıl pırıl kılıklı gazetelere bulaşmadan ıskalayıp, güvenlik kamerasından, yurt dışına çıkışımın vesikalık resmini büyük ağabeyime postalattırarak transit bölgeye vardığımda başka süprizler de beni beklemiyor değil hani... Ama, mavi göklerin pembe hayalleri bir numara dar gelince de ortaya gerçekten gülünç kareler dökülüveriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle ki; altı uymayınca, formasını taksitle tamamlamış personelin üzerine giydirilmiş hayatlarındaki kesintiler kendi kendine acıklı bir söyleşi veriyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam kimine dolar yeşili, kimine belediye mavisi, kimene de havalı pembe giydirilmiş emanet kimlikleri “ne zaman bu insanlar sırtından çıkartacak?” derken kuruşa mahkum liramız ile yaşamaya mahkum edilişlerini görüyorum. Yönetim kurulu üyelerinin golf otellerinde yeşermeyecek ki bu topraklardaki aydınlık hayaller. Sezar’ın tacını kendilerine Kaligula edası ile kartvizit yapanlara sesleniyorum. Yurduma kara çarşaf giydirmeyi düşleyen kara gönüller ordusu giriveriyor bir kez daha rüyama. Kanlar nasıl olsa göle dönmüş kanlı ceplerden kaçarcasına ortaya dökülüveriyor ve ortalık kan çölüne dönüşüveriyor. Kan bu, rüya bozulur diyorlar. Takma kafana... Olmuyor. Öyle kolay uyandırılamıyor işte televizyon mahkumu bazı aşağılık proleterya! Yüksek burjuvaya yakışır abuk bir yüklemenin ardından, pembe, üst sınıf yolcu perdesi bir kez daha yüzümüze kapanıyor. Londra Stansed’den gelen 737 tipi kliması bozuk uçak içi karasinek dolu olarak Antalya’ya havalanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temizlenmemiş tuvaletlerin kokusunda hala sabah mahmurluğumuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumda Mahmureye dönerek şikayet mektubumu yazıyorum ama onların postası biz bu cehennemdekilere değil, galiba sadece kendi ceplerindeki cennete ulaşıyor. Böyelece, o kırılacak etiketi yapışmış personelin gözlerinden, pembe peçetelerden sandviç, zemzem bardağından da su ikramıda sunuluyor tabuta benzeyen karton nesnelerde! Kıllı kolllardan biri daha içki servisini reddederek istifa ederken rüyamde bile istifra etmeye zorlanıyorum. bilmeden yediğim, -içinde domuz eti yoktur- yazılı sandviçten. &lt;br /&gt;Bu kabusta bunlar olurken, diğer kurguda yetişmiş ve tecrübeli personel de emekliye sevkediliyor. Kanadımın kolunun kopuşunun sarsıntısıyla değil grev dalgalarının borozanıyla uyanıyorum şimdi de. Uç uç böceğim. Annen sana mes, fes ve Davud’un yıldızını alacak; terlik papuç çoktan zebil. Kon kon kelebek olmuşsun; Koşarize mönülü (Yahudilerin dini itikatlara gereği özel hazırlanmış yiyeceklerden oluşan liste) ve altın bilezikli düğüne takı merasimi bile olmuş bu ara reklamlardaki Oral Eğil!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkanda rap rap asker yok ama bu kez grev sesleri hala haberinde bile değil! &lt;br /&gt;Çifte kavrulmuş bisküvite benzer rüyamdan uyanınca hemen kahvechiye bağırdım; kahvaltımın öncesine sığınıyorum ve hayata inatla devam ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Azimle o sabah bir kez daha dışkılayıp, mermere cezamın günlüğünü ispatlayan bir çiziğimi daha çekiyorum. Teharata sürülmüş gözlüklerdeki, başka renk bakışlar ile yeni bir renkte rüyaya dalmak üzere siestaya yorganımı denkliyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi Yamağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14.08.2007&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-6662996969807370388?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/6662996969807370388/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/toplu-igneden-full-moon-yani-14.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6662996969807370388'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6662996969807370388'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/toplu-igneden-full-moon-yani-14.html' title='Top’lu İğne’den “Full Moon” yani 14'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-6192948221660161301</id><published>2009-08-27T03:30:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:06.611-07:00</updated><title type='text'>Top'lu iğne 13</title><content type='html'>Mavi gömlekliler ordusu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaklaban demişken, Taklamakan çölünden bahsetmiştim. &lt;br /&gt;Aslında, bugüne dek taklaya gelmiş hayatlarımızı gözler önüne sermek istemiştim. &lt;br /&gt;Çünkü içilmemiş kahvenin parasının haram sayıldığı yerde, hırsızlık asla olmazdı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gece, eski bir taksi soförü dostumun morali çok bozuktu. Boğazın kraliçesinin, yüzde sekseninin dalalet ve kaktırma oluşumlarını alkışladığı iddia edilen, eskiden şifa dağıtmış sahil kenarı yapıdan henüz çıkmıştım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir rüyadan ancak uyanırken sanki başka bir deli rüyaya dalıyorum. Kabataş sırtlarındaki evimin yoluna koyuluyoruz gecenin karanlığında. Geceyi, boydan boya yırtan ara sokak batakhibesine dönüştürülmüş ışıklı köprünün sanki sakat bacaklı altından geçerken dostum Murat konuya giriyor;&lt;br /&gt;-Sorma abi, evimi soydular.&lt;br /&gt;-Senin kapın zaten çelik değil miydi Murat?&lt;br /&gt;-Çelikti de, levye ile kasnağında kanırttılar eşşoğlular!&lt;br /&gt;-Dört yaşındaki oğlumu da bacağından yaraladılar. Bizde ne mücevher ne de para olur, bilirsin yamak! Polis, muhakkak tanıdıklarından biri yapmıştır, dedi zaten. Ne yapayım vallahi bilmiyorum!&lt;br /&gt;-Sorma be Murat. Sonunda bu ülke bile (mal ve esef) tiksinç bir hale geldi gaflet ve dalaletten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o sırada birden, sayılması güç sayıdaki elektrik direklerine asılı, plastik İstanbul reklamlarındaki ince belli çay bardaklarına takılıyor gözlerim. İstanbullu’ya İstanbul reklamı yapılıyor belediye bütçelerinden. Can bu işte, çeker mi çeker?! Tavşan kanı çekiveriyor. Eh, olaya sondayı vurup işin aslına da inmem lazım ya. Çek Dolmabahçe’ye deyiveriyorum. Çoktan ve yoktan dolmuş sahile uzanıyoruz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mavi gömlekliler ordusu, bu kez kızıl ötesi gözlüklerini size odaklamasa da, kızarmış gözleri ile bir aşılası güç bariyeri oluşturuveriyor önümüzde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Giremezsiniz kardeşim yasak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Korsan taksiye binme!” diyen zihniyet, vatandaşının taksisini çay bahçesinin otoparkına sokmadığını öğretiyor bu son ziyaretimizde! Ne sebep ne de sonuç. Çarnaçar münazaraya beğenilmiyoruz işte. Geçiş izni yok! “Yamukrasilerde çare tükenmez” derler ya hani, o zaman ye kürküm ye! İnönü caddesine ticari aracımızı terk ve park edip, garajdan kendi arabamızı alıyoruz. Varyanttan aşağı kıvrılarak tekrar aynı bölgeye geldiğimizde ise bu kez hoş karşılanıyoruz. Beş on otopark görevlisi apronda taksi yaparcasına makinemizi balıksırtı istiflenmiş lüks araçların arasına yerleştirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elli yıllık anılarımın bahçesine, bu kez nerede ise pasaportla girebiliyorum. Arabada çay yasak ya, iniyoruz emirkulu gibi işte. Kenar kıyı bir köşede metal yuvarlak bir masaya ilişiveriyoruz. Önce ilk mavi gömlekli eleman geliyor. Suratıma şöyle bir bakıp kafasını çeviriveriyor. Ön masada, mini şortlu bir fahişe ve yavuklusu muhabbet tellalı, dikkatimi çekiyor aniden. Süper mini şortlu ve kızıl rengi kaynak saçları ile hemen yanımızdaki masada oturmakta olan örtülü ve mutasıp ailenin ilgi odağı oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bakar mısınız lütfen?” desem de sipariş almıyorlar bir türlü. Sonra başka bir mavi gömlekli yanaşıyor yanımıza. Kemirgen bakışlarındaki iştahından ürkek bir çay ve bir de sütlü kahve ısmarlıyoruz. Neden sonra ve de epey sonra servis geliyor. Soğuk beklemiş çay, tavşan kanından çok aybaşı kanamasına benziyor. Buzlu kahveye dönmüş yağlı bardak da cabası. Borcumu sorup bir an önce paramı ödemek istiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bezmi Alem Valide Sultan Camii’nin duvarına inşa edilmiş kaçakmış gibi görünen kulübeden adisyonun gelmesi pek uzun sürmüyor. Ücretin üstü geldiğinde ise hem bozuk paraları hem de kahveyi bırakıyorum ve lezzeti konusunda uyarıyorum. Küstah ve terbiye yoksunu bakışlar, sert eda ile fincanı ve bahşişi alıp uzaklaşıyor. Soyulan evlerimiz ve ceplerimiz yerine hayatımız ve huzurumuz bu kez T.B.M.M.’ye bağlı Milli Saraylar Daire Başkanlığı’nın yanı başındaki bahçelerde kılıfından yüzülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksi şoförü arkadaşım huzursuz. “Yapma yamak” diyor. “Tamam sen güçlüsün, tanınıyorsun. Ama bak, bu halka, nasıl halka halka çifte standrat uygulanıyor. Hadi kalk gidelim.” Bir yandan deniz, göl ve akarsularımızın, Anayasamız tarafından bir tek kamu yararına kullanılabileceğini anlatmaya çalıştığımda, yanıbaşımızda dikilen garsonun bizi dinlediğinin farkına varıyoruz. Beş Yeni Türk Lirası’nı masaya atıveriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Neden?” dediğimde ise. “İçmediğin kahvenin parasını neden alayım ki?” diyor küstahça. “Haram olur.” Tahrik, beni bir kez daha suça teşvik ediyor ve o beş lirayı yırtıp kırpıntı haline getirerek masanın üstüne bırakıyorum. Kumbara mısın sen be kardeşim? O zaman bozuk paraları neden cebine attın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıfır atmak yerine yüz liralık banknot basılıp, halkın ceplerindeki metal kuruşlara nasıl mahkum olduğunu bir kez daha ibretle anlıyoruz. Kutsal mücadelemizi kazanmış edasıyla inadımızdan vaz geçip, otoparktaki arabamıza dönerek oradan ayrılıyoruz. Tam apartmanın garajına girecek oluyoruz ki birden askılı omuz çantamı astığım ve sandalyenin arkasında unuttuğum gerçeği suratıma çarpıveriyor. Taksici arkadaşımla aynı varyanttan, aynı yere geri dönüşe geçiyoruz. Vardığımızda, vasıtamızı sanki beklermişcesine aynı yerde yeniden parketttiriyorlar. Rıhtıma yaklaştığımda diğer misafirler beni hemen görünen o kulübeye yönlendiriyor. Ömer Avni Parkı’ndaki aynı kulübeye benzer oymalı çay ocağına yaklaştığımda ise şu soru ile karşılaşıyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“İçinde kaç para vardı kardeşim?” Ben dururmuyum ki. &lt;br /&gt;-Pasaportuma bak. Nasıl olsa buraya onunla girilmesi gerekiyor. Zaten çok param var. İçinde ne olduğunu ben de pek bilmiyorum. Diyerek bir de ara gazı veriyorum.&lt;br /&gt;-Yok, sonra çaldılar dersin! Cevabını verip, kızarmış gözbebekleri ile bir de pis pis sırıtıyor. Pisi pisine geldiğimiz sarayın otomobil bahçesinden, çalınmış huzurumuzu da bırakarak, tıpış tıpış ayrılıyoruz. İyi de, kardeşim haramın olmadığı yerde hiç hırsızlık olur mu? Türkler, geçmiş ve asalet satın almak için yaşarlarmış. Çünkü kovdukları monarşiyi artık bit pazarlarından taksitle aldıkları paşa dedelerinin simli yatak örtülerinde yaşatmaktalarmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terzi Yamağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10.08.2007&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-6192948221660161301?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/6192948221660161301/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-13.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6192948221660161301'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/6192948221660161301'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-13.html' title='Top&amp;#39;lu iğne 13'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-7133273423134073092</id><published>2009-08-27T03:23:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:06.704-07:00</updated><title type='text'>Top'lu iğne 12</title><content type='html'>Rüyamdaki gerçek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İbadet odasında çocuk bezi değiştirilen deniz otobüslerinde ve de geviş getirenlerin coğrafyasında yolculuk ediyormuşuz vesselam!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marmarayı aşıp, heya veya haya değil ama heyhat sandviç barından bahsediyorm bu sefer seferi internetin sitelerinde. Konuyla alakası ne bunun demeyin sakın! Olmuyor işte. Ben televizyon yıldızı olamıyorum. Evet dememe rağmen, siyasi baskılar ve nazar korkusundan pişman olup çıkmadığım magazin programından dolayı şık bulunmadığımı sms’leyen Cengiz Semercioğlu beyden de değil bu kez bahsim. Bahsi geçen konu çok daha vahim bu kez. Semere bindirilen hayatlardan bahsediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O gün bugün, kapıda infraruj (kızılötesi) gözlüklü, elinde jop’a benzer dedektörlü güvenlik, içeride iki ayrı sınıf yolcunun gaz denantörlü olarak bulunduğu gemiye gittim Marmara’nın öbür kıyısından bir bu yana bir o yana gidip geliyorum çaresizce maalesef... Şaka değil ama yalancı gerçek bu. Rüyamdaki bu gerçek, kabusa dönüşmesin diye de size şimdi zavallı hayallerimden bir kurgu betimliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçeride sivil ve resmi gözlerin, her yolcunun koltuğunu ürkek ve şüpheli bakışlar ile süzdüğünü zor sakladığı, çatık kaşlarının altında ise hiç saklayamadığı paranoyalarının şaibesinden bahsediyorum billahi size. Cereyana kapılmış serin gece rüzgarı çıplak vücudumu yalayıp geçerken tüylerimi ürpertiyor ve buruşumsuz çarşafımı sivrisineklerin kulağıma hain dalışlarındaki pikelerini duymamak için kefene döndürdüğümü sizin de hissetmenizi istiyorum. Aman kanınızı o sivrilere bağışlamayın sakın. Küt ve kalın kafalılara da arada hatırlatmalı, Hakkari Çukurca’nın Sivritepe’sinde bağışlanmadı o kanlarımız çünkü bugüne dek.. Zap sulunun mavisini kana bulattırma çabaları da pek işe yaramadı. Siz o kanları başkalarına bağışlayın ki, bar şarkıcıları ve kömür tüccarı türkücüler azıcık daha kararmış parayı bulsun da aç gözleri biraz doysun diye. Siz onun yerine ohh demeyin, of deyin ki vücudunuza DDT sürmek için yapılan tavsiyeye aykırı kalmayın. O zaman bu rüyamdaki gibi uyuyacaksınız sanırım bir daha uyanmmak üzere.. Bir başka köşe kıvrılıp altından koyun çıkarken bu kez, öbür köşeden Mr. Frank gülümseyecak muhakkak size. Tıpkı Basralı Ömer’in şiirinde olduğu gibi... Birilerinin, hesapta halkının tamamıyla paylaşacağını mırıldandığı, Türkmen’nine, Şii’sine yalan söylediği ve petrol özerkliğini çapulcuyla mücadele andlaşması bahanesinin ardında pandomime çevirdiği durum komedisini ibret ile izlediğimiz emperlayist oyundan geliyor artık anlamsız kelimeler. Rüyam birden karabasana dönüyor ve dalgaların pruvaya vuruşundan oluşmuş katamaranın kıçındaki darbelerin sarsıntısı ile uyanıveriyorum. Ekranın sesi sanki daha da uzakta bu kez. Barajların doluluk oranı, ikiye biçilen geçici işçi kamyonları ve hatta ciğerlerimin yanışını duyuyorum. Burnuma yanık kokusu geliyor ve devamını görmek üzere tekrar rüyama dalıyorum.. Aynen televizyon dizisi gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimbilir belki Uzi (ama rakı değil) belki de bir Canasta (briç oyunu hiç değil) namlularının, satılmış o büyükbaş hayvanı hedeflediği suikast coğrafyasının çocuklarına gebeyiz. Belki de, hayali sislerin arasındaki aksakallı dede yakutça nağmelerde, bu rüyada iki vakte bir narin horoz da kahpe namluya mermiyi sunacak diyor. Rüya bu ya, herşeyi tam seçemiyorum işte. Sonra Dalaman’ın ortasına inşa edilmiş tren istasyonundan yavaşça kalkıyor yaşlı kara şimendifer. Aynen Türkiye’nin lokomotifi oradan kalkarmış gibi. 1919, 1929 ve saire, ve saire... Sonra o vagonlar hızla bir cumhuriyet binasının önünden kayıp geçiveriyor ekranlarda kırmızı beyaz hızlı tren edası ile... Ama nafile. Raylar çoktan sigortadan arınmış paslı ve Dalaman’a en yakın istasyon Aydın’da nafile.. O zaman gözümüz aydın! Bir başka aksakallı dede ise öbür kulağıma rayı olmayan tek istasyonun dünyada Dalaman’da olduğunu fısıldayıveriyor aniden. Yanlışlıkla, yerine yapılması gereken av köşkünün Beyrut’a, oraya yapılması gereken istasyonun ise karıştırılarak buraya yapıldığını öğreniveriyorum. Hemde Beyrut’dan gelen tarihi taşlar ile. Günaydın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra yeniden güneş doğuyor, apartıman aralığına bakan küçük odamın o kuş pisliğinden kararmış buzlu camının aydınlık kubbesinde. Ve alüminyum kaplanmış, içinde emici çocuk bezi değiştirilen kubbenin ışığını yansıttığı metalik yansımalar gözüme batıyor ve perdeyi çekip yeniden uyumak istiyorum. Ama bir daha uyanmamak üzere...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sosyalizmin karanfilleri nerede ise mum ışığının dibinde solmuş akşamlardan kentlerin basuruna dönüşmüş lalelerde başlıyormuş ertesi sabah.. Sonradan öbür tarafta öğreniyorum. Bedenemden ayrılmış ruhum alaca karanlıkta göğe yükselirken, doğup yarım asarı geçirdiğim kente tepeden bir kez daha göz atmayı diliyorum. Özlemiyeyim bir daha asla diye. Pişmanlık mahmurluğumun iliklerine işliyor. Ağlamak istiyorum ama artık gözlerim yokmuş ki diye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Car cur, zırt pıt, az sonra çığlıkları bir kez daha getiriyor beni kendime. Açık kalmış televizyonun magazin çığılıkları ile bir kez daha içine edilesi hayata uyandırılıyorum. Nöbetçi konuklar ekranda namus sorguluyor yaşadıkları iffetsi erdem kırıntılarında bir kez daha. Ve bugün iki televizyon kanalını daha görüşmemek üzere verdikleri randevuya bekliyorum... Sonuçları mı? Bir daha ki sayfaya galiba televizyon şaklabanı oluyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;09.08.2007&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-7133273423134073092?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/7133273423134073092/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-12.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7133273423134073092'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/7133273423134073092'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-12.html' title='Top&amp;#39;lu iğne 12'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-5537727873504137423</id><published>2009-08-27T03:22:00.001-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:06.894-07:00</updated><title type='text'>Top'lı İğne 10</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'lucida grande', tahoma, verdana, arial, sans-serif; font-size: 11px; color: rgb(51, 51, 51); line-height: 14px; "&gt;Televizyon programı buluşmaları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Sözü süzmenin manası yoktu ya, nasıl olsa rafine de edilemiyordu. Nedense sızınca daha lezzetli oluyordu” demiştim. Kese kağıdına yazdığım, musa doları yeşili mürekkeple metazori bastırttığım ve Washington portakalı kokulu olan maluum kurgumda hani. Kısaca yazdığıma pişman olduğum kitabımda... Bir yandan elde kalmış başka kitapların bandrolleri ile benden habersiz satışa sunulmuş yasa içi kopyalarımızı buluyorum, bir yandan da sözleşmeye aykırı kalitede üretimlerini bana sokuşturup aptal yerine konacağımı gözümle görünce yazmaktan bile vazgeçeceğimi zannettikleri embesil stratejilerini aslında. Beyin bu duramıyor ve düşünüyon işte. Ucuz küçük hayallerimdeki lüks semtin rezidans arayışlarına mahkum zihniyet çoktan bozuk paraya harcanmış da haberi yok besbelli!... Olsun laf olsun torba dolsun misali uyanıyorum rüyamdan. Bir de ne göreyim. Ayrılıkçı Ermenisi , siyonist Yahudisi, maviden pembeye dönüşmüş nüfus kağıtlı kiralık anne arayan Türk, hatta kuyruklu olduğu iddalarına maruz kalmış Kürdü ne yapıor bilmem ama hepsinden soyutlayıp insan olma çabama hiçbir azınlığın gücünün yetemeyeceğini hergün biraz daha anlıyorum. Üstelik bunları teammüden söylüyorum desem çok mu kışkırtıcı ilan edilirim dersiniz?... Zaten ne zaman provakatör ilan edilmedin ki desenize içinizden! Bir kez daha, az önce uzun soluklu toplantısından çıktığım bir televizyon programı teklifi buluşmasından sonra hırsla oturuyorum sözcüm olan klavyenin başına. “Anlat bakalım arkadaş formatın ne?” Dığ nığ nınn, Dığ nığ nığn!... Yayın başlıyormuş oysa Eylül’de de haberimiz olmamış. On zavallı halktan kurbanın, on acımasız halk celladı da umut tacirlerinin balo salonunun sahnesinde otlayacakmış. İranlı ortak bir yandan yarım Türkçesi ile izlerken ulu manituları düşünürleri ise söze şöyle giriyormuş:&lt;br /&gt;-Ortada Şaman bir bilge dede saç kesmektedir. Saç kutsaldır bilirsiniz!&lt;br /&gt;-İyi de kardeşim bu ülke sünni. Şamanlık nereden çıktı şimdi?&lt;br /&gt;-Tamam peki Otacı olsun.&lt;br /&gt;-Olsun da. Saç kesmeyle şifanın ilgisi ne? Sonra ben kıldan, tüyden ve traştan anlamam ki. Benim bu konuyla ilgim ne?&lt;br /&gt;-Yanınızda Özlem Tekin oturacak. Rockçuların saçları değişik olur.&lt;br /&gt;-Peki ben ne diyebilirim ki şimdi bu konuda?&lt;br /&gt;-Bilirsiniz saça kimyasal sürülüyor yani beyine yakın yerlere. Kozmetik ile de zehirleniyor insanlarımız.&lt;br /&gt;-Eeee! Sonra...&lt;br /&gt;-İşte Farmakoloji ve kimya monopolleri hep yapıyor bunu. İnsanları didaktif olarak eğiteceğiz bu programda. Afrikalı kadınların saçlarını bile öğreteceğiz.&lt;br /&gt;-Peki ana sponsorunuz kim? Erkekler niye izlesin ki bu yarışmayı?&lt;br /&gt;-Saç boyası ya da şampuancılar elbette Barbaros bey.&lt;br /&gt;- Anlamadım kardeşim. Peki bu yanlışı kim dile getirecek?&lt;br /&gt;- Sivri diliniz ile siz elbette!&lt;br /&gt;-Olmaz kardeşim olmaz. Botulinyum zehirine bir kez daha bulaştırmayın beni.&lt;br /&gt;Barbarosunuz kalmadıysa Barborossa verin gitsin! Bir başka projeniz varsa da saçınızı kestirin de öyle gelin bari.&lt;br /&gt;-Ya ne olur kusura bakmayın akşam çok televizyon izledim de kafam dalgın biraz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçine edilesi hayatları yoktan yaratan, sonra da yok pahasına satan televizyonlar bir kez daha acımasız buzdan sarkıtlarından birini koparıp kalbimin derinliklerine yolluyor. Bir kez daha buz kesiyordu aklımı oksijenliyen kan damarlarımı.&lt;br /&gt;Düşüncelerimi azot misali dondurmaya ve herşeye rağmen dilimi tutmaya çalışıyorum. Dedim ya, Semra’nın Ata’sı Adana’da otel odasında öldüyse, Barış’ı Trafik canavarına kurban verdiren bu sermaye ne yapmaya çalışıyor şimdi? Savaş’ı yaşatmaya çalışıyor her hareketinde. Tam o sırada girişteki telefon çalıyor ve Sn. Balçiçek Pamir o gün görüşme için gelemeyeceğini bildiriyor. Sabah gazetesinin (kendisine bağlanırken) telefon hattından Türk sanat müziği nağmeleri dinlerken, santralden gelen Türk Hava Yollarının kabin içi müziklerini anımsıyorum. Heybeli’de mehtaba çıkartılan ruhuma gülsuyu serpiveriliyor. Televizyon rüyamı haftaya atıp işimin başına, etek boyuna, provaya yeniden dalıyorum. Dike dike yaşadığım hayatın düğümlerine bir kez daha tutsak kalıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dığ nığ nığn, dığ nığ nığn ve de bir kez daha dığ nığ nığın... Olmadı işte! Şu lanet olası televizyona çıkamadım bir türlü. Belki başka bahara kaldı bu hikaye ama zaten şimdi sonbahara giriyoruz. O yüzden hep birlikte kendimizi Mesut Yar da izliyoruz. (bu benim) Yine hazan rüzgarları esecek. Yine yapraklar solacak. Yine yaprakların peşi sıra sürüklenen rüzgarların nağmelerinde bizde sürüklenip gidivereceğiz çaresizlikten...&lt;br /&gt;Nereye mi sormayın sakın? Herkesin gittiği yere Dığ nığ nığn, dığ nığ nığn...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;09.08.2007&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-5537727873504137423?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/5537727873504137423/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-10.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/5537727873504137423'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/5537727873504137423'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-10.html' title='Top&amp;#39;lı İğne 10'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-8411605738906407015</id><published>2009-08-27T03:22:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:06.798-07:00</updated><title type='text'>Top'lu iğne 11</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'lucida grande', tahoma, verdana, arial, sans-serif; font-size: 11px; color: rgb(51, 51, 51); line-height: 14px; "&gt;Yamak tekrar ekranlarda!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memleketin gözü aydın. Yamak Ekranlarda! Karacamlı bir minibüs ve genç bir jigoloyu mecradan kopmuş medya yıldızlarına metazori üslubu ile sadece vaad eden ekranlarımıza maalesef boyun eğmemeye zorlanıyorum.&lt;br /&gt;Bu yazı dizisinin de aslında ilham kaynağı olan –Toplu İğne- adlı tv programımı azınız hatırlar sanırım.&lt;br /&gt;Hani RTÜK tarafından genel ahlaka aykırı bulunarak uyarıldığımız 13 bölümlük improvize (doğaçlama) kayıt ama kayıt dışı bir vtr (bantdan) program. Rahmetli Ufuk Güldemir’in reklamına koyduğum sıfatlardan birini afaroz ettiği ironik, erotik, politik format. (kovulan sıfat erotik idi elbet!) Ama ben toplu iğne dememiştim ki! Top’lu yani askeri havan topu demek istemiş idim.&lt;br /&gt;İğne dedi isem de, Hakkari Yüksekova demiştim.&lt;br /&gt;Yani şırınga. Sonrada, oniki artı bir diyerek başlamış ve ekranlara kırmızı noktasının içinde fingirdeyen 12’sini ilk kez koyduğumuz dizin gelmişti gözlerimin önüne. Hatta, Sevgili Mesut Yar, polyester ineklere, yağmur altında kırmızı kravatı ile ILYADA okuyor ve tarafımdan Jacuzzide Basralı Ömer okunuyordu.&lt;br /&gt;Oral Eğil konut fonu yerine ne vereceğini düşünürken şaşırıyor kayıda da makas vurmaya çalışıyordu.&lt;br /&gt;Şimoi Rengarenk inekler doldu gerçi caddeler de ekranlar da ama neyse boşverelim çişantaşındaki inek festivalini biz.&lt;br /&gt;3Şubat 2005 de yayına başladığında ise hemen ardından Cemal Kutayı kaybediyorduk.&lt;br /&gt;Kaybettiğimizin tarihçiler değil tarih olduğunu anlamış üç, beş deli Adius ve Adobelerde harmanlanan görsel kayıtlara uzun mesailerde, geceleri adeta hücre evine dönüştürülen prova odasındayataklık yaptırıyor, taksitli aldığımız bir pc de de render denen harmanlanmaya bırakarak, her hafta yayın öncesi external yani (harici) hafızalar ile günlük taşıyor Murat Onguna stresli mesailer yaptırıyorduk ve böylece en sonunda kanaldaki arşivi de silmek ve tüm kayıtları güvenlik altına almak zorunda bırakılmıştık. Hey gibi günler. Maçka Demokrasi Parkı’nda -3 C° de demokrasi uğruna soyunmaya kalk ve gözaltına alınırmısınız alınırsınız. Darı ambarlarında pastorize süt, Antalya helalarında galvaniz ve Almanya fuarlarında turizm skndallarının olduğu günler... Hepsi özde kaldı sözde gitti heyhat! Sonra, beni o kanalda bir çalışan zanneden Osman Tan bey gezindi etrafımızda bir süre. Beni Hop Star’ına yeni Yüri Gagarin üyesi yapsın diye.&lt;br /&gt;Uzay çağındaydık ya. Benden çıkınca NAKKA, uzaylılar bastı o ekranı aniden...&lt;br /&gt;Gökhan Eşeli bey bile vardı bir ara –Zoryantel Sıkar- yarışması için. Orada da kıvrak kaselikten çatlak kaseliye çivriliveren hayatları izledik ben illa da olmaz deyince sanki. Fatih Aksoy beyi ise Milano –Etro da Aysun Hanımla alışverişte gördüğümüzde selam vermemiş ama geçen aylarda yönetim kurulu başkanı sıfatı ile telefon etmek istemişti sekreteri vasıtası ile üretici endüstri adına.&lt;br /&gt;Bağlanmamıştım bile nakka da nukka! -Tv için arıyorlar ise rahatsız edilmek istemiyorum!- Sonra aylar önce –Mola Draje- içinde Armağan bey girmişti devreye. Gerçi geçenlerde sen kitap mitap yazıyorsun senaryocu var mı diye de aradıydı ama soğan moğan doğramak gibi hitap ettiğinin fakında bile değildi.&lt;br /&gt;Hafif pembeleştirilmiş yine beni hayat. No da No! 6.Filo. GO HOME günleri. Megazinciler sağolsunlar ama. Beni Kıbrıs’da görünce tüm kameralar diserekte! Başka teklifler yoktu sanmayın. Vardı elbet. O Afyon kokusu sinmiş ekranlar hala yılmak bilmiyordu. Turfandacı projeksiyon şirketinin bayanları bu kez kapımı çalıyordu. Queers of Guys. Yani erkekler için eşcinseller yeni yaşamlar kuruyor.&lt;br /&gt;Seyfi Dursunoğluna tülaat yasağı koy Bülly bebeğe muhabbet izni ver. O da olmadı elbet. Aklımı sanatımı ve ahlağımı yemedi sermaye. O güne kadar erdem saydıklarımı değil kıçımı davet ediyolardı bu kez canlı yayına. Gerçi aynı çikolatadan 32.Gün tatmıştı bir kez bilmem akıllarında mı acaba? Al hamalı şimdi parlat bakalım. Sonra da kurda kuşa armağan et. Et ki gencecik hayatların içine edilsin. Demiştik ya kumar yasak. Oysa Müptezel Beygir bile nallarını boyacıda reklamla cilalatınca tıraş olurcasına tımar oluyorlar bunlar aslında. Sanki ayağında kundura ile usturaya uğramış traji komik de diğer yanda kıskıs gülüyor tüm bunlara aslında.&lt;br /&gt;Yaa Ne Ahmet Çelenk bey kalmıştı, ne de Pelin Akad. Hatta o zamanlar oğlunu okuldan hangi araba ile aldıracağı paniğinde internetini açmış benim projemin nereden çalıntı olduğu hayalini kurmaya başlamıştı. Moda MANIA. Çılgın modacı idi o zaman fikrim. Türkiye en çılgın modacısını arıyor ve canlı yayında salatalıklardan güvenlik görevlisi tasarımları yapılıyor olacaktı canlı yayında. Av mevsimi açılınca ise vekile kürk manto da yakışacaktı ikinci ciltmiş gibi saran en modern makas darbeleri ile. Daha bitmedi, durun biraz. Manzumeye ara verip gerçeklere dönelim.&lt;br /&gt;Canlı yayında İbrahim Tatlıses beye yünlü bayrak, Afrodite pembe Kaos GL dergisi bir yana, canlı yayında kitabım Şenay Akay’a anayasa edasında. Fox da Şenay Düdek ile Şakira’nın zilli donunda assolistler hemde onun aldığı eşşek çıktı şakasıyla. Kafalar karışıyor değil mi? Ekranların önünde kalınca durum bu. Hele bir de içinde kalıncayı düşünün diye anlattım bunları. Evladım kelim çıkmasın yakarışları meclisten, salülit sıkıntısı iblisden gelir mi gelir o zaman.&lt;br /&gt;O zaman bir kez daha düşünür ve pimi çekersiniz. Evet şaşırmayın bu kez olacak. Hemde kiralık anne olsam bile? Tabii spermlerin tek renkli mi rengarenk mi nüfus kağıdından geldiğini gözeterek. Bir de uygulamalı mı uygulamasız mı meselesi var tabii ki.. Sıkı durun açıklıyorum ama etap etap toplu konut gibi. Ne Malazgirt ne de Uhud değil bu kez konu.&lt;br /&gt;Bu kez Barbaros Bin Ladin değil kütük gibi bir taze ladine dönüşüyor ve diyorum ki: En büyük kargaşalardan en yalın çözümler doğar! Yok canım bunu ben değil W.Churchill söylüyor. Bu kez arkam kalın ama sadece arkamdakiler değil! Sn. Okan Bayülgen beyefendi ve Sn. Reyhan Bıçakcı hanımefendi sorumlu olacaklar artık benden eğer kabul ederlers ise yani. Makine TV prodüksiyon kurumu. Tüm yasal haklarımı onlara devrediyorum cidden. Çünkü dostlarım işinin piri. Benim anam senin ananı herhanede görmüş misali her deliğini öğrendiler ve kevgire döndüler gerçekten. Bu yüzden benim çatallı dilimi en iyi onlar süzer ve delik cebimi de en iyi onlar diker diye düşündüm. Yetkili mercilere MERSİ der saygıyla duyururum. Zaten çoktan Şansalizim kanunlarını Ayşe Özyılmazel de verdi Sabah’dan, Milliyet ise Aylin Varon dan... Balçiçek Pamir’den de hadi yamak geldi, Şenay Düdek’den de.. Yeşim Salkım’dan –Aman ne yaparız- espirisi, Kadir Çöpdemir’den ise Borsalino şapka bildirisi de kulaklarımda hala...&lt;br /&gt;Peki ne mi olacak? Varoşlara sapmadan doğulu olup doğudan kaçmadan, batılıymış gibi belden aşağı vurmadan ama Sn. Turhan Selçuğa da danışmadan iş yapmadan. R leri ve yumuşak G leri yutmadan, ağız ve burundan salya sümük sarkıtarak duygu sömürmeden nasıl olacak bu iş?&lt;br /&gt;Olur mu olur! Akkaya Production ve Kanal D ile ufukta belirdi bir proje belki Eylülde.. Eylül’de gel ama hadi Eylül biran önce gel. Ya beri gel benden yana anlaşalım ya beri git düşman kalalım. Her ikiside uyar mı uyar. Bu coğrafya uyur mu uyur.&lt;br /&gt;Kıbrıs’da geçen hafta kuyuları tuz bastı yazdım; burada göller, nehirler satılık oldu. Şom ağzımı şambabası gibi yapayım ki devamını sizin için saklayayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;09.08.2007&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-8411605738906407015?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/8411605738906407015/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-11.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8411605738906407015'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8411605738906407015'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-11.html' title='Top&amp;#39;lu iğne 11'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-1533320719077659235</id><published>2009-08-27T03:21:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:07.029-07:00</updated><title type='text'>Top'lu iğne 9</title><content type='html'>Kıbrıs mı dediniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi, bu kez yeniden başlayalım ve geçmişe delikli bir süngerle salya sümük bir silik atalım.&lt;br /&gt;Silik atalım ki, sidik yarıştıran coğrafyaların üç durum yasasının çocuklarına nasıl dönüştürüldüğümüzü asla anlayamayalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hey bre kamburu tuza banmış Yeşilada Kıbrıs! Birkez daha Beşparmak tokadı gibi patlıyorsun suratıma.&lt;br /&gt;Üstelik, Nilüferin sesi ile çınlayan lacivert gecelerinin koynuna sığınmış, çınayazlıktan uzak babayiğit otellerinin Saint Hilarion gölgesinde uyanıldığı sıcak sabahlarında.!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söylentilere göre; Haşmetli padişahlarımızın şarap içip, aruz veznine meze olmak için satın aldığı, bu sayede selvi boyları ve peçesiz keman kaşlarıyla tedbil-i kıyafet ile Sadabad de fingirdemek için cumadan kaçtığı ve de sonra İngilizlere sattığı; hatta çingeneleri, iti, uğursuzu ve hırsızları Asitane’den koca adaya sürdüğü anektodları hala aklımızın bir köşesinde ikamet etmiyor mu? (Şu an Keçiboynuzu çekirdeği çıtlatılması tavsiye olunur.) Oysa; Hatırladığımız ilk sepia posta kartlarının ön yüzünde, 70’lerin ikinci yarısı ve 60’ların hemen sonrası halleri ile Lefkoşa ve Larnaka bir yana, Girne’siyle, Bafrasıyla başka bir ada çıkarmıyor muydu o günlerde karşımıza?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arka yüzlerindeki selamlar hatırlar ve aşklar tank enkazı tepelerde konaklamıyor mu artık?&lt;br /&gt;Güzelyurt beldesinin kuyuları aşırı tuzlanmadan kullanılmaz halde miydi ki o zamanlar? Madenin terk edilmiş yorgun ve paslı iskelesinin kıçına sıkışmış, sancaktan çığırtkanlık yapan alabanda balıkçılardan birinde çiftlik levreğine talim edilir olunmamış mı idi bugün?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karpazın eşşekleri bile tedirgin değil mi yani, NATO’nun artık suyu, su olmayan ada da doğal gaza da karışırsa?&lt;br /&gt;Patlak su balonunun Manavgat’dan miras enkazın üzerinde, -suda batmamak için oturduğun minderi kullan! –yazısının yazılası günümüzde, nerede ise havadan bile görünmek istenmeyen eski korsan adasına bakın bugün neler olacağı konuşuluyor. Haşemalı THY reklamını bu yıl Milano da görmüştük. Bilmem hatırlar mısınız?&lt;br /&gt;Duomunun mihrabını yüzleşmiş dev afiş, traji komik yazısı ile URCHIA diye göz aldatıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;T harfini oluşturmuş ufak oğlanın varlığı naif bir espiri olarak epey şaşırtıyordu.&lt;br /&gt;Konuyla alakası ise şu: Sea/deniz, Sand/kum, Sun/güneş mi, yoksa Sex/seks, Service/Servis, Secure/Güvenli mi bugün turizm sektöründe aranan?&lt;br /&gt;Hal bu ki; Adı nedense Escape (kaçış) konulmuş çıkarma plajındaki (havacı generalinin Alanya otelleri gibi incecik kumdan fışkırmış) anılara gömülmüş betonarme ve ereksiyon halindeki anıt size hala kendini gösterme mücadelesi veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aliminyum silikat ve feldispat (çimento) Harekatı sonrası topraklarının çoğunu güneyde bırakmak zorunda kalmış dostlarımızdan da öğreniyoruz ki, Kıbrıs vatandaşlarının babalarının arazisinin yerine, Türkiye’den gelen ziraatçiler, yeni toprakları reform modsına uyarak (babalarının toprakları zannedip) pek adaletli dağıtmamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ziraat fonundaki paralar önce TL sonrada YTL arasında frezeye verilirken, drahmi ve sterling kendini çoktan soyutlamaya başarmış bu kaosdan. Hapislerinin artık korsan esiri yerine Hatay’lı dolduğu, Adana’dan hırsızların uçakla sabah gelip, iki kuyumcu soyup akşam eve döndüğü, Taksilerinin karı satma derdine düştüğü, suyu çıkmış Eros’a haşmetlimiz dedi diye don giydirilmiş adaya şaşkın şaşkın bakıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşvik-i mesai otellerinin teşvik kredileri ile denizin bile suyunu arıtıp etrafa ve belediyelere su satmak amacında olduğu susuz ve kurak Kıbrıs bugün gözyaşını kendi içecek kadar suya muhtaç can çekişiyor. Barış güvercini fotolu sayısal baskı lastik afişler 20 Temmuz’u taksitle satmaya çalışırken adadan ayrılıyorum.&lt;br /&gt;Günlerdir yaşadığım aksilikler beni anavatanıma giderken hala uğurlamama derdinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu süreçte tanıdığım havalimanı görevlisinden polisine, otelcisinden, konslosluk görevlisine dek gönülden yardım eden tüm Kıbrıs vatandaşı yeni dostlarımı düşünüyorum. Senin hükümetin değil biz yaptık demeden senin askerin değil bizim sevgimiz diyerek adaletli sorun çözdüğü dostlarımı özlüyorum; o kavşaktan itibaren.&lt;br /&gt;Gözlerimin önüne Sofya baharı geliyor nedense. Plovdiv’de bileklere bağlanan kırmızı beyaz ip bilezikleri hatırlıyorum. Leyleği havada görmüş Bulgarın, Türklerin beyaz güvercini nasıl kana buladığını anlattığı bilezikler birden gırtlağımda düğümleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GZ 001 Siyah Mercedes Sn. Denktaş içinde olduğu halde sağlayıp geçiveriyor vasıtamızı. Karşı yönden gelen bayraklı konvoyda ise şen şakrak 34 VIP beliriveriyor bir anda. Beyazları ile denizcisi, Lacileri ile havacısı ve karaları ile politikacısı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tikleri belirgin vesikalık fotoğraf suratlar, renkli camların ardındaki ifadesiz yolculuklarına devam ediyor. Türk yıldızları Force General provalarında Boğazköy semalarında ay yıldız ve kalp çiziyor bir yandan semaya. Ama Mısır’dan ithal hurmaların dibinde soyutlanmış Swetlana hala otostopta! Gece eve yaklaşırken Cumhuriyet caddesindeki Okşan olmuş Osmana rus fahişenin selamını bırakıp anahtarımı demir kapının deliğine sokuyorum.. Yorgun gecenin sabahı gelen postamda bir Kıbrıs Star gazetesi görüyorum. Denizden dolma, cebi para dolu otelde verdiğim röportaj bana göre doğruyu gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dev hurmaya sevgiyle sarılmışım sağ üst köşe fotoğrafında. Onaltı punto başlığımıda –iki ülkede de siyaset yok menfaat var!- sloganı süslüyor. Paylaşılan günlerin anısına iki yüz isime kitabımı imzalayıp yolluyorum. Televizyonda ise Sn. Talat harekatın ertesi gaztenekecileri ile yemekte!... Çizgi romana dönüştürülmüş mecrayı atıyorum çöpe. Hayata devam ediyorum... Gittiği yere kadar diyerek hem de. Ya herra ya verra!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20 temmuz 2007&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-1533320719077659235?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/1533320719077659235/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-9.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/1533320719077659235'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/1533320719077659235'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-9.html' title='Top&amp;#39;lu iğne 9'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-8927096230765739573</id><published>2009-08-27T03:20:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:07.128-07:00</updated><title type='text'>Top'lu iğne 8</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'lucida grande', tahoma, verdana, arial, sans-serif; font-size: 11px; color: rgb(51, 51, 51); line-height: 14px; "&gt;Mavi peluş paltolu bir kadın inmekte kompartımandan.&lt;br /&gt;O nostaljik filimlerin aksine ne duman var ne buhar. Karşı kampanya filmlerdeki dilencilerden üç beş tanesi göze çarpsa da bunlardan heryerde var zaten. Kadın heyecanlı adımları ile ince topukları üzerinde mermer zemini zor adımlıyor. Birde kalın ekose orlaon manto var elde. Belli ki ürkek gözlerde yurda gizlice sokulmaya çalışılan bir nesnenin sinyalleri çakıyor. Bıyıklı hoyrat gümrük memuru kadına yaklaşarak elinde ne olduğunu soruyor. Plastik ibrik ve kışlık bakliyatla işe giden vatandaş cebinde kocasına 110 voltluk bir traş makinasıyla dönüyor. Yasak kardeşim. Yasak.&lt;br /&gt;O yasakların yolculuklarının Tophane'deki ve Yalova'daki Amerikan pazarlarında son bulduğunu anlamak pek vaktimiz almıyor. P.X . denen alışveriş dükkanlarından eskiden alınmış, kullanılmış ve ülkeyi terkedenlerce yeniden nakte dönüştürüldüğü her tür eşyanın yanındaki "yeni" tezgahlarında Avrupa'nın işe yaramaz çöpleri artık kendilerine yer açıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliniz ki o yıllar eş zamanlı olarak, televizyon denen yeni protezimizin hayatımıza girmeye başladığı ilk yıllar. Uzun ve yüksek aliminyum antenler ile üzerinden gurbete gidilen komünist ülkeden birazcık anlaşılası zor siyah beyaz görüntü için tüm millet damda elde ayar.. O günler A.K.M.’nin dördüncü Murad’ın şahsi eşyaları ile birlikte Cadı Kazanında yandığı şimdi yeniden yıkılmak üzere yeniden aynen yapıldığı yıllar..İ.T.Ü Maden Fakültesindeki yayınların henüz haftada bir kaç kez olduğu İstanbul yılları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki bir 30 Ağustos’ta başlamıştı gibi hatırlarım o yayınları.Sanki, ilk reklamlar yayınlanacağı gün, adeta Dallas'lı J.R. 'ın Sue Ellen'ı vurdurduğu kadar boş kalmıştı yazlık sinemalar o akşam. Komşunun telefonundan haberleşilebilinilen ve doğulduğunda telefona yazılınılan hayatlardan geliyoruz vallahi ves selam. Üstelik o günlerde komşuculuk oynamaya yeni bahane olmuştu bu yayınlar. Gümüş tepside çay kaşıklarının şenşakrak nağmelerine, sivrisineklerin duvarlardaki tavşan kanı izine patlatılan plastik raketler ritm tutmaktaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;Sonra ortalığı kasıp kavuran o meşhur Şarkı Yarışması. Cebren ve hile ile mi planlanmıştı acaba ta o zamandan İsrail'in orada oluşunun anlamı. Ah sizi dış mihraklar.İçimizdekilerden&lt;/span&gt;&lt;wbr&gt;&lt;span class="word_break" style="display: block; float: left; margin-left: -10px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; "&gt;&lt;/span&gt; bizi bi haber mi bilirsiniz? Bilirmisiniz ki nedir en zor olan hayatta? Hem yahudi,hem Afrikalı, hem zenci, hem eşcinsel, hem fakir, hem de çirkin olmak. Bir de, Yunan'ın şarkı sunumunun yerine Ayten Alpman kliplerinin sokuluşu gelir gözümün önüne o aradan.Nedense Kıbrıs gösterilmez taki Uğur Dündar Tarikat dedelerinin kapılarını gümletene dek. Sonra Nakşi bendi olayı alır bu toprakları.Sonra değnek cübbe acubeler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O acubelerden birini de iyi hatırlarım o yıllardan. Uğur Bey misali Vefa'lı yıllarımdanı, aynen Beyoğlu'ndaki eşcinsel sinemalarında "Araya parça koy." zihniyeti ile kamu oyuna salınan. Şeyhzadebaşı kapı komşu, karşı camda koskoca bir kuşku. Ne yaydığı belli cemiyetten takunya sesleri fışkırmakta. Gün geçmiyorki bir kaç adam vurulmakta. Ben de tüyü yeni terli zamanlarımdayım. Henüz mastürbasyonu keşfettiğim yıllar. Gerçi tacizi daha bebe günlerimden bilirim ben, hem de nerede ise ensest cinsinden. O gün bozadan amel cami helasına zor yetişmiştim. Gri ve yağışlı güne, etraftaki yer altlarındaki kaçak, lastik terlik atelyelerinden artan parçalar ile yakılmış gırtlak yakası bir koku geziniyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vay be, in be hayat! O zamanlar henüz çocukluğu çalınmakta olan çocukluk aklımı sökememişlerdi yerinden. Kalın tahta kapıyı sıkıca mandallamış, kapı duvarlarındaki müstehcen figür ve yazılara dalmıştı gözlerim dışkılamanın verdiği rehavetten. Tam plastik sarı maşrapayı elime alacaktım ki kapı sert bir tekme ile açılıp duvara tosladı. Elinde koca değnek, o sakallılardan biri kan bürümüş gözleriyle bana bakmaktaydı. Sonrasını da dinlemeye tahammül edecek mi dersiniz bu coğrafya. Madem dike dike geldik, ede ede devam edeyim o zaman .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birden, daha ben ne olduğunu bile fark edemeden ağır eğri asa kafama saldırdı. Odunsunun darbesi ile, asırlardır kimbilir ne pisliklerle kirlenmiş hela taşının zor anlaşılır mermerinin kalan yüzeylerinin üzerindeki altımdan kayıverdi ayaklarım. Ayaklar mı hayatlar mı kayıyordu hiç bilememiştim. Hela arasındaki, adam boyu yığma duvarlardan görebildiğim tek şey dört parçalı kubbelerin yeknesak dizisi oluyordu o gün. Pis bir sarı badananın teharat sürülmüş duvarlarıydı şahidim sadece. Bağırmaya başlasam da heyhat. Ne kul vardı etrafta ne de kulplu. Minarelerin iftar ışıkları henüz yanmıştı. O cehennemden uzanmış, kemikli, nasırlı ve çatlak derili, kirli ve güçlü el cılız ağzımın içinde yutmaya çalıştığım eksik öndişlerimin çırpınışını ezmekte hiç zorlanmamıştı inanın. Kulaklarımda bir ayı hırıltısı vardı, birde yan helalardan birine damlayan suyun psikolojik baskısı. Üstüm başım pisliğe bulanmış boşuna debelenmekteydim. Hırıltılar içimde sanki iniltilere dönüşürken, kokan nefesinden ve salyasından gelen pis kokuyla çoktan kusmaya başlamıştım. Sonra herşey birden bitiverdi. Sadece suyun damlayan yeknesak sesi devam ediyordu. Birde makadımdan damlayan kanın o ritime kubur deliğinin kenarında sessizce eşlik edişi.. Orada öylece kalakalmıştım.&lt;br /&gt;Ama kala kalmayan hayali bir hayatın hikayesine yeni başlamamıştım.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8343071134018407460-8927096230765739573?l=terziyamagi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://terziyamagi.blogspot.com/feeds/8927096230765739573/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-8.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8927096230765739573'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8343071134018407460/posts/default/8927096230765739573'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://terziyamagi.blogspot.com/2009/08/top-igne-8.html' title='Top&amp;#39;lu iğne 8'/><author><name>Yusuf Türkmen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14863342370964240784</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8343071134018407460.post-4355661112618293343</id><published>2009-08-27T03:19:00.000-07:00</published><updated>2011-03-14T09:05:07.223-07:00</updated><title type='text'>Renklerin de bir tadı, kokusu, dokusu, sesi ve ışığı vardır...</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'lucida grande', tahoma, verdana, arial, sans-serif; font-size: 11px; color: rgb(51, 51, 51); line-height: 14px; "&gt;HARMONİLERİ VE KANUNLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renk harmonileri 2 ayrı grup kanundan oluşur&lt;br /&gt;a)ayrı renklerin kendilerine karşı olan&lt;br /&gt;-doyma oranı&lt;br /&gt;-gri skala değeri&lt;br /&gt;-saflık değeri&lt;br /&gt;-Renk yakınlık derecesi&lt;br /&gt;-tamamlayıcılık ilişkileri&lt;br /&gt;-üçlü ilişkiler le belirlenen benzerlikleri&lt;br /&gt;ya da&lt;br /&gt;b)Renklerin birbirleriyle olan dengeli ilişkileriyle ilgili kurallar&lt;br /&gt;-seviye eşitliği&lt;br /&gt;-fiziksel denge&lt;br /&gt;-değer eşitliği&lt;br /&gt;-geometrik birlik&lt;br /&gt;Renk harmonisinin 3 anahtar kuralı&lt;br /&gt;1)dizi halindeki renklerin harmonik değerleri ayrı renk nüanslarının paralel bağlılıklarına dayanır.&lt;br /&gt;2)ne kadar az paralel bağlılık,o kadar az harmonik değer&lt;br /&gt;3)Ne kadar çok paralel bağlılık, okadar çok harmonik değer.&lt;br /&gt;Paralel bağlılık benzer renk ilişkilerin kurduğu ağlar olarak açıklanabilir.Harmoniler yüksek ,orta,düşük olarak ayrılabilir.Bu da bağlılık(interdependency) oranı ile ölçülür.Yani paralel ağlılık içinde tek bir bünyeye sahip rengin harmonisi düşüktür.&lt;br /&gt;-bir objede güzel kabul ettiğimiz şey orijinal tarafının yaratıcı bir dengeyle dengelenmesidir.&lt;br /&gt;-simetri sadece eşitlik değildir,ayrıca eşit olmayan boyutun daha büyük boyutlara giden yapısıdır.&lt;br /&gt;Renk harmonisi teorisinde COUNTERPOINT&lt;br /&gt;Burada renk harmonisinin ton efektleri üzerine yoğunlaşmış COUNTERPOINTın 3 değişik formunun ayırımını yapıcaz.Bunlar melodik renklerin gelişiminden ,basit harmonik renk zincirlerine kadar önem taşır.&lt;br /&gt;RENK EĞRİLMESİ&lt;br /&gt;&lt;span&gt;Renk eğrilmesi bütünün bir parçasıdır.Renk eğrilmesiyle yani renklerin ayrı tonların hareket etmesi, basınç ve rahatlamaya dayalı birbirleriyle ilişkileri…Renk eğrilmesinde renkler ayrı değişik modlara girerler.asil ,dindar,kutsal,ağırbaşlı,h&lt;/span&gt;&lt;wbr&gt;&lt;span class="word_break" style="display: block; float: left; margin-left: -10px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; "&gt;&lt;/span&gt;uzurlu,keskin,dramatik ve hatta alaycı bile olabilirler.&lt;br /&gt;RENK ORANI(PROPORTION)&lt;br /&gt;Renk oranı harmoninin de önemli bir parçasıdır.Renk ilişkileri ve onların birbirleriyle olan resmi durumları renk oranını belirler.Anormal,dairesel ve statik düzlemlerin değişik renk davetleri vardır.&lt;br /&gt;Renk oranları,değişik kalitedeki renklerin bir bütün oluşturma çabasında büyük rol oynar;saf tonlarla karışık tonların birleşmesi ya da koyunun açıkla …&lt;br /&gt;Renk düzlemleri ya da parçaları ne kadar küçükse etkileride o kadar küçük olur.Ancak ayrı tonlar eşit şekilde dağıtılırsa,etkileri az basar ama harmoni etkileri daha büyük olur.&lt;br /&gt;Denge(EQUILIBRIUM) büyük ve küçük alanların harmonilerine etki edecek en önemli olaydır.Eğer değişik boydaki düzlemlerdeki rekler harmonik gözükecekse ,küçük olan düzlemdeki renk açık olan ton olmalıdır.Yani önemli olan büyük düzlemden açık bir şekilde farklı olmalıdır.&lt;br /&gt;Rengin girdiği alanlarda değişik dağılımları olan değişik şekiller de olabilir.Böyle bir durumda yüzey düzeni;&lt;br /&gt;-simetrik&lt;br /&gt;-asimetrik&lt;br /&gt;-kaotik olabilir.&lt;br /&gt;Ancak aynı renk değişik çekiciliklere sahiptir.&lt;br /&gt;Geometrik Belirtme&lt;br /&gt;Renk tonları aynı olsa bile değişik geometrik şekiller değişik çekicilikler sağlar&lt;br /&gt;Renk oranının (PROPORTION) bir bölümü olarak Renk bölünmesi&lt;br /&gt;Renk düzlemlerinin bölünme tarzları değişik izlenimler yaratır.Değişik tarzdaki bölünmeler değişik harmonik efektler yaratır.&lt;br /&gt;Koyu konturlarla bölünmüş bir bütün en güçlü bölücü etkiye sahiptir.Açık renklerden oluşmuş bir bütün ise renkleri daha çok birleştirmek istermiş gibi bir etki yaratır.Böylece daha harmonik bir etki yaratırlar.&lt;br /&gt;Bir düzlem başka renk düzleminin yanına koyulursa belirli bir değerde bir harmoni ortaya çıkar ancak düzlemler yayıldıkça harmoni artar.&lt;br /&gt;Renk aksanı&lt;br /&gt;Renk aksanı bir renk kompozisyonunda kullanılan en güçlü fakat elde edilmesi en zor ve hassas enstrümandır.Renk aksanının etkisi renkliliğin ve formun kalitesi ve miktarına bağlıdır..Kalite ve miktarın renk ve resmi karakteristikleri ne kadar dikkatli kullanılırsa , Harmonik etki elde edebilmek okadar kolaylaşır.&lt;br /&gt;RENK SERİLERİNİN AÇIKLAMASI&lt;br /&gt;Ayrı renk tonlarından bahsederken sadece harmoni yaratması değil kendi kendini anlatması da çok önemlidir.Geniş bir kitleye hitap eden ürünler renk düzenine gereksinim duyar.Bunun nedeni;&lt;br /&gt;-estetik ve reklam değerini arttırmak&lt;br /&gt;-renk seçimini kolaylaştırmaktır.&lt;br /&gt;Bu yüzden renkleri yakınlıklarına göre düzenlemek en yardımcı öğedir.Alternatif nüanslar yan yana konmalıdır ki renkler koordinasyon ve kıyaslamayla göre seçilebilsin.Bunun nedeni renklere yönelik kararlar genellikle paralellik ve harmoniye göre yapılır. Ne kadar çok nüans varsa düzen kuralarına göre düzenlemek o kadar önemlidir.Yedi-sekiz renkten oluşan bir kompozisyonu ayrı ayrı aklında tutamamasına rağmen değişik ve neşeli bir halde sunulursa bu karşıdaki kişinin aklında kalır.&lt;br /&gt;Aynı rengin değişik tonlarıyla ilgilenirken bu durum dahada zorlaşır.Böyle bir durumda renk halkasına başvurarark daha çok ve çabuk kavrayış sağlanır .Çünkü bu yöntem en açık ve basit olanıdır.&lt;br /&gt;Renkleri sunmanın en yaygın 3 yolu;&lt;br /&gt;-renk dizileri&lt;br /&gt;-satranç tahtası dağıtımı&lt;br /&gt;-altüst renklerin dağıtımı&lt;br /&gt;RENK DİZİLERİ&lt;br /&gt;Renk dizileri;&lt;br /&gt;-en populer tonlardan daha az populer tonlara doğru&lt;br /&gt;-renklerin keskinliklerine göre&lt;br /&gt;-renklerin kapatıcılarından canlandırıcılarına doğru sıralanabilir.&lt;br /&gt;Bu yöntemler çok fazla kullanılmıyor.Ne reklamlarda ne de estetik yaratıcılık işlerinde…&lt;br /&gt;SATRANÇ TAHTASI DAĞITIMI&lt;br /&gt;Renk dağımtımı kuralları;&lt;br /&gt;a) Çapraz dağıtım;&lt;br /&gt;Renkler açıklarla sol üstte başlayıp koyularla sağ altta biter.&lt;br /&gt;b)üst açık renkler/alt koyu renkler&lt;br /&gt;açık renkler üstte,koyular ise alt taraftadır.&lt;br /&gt;c)renk grupları dağıtımı:&lt;br /&gt;Açıktan koyuya doğru renkler satranç tahtası şeklinde dizilir.Geçiş renklerine ayrı bir önem verilir.örneğin;mor mavi ve kırmızının geçiş tonudur.&lt;br /&gt;d)çok renkli dağıtım:&lt;br /&gt;Renkler bütün alana dikkat çekici bir şekilde dağıtılır.&lt;br /&gt;e)Değer dağıtımı:&lt;br /&gt;Keskin tonlar ortaya koyulur ve çevreye doğru daha yumuşak tonlara geçiş yaparlar.&lt;br /&gt;3)altüst(CHAOTIC) renklerin dağıtımı:&lt;br /&gt;Bu işlem elimizde değişik şekilde sınırlı renk varsa bu işlem olanaklıdır.Uygulaması zordur.Bu dağıtım matematiksel kriterlerle düzenlenmeyen çok renkli ürünlerde yapılabilir.&lt;br /&gt;RENKLERIN SEMBOLİK ilişkisel VE FORMAL ANLAMLARI&lt;br /&gt;Çinde rengin hem mevsimsel hem de kozmik anlamı vardır.&lt;br /&gt;Mavi:doğu/ilkbahar&lt;br /&gt;Kırmızı:güney/yaz&lt;br /&gt;Beyaz:batı/sonbahar&lt;br /&gt;Siyah:kuzey/kış&lt;br /&gt;&lt;span&gt;Sarı:ortanın,güneşin,merke&lt;/span&gt;&lt;wbr&gt;&lt;span class="word_break" style="display: block; float: left; margin-left: -10px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; "&gt;&lt;/span&gt;zin ve krallığın rengi&lt;br /&gt;Eski Mısırda&lt;br /&gt;Beyaz:sevincin sembolu&lt;br /&gt;Yeşil:büyümenin sembolü&lt;br /&gt;Siyah:yer altı/ölüm&lt;br /&gt;Kırmızı:çöl/tehlike&lt;br /&gt;Antik mısırda&lt;br /&gt;Kırmızı:yöneticinin rengi&lt;br /&gt;Beyaz:rahiplerin rengi&lt;br /&gt;İlk Judaism ve Kabala da Yahudilikte Tanrının karakteristikleridir&lt;br /&gt;Koyu kırmızı:SUBLİMİTY&lt;br /&gt;Al::gazap&lt;br /&gt;Beyaz:sevgi ve bağışlama&lt;br /&gt;Mavi:kullarla dialogunun rengi&lt;br /&gt;Ortadoks Hristiyanlıkta&lt;br /&gt;Beyaz:kutlama rengi&lt;br /&gt;Mor:pişmanlık&lt;br /&gt;Siyah:yas&lt;br /&gt;Hıristıyan sanatlarına bakıldığında gotik zamandan beri renklere göre değişik inanış bağlılıklar vardır.&lt;br /&gt;Altın:kutsal ve göksel&lt;br /&gt;Kırmızı:kutsal ruh,sevgi,bağışlama&lt;br /&gt;Mor:tanrı &lt;br /&gt;Mavi:isa,Meryem ana,cennet&lt;br /&gt;Yeşil:umut&lt;br /&gt;Sarı:kıskançlık&lt;br /&gt;Beyaz:saflık&lt;br /&gt;Siyah:ölüm,yas&lt;br /&gt;Tarih boyunca renklerin anlamları gelişti ve bugüne kadar geldi.&lt;br /&gt;Örneğin bugün ;&lt;br /&gt;Mor-kırmızı:güç,kader&lt;br /&gt;Turuncu-kırmızı:tutku&lt;br /&gt;Mavi:neden,sıra,hak&lt;br /&gt;Yeşil:saygı,doğa&lt;br /&gt;Altın:güneş anarjisi,kalp,&lt;br /&gt;açık mor:sihir,pişmanlık&lt;br /&gt;kahverengi:gece&lt;br /&gt;gri:gölge dir.&lt;br /&gt;Aklın vaziyetini açıklarken ise renkler şöyle görünebilir:&lt;br /&gt;Kırmızı-turuncu:aşk&lt;br /&gt;Gri-kahverengi:açlık&lt;br /&gt;Siyah-mor:yas&lt;br /&gt;Kırmızı-pembe:eğlence&lt;br /&gt;Sarı-kırmızı:nefret&lt;br /&gt;Yeşil-açık mavi:sükunet&lt;br /&gt;Ayrıca renkler tatlara da hitap eder&lt;br /&gt;Sarı:ekşi(limon)&lt;br /&gt;Pembe:tatlı(böğürtlen)&lt;br /&gt;Hardal:acı(hardal gibi)&lt;br /&gt;Beyaz:ilgisiz(uysal)&lt;br /&gt;Yeşil:keskin&lt;br /&gt;Gri_kahverengi:susuz&lt;br /&gt;Mavi:acı,sert&lt;br /&gt;Dokunma duyusuna da hitap eder renkler&lt;br /&gt;Açık mavi:serin yüzey&lt;br /&gt;Açık turuncu:yumuşak&lt;br /&gt;Koyu beJ.:parça&lt;br /&gt;Kahverengi:pürüzlü&lt;br /&gt;Siyah:sert pürüssüz&lt;br /&gt;Kandinsky renkleri geometrik şekillerle bütünleştirmiştir.&lt;br /&gt;Sarı:üçgen&lt;br /&gt;Mavi:daire(dinamik)&lt;br /&gt;Kırmızı:kare(statik)&lt;br /&gt;Günlük hayatta da renkler bize sembolleri anlatır&lt;br /&gt;Kırmızı:dur&lt;br /&gt;Yeşil:geç&lt;br /&gt;Kırmızı:sıcak,tehlike&lt;br /&gt;Sarı:dikkati anlatır&lt;br /&gt;Kırmızı:dur&lt;br /&gt;Yeşil:geç&lt;br /&gt;Kırmızı:sıcak,tehlike&lt;br /&gt;Sarı:zehir&lt;br /&gt;Mavi:birlik&lt;br /&gt;Belirli renkler akustik sesler anlatır&lt;br /&gt;Turuncu:sesli&lt;br /&gt;Gri:yumuşak&lt;br /&gt;MAGENTA:tiz&lt;br /&gt;Kahverengi-gri.boğuk&lt;br /&gt;Mavi:net&lt;br /&gt;Limon yeşili:olgun&lt;br /&gt;Organizasyonal yardım olarak renk…&lt;br /&gt;örneğin iş yerlerinde:&lt;br /&gt;Yeşil:düzgün işleyen&lt;br /&gt;Sarı:dikkat&lt;br /&gt;Mavi:işlem g
